Ne nedir :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



Sermayesiz Ticaret

04 Aralık 2014 Bu içerik 1.166 kez okundu.

E-ticaret işine başlamayı düşünen insanların çoğu kendilerine tamamen özgürlük sağlayacak heyecan verici bir ürünü satmanın hayalini kurarlar.

Peki, bu insanlara ne olur?

Ne satacakları ile ilgili hiçbir fikirleri yoktur.

Başarısızlık endişesi adım atmalarını engeller.

Bir fikirleri vardır ancak bir sonraki adımın ne olduğunu bilmezler.

Bunlar size de tanıdık geliyor mu? Endişelenmeyin. Size birtakım önemli bilgiler vereceğiz ve kendi e-ticaret işlerini kuran yakın çevremizdeki 2 Türk girişimcinin hikayelerini anlatacağız.

Önce 1.girişimcimizden bahsedelim.



Ne tür bir problemle karşılaştınız?

Bir gün belimi incittim ve rehabilitasyon esnasında iyi bir postürün ne kadar önemli olduğunu anladım. Mühendis olduğum ve bütün gün ofis koltuğunda oturduğum için kendime bir ürün yapmaya karar verdim. Ürünün faydasını görünce başka insanlarında faydalanmasını istedim.

Bu ürün duruş bozukluklarını önlüyor ve bütün gün sandalye otursanız bile beliniz rahatsız olmuyor.



İnsanların ürününüzü almak isteyip istemeyeceğini nasıl belirlediniz?

Basit. Ürünü yapmadan önce insanlardan fikirle ilgili onay aldım. Ön satış ürününüzle ilgili gerçek talebi görmek ve finansal riskleri minimuma indirmek için kullanılan güçlü bir stratejidir. Bununla birlikte benim ürünümün kabiliyetinin insanların sağlığına faydalı olabileceği ile ilgili bir inancım vardı çünkü ilk müşteri bendim.

Bir sürü insan gittigidiyor, ebay gibi siteleri incelemek için zaman harcıyor, pazar araştırması yapıyor ve satmak istedikleri ürünü insanların alıp almadığını takip ediyor. Ön satış bu tür varsayımların azalmasına yardımcı oluyor ve daha hızlı ilerlemenizi sağlıyor.



Ürününüzün ilk versiyonunu nasıl yarattınız?

Benim ürünüm postürle alakalıydı ve masörüm omurgamı köpük bir rulonun üzerine yaslamamı gerektiğini söylemişti. Köpük ruloyu kullandığımda omuzlarımın ne kadar rahatladığı ile ilgili bazı ölçümler yaptım. Demir testere aldım ve deneyimlemeye başladım. Özetlersek ilk prototipte başarılı olamadım. Aslına bakacak olursanız ilk müşterilerimden birinin migreninin tutmasına bile neden oldu ( beklediğim etki değildi). Bu noktada pes etmek kolay olurdu ancak başarının bir anda gelmeyeceğini biliyordum.

İnsanların çoğu tüketicilerin çözmek istedikleri problemleri tanımlamak yerine çözümlere odaklanırlar. Çalışmalarınızın siz de dahil potansiyel müşterilerinizin ihtiyaçlarını karşılaması gerekir.



Karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdi?

Ürünü almadan önce ürünün problemi nasıl çözdüğünü gösteren videolar hazırlamak ve kanıtlar sunmak insanları satın alma öncesi ikna etmeye yarar. Bazı insanlar ürünümün tasarımıyla ilgili problemler yarattı çünkü maliyetleri düşürmek için her şeyi basit tutmuştum.

Ürününüz hiçbir zaman kusursuz olmayacak. Ürünü isteyen kişileri bulun ve zamanla ürününüzü geliştirin. İlk jenerasyon iPod ve şu anki iPhone modellerini düşünün.

Başarısızlık korkusu birçok insanın bahsetmek istemediği sorunlardan biridir. İşinizde ve özel hayatınızda başarısızlığı deneyimlemek başarısızlık korkunuzun üstesinden gelmenize yardımcı olur.



Fiziksel ürünler satmaya başladığınızdan beri neler öğrendiniz?

Şu anki ürün tasarımım 27 prototip denemesinin sonucunda ortaya çıktı. Ölçeklendirmeyi nasıl yapmam gerektiğiyle ilgili tavsiyeler vermeye çalışan insanları kibarca görmemezlikten gelmeyi öğrendim çünkü bu insanların %99’u hayatları boyunca bir ürün yapmak için tek bir lira bile harcamamıştır.



E-ticaret sitesi kurmak isteyen diğer insanlara ne tavsiye edersiniz?

Öncelikle müşteri tabanı oluşturun. Müşterilerle erken etkileşime girmek ürününüzü garanti altına almanın ve en yaygın endişelere seslenmenin anahtarıdır. Bir e-ticaret dükkanı birçok müşterinin problemine çözüm olabilir. Problemi bulun ve insanların alması için mümkün olduğunca kolaylaştırın.



Ürün satışından ne kadar kazandınız?

Kendi cebimden hiç sermaye koymadan -tamamen sermayesiz- aylar içinde 10.000 TL gelir elde ettim. Şu kısmı tekrar okuyun: “hiç sermaye koymadan tamamen sermayesiz!”

—————————————————————————————————————————————

2.girişimcimizin protein içecekleri için geliştirdiği ürünün hikayesi de şöyle:




Neden bu ürünü satmaya karar verdiniz?

Bu ürünü yaratmaya karar verdim çünkü her gün peynir altı suyuyla yapılan protein içiyordum ancak hiç memnun değildim.

Protein içeceği kahvaltı, öğle yemeği, seyahat, araba yolcukları veya sinema gibi birçok yerde tüketiliyor. Şişelere kendi proteinini koyup üzerine su veya süt ekleyerek içen bir sürü insan tanıyorum. Bana göre bu yol kullanışlı değildi.

İnsanlar protein içeceklerini gün boyu yanlarında taşıyorlar ve eve gittiklerinde temizliyorlar. Bu benim için uygun bir çözüm değil çünkü kalmış protein kokusu çok kötüdür. Ben istediğim zaman içeceğim ve sonrasında unutacağım ve temizlemek zorunda kalmayacağım bir ürün istiyordum.

İki örnekte de gördüğünüz gibi problemleriniz için çözümler bulmanız iyi iş fikirlerinin doğmasına yardımcı olmaktadır.



İnsanların ürününüzü almak isteyip istemeyeceğini nasıl belirlediniz?

Ön satışlar birçok varsayımın ve şüphenin ortadan kalkmasına yardımcı oluyor. Bende bu nedenle bu yolu tercih ettim.



Ürününüzün ilk prototipini nasıl yarattınız?

Benim için en zor süreç ürünü yaratmaktı. Kafamda bir fikir vardı ancak şimdi ne olacaktı? Kafamdaki gibi şişeler ve kapaklar bulmak için Google’da bir sürü araştırma yaptım. Farklı boyları denemek için birkaç ürün numunesi aldım. Şişelerin içine her zaman içtiğim proteinlerden koydum ve denedim. Sonuçtan gayet memnun kaldım ve daha büyük miktarlı şişe ve kapak siparişi verdim. İlk kez bu noktada yatırım yapmış oldum.

Ürünün tamamlanması zor olacaktır ancak ön satışlara başlamadan önce temel bütçe yapmaya odaklanmanız size avantaj sağlar.



Neler öğrendiniz?

Elimde kafamdaki fikirden başka bir şey yoktu ve ürünün onaylanması benim için çok önemliydi. İnternet sitesi yoktu, kredi kartları yoktu ve hatta ortada ürün yoktu. Ancak basit bir fikirken bile ön satışlar sayesinde 7 kişi ürünümü aldı. Ön satışlar bir sürü parayı çöpe atmanızı ve boşa zaman kaybetmenizi engeller.

Paypal’ı ön satış için kullanabilirsiniz.



E-ticaret mağazanızı kurmanın en zor kısmı neydi?

Mağaza kurmak oldukça kolaydır ancak müşteri bulmak da bir o kadar zordur. Süreci tersine döndürerek yola çıkmak yani müşteri bulup mağaza kurmak işlerinizi kolaylaştırır.

Müşterileri manüel süreçler aracılığıyla – gittigidiyor,sahibinden gibi – bulmanız size zaman kazandırır.



Ürün satışıyla ilgili hatırlanmaya değer olaylar oldu mu?

En unutulmaz olan ilk müşterimin fikrime yatırım yapmak istemesiydi. İkincisi şişe siparişleri verdiğim zamandı. Şişe siparişlerini verdiğimde “evet gerçekten bu sefer oldu” dedim. Üçüncüsü ilk gönderimleri yaptığım zamandı. Kendimi gerçekten çok başarılı hissetmiştim.

İdeal müşterilerinizin kimler olduğunu bilmeniz önemlidir. Bu sayede müşterilerinizi nerede bulacağınızı bilirsiniz.



E-ticaret sitesi kurmak isteyen diğer insanlara ne tavsiye edersiniz?

Mağazanızı kurmadan önce fikrinize onay almalısınız. Ve talep oluşturana kadar her şeyi manüel olarak yapmalısınız.



Ürün satışından ne kadar kazandınız?

6 ay gibi bir süre zarfında 15 bin TL’ye yakın bir para kazandım. Elde ettiğim bütün karı ürünü geliştirmek için kullanıyorum ( şişelerin üstündeki ürün etiketleri listenin başında yer alıyor ). Şu anda ürünle ilgili haberlerin yayılmasına odaklandım. Elimde harika bir ürün var ve bunu mümkün olduğunca çok insanın bilmesi gerekiyor.

Sermayesiz e-ticaret yapmak isteyen girişimcelere özel ilham veren yazılar paylaşmaya devam edeceğiz.

--------------


E-Ticaret Yapmak İstiyorum, Ne Satabilirim?

Başarılı bir e-ticaret işi yapmanın en önemli faktörlerinden biri online satış yapmayı bilmektir. İyi bir ürün veya ürünler bulmak da karlı ve büyüyen bir ticaret firmanızı yaratmanın en önemli adımıdır.

İnsanlar genellikle “en iyi e-ticaret ürünü hangisidir?” sorusunun yanıtını bulmaya çalışırlar. En iyi e-ticaret ürünün hangisi olduğunu belirlemenin en iyi yolu başarılı ürünlerin ve nişlerin ortak karakterlerini tespit etmekten geçer.

Başarılı ve başarısız ürünleri ve benzer şekilde nişleri analiz ederek kapsamlı bir liste elde edebilirsiniz. Bu listedeki anahtar ölçü ve kriterler yeni fikirleri değerlendirmenize yardımcı olur.

Kendi işini kurmaya karar verip e-ticaret yapmak isteyenler, aşağıdaki liste doğrultusunda satacakları doğru ürünleri seçebilirler ve gizli tuzakları engelleyerek başarı şansını arttırabilirler. “Ticaret yapmak istiyorum,ne satabilirim?” diyenlere özel hazırladığımız o liste şöyle:



1 – Potansiyel pazar büyüklüğü nedir?

Küçük ancak elverişli pazar büyüklüğü olan bir ürün ve niş seçin. Düşük anahtar sözcük araması olan çok küçük nişlerden sakının. Örneğin 25 ve 40 yaş aralığındaki hamile kadınlar için hamile ürünleri satmak akıllıcadır. Ancak 25 ve 40 yaş aralığındaki punk rock müzikten hoşlanan hamile kadınlar için ürünler satmak mantıksız olur çünkü pazarı iyice daraltmış olursunuz. Daha pahalı olan ürünler için müşteriler bulmak oldukça zordur ve pazarın küçüklüğü büyüme potansiyelinizi kısıtlar.

Örnek: Yurtdışında satış yapan bir girişimci lüks kürdanlar satar. Lüks kürdan pazarının büyük olmadığını düşünebilirsiniz. Lüks kürdanlar gibi küçük nişler hem iyidir hem de kötüdür. Küçük pazarlar genellikle geliri kısıtlar ancak hedef kitlenizi doğru belirlerseniz ve pahalı olmayan yollardan hedef kitlenize ulaşırsanız başarılı olabilirsiniz. Yüksek kaliteli kürdanların medyanın dikkatini çekmesi de bonusdur.

Araçlar: Google’ın “anahtar kelime planlayıcı” seçtiğiniz anahtar kelimelerin araştırılma oranını tespit etmenize yardımcı olur. Bu sayede kaç kişinin bu kelimeleri araştırdığını öğrenirsiniz ve karşılık olarak pazar büyüklüğünü anlarsınız.



2 – Rekabet ne durumda?

Seçtiğiniz ürünle alakalı rekabet ortamı ne durumda? Hiç rakibiniz yok mu? Birkaç tane mi var yoksa bir sürü rakibiniz mi var?

Belirlediğiniz nişte bir sürü rakip varsa bu pazarın müşteriler tarafından onaylandığını gösterir. Atılım yapmak ve başarılı olmak istiyorsanız müşterileri etkilemeniz ve pazar payını arttırmak için müşterilerin dikkatini farklı şekilde çekmeniz gerekir.

Örnek: Yabancı Luxy Hair firması online olarak postişler satan ilk firma değildir. İki sene önce bu işe başladıklarında pazar rakiplerle doluydu. İlk andan itibaren farklı bir şey yapmaları gerektiğini biliyorlardı. Luxy Youtube’da eğitici videolar paylaşarak pazara farklı pazarlama stratejileri ile girdi.

İki yılda 700,000’in üzerinde Youtube abonesi oldu ve şu anda dünyadaki en büyük online postiş satıcısıdır.

Araçlar: Tabii ki Google aramaları rakipleri görmenizde de yardımcı olacaktır. Google’ın anahtar kelime planlayıcı seçtiğiniz anahtar kelimelerin arama oranlarını gösterir ve aynı zamanda kaç insanın/işletmenin bu kelimelere teklif verdiğini anlamanıza yardımcı olur. Verilen teklif fiyatları ne kadar yüksekse rekabet de aynı oranda yüksek demektir.



3 – Trend mi, geçici heves mi yoksa büyüyen bir pazar mı?

Seçtiğiniz ürünün veya nişin pazarı geçici mi, istikrarlı mı yoksa büyümekte mi?

Örnek: Geiger Counter cep telefonunuzun yaydığı radyasyonun seviyesini ölçen kişisel bir cihazdır. Doğru bir niş pazar değil mi?

Araçlar: Google Trends bir şeyin büyümekte, trend, geçici veya istikrarlı olup olmadığını gösterir. Açıklanamaz iniş çıkışlar fark ederseniz bunun olası nedenlerini öğrenmek için ileri seviye araştırmalar yapmanız gerekir.



4 – Ürünleri yerel olarak satın alabilecek misiniz?

Ürününüz yerel olarak rahatlıkla bulunabiliyorsa müşterilerin bu ürünleri online olarak alma olasılığı azalır. Örneğin insanların çoğu tuvalet pompalarını kolaylıkla marketlerden veya hırdavat dükkanlarından bulabilir.

Ürününüz yerel olarak alınabiliyorsa ürününüzü nasıl farklılaştırabilirsiniz ve müşterileri ürününüzü almaları için nasıl ikna edebilirsiniz? Daha iyi seçenekler sunabilir misiniz? Yüksek kalite? Daha uygun fiyat?

Örnek: Ellusionist firması, sihirbazlar ve aynı şekilde kart oyuncuları için muhteşem ve yüksek kalite iskambil kağıtları satar. Ürünlerine bir göz atın. Daha öncen yerel olarak satılan böyle ürünler gördünüz mü?



5 – Hedef kitleniz kim?

Bu noktada çok fazla detaya girmenize gerek yoktur ancak ne tür bir hedef kitleye satış yapmak istediğinizi belirlemeniz ve hedef kitlenizin satın alma kapasitesini belirlemeniz önemlidir.

Gençler için uygun bir ürününüz varsa şunu aklınızdan çıkarmayın ki birçoğunun online alışveriş yapmak için kredi kartı yoktur.

Örnek: Bazı e-ticaret dükkanları sadece yaşlılar için uygun kıyafetler satar. Öncelikli hedef kitleleri teknolojiden fazla anlamayan ve online ticaret adaptasyonu düşük kişilerdir. Online dükkanınızı bu kişiler için düzenlemeniz gerekir.

Araçlar: sizinle aynı ürünleri satan başka bir firma bulursanız Alexa’yı kullanarak ziyaretçilerin demografik özellikleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu da hedef kitlenizi daha iyi belirlemenize yardımcı olur.



6 – E-ticaret yapmak karlı mı?

Fazla ilerlemeden önce ürününüzle ilgili dikkate almanız gereken önemli noktalar vardır. Kar marjınızı düşürecek bir sürü küçük masraf olacaktır. Bu tür değişken maliyetlerin etkisini azaltacak güçlü bir başlangıç marjı belirlemeniz gerekir.

Örnek: başlangıç marjının belirlenmesinin neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için örneği inceleyelim. Pet Pedometer, köpeklerin tasmasına takılan ve köpeklerin adımını sayan küçük bir cihazdır.

İlginç ve ufak bir üründür. İnsanlar köpekleri için para harcamaktan hoşlanır. Ancak bu ürünü karlı bir şekilde satabilecek misiniz?

Diyelim ki potansiyel satış fiyatı 24.99 TL bir ürün seçtik ve ürünün birim maliyeti 2 TL. Ürünün satışıyla ilgili bütün maliyetleri aşağıdaki listede görebilirsiniz:

Birim maliyeti ( üretim ) : 2 TL

Ambalajlama ( markalama ): 0.10 TL

Kargo ücreti: 0.30 TL

Gümrük/vergiler: 0.40 TL

Alışveriş kartı maliyeti ( satış fiyatının %1’i ): 0.25 TL

İşlem maliyeti: 0.69 TL

Muamele ücreti: 3.30 TL

Reklam masrafları ( birim başına ): 5 TL

Toplam birim fiyat: 12.04 TL

Olası satış fiyatı: 24.99 dolar

Kar: 12.95 TL

Kar ( % ): 43

Örnekte de görüldüğü üzere küçük masraflar kar marjınızı azaltır.

Araçlar: Satmak istediğiniz ürünleri yurtiçi ve yurtdışında araştırın.. Fiyatları ve minimum sipariş miktarını öğrenmek için birkaç imalatçıya e-posta gönderin. Aynı zamanda aynı veya benzer ürünlerden bulmak için Google’da da araştırma yapın ve ürünü ne kadar sattıklarını tespit edin.



7 – Ne kadara satacaksınız?

Genellikle tavsiye edilen 75 TL ve 150 TL arasındaki fiyat noktasıdır. Bu fiyat noktası iyi kazanç sağlamanıza ve müşteri bulmanıza yardımcı olur.

150 TL’yi aşan satış fiyatları müşterilerin daha inceleyip sık dokumasına neden olur. Potansiyel müşterilerin beklentileri yüksektir. Daha çok soru sorarlar ve genellikle daha uzun ve daha zor bir satış döngüsü vardır.

Örnek: bir önceki Pet Pedometer örneğimizde satış fiyatımız 25 TL ve birim başına 12.95 TL bir kazancımız vardı. Pet Pedometer’ı “Product X” olarak adlandırdığımız yeni bir ürünle değiştirdiğimizi düşünelim ve yeni ürünümüzün potansiyel satış fiyatının 100 TL olduğunu farz edelim. (Pet Pedometer’ın dört katı ) Tutarlı olması için bir önceki tablodaki fiyatları dört ile çarpalım.

Satış fiyatımız yüksek olduğu için Pet Pedometer’a göre kar marjımız daha iyi olacaktır.



8 – Abonelik sunabilecek misiniz?

Zaman zaman şunu duyarsınız: yeni müşteriler bulmaktansa var olan müşterilere satış yapmak daha kolay ve daha uygun maliyetlidir. Abonelik sistemine dayanan işler aynı müşterilere sürekli satış yapmanızı sağlar.



9 – Ürününüzün boyutu ve ağırlığı nedir?

Ürün boyutunun ve ağırlığının satış ve kar-zarar hanesine etkisi oldukça büyüktür. Her geçen gün daha fazla müşteri bedava kargo fırsatından yararlanmak istemektedir. Ürününüzün boyutları büyükse ve/veya ağırsa kargo ücreti müşterilerin gözünü korkutabilir.

Buna ek olarak yurtdışındaki bir tedarikçi ile çalışıyorsanız nakliye ücretleri gibi ek maliyetleriniz de olacaktır ve aynı zamanda depolama masraflarınız da artacaktır.

Örnek: yoga minderleri satan firmaların minderlerinin boyutu oldukça büyüktür. Ürünün makul satış fiyatı 50TL’dir. Ürünü yurtdışından almak istediğinizde kargo için yüksek bir bedel ödemeniz gerekir. Ayrıca müşterileriniz de kargo için ciddi bir rakam ödemek zorunda kalacaklardır ve büyük ihtimalle de ürünü almak istemeyeceklerdir.

Bu durum ağır veya geniş her ürün için geçerlidir.



10 – Ürününüz dayanıklı mı?

Ürününüz ne kadar hassas? Hassas ürünler problemlere davetiye çıkarır. Kırılabilir ürünler kargo ve ambalajlama masraflarınızı arttırır. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki ürünlerin kırılması veya zarar görmesine kargo şirketleri sebep olsa sonuçta sizin markanız zarar görür.

Ürünleri göndermeden önce denemeler yapın. Sıcak/soğuk ortamlara koyun, basınç uygulayın, döndürün, fırlatın, düşürün ve tekmeleyin. Ürününüzün kalitesini bilmeniz oldukça önemlidir.



11 – Ürününüz sezonluk mu?

Sezonluk ürünler satan işletmelerin nakit akışları tutarsızdır. En iyisi yılın her günü talep görecek bir ürün bulmaktır. Ya da en azından talebin sezonluk dalgalanmalarının farkında olun.

Örnek: Yılbaşı ürünleri özellikle yılbaşı periyodunda ciddi satış rakamlarına ulaşır ancak diğer aylarda oldukça düşüktür.

Araçlar: Google Trends’de ürün veya nişinizle ilgili anahtar sözcük araması yaparak sezonluk trendleri öğrenebilirsiniz.



12 – Ürününüz tutkulara mı sorunlara mı hizmet ediyor?

En iyi satan ürünler genellikle ya tutkulara hizmet ediyordur yada problem çözüyordur. Müşteri edinme ( pazarlama ) maliyetleri oldukça düşük tutulmalıdır.

Örnek: Pro Teeth Guard dişlerini gıcırdatan insanlar için ağız koruyucuları satar. Bu problemi yaşayan insanlar genellikle bir çözüm ararlar ve Pro Teeth Guard gibi bir ürünü bulduklarında fiyatı ne olursa olsun satın alırlar.



13 – Ürününüzün popülaritesi ne kadar sürecek?

Ticaret yapmak isteyenlerin dikkate alması gereken konulardan biri de risk faktörüdür. Örneğin sürekli değişen ürünler satmak risklidir. Örneğin sürekli değiştirilen akıllı telefonlar ve tabletler, sezonluk renklere göre değişen kıyafetler veya aksesuarlar gibi. iPhone ve iPod kapları gibi ürünler sunan başarılı işletmeler vardır. Ancak şunu aklınızdan çıkarmamalısınız ki bu tür ürünlerde trendleri yakından takip etmek çok önemlidir.



14 – Ürününüz tek kullanımlık mı yoksa tüketilebilir mi?

Her zaman belirttiğimiz gibi yeni müşterilere satış yapmak var olan müşterilere satış yapmaktan daha zordur. Tüketilebilir veya tek kullanımlık ürünler satmak sürekli müşteriler edinmenizi kolaylaştırır.

Örnek: jiletler, kondomlar, çoraplar ve iç çamaşırları gibi ürün ömrü kısa olan ürünlerdir.



15 – Bozulabilirliği dikkate almanız gerekiyor mu?

Dayanıksız ürünler fiziki dükkanlar için bile riskliyken e-ticaret için hiç düşünemiyoruz. Bazı dayanıksız ürünlerin hızlı bir şekilde kargolanması gerekir ve kargo fiyatları da daha yüksek olur.

Örneğin unlu mamuller, et, dondurulmuş gıdalar vb. gibi ürünlerin soğuk tutulması gerekir veya kısa son kullanma tarihleri olduğu için daha özenli olunması gerekir. Dayanıksız ürünler satmayı planlıyorsanız ek süreçlere ve kargo masraflarına hazırlıklı olmanız gerekir.

Örnek: ev yapımı leziz çorbaların ve tatlıların e-ticaret siteleri aracılığıyla satışı yapılmaktadır. Ancak bu iş modeli e-ticaret yapan her satıcı için uygun değildir. Her gün taze çorba hazırlamak ve kargo zamanları ile ilgili bilinçli olmak gerekir.



16 – Kısıtlamalar ve yönetmelikler var mı?

Bir niş veya ürün seçmeden önce kısıtlama veya yönetmelik olmadığından emin olmanız gerekir. Belli kimyasal ürünler, gıda ürünleri ve kozmetik ürünleriyle ilgili kısıtlamalar vardır.

Herhangi bir kısıtlama veya yönetmelik olup olmadığını öğrenmek için internetten araştırma yapın veya ilgili kurumlara başvurun.



17 – Ürününüz ölçeklenebilir mi?

E-ticaret yapmak isteyen insanların çoğu ilk işe koyulduklarında ölçeklenebilirliği düşünmezler. Piyasaya sürme sürecindeyken geleceği tahmin etmek zordur ancak ölçeklenebilirliği düşünmek ve iş modelini buna göre inşa etmek oldukça önemlidir.

Ürününüz el yapımıysa veya bulunması zor materyaller içeriyorsa yola çıkmadan önce ölçekleme yapmanız gerekir. Üretimi dışarıdan bir tedarikçiye mi yaptıracaksınız? Sipariş durumuna bağlı olarak çalışan sayınızı arttırmanız gerekiyor mu yoksa küçük bir ekiple yolunuza devam edebilir misiniz?



E-ticaret yapmak isteyenler için sonuç

Seçeceğiniz ürün ve pazar e-ticaret işinizin özüdür ve vermeniz gereken en zor karardır.

Yukarıdaki kriterleri kılavuz gibi kullanmanız, e-ticaret yaparak para kazanmanızda başarı şansınızı artırmanıza yardımcı olacaktır.

“Kendi işimi kurmak istiyorum ne iş yapabilirim” diyenlere özel kazançlı iş fikirlerini ve en güzel iş alanlarını araştırmaya devam edeceğiz.

E- Ticaret yapmak
İnternette çoğumuzun da bildiği gibi birçok para kazanma yöntemleri var.
Ben bir internet kullanıcısı olarak internette para kazanma yöntemlerinden hemen hemen hepsini yaptım. Bunların içinden Adsense’den şimdiye kadar yani 2,5 ayda 3000 dolar kazandım. Şimdilerde ise Adsense’den daha karlı olan bir iş olan E-ticareti internette para kazanmak ve E-ticaret yapmak isteyen herkese anlatmak istiyorum.

Aslında bunun kitabını yazıp X-Ticaret veya diğer satış ortağı sitelerinde satabilirdim ama bunun bana yakışmayacağını düşünerek burada bizlere böyle bir fırsat veren makalemarketi.com sayesinde değerli kardeşlerime e ticaretin nasıl yapıldığını nelere dikkat etmemiz gerektiğini tam olarak detaylı olmasa da sizin anlayacağınız şekilde anlatacağım.

Bölüm 1: E-Ticarete Giriş
E-ticarete girmeye karar verdiğinizi varsaymış bulunarak başlıyorum öncelikle şunu belirtmeliyim ki emin olun E-ticaret yani diğer bir adı ile internette satış yapmak sanıldığı kadar da çok zor olan bir iş değildir. Tabi ki her şeyin resmi olacak şekilde olması gerekmektedir. endişelenmeye gerek yok bunlar çok kolay işlemlerdir. Biz hem para kazanacağız hem de devletimize faydamız olacak yani sizin anlayacağınız bu herkesin yapabileceği bir iştir tabi ki dürüst bir şekilde yapmak şarttır.

Bölüm 2: E-Ticaret Sitemiz İçin (Host ve domain almak)
Evet, başlangıç olarak E-ticaret sitemiz için host ve domain almamız lazım. Benim size tavsiyem sitenizin şimdilik aylık trafiği 10 gb. olacak şekilde almanızdır. Bu da aylık yaklaşık olarak 60bin kişiye tekabül eder.

Host ve domainizi aldığımızı varsaymış bulunarak devam ediyorum sıra geldi sitemizi kurmaya E-ticaret sitesinde kullanabileceğimiz en iyi site tabanı “open kart”tır. Open kartı sitenize kurar kurmaz başka herhangi bir tema uygulamanıza gerek kalmadan hazır bir şekilde E-ticaret şablonu ile birlikte otomatik olarak kurulur. Bu arada eğer isterseniz herhangi bir firmaya E-ticaret sitesi de yaptırabilirisiniz. Ben ücretsiz olanını kullanıyorum. “Open kart”ın yönetim paneli oldukça kolaydır ben 30 dakikada öğrendim. Sitemizi kurduğumuzu varsaymış bulunarak bölüm 3’e geçiyorum.

Bölüm 3: E-Ticaret Sitemiz İçin Vergi Ve Sanal Pos İşlemleri
E-ticaret sitemiz için vergi dairesine gidip site adresimiz ve işyeri olarak da ev adresimizi vereceğiz. Vergiye kayıt yaptıracağız. Endişelenecek bir şey yok bunlar tanıdığınız veya yeni tanışacağınız bir muhasebeci tarafından veya birlikte yapılabilecek kadar kolay işlemlerdir. Vergi kaydımızı yaptıktan sonra sıra geldi herhangi bir banka ile sanal pos için anlaşmaya bankalar çeşitli fiyatlarla sanal pos için yıllık olarak para almaktadır. Bunu da belirtmekte fayda var. Müracaat ettiğiniz bankanın sizden istenen bilgileri tamamlayarak siteniz için sanal pos alıyorsunuz.

Bölüm 4: E-Ticaret Sitemiz İçin Toptan Veya Perakende Ürün Almak
Öncelikte sitemizde 15 adet ürün kategorisi oluşturacağız. Eğer bu kadar kategoriye bütçemiz el vermeyecekse İstanbul pazarına veya yaşadığımız şehirdeki toptancılara diğer bir deyişle spotçulara gideceğiz. İyi güzel diyorsun da benim bütçem yok ki spotçudan alışveriş yapayım dediğinizi duyar gibiyim.

Arkadaşlar emin olun her şeyin bir yolu var. Mesela ben sitemde İstanbul pazarından toptancılardan; banyo terliği, ayakkabı, yüzük, incik boncuk alarak başladım. Elektronik cihazlara gücüm yetmediğinden dolayı yaşamış olduğum şehirde bir spotçu ile anlaşıp satış başı komisyon alarak da elektronik kategorimi hallettim. Aynı şekilde hırdavat kategorimi de bu şekilde hallettim. Sizler hiç bir zaman olumsuz düşünmeyin aklınıza gelmiştir adam seninle neden anlaşma yapsın ki kendi de internette satar diye düşünebilirisiniz.

Evet, ister istemez aklımıza bu gelir ama unutmayın internetin devi Google gibi bir sürü arama motoru var, onlar diyor mu Google varsa bana ne gerek var diye? Bunun yanı sıra benim yaşadığım mahallede birbirine yakın 4 tane bakkal var yani demem o ki cesaretli olun gidin tanıdığınız veya tanımadığınız herhangi bir spotçu veya toptancı ile şartlarınızı konuşup ürünlerinizi sitenizde satmaya başlayın. Hem bu şekilde bir depoya da gerek yok. Bu şekilde yaptığımızı varsaymış bulunarak, bölüm 5’e geçiyorum.

Bölüm 5: Ürünlerimi Nasıl Satacağım?
İşte işimizin en can alıcı noktası da burasıdır. Öncelikle sitemizin “SEO”sunu elimizden geldiği kadar yapacağız veya bütçemiz elveriyorsa yaptıracağız. Sonrasında, “reklam geliyor ürünlerimi nasıl pazarlarım?” “reklamını nasıl yaparım?” sorularına yanıt bulacağız. Bunun için benim kullanmış olduğum en etkili yöntem Adwords’tur. Arkadaşlar “Adwords” sanıldığı kadar zor değildir. “Adwords” sadece X-Ticaret veya benzeri satış ortaklarının ürünlerini kabul etmiyor yani para kazanma ile alakalı E-Kitaplar.kabul etmiyor. Adwords’te dikkat edeceğiniz en önemli unsur anahtar kelimelerdir. Sitenizde hangi ürüne hangi anahtar kelimeyi kullanmışsanız onu kullanın. Sitenizde olmayan anahtar kelimeleri seçmeyin kullanmayın. Adwords’te fazla para harcamak istemiyorsanız bu yazacaklarımı dikkatlice okuyun.

Diyelim ki sizinle aynı ürünü mesela cep telefonu reklamı veren biri veya birileri var. Adam seçmiş olduğu anahtar kelimeye mesela 0,80 vermiş, siz bununla rekabete girmeyin, korkmayın reklamım gösterilmez ürünüm satılmaz diye bir şey yok. Adwords sana dayatma yapmıyor sen de 0,81 ver diye. Öyle bir şey yok senin reklamın da gösterilir onun reklamı da gösterilir. Tabi ki onun reklamı daha çok gösterilir. Ben kimse ile rekabet etmem internette araştırım en çok satılan ürün neyse onun kampanyasını yaparım bütçem neyse ona göre de reklam veririm.

Arkadaşlar benden bu kadar E-Ticaret yapmak isteyenler arkadaşlar korkmayın cesaretinizi toplayın ve bu işe girin hayırlı olsun.

Son aylarda Türk’ün çılgınlığını Ortadoğu politikalarında hızla sürdürüyoruz ama dış politikanın haricinde de çılgınlığa tam gaz devam edenler var. Ortadoğu’ydu Kürt sorunuydu derken küçük dünyalardan büyük dünyalara adım atanları da görmezden gelmemek için bugün bir çılgın Türk yazıma takıldı kaldı.

Çoğumuzun kullandığı hatta benim çok aktif olarak kullandığım Facebook’a ilk davet edildiğimde üye olmamak için başlangıçta çok dirensem de artık ben de birçokları gibi bu sosyal iletişim ağının bir kurduyum. Benzer bir direnci alışveriş siteleri için de gösterdim ama aynı sonu yaşadım ve kendimi ayakkabıdan tokaya kadar tüm ihtiyaçlarımı alabileceğim belirli alışveriş sitelerinde buluverdim. Bu satırlar belki sanallığı sevmeyenler için itici gelebilir ama nasıl egzoz dumanlarını sevmeyenler ata binmekten vazgeçip değişen dünyaya ayak uydurdularsa bizler de sanal mağazalar kullanmaya iyice alışacak gibiyiz.

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b