Ne nedir :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



İlk yardım kalp masajı nasıl yapılır

06 Aralık 2014 Bu içerik 4.898 kez okundu.

Temel yaşam desteği Bu derse başlamadan önce mutlaka Hasta – Yaralının ve olay yerinin değerlendirilmesi dersini almış olmalısınız. Solunum ve kalp durması nedir ? Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir.Kalp durmasına 5 dakika içinde içinde müdahale edilmezse oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur. Temel Yaşam Desteği nedir? Temel Yaşam Desteği hayat kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra, solunumu ve/veya kalbi durmuş kişiye yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini, dış kalp masajı ile de kalpten kan pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahalelerdir. Desteğe başlarken eğer çevrede biri varsa bilinç kontrolünden sonra hemen 112 aratılmalı ya da aranmalıdır. Temel Yaşam Desteğinde ilkyardımcı yalnız ise 2 kurtarıcı nefes 30 kalp masajını 5 tur uyguladıktan sonra kendisi yardım çağırmalıdır. Yetişkinlerde Kalp Masajı Ve Yapay Solunum Uygulama Becerisi 1) Kendisinin ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olma 2) Hasta/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve “iyi misiniz?” diye sorarak bilinci kontrol etme; eğer bilinci yok ise: 3) Tıbbi yardım isteme (112) 4) Hasta/yaralıyı sert bir zemin üzerine yatırma 5) Hasta/yaralının yanına diz çökme 6) Hasta/yaralının kravat, kemer ve yakasını açma 7) Ağız içini kontrol ederek hava yolu tıkanıklığına neden olan cisim varsa çıkarma 8) Hava yolunu açmak için bir elini hasta/yaralının alnına, diğer elinin parmak uçlarını çenesinin altına yerleştirme 9) Çene kemiğinin uzun kenerı yere dik gelecek şekilde başı geriye doğru eğme 10) Hasta/yaralının solunum yapıp yapmadığını bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye süre ile kontrol etme: – Göğüs kafesinin solunum hareketini gözleme – Eğilerek yüzünü hastanın ağzına yaklaştırarak solumunu dinleme ve soluğu yanağında hissetmeye çalışma – El ile göğüs kafesinin hareketlerini hissetmeye çalışma 11) Soluk alıp vermiyorsa alnının üzerine koyulan elin baş ve işaret parmağını kullanarak hasta/yaralının burnunu kapatma 12) Baş geriye doğru eğilmiş pozisyonda iken hasta/yaralının ağzını içine alacak şekilde yerleştirme 13) Eğer solunum yoksa hasta/yaralının göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniyenin üzerinde 2 kurtarıcı nefes verme, havanın geriye çıkıp çıkmadığını kontrol etme 14) Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğini ortalayarak (göğüs kemiğinin üst alt ucunun ortası), göğüsün merkezini tespit etme 15) Bir elin topuğunu göğüsün üzerine yerleştirme 16) Diğer elini bu elin üzerine yerleştirme 17) Her iki elin parmaklarını birbirine geçirme 18) Parmakları göğüs kafesiyle temas ettirmeden, dirsekleri bükmeden, göğüs üzerine vücuda dik olacak şekilde tutma. 19) Göğüs kemiği 4-5 cm aşağı inecek şekilde (yan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar bası uygulama bu işlemi dakikada 100 kez uygulama. 20) Hasta/yaralıya 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırma(30:2) 21) Temel yaşam desteğine hasta yaralının yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam etme NOT: Suda boğulmalarda; eğer ilkyardımcı yalnız ise 30:2 kalp basısı uygulamasının 5 tur tekrarından sonra 112’yi arama Çocuklarda (1-8 Yaş) Dış Kalp Masajı Ve Yapay Solunum Uygulama Becerisi 1) Kendisi ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olma 2) Çocuğun omuzlarına hafifçe dokunarak ve “iyimi siniz” diye sorarak bilincini kontrol etme(Çocuğun bilinci yoksa ve çevrede birileri varsa 112’yi aratma) İlkyardımcı yalnız ise; 30:2 göğüs basıncının 5 tur uygulanmasından sonra 112’ yi arama 3) Çocuğu sert bir zemine yatırma 4) Çocuğun sıkan giysilerini gevşetme 5) Ağız kontrol edilerek varsa yabancı cismi temizleme 6) Hava yolunu açmak için bir elini hasta/yaralının alnına, diğer elinin parmak uçlarıyla çenesinden tutarak geriye hafifçe iterek solunum yolunun açıklığını sağlama 7) Çocuğun solunum yapıp yapmadığını bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye süre ile kontrol etme 8) Soluk alıp vermiyorsa alnının üzerine koyduğu elin baş ve işaret parmağını kullanarak hasta/yaralının burnunu kapatma 9) Baş geriye doğru eğilmiş pozisyonda iken hasta/yaralının ağzın içine alacak şekilde yerleştirme 10) Eğer solunum yoksa çocuğun göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniyenin üzerinde 2 kurtarıcı nefes verme ve havanın geriye çıkıp çıkmadığını kontrol etme 11) Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğini ortalayarak (göğüs kemiğinin üst ve alt ucunun ortası) göğüsün merkezini tespit etme 12) Bir elin topuğunu göğsün merkezine yerleştirme; (çocuk yetişkin görünümdeyse yetişkinlerde olduğu gibi iki el ile kalp basısı uygulama;) 13) Parmaklar göğüs kafesiyle temas ettirilmeden, dirseği bükmeden, göğüs kemiği üzerine vücuda dik olacak şekilde tutma 14) Göğüs kemiği 2.5-5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar bası uygulama bu işlemi dakikada 100 kez uygulama 15) Hasta/yaralı çocuğa 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırma (30:2) 16) Temel yaşam desteğine çocuğun yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam etme Bebeklerde (0-12 Ay) Dış Kalp Masajı Ve Yapay Solunum Uygulama Becerisi 1) Kendisinin ve bebeğin güvenliğinden emin olma 2) Ayak tabanına hafifçe vurarak bilinç durumunu kontrol etme (Bebeğin bilinci yoksa ve çevrede birileri varsa 112’yi aratma) ilkyardımcı yalnız ise; 5 kurtarıcı solunumdan sonra 30:2 göğüs basısının 5 tur uygulanmasından sonra 112’yi arama 3) Ağız kontrol edilerek varsa yabancı cismi temizleme 4) Sıkan giysileri gevşetme 5) Bir eli bebeğin alnına koyma, diğer elin iki parmağı ile çeneyi yukarı geri iterek hafifçe başı geriye eğme 6) Bebeğin solunum yapıp yapmadığını bak-dinle-hisset yöntemi ile 5 saniye süre ile kontrol etme: 7) Solunum yoksa, ağız dolusu nefes alarak bebeğin ağız ve burnunu içine alacak şekilde yerleştirme 8) Bebeğin göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniyenin üzerinde 5 kurtarıcı nefes verme ve havanın geriye çıkıp çıkmadığını kontrol etme 9) Kalp basısı uygulamak için bebeğin (iki meme başının altındaki hattın ortası göğüs merkezini oluşturur) göğüs merkezini tesbit etme 10) Bir elin orta ve yüzük parmağını bebeğin göğüs merkezine yerleştirme 11) İki parmakla göğüs kemiği 1-1,5 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) bası uygulama, bu işlemi dakikada 100 kez uygulama 12) Bebeğe kalp masajından sonra 2 solunum yaptırma (30:2) 13) Temel yaşam desteğine bebeğin yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam etme Hava yolu tıkanıklığı nedir? Hava yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde tıkanmasıdır. Tıkanma tam tıkanma yada kısmi tıkanma şeklinde olabilir. Hava yolu tıkanıklığı belirtileri nelerdir? Kısmi tıkanma belirtileri: Öksürür Nefes alabilir Konuşabilir Bu durumda hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir. Kısmi tıkanıklık olan kişilerde nasıl ilkyardım uygulanır? Eğer kişinin hava yolunda yeterli hava giriş çıkışı mevcut ise, kazazede öksürmeye teşvik edilmeli, yakından izlenmeli ve başka bir girişimde bulunulmamalıdır. Kazazedenin henüz ayakta durabildiği bu dönemde onun arka tarafında yer alınmalıdır. Bu durumda, kazazede öncelikle bulunduğu pozisyonda bırakılmalıdır. Kazazedenin solunum ve öksürüğü zayıflarsa ya da kaybolursa ve morarma saptanırsa derhal girişimde bulunulmalıdır. Belirgin bir yabancı cisim, yerinden çıkmış veya gevşemiş takma dişleri varsa bunlar yerinden çıkarılır. Eğer yabancı cisim görülemiyorsa ve hastanın durumu kötüye gidiyorsa yukarıda tam tıkanmada anlatılan uygulamalara başlanır. Tam tıkanma belirtileri: Nefes alamaz, Acı çeker, ellerini boynuna götürür, Konuşamaz, Rengi morarmıştır, Bu durumda Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) yapılır. Tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) nasıl uygulanır? Bilinci yerinde olan(=bilinci açık) kişilerde Heimlich manevrası: Hasta ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir, Arkadan sarılarak gövdesi kavranır, Bir elin baş parmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır, Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır, Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır, Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir, Tıbbi yardım istenir (112). 1-8 Yaş Çocuklarda Solunum Yolu Tıkanması: Yetişkindeki gibi Heimlich Manevrası uygulanır, ancak çocuğun boyu kısaysa boyuna uygun olarak diz çökülüp tek elle uygulama yapılır. Bebeklerde tam tıkanıklık olan hava yolunun açılması: Bebek ilkyardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır, Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir, Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur, 5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur, Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir, Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır, Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir, Tıbbi yardım istenir (112). ------- İLK YARDIM Yaralanmış veya aniden hastalanmış kişiye yetkili ekip ve araç gelinceye kadar olay yerinde ve mevcut imkanlarla yapılması gereken hayat kurtarmaya yönelik geçici müdahaledir. İlkyardım: · Olay yerinde yapılır. · Olay yerinde bulunanlarca yapılır. · Olay yerinde bulunan araç ve gereçlerle yapılır. İLKYARDIMIN AMAÇLARI İlkyardımın temel amacı yaşamı tehdit eden esas nedenleri ortadan kaldırmaktır. Zaman çok önemlidir,özellikle yaralanmalı trafik kazalarında ölümlerin %10 unun ilk 5 dakikada, %50`sinin ise ilk 30 dakikada meydana geldiği değişik çalışmalarla saptanmıştır. Bundan anlaşılacağı gibi geçen her zaman dilimi ölüm oranını artırmaktadır. Bu nedenle en etkili yardım ilk 30 dakikada yapılmalıdır. Beyin dokusunun da oksijensizliğe azami 4 - 6 dakika dayanabileceği düşünüldüğünde bu sürenin önemi tartışılmazdır. İlkyardım gerektiren durumlar bir hastalık sonucu ortaya çıkan acil haller, trafik kazaları, doğal afetler ve yangınlar gibi çok çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. İlkyardımda öncelikle, hayati önem taşıyan, ilkyardımın ABC` si olarak adlandırabileceğimiz: Airway (Hava yolu) Breathing (Solunum) Circulation (Dolaşım) üzerine odaklanmalıdır. Bunun yanı sıra: Kanamanın kontrol edilmesi ve Kırık tespiti (Atelleme) sağlanmalıdır. HAVA YOLUNUN AÇILMASI Ağız boşluğu erişkinlerde işaret, bebeklerde ise serçe parmağı kullanılarak temizlenir, yabancı cisimler varsa çıkartılır, (Takma diş, kırık diş, toprak vs.) Dilin arkaya sarkarak hava yolunu kapatmaması için: Bir elle çeneden tutulur çene yukarı ve öne alınır, diğer elle alnından hafifçe itilerek yaralının başı geriye doğru alınır. Boyun zedelenmesi düşünülen yaralılarda, baş geriye doğru itilmez,alt çene yukarı doğru çekilir. HAVA YOLUNDAKİ YABANCI CİSİMLERİN ÇIKARILMASI: Yaralıya suni solunum yaparken, her hava üfleyişte yaralının göğsünün yükselip, yükselmediğine bakmamız gerekir. Suni solunuma rağmen yaralının göğsü yükselmiyorsa hava yolu tıkalıdır ve verilen hava akciğerlere gitmiyordur. Bu durumda tıkalı hava yolu en kısa zamanda açılmalıdır. Bunun için bilinci açık bir kişide; Yaralı erişkin ise yüzüstü başı biraz aşağıda olacak şekilde yatırılır, kürek kemiklerinin arasına yumrukla vurulur Yaralı bebekse yüzü aşağı gelecek, karnı kolumuzun üstüne denk gelecek şekilde kolumuza yatırılır ve sırtına vurulur Bunların dışında bazen günlük hayatta hava yoluna yabancı cisimler kaçabilir. Hava yolu kısmen tıkalı olabilir; Hasta öksürebiliyorsa ve rengi iyi ise müdahale edilmemelidir. Bununla beraber hasta zayıf bir şekilde öksürüyor ve soluk almakta zorlanıyorsa acil yardım gereklidir. Nedenleri: * Yiyecekler(Hava yolu tıkanıklıkları, genellikle yemek yeme sırasında görülür) * Takma dişler * Yabancı cisim (Oyuncaklar,küçük cisimler vb.) Belirti ve bulgular : 1-Kısmi tıkanmada: Eğer hava geçişi iyi ise kişinin bilinci yerindedir. Güçlü bir şekilde öksürür, öğürür, nefes almada zorluğu vardır. Konuşabilir veya ses çıkarabilir. Eğer hava geçişi yetersiz ise,zayıf bir şekilde öksürür, gürültülü nefes alır,şiddetli bir solunum sıkıntısı mevcuttur. 2-Tam tıkanmada: Nefes alamaz, konuşamaz, öksüremez, boynunu baş parmakları ve diğer parmakları ile tutar (boğulma işareti) ve daha sonra bilincini yitirir. Ne yapılmalı: Hava geçişi iyi olan kısmi hava yolu tıkanmalarında herhangi bir müdahale yapılmaz. Sadece kişi öksürmesi için yönlendirilir. Eğer öksürmesi yetmiyorsa, nefes alma zorluğu artıyorsa ve kişi bilincini kaybetmeye başlıyorsa müdahale edilmelidir. Yabancı cisim ağız içinde görünür durumda ve kolay alınabilir konumda ise kişinin boğazına parmak sokarak müdahale etmek ve takılan nesneyi daha derine kaçırmamaya dikkat ederek çıkarmaya çalışılmalıdır. Eğer nesne yerinden çıkartılamıyorsa Hemlich Manevrası uygulanmalıdır. HEIMLICH MANEVRASI Yetişkinde: Hastanın arkasına geçin ve kollarınızı hastanın beline dolayın. Bir yumruğunuzu, başparmağınız avuç içinde olacak şekilde hastanın göbeğinin üst bölgesine koyup, kaburgaların ve göğüs kemiğinin altına yerleştirin. Diğer elinizle yumruğunuzu sıkıca kavrayın ve hızla içeri ve yukarı doğru bastırıp çekin. Bu işlem tıkanıklık giderilinceye kadar 6 - 10 kez tekrarlanmalıdır. Eğer hasta bilincini yitirir ise ve tıkanıklık hala devam ediyorsa hastanın sırt üstü yere uzanmasını sağlayın. Hastanın dizleri üzerine oturup aynı bölgeye göğüse doğru bastırıp çekerek aynı manevrayı yerde uygulayın. Bunda da başarılı olamadıysanız yüzüstü başı biraz aşağıda olacak şekilde yatırılır, kürek kemiklerinin arasına yumrukla vurulur. Burada solunum ve dolaşım kontrol edilir. Gerekirse takviye yapılır. Hala başarılı olunamadı ise, sırtüstü pozisyonunda manevraya devam edilir. Solunum ve dolaşım durmuş ise suni solunum ve kalp masajı da yapılır. Aşırı şişmanlarda ve ilerlemiş gebeliği olanlarda HEİMLİCH MANEVRASI biraz daha yukarı bölgeden göğüs hamlesi biçiminde uygulanmalıdır. 8 - 9 yaşına kadar olan çocuklarda batından itme tek elle yapılır. Küçük çocuklarda ve Bebeklerde; Ağız içini kontrol edin, eğer görebiliyorsanız yabancı cismi çıkartmaya çalışın. Eğer çıkartamıyorsanız, bir elinizle göğsünden tu-tarak bebeği yüzü yere bakacak şekilde dizinizin üstüne yatırın. Kürek kemikleri arasına diğer elinizin ayasıyla 5 kez çok sert olmayacak şekilde vurun. 5 kez göğüs hamlesi uygulayın (işaret ve orta parmakla). Gerekiyorsa suni solunum yaptırmaya başlayın. Başarılı oluncaya veya tıbbi yardım gelinceye kadar bu işlemlere sırasıyla devam edin. SOLUNUM Genel Bilgiler: Atmosferde %20 oranında bulunan oksijen bütün doku ve hücrelerin yaşaması için şarttır. Eğer oksijen kesilirse kalpte saniyeler içinde düzensiz atımlar gelişir. Oksijen eksikliğinde beyinde 4-6 dakika içinde geri dönüşümsüz, hasarlar ortaya çıkar. Oksijenin atmosferden alınıp hücrelere iletilmesi temelde iki sisteme bağlıdır: Solunum ve dolaşım. Solunum atmosferdeki havanın akciğerlere alınıp verilmesidir. Bununla birlikte oksijen akciğerlerdeki hava keseciklerinden kana geçer. Hücrelerde normalde oluşan karbondioksit kandan keseciklere geçer ve nefes verirken dışarı atılır. Dolaşımda oksijenden zengin kan kalbin pompalaması ile vücuda dağılırken oksijenden fakir kan kalbe geri döner. Erişkin bir insan dakikada 12-18 defa solunum yapar, bu sayı çocuklarda 20-26 defadır. Herhangi bir kazada önce yaralının şuuruna , hava yolunun açıklığına ve solunumuna bakılır. Bir kişinin nefes alıp verdiği 3 şekilde anlaşılır; BAK:Göğüs hareketlerine bakılır, göğüs her nefes alışta şişer ve nefes verirken iner DİNLE: Kulağımızı hastanın ağız ve burnuna yaklaştırıp solunum sesini dinleriz. HİSSET: Yanağımızı hastanın ağız ve burnuna yaklaştırıp hava hareketlerini hissederiz Eğer göğüs hareketi yoksa ve solunum sesini duyamıyorsak, acilen hastaya müdahale etmek için önce hastanın solunum yolunu açmamız gerekir. Karşılaşılan ilk problem hava yolunun tıkanması olabilir ve bu tıkanma açılırsa başka bir şeye gerek kalmadan hasta rahatlayabilir. SOLUNUMUN SAĞLANMASI: Hava yolu açılmasına rağmen yaralı nefes alıp vermiyorsa acilen suni solunum uygulamasına başlanır. İlkyardımcı, Suni solunumu beş şekilde yapabilir: 1-Ağızdan ağıza 2-Ağızdan buruna (ağızda ciddi yaralanma olanlar ya da çenesi kilitlenenlerde) 3-Ağızdan ağızla buruna birlikte (bebeklerde) 4-Holger - Nielsen metodu 5-Silvester metodu Ağızdan - ağıza suni solunum metodu: En sık kullanılan ve hasta/yaralıya en faydalı yöntemdir. Hasta sırtüstü ya-tırılıp başı geriye doğru ha-fifçe itilir. İlkyardımcı hastanın yan tarafına geçer. Başı alından tutan elin baş ve işaret parmakları hastanın burun deliklerini kapatır. İlkyardımcı derin bir nefes alır ve ağzını hastanın açık olan ağzına direkt dayayarak nefesini hastaya verir. Sonra ağzını çekip hastanın nefes vermesine fırsat tanır. Erişkin bir insana dakikada 12 defa olmak üzere her 5 saniyede bir suni solunum yapılır. Bebeklere ise dakikada 20 defa, her 3 saniyede bir yapılmalıdır. Bebeğe nefes verirken göğüs hareketleri izlenmelidir. Ağızdan - buruna suni solunum uygulama: Hastanın dişleri kilitlenmiş açılamıyorsa, veya kazadan dolayı ağız çevresinde yaralanma varsa, kısacası ağızdan - ağıza metodu uygulanamıyorsa bu metod seçilmelidir. Bu metodda hasta yine aynı pozisyondadır, ilkyardımcı bu defa hastanın çenesinden tutup ağzını kapatır ve burnundan hava verir. Suni solunum sırasında mideye hava dolabilir, bu gibi hallerde hastayı yana çevirerek göbek ile kaburgalar arasına hafifçe bastırılarak hava boşaltılabilir. Ağızdan -ağız ve buruna birlikte-suni solunum uygulama: Özellikle küçük çocuklar ve bebeklerde uygulanması mümkün olan bir metottur. Bebeklerin solunum sayısı daha fazla, ağız, burun ve akciğerleri daha küçük olduğundan bebeklere yapılacak suni solunum ağız ve burundan birlikte sık aralıklı, daha az güçte nefes verilerek yapılır. Verilecek hava miktarı göğsün kalkmasına yetecek kadardır. Sırttan bastırma, dirseklerden kaldırma metodu ( Holger - Nielsen metodu ) Ağız ve burun yaralanmalarında bu metot uygulanır. Bu metot da hasta yüzükoyun yatırılıp, elleri başı hizasında birleştirilir, başı yana çevrilir ve ellerinin üzerine yatırılır. İlkyardımcı yaralının baş tarafına geçer, yaralının dirseklerinden tutup 25-30 cm kaldırır, bu şekilde yaralı nefes almış olur, sonra yavaşça yerine bırakıp sırtından bastırır, bu şekilde de yaralı nefes vermiş olur. Silvester metodu:Bu metodda hasta sırtüstü yatırılır, ilkyardımcı yaralının baş tarafına geçer, ellerinden tutup her iki yana ve yukarıya doğru açar, bu şekilde yaralı nefes almış olur, sonra yaralının ellerini bırakmadan göğsünden bastırır, bu şekilde yaralı nefes vermiş olur. Bu metotlar dışında sağlık personelinin uyguladığı ve bir ağızlık ya da bir kese yardımı ile yaptığı suni solunum tipleri de vardır. Ancak bu uygulamalar profesyonel ekiplerce yapılır. DOLAŞIMIN SAĞLANMASI: Kalp, kanı tüm organlara ritmik olarak pompalar ve kendi elektrik aktivitesini oluşturur. Erişkin bir insanın kalbi dakikada 60-80 arasında atar. Bebeklerde dakikada 160 kalp atımı, çocuklar için de 120 atım normaldir. Bir insanın kalbinin çalışıp çalışmadığını anlamak için; nabız atışlarına bakılır. Nabız en iyi boyunda bulunan şah damarından anlaşılır, kalbe yakındır ve tansiyon 50 mm/Hg basıncına düşse bile bu damardan nabız hissedilir. Halbuki bu kadar düşük bir tansiyonda el bileğinden nabız alınmayabilir. Kalbin durduğu sanılarak yanlışlıkla kalp masajına başlanabilir. Bebeklerde nabza koltukaltına yakın kolun iç kısmından daha rahat bakılır. Doğru kriterlerle kalbin çalışmadığı tespit edilirse,acilen kalp masajı uygulamasına başlamak gerekir. Kalp Krizinin Değiştirilemez Etkenleri Kalp Krizinin Değiştirilebilen Etkenleri Kalıtsal. Cinsiyet (Erkeklerde fazla ) Yaş ( 40 - 70 ) Sigara içmek. Yüksek Kolesterol(Damar sertliği) Hareketsizlik. Stress. Şeker Hastalığı. Şişmanlık DİKKAT! KALP MASAJI; KALBİ DURMUŞ KİŞİLERE BU KONUDA EĞİTİM ALMIŞ VE EHLİYETİ OLAN KİŞİLERCE YAPILIR, ÇALIŞAN KALBE KALP MASAJI YAPILMAZ, KALBİ DURDURABİLİR. İlkyardım eğitimi: Maketler üzerinde uygulanmalıdır, canlılar üzerinde yapılmaz. KALP MASAJININ YAPILMA ŞEKLİ: Hasta sırtüstü sert bir zemine yatırılır, göğsü açılır ve göğüs kemiği ( halkımızın "İman Tahtası" dediği yer) bulunduktan sonra göz kararı ile hayali olarak ikiye bölünür ve alt kısmın ortasına yapılır. Başka bir tespitte hastanın göğüs kemiğinin alt ucundan itibaren üç parmak üstünden kalp masajı yapılır. Hasta ya da yaralıya kalp masajının yapılacağı yere iki el üst üste konur, dirsekler gergin durumda iken omuzlardan bastırarak yapılır. Her kalp masajında erişkinin göğüs kemiği 4 - 5 cm çökmelidir. Erişkin bir insana dakikada ortalama 75 defa kalp masajı yapılır. İlk dakikada iki defa ardından her dakikada bir kez kalbin ve solunumun geri dönüp dönmediği kontrol edilir. Kalp masajı 2-8 yaş arası çocuklarda tek elle göğüs kemiği ortalama 2-3 cm, 2 yaşına kadar olan çocuklarda iki parmak ile 1-2 cm çökecek kadar ve dakikada ortalama 100 defa yapılır. Bebeklerde kalp masajı baş parmaklarla her iki meme hattının ortasının bir parmak altına yapılır. Solunumla alınan havanın oksijeni kan yolu ile beyine ulaşır. Beyin oksijensizliğe en fazla 5 dakika dayanabilir. Bu süreden sonra beyinde çok ciddi hasar ya da ölüm olur. Bu nedenle gerek suni solunuma, gerekse kalp masajına en kısa sürede başlamak gerekir Bir yaralıya hem suni solunum, hem de kalp masajı birlikte yapılacaksa: Sadece bir ilkyardımcı varsa önce 2 defa suni solunum yapar, sonra 30 kalp masajı yapar ve bu şekilde devam eder. İki ilkyardımcı varsa biri 30 kalp masajı yapar, diğeri 2 defa suni solunum yapar. Bir erişkinde dakikada 75 kalp masajı 15 suni solunum yapılmalıdır. ------ Bir kişinin kalbinin durması veya nefes alamaması gibi acil durumlarda hiç vakit kaybedilmeden sağlık kuruluşuna haber verilirken bir yandan da uygulanacak ilk yardımda sırası ile: 1. Kişinin soluk yolunun açık olduğundan emin olunur, 2. Solunumu durmuşsa suni solumun yapılır, 3. Kalbi atmıyorsa kalp masajı ile kalp atışlarının yeniden başlaması sağlanmaya çalışılır. Bu 3’üne ilk yardımın ABC’si diyebiliriz. Kalp Masajı Nedir? Kalbin, çeşitli nedenlerle çalışamaz hale gelip kan dolaşımını sağlayamaması durumunda kalbe dışarıdan baskı yaparak kalbin içindeki kanın dolaşımını ve kalp atışının tekrar başlamasını sağlamak amacıyla uygulanan ilk yardım tekniğine “Kalp Masajı” denir. Kalp Masajı tekniğini bilmeyen kişilerin Kalp Masajı yapmaları tehlikelidir. Çalışan kalbe asla kalp masajı yapılmamalıdır. Ayrıca, göğüs kafesine aşırı yüklenmek kaburgaların iç organlara saplanmasına neden olabilir. Bütün bu nedenlerle Kalp Masajı bilinçli bir şekilde yapılmalıdır. Yetişkinlerde Kalp Masajı Nasıl Yapılır? Öncelikle kazazedenin boynundaki şah damarından nabız kontrol edilmeli ve kalp atışlarını durduğundan emin olunmalıdır. Nabız alınamıyorsa kazazede sert zemine sırtüstü yatırılmalı Tercihen kazazedenin sağ tarafına diz çökülmelidir Sternum kemiğinin (iman tahtası) alt ucundan 2 – 3 parmak yukarı kısım belirlenmeli veya kemiğin orta noktası belirlenerek alt yarısının orta-alt kısmı belirlenmeli Bir elin ayası buraya yerleştirilmeli Diğer el üzerine yerleştirilmeli Uygulanan gücün tek bir noktadan verilmesi için elin sadece ayası temas etmeli, parmaklar göğüs kafesi ile temas etmemelidir. Göğüs kemiği üzerine dik olarak baskı uygulayabilmek için dirseklerin bükülmemesine dikkat edilir. Her baskıda göğüs kafesinin 4 cm kadar aşağıya inmesi sağlanmalıdır. Bu işlem dakikada 80 -100 kez olacak tempoda uygulanmalıdır. Sıkıştırma ve gevşetme süreleri eşit olmalı ve İşlem sırasında ellerin göğüs üzerindeki yeri değişmemelidir. En az 3 dakikada bir kalbin kendi kendine çalışmaya başlayıp başlamadığını anlamak için nabız kontrol edilmelidir. Kalp kendiliğinden çalışmaya başladığı anda Kalp Masajına son verilmelidir. Kalp kendiliğinden çalışmaya başlamadıysa, tıbbi yardım gelinceye kadar uygulamaya devam edilmelidir. Çocuklarda Kalp Masajı Nasıl Yapılır? Çocuklara kalp masajı yapılırken daha hassas davranılmalı ve aşırı yüklenilmemelidir. Çocuklara kalp masajı yapmak için elin 3. ve 4. parmağını göğüste memelerin ortasının 1 – 1.5 cm kadar altına koyarak, göğüs 1.5 – 3 cm kadar çökecek şekilde nazikçe bastırılarak Kalp Masajı yapılır.. Kalp masajı, resusitasyon, kardiyopulmoner resusitasyon veya kısa adıyla CPR (İng: Cardiopulmonary resuscitation), durmuş olan dolaşım ve solunum sistemini yeniden çalışır hâle getirmek için uygulanan yöntemler bütünüdür. Yöntem bir ilkyardım yöntemi olduğu için, öncelikli amaç, hastaya yeterli sağlık hizmeti ulaşıncaya kadar hastanın dolaşım ve solunumunun devam ettirilmesidir CPR yöntemleri uygulayan kişinin niteliklerine göre ikiye ayrılır; Temel Yaşam Desteği (BLS, Basic Life Support), İleri Kardiyak Yaşam Desteği (ACLS, Advanced Cardiac Life Support) Yöntemde, kurtarıcı veya kurtarıcılar; elleriyle hastanın kalbi, ağızlarıyla da akciğeri görevini görürler. Yöntem A, B, C ve D baş harfleri ile kısaltılmış bir algoritma ile uygulanır. Airway: Havayolu Breath: Solunum Circulation: Dolaşım Defibrilation: Defibrilasyon Kalp durması, kalp krizinden boğulmaya kadar birçok durumda ortaya çıkabilir. Kalp durduğunda, vücuda kan pompalanmaz, kan basıncı sıfıra düşer ve nabız kaybolur. Bu durumda, yaşamsal önem taşıyan beyin ve akciğer gibi organlara kan pompalanmayacağından, geçen her saniye hastayı ölüme biraz daha yaklaştırır. Kalp durduktan sonra, 10 saniye içinde, kişi bilincini kaybeder ve uyaranlara yanıt vermez. Böyle bir durum ile karşılaştığınızda, sakin olmak çok önemlidir. Temel Yaşam Desteği, yapay solunum ve kalp masajı kısımlarından oluşur. Bunlar sayesinde, oksijenlenmiş kanın yaşamsal önem taşıyan organlara ulaşması sağlanır. Temel Yasam Desteği`ni aşağıdaki basit 3 basamak ile uygulamanız hayat kurtarıcı olabilir. 1) 112`yi arayın Hastanın uyaranlara (sarsmak, bağırmak, vb) cevap verip vermediğini kontrol edin. Cevap alamıyorsanız, hemen 112`yi arayın ve hastanın yanına geri dönün. 2) Solunumu kontrol edin ve suni solunuma başlayın Hastayı sırtüstü yatırın. Yanına dizüstü çökün ve bir elinizi hastanın alnına, diğer elinizi ensesine koyarak, başını hafifçe arkaya doğru eğin. Düzenli nefes alıp almadığını kontrol edin. (Örneğin, hastanın ağız ve burnuna doğru bir ayna yaklaştırarak, aynanın buğulanıp buğulanmadığını kontrol edebilirsiniz.) Bazen kalp durduğunda, birkaç dakika, homurtu veya horlamaya benzer solunum sesleri duyulabilir. Bu tip solunum`a Agonal Solunum denir ve dolaşımın durmuş olmasına rağmen, beyindeki solunum merkezinin bir süre daha, solunum için uyarı göndermesi sonucu olur. Bu durum sizi yanıltmasın! Bu, kalbin hala çalışıyor olduğu anlamına gelmez. Hasta uyaranlara yanıt vermiyor ve nefes almıyorsa (veya anormal nefes alıyorsa) temel yaşam desteği uygulamaya başlayın. Hasta normal nefes alıp vermiyorsa, bir eliniz hala hastanın ensesinde, diğer elinizle burnunu kapatın ve ağızdan ağıza bir nefes verin (Şekil A). İşlem sırasında hastanın ağzına mendil veya tülbent gibi, havanın geçişini engellemeyecek ince bir kumaş örtülebilir. Başınızı hastanın göğsüne çevirip, hareket edip etmediğini kontrol edin. Verdiğiniz her nefeste hastanın göğsü kalkıp iniyorsa, uyguladığınız yapay solunum amacına ulaşıyor demektir. Bir nefes daha verin. 3) Nabzı kontrol edin ve Kalp Masajina Başlayın İki parmağınızı adem-elması`na (tiroid kıkırdağı; boynun ön tarafında, orta hattakı çıkıntı) koyun ve soluk borusunun yanındakı çukura parmaklarınızı kaydırınNabız atıyorsa, bu noktada parmak uçlarınızla hissetmeniz gerekir. Eğer nabız alamıyorsanız veya emin değilseniz kalp masajına başlayın. Ellerinizi, bir eliniz diğerinin üstünde olacak biçimde, hastanın iki göğsünün arasına, orta hatta yerleştirin Bu şekilde, her seferinde 3-5 cm`lik bir hareket sağlıyarak, saniyede yaklaşık 1-2 kez olmak üzere (80-100/dakika), 15 kez bastırın. (Masaj sırasında çatırtı sesi duyabilirsiniz. Korkuya kapılmayın! Ses kıkırdak veya kemik kırılma sesi olabilir. Böyle bir durumda, kalp masajının yapılmaması, kemik kırılmasından daha tehlikelidir. Masaja devam edin!) Tekrar 2 nefes verin ve kalp mesajını tekrarlayın. Yardim ulaşana kadar bu işlemleri yapmaya devam edin. Eğer hastaya yardım edebilecek 2 kişi var ise, bir kişi suni solunumu, diğeri kalp masajını hiç ara vermeden uygulamalıdır. Bu durumda, temel yaşam desteği sırayla, 1 suni solunum, arkasından 5 kalp masajı şeklinde devam etmelidir. KALP DURMASINDA İLK YARDIM Kalp, dolaşım sisteminin merkezidir. Kalp, dakikada 60-80 defa çalışarak hücrelere ve dokulara kan pompalar. Bebeklerde kalp atım sayısı büyüklerden fazladır. Nabzın kaybolması ( boyun, şahdamarı ve el bileğinde), Solunum durması, reflekslerin kaybolması, göz bebeklerinin büyümesi ve kuvvetli ışıkta küçülmemesi, bilinç kaybı, vücut ısısnın düşmesi ve vücutta morarmaların olması kalp durmasının belirtileridir. Kalp durmasında ilk önce etkilenen kan dolaşımı sistemidir. Kalbi en çok 6 dakika önce durmuş olanlara kalp masajı yapılır. Kalp masajı uygulama bölgesi, göğüs kemiğinin alt uç 1/3 lük kısmıdır. Kalp masajı yapılacak olan kazazede sert bir zemine sırt üstü yatırılır. Kalp masajı yapılrken göğüs kemiği 5-7 cm kadar esnetilmelidir. Masaja en fazla kalp çalışıncaya kadar devam edilir. Yetişkin bir insana ortalama 60-80 kalp masajı yapılır. Bebeklere kalp masajı dakikada 100 defa yapılmalıdır. Kalp masajı ile suni solunumun yalnızca bir ilk yardımcı uygulamak zorunda kalırsa, sırsıyla 15 kalp masajı - 2 suni solunum yapmalıdır. iki ilk yardımcı kalp masajı ile suni solunumu birlikte uygulayacak ise sırasıyla önce 5 kalp masajı -1 suni solunum yapılmalı. Çalışan kalbe masaj yapılması halinde kalp durabilir. Elektrik çapmasında kazazede elektrik devresinden çıkarıldıktan sonra ilk olarak kalp masajı bölgesine bir defa yumruk vurulur. Herhangi bir nedenle kanın damarlardan dışarıya akmasına kanama denir. İç kanama: Kanın içeriye doğru, vücut boşluklarına ve organlara akmasına denir. Baş dönmesi, halsizlik, soğuk terleme, yüzde solukluk, huzursuzluk, hızlı ve zayıf solunum, el ve ayaklarda soğuma, hava açlığı ve susuzluk hissi iç kanamanın belirtileridir. Dış kanama :Kanın vücut derisinin bütünlüğü bozularak dışarı akmasıdır. Yeni meydana gelen büyük bir dış kanamada ilk önce temiz olan el veya parmakla, yara yerine basınç yapılmalıdır. 1- Atardamar kanaması : Kesik kesik fışkırarak akar ve açık kırmızı renktedir. Kısa zamanda fazla kan kaybı olduğunda en tehlikeli kanamadır. 2- Toplardamar kanaması : Akarak kanar. Rengi koyu kırmızıdır. 3- Kılcaldamar kanaması : Sızıntı şeklinde olur, tehlikeli değildir. Kan durdurma yöntemleri 1- Kanayan yere elle baskı 2- Basınç noktalarına baskı: Kanayan bölgenin damarlarını baskı noktalarından deri ile kemik arasına sıkıştırmak.Boyun kanamasında,şah damarı üzerine basmakla; Baş derisi kanamasında, şakak kemiği üzerinde damara basmakla; omuz kanamasında, köprücük kemiği arka iç kısmına basmakla; kol ve eldeki kanamalar için, koltuk altından başlayıp kolun iç yüzeyi boyunca uzanan damara, ayak ve bacakta ise kasık iç kısmına baskı yapmakla kanama önlenir. Kendiliğnden meydana gelen burun kanamasında,hastanın yüz ve ensesi soğuk su ile yıkanır, burnu sıkıştırılarak hasta oturtulur. Kanama sonucu vücuttaki toplam kanın % 20 si kaybedilirse hayati tehlike başlar. İnsan vücut ağırlının 1/13 ü kandır. Kanamalarda kanamayı azaltacak yöntemlerden biri de, kanama yerini kalp seviyesinde yukarıda tutmaktır. Kanayan yer ile kalp arasındaki tek kemik üzerinde sıkma bağı uygulanarak kanama durdurma yöntemine turnike denir. Koldaki turnike dirsek ile omuz arasında sıkarak; bacakta turnike, diz ile kalça arasından sıkarak uygulanır. Turnike ( sıkma bağı ) olarak kullanılacak malzeme 5-6 cm enli elastik malzeme olmalı. Sıkma bağı olarak bandaj, mendil veya kravat kullanılır. Turnike bandı 20 dakikada bir, 5-10 saniye süreyle gevşetilerek kanın gitmesi sağlanır. Turnikeyi 2-3 saatten fazla sıkılı şekilde bırakmamaya dikkat edilir.Bu nedenle turnike uygulamaya başlandığı saatin yazılıp kazazedenin görünür bir yerine asmak gerekir..

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b