Haberler :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



Noel yılbaşı kutlamaları nedir

06 Aralık 2014 Bu içerik 1.950 kez okundu.

Noel ne zaman 24 aralık? 6 ocak? Noel Pagan geleneği mi?

Noel, her yıl 25 Aralık tarihinde İsa'nın doğumunun kutlanıldığı Hristiyan bayramı. Eski takvimde günler gün batımıyla yenilendiği için, kutlamaları 24 Aralık akşamdan (Noel afiresi) başlayarak ertesi sabaha kadar sürer ve 25 Aralık'ta pek kutlanmaz. Bazı mezheplerde farklı tarihlerde kutlanılır. Örneğin, Ortodoksluk'ta Jülyen takvimine göre kutlarlar. Ayrıca Doğuş Bayramı, Kutsal Doğuş veya Milât Yortusu olarak da bilinir.

Kökenbilim
Noel kelimesinin kökeni Latince natalis (doğum) kelimesidir.
Bir diğer iddiaya göre Noel kelimesi, Galya dilinde (Keltçe) yeni anlamına gelen “noio” ile güneş manasına gelen “hel”in birleşmesiyle oluşmuştur ve “yeni güneş” anlamına gelmektedir. Noel kelimesi o devrin putperest toplumunda yeni yılın başlangıcında yapılan şenliklere ad olmuştur. Ayrıca Roma İmparatorluğu döneminde halk, mutlu bir olayı karşılamak ve kutlamak için, duygularını “noel, noel” diye bağırarak dile getirirdi.
Noel kelimesinin kökeni ile ilgili bir diğer açıklama ise Fransızca “haber” anlamındaki “nouvelle” kelimesinden geldiğidir. Noel ayrıca Almanca'da “kutsal gece” anlamındadır.
Günümüzde başta İngilizce konuşan coğrafya olmak üzere bazı batılı ülkelerde Noel anlamında kullanılan Christmas ve benzeri diğer kelimeler ise Yunanca Khristos (Mesih) ve Latince miss (yollanmış, gönderilmiş) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. "Yollanmış, gönderilmiş" kelimelerinin, İsa'nın Son Akşam Yemeği'ndeki son sözlerini sembolize ediyor olabileceği düşünülmektedir.

Tarihçe

Hz. İsa'dan önce
Antik çağlardan beri kutlanagelen Pagan ve Roma kış festivalleri olan Yule ve Saturnalia’daki uygulamalar Noel'in kökenini teşkil etmektedir.

Hz. İsa (a.s.)

Noel, Hristiyanlık'ta İsa'nın doğum günü olarak kutlanılır. İsa (d. M.Ö. 8-2 - ö. M.S. 29-36), Hristiyanlık'taki temel figürdür. İslamiyet'e göre peygamberdir. Doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili olarak kimi tarihçiler ve araştırmacılar farklı görüşler belirtirler. Hristiyanlık'ta Nasıra'lı İsa olarak da bilinir. Hristiyan kaynaklarında ve yer yer Kur'an'da İsa Mesih olarak anılır.
İsa, Roma İmparatorluğu'nun Yahudiye eyaletinde kendisi de bir Yahudi olan Meryem'den dünyaya gelmiştir. Hristiyanlık'ta ve İslamiyet'te tanrı tarafından babasız doğduğuna inanılır. Soyu, üvey babası Yusuf'a göre tayin edilir. Buna göre soyu Davud peygambere dayanır.
İsa, Hristiyanlık'ta tanrının oğlu ve kendisidir. İnsan doğası ve tanrı doğası karışmazlar ve ayrılmazlar. İsa’nın doğumu, Hristiyan inancında tanrının yeryüzünde göründüğü gün anlamına gelmesi sebebiyle çok önemli bir gündür.
İsa'ın doğumundan Kitab-ı Mukaddes'te yalnızca Luka ve Matta İncil'lerinde bahsedilir. Bazı iddialara göre İsa kış mevsiminde doğmamıştır. Luka İncili'ne göre İsa’nın doğduğu zaman çobanlar çayırlarda sürülerini otlatmakta idiler. Eski Ahit, kış mevsiminin, çobanların açık havada barınamayacak kadar yağışlı olduğunu söylemektedir. Bununla birlikte Hristiyanlık'ta Eski Ahit olarak anılan Tanah, İsa'nın doğumundan önceki yaklaşık 12 yüzyıllık süreçte Yahudi din adamları, din büyükleri ve alimleri tarafından yazılmıştır.
Bazı kaynaklara göre Vaftizci Yahya Yahudi Fısıh (mayasız ekmek) bayramında yani 15 Nisan’da doğmuştur ve Vaftizci Yahya'dan altı ay sonra doğan İsa'nın Ekim ayı içinde doğmuş olması gerekir.

Roma İmparatorluğu'nun Hristiyanlığı kabul etmesi
Roma İmparatorluğu, Roma İmparatoru Büyük Konstantin’in M.S. 313 yılında Hristiyanlığı kabul etmesinden önce putperestdi.
Roma İmparatorluğu'nda 25 Aralık, güneş tanrısının doğum günü olarak kabul ediliyordu. Bazı kaynaklar İsa’nın doğum günü olarak 25 Aralık'ın seçilmesinin, 3. yüzyıl başlarında İsa’nın ölüm tarihinin 25 Mart olarak tahmin edilmesiyle bağlantılı olduğunu rivayet etmektedirler.
Roma İmparatorluğu'nda İsa'ın doğumu anısına kutlanan bayramlarla ilgili en eski tarih olarak, 325 ve 336 tarihleri söz konusu edilmektedir. Buna göre Noel bayramı İmparator Büyük Konstantin'in saltanatının sonundan itibaren kutlanmaya başlanmıştır. M.S. 354 yılında Papa Liberius, 24 Aralık'ı 25 Aralık'a bağlayan geceyi İsa'nın doğum günü yıldönümü olarak ilan etmiştir. Aralarında Ermeniler'in de olduğu Doğu Hristiyanları ise 6 Ocak tarihini üçüncü yüzyıldan itibaren İsa'nın doğumu olarak kutlamaya başlamıştır.
Günümüzün Noel kutlamalarında genellikle, İsa’nın doğumunun canlandırıldığı oyunlar sahnelenir, Noel ağaçları süslenir, ışıklı ev, bahçe, cadde süslemeleri yapılır, hediyeler alınır, tebrik kartları verilir ve Noel arifesinde Noel Baba'nın gelişi simgesel olarak canlandırılır. Yaygın Noel temaları, iyi niyet, sevecenlik ve ailenin birlikte zaman geçirmesi olarak sıralanabilir.
Noel, her yıl dünyadaki Hristiyanların çoğunluğu tarafından 25 Aralık'ta kutlanır. Kutlamalar 24 Aralık'ta Noel arifesiyle başlamış olur, ve bazı ülkelerde, 26 Aralık akşamına kadar devam eder. Hristiyanların çoğunlukta olduğu ülkelerde Noel tatili yeni yıl tatiliyle birleştirilir. Ermeni Kilisesi gibi bazı Doğu Ortodoks Kiliseleri, Jül Sezar takviminde 25 Aralık'a denk gelen 6 Ocak'ı Noel olarak kutlarlar.

Noel Baba
Noel Baba (Santa Claus), özellikle Hristiyan dünyasında Noel kutlamalarının en önemli figürlerinden biridir.
Hristiyan inanışına göre; M.S. 4. yüzyılda Anadolu'da Myra (bugünkü Demre-Antalya) yöresinde yaşamış olan Nikolaos adındaki Hristiyan azizi, Roma İmparatoru Büyük Konstantin'in rüyasına girdi ve idama mahkum edilen 3 subayı kurtardı. Bu olaydan sonra ünü gittikçe yayılan Nikolaos, zamanla Rusya ve Yunanistan gibi ülkelerin hayır kurumlarının, loncaların, çocukların, denizcilerin ve bazı şehirlerin koruyucu azizi olarak benimsendi. Çocuklara özel armağanlar getirdiğine inanılan ve Noel Baba olarak anılmaya başlanılan Nikolaos efsanevi bir kişiliğe büründü.
Nikolaos'un Noel Baba haline sokulması ilk önce Almanya'da görüldü. Bu efsanevi gelenek zamanla Protestan kiliselerin çoğunlukta olduğu Avrupa ülkelerinde yayıldı. Sonra ABD'nin New York şehrine gelip yerleşen Hollanda'lı Protestanların Nikolaos'u iyilik sever bir kimse olarak anmaları da çok sevilmesine yol açtı. Ayrıca ABD ve İngiltere'de kutlanan çocuk bayramlarında da yer verilmeye başlandı. Geleneksel aile ve çocuk bayramı olarak kutlanan Noel yortusunun koruyucusu olarak kabul edildi.
Noel Baba'nın şişman, neşeli, kırmızı ve beyaz piskoposluk giysileri içindeki tasvirleri Amerikalılar tarafından gündeme getirildi. Noel Baba olarak bilinen Nikolaos'un bazen yalnız, bazen yardımcısıyla ata binerek, bazen de sekiz Ren geyiğinin çektiği arabasıyla evlerin damlarında dolaştığı efsanesi yaygınlaştı.
İnanışa göre sırtında içi hediye dolu bir heybeyle dolaşan Noel Baba evlere bacadan girer ve armağanlarını uslu çocukların ayakkabılarının ya da şöminede asılı çoraplarının içine koyar. Noel Baba, "yaşayan" bir folklorik olaydır.
Noel şenlikleri sırasında ışık ve süslerle donatılan çam ağacına Noel ağacı denir. Günümüzde Noel ağacının Pagan geleneklerinden gelen bir ritüel olduğu bilinmektedir.
Yaprak dökmeyen ağaçları ve çelenkleri ölümsüz yaşamın simgesi olarak kullanmak, eski Mısırlıların, Çinlilerin ve Yahudilerin ortak bir geleneği idi. Avrupalı putperestler arasında yaygın olan ağaca tapınma, Hristiyanlığı benimsemelerinden sonra, İskandinavyalıların şeytanı korkutup kaçırmak ve Noel zamanında kuşlar için bir ağaç hazırlamak üzere ev ve ambarlarını yılbaşında ağaçlarla donatma geleneği biçiminde sürdü. Almanya'da da kış ortasına rastlayan tatillerde evin girişine ya da içine bir Yule (yeni yıl) ağacı konuyordu.
Günümüzdeki Noel ağacının Almanya'nın batısından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ortaçağda Adem ve Havva'yı canlandıran bir oyunun ana dekoru, cennet bahçesini temsil eden ve üzerinde elmaların bulunduğu bir çam ağacıydı. Adem ve Havva yortusunda (24 Aralık) Almanlar evlerine böyle bir cennet ağacı dikerler, üzerine Komünyon'daki kutsanmış ekmeği simgeleyen ince, hamursuz ekmek parçaları asarlardı; bunların yerini daha sonra değişik biçimlerdeki çörekler aldı. Ayrıca bazı yerlerde İsa'yı simgeleyen mumlar eklendi. Noel mevsiminde ağaçla aynı odada Noel piramidi de bulunurdu. 16. yüzyılda Noel piramidi ve cennet ağacı birleşerek Noel ağacını oluşturdu.
İngiltere'ye 19. yüzyıl başlarında ulaşan Noel ağacı, Kraliçe Victoria'nın eşi Alman Prens Albert'in desteği ile bu yüzyılın ortalarında yaygınlaştı. O dönemde Noel ağaçları, dallarına kurdela ve kağıt zincirlerle asılmış mum, şekerleme ve keklerle süsleniyordu. Göçmen Almanların Kuzey Amerika'ya 17. yüzyılda götürdükleri Noel ağacı, 19. yüzyılda moda oldu. Gelenek Avusturya, İsviçre, Polonya ve Hollanda'da da yaygındı. Japonya ve Çin'e 19. ve 20. yüzyılda Amerikalı misyonerlerin tanıttığı Noel ağaçları ince işlenmiş kağıt süslerle donatılımaya başlandı.

Ekonomi ve Noel
Noel sezonu, tipik olarak birçok ülkede ekonominin canlandığı bir dönemdir. Satışlar neredeyse tüm perakende sektörlerde dramatik olarak artar. Noel’de satış yerleri hediyelik eşya ve dekorasyon malzemelerine ağırlık verdiği gibi yeni ürünleri de müşterilerle tanıştırır. ABD'de bu sezonun adı 'Noel alışveriş mevsimi' olarak geçer ve genellikle sezonun açılışı, ABD’de her yıl kasım ayının dördüncü Perşembe günü kutlanan Şükran Gününün ertesi günü olan Cuma günü olarak kabul edilir. Bir çok Amerikalı alışveriş sezonunun başladığı bu Cuma gününü tarihe ironik bir gönderme olarak Kara Cuma olarak adlandırır.
İngiltere ve Galler'de küçük işletmeleri korumak maksadıyla, 2004 Noel Ticaret Yasası kapsamında, Noel'de bütün büyük dükkanlara ticaret yasağı getirilmiştir. İskoçya da, buna benzer bir yasamayı planlamaktadır. Film stüdyoları, Noel tatil mevsiminde birçok yüksek bütçeli filmi gösterime sürer.
Noel sezonunda ekonomideki bu canlanmaya rağmen ekonomistlerin çoğu, mikroekonomik konsept kapsamında Noel’de hediye alışverişi yüzünden ekonominin verim kaybına uğradığına inanırlar. Bu kayıp, hediye veren kimsenin aldığı ürüne ödediği para ile hediye alıcısının, o madde için ödemek isteyebileceği para arasındaki farkla hesaplanır. 2001 Noel'inde, ABD'de 4 milyar dolarlık bir ekonomik verim kaybı olduğu tahmin edilmektedir. Bu analiz, hesaplamayı güçleştiren faktörlerden dolayı, bazı kaynaklarda günümüz mikroekonomik teorisinin kusurları arasında sayılır.

Noel’in ekonomik yönünün 1800’lerden bu yana gittikçe artması Noel’in ticaretleşmesine yönelik kaygıları arttırmaktadır. 1822 yılında yazılan "Aziz Nicholas'tan bir ziyaret" isimli şiir geleneksel hediye alıp vermeyi ve Noel alışverişini popüler hale getirmişti. Harriet Beecher Stowe, 1850 yılında yazdığı "New England'daki ilk Noel" isimli kitabında, Noel'in gerçek anlamının, alışveriş cümbüşü içinde kaybolmasından şikayet eden bir karakteri yazdı.
Noel'in ekonomi üzerine etkisi 1930’lu yıllarda dönemin ABD başkanı Franklin D. Roosevelt’in Noel alışveriş mevsimini uzatmak, satışları arttırmak ve büyük bunalım sırasında duraklayan ekonomiyi canlandırmak için Şükran Gününün tarihini değiştirmesiyle daha da güçlendi. Bu hareketi protesto etmek maksadıyla Hrıstıyanlığın dini liderleri 1931’de New York'ta toplanarak, gittikçe artan Noel’in ticaretleşmesiyle ilgili tehlikelere dikkat çeken Noel vaazları verdiler.
1958’de Stan Freberg ve Daws Butler taşlama sanatının hicivlerini kullanarak radyo için "Yeşil Noel" (Green Chri$tma$) isimli bir ses tiyatrosu kaydettiler. Eserin, tartışmaya yol açan doğası yüzünden, 1983'e kadar hiçbir ticari gösterimi yapılmadı.
ABD'de Noel’in, gerçek kutlama maksadının dışına çıktığına dair kaygıların gün geçtikçe arttığı gözlemlenmektedir. Bu konuda New York yazarlarından Gabriel Calderon "Çocuklar, Noel Baba'yı İsa'dan daha önemli görüyor" görüşünü sıkça gündeme getirmektedir.

Sosyal Hayatta Noel


Birçok ülkede, iş dünyasında, okullarda, ve toplumsal hayatta Noel partileri verilmektedir. Bu partilerin çoğu dinsel amaçlı değildirler.
Dini Noel törenleri ve adetleri arasında İsa'nın doğum hikayesinin anlatılması ya da canlandırılması, dini grupların, çevre evlere ziyarete gidip Noel şarkıları söylemeleri, gönüllülerin yardım parası toplaması ve kiliseler için çalışmaları sayılabilir.
Noel günü veya Noel arifesinde, her ülkede veya kültürde kendine özgün özel bir yemek ya da şölen hazırlanır. Bazı bölgelerde, özellikle Doğu Avrupa'da, bu aile şölenlerinden önce bir süre oruç tutulur. Noel’de ziyaretçilere şekerleme ikram etmek veya hoş sürprizler yapmak birçok ülkede Noel kutlamasının bir parçasıdır.
İnsanların ailelerine ve arkadaşlarına "Mutlu Noeller" ifadesi içeren kartlar yollamaları Noel’de çokca rastlanan adetlerdendir. Hristiyan olmayanlar veya Noel’i kutlamayanlar arasında "Mutlu Tatiller" mesajları bu tatil döneminde daha yaygınca kullanılmaktadır.

Türkiye'de Noel
Ermeni Gregoryen Kilisesi Mensupları: Türkiye'deki en büyük Hristiyan grup olan Ermeniler Noel'i 6 Ocak tarihinde kutlarlar. Tebrik şekli: Krisdos Dzınav yev haydnetsav! (Mesih doğdu ve belirdi) ve Orhnyal e Dzınuntı yev Haydnutyunı Krisdosi! (Mesih’in doğuşu ve belirişi mübarektir), veya Mutlu Noeller!
Rum Ortodoks Kilisesi Mensupları: Rumlar Noel'i 25 Aralık tarihinde kutlarlar. Tebrik şekli: Kala Hristuyenna! (Mesih'in doğumu kutlu olsun) Καλά Χριστούγεννα veya Mutlu Noeller!.
Süryani Kilisesi Mensupları: Süryaniler Noel'i 25 Aralık tarihinde kutlarlar. Tebrik şekli: Mutlu Noeller!
Katolik Kilisesi Mensupları: Levantenler Noel'i 25 Aralık tarihinde kutlarlar. Tebrik şekli: Mutlu Noeller!Türkiye Ermenilerinin Noel Gelenekleri
Türkiye Ermenileri Noel'i Surp Dzınunt (Kutsal Doğuş) olarak adlandırırlar ve 6 Ocak tarihinde kutlarlar. Surp Dzınunt yortusuna hazırlık Ermeni Kilisesi’nde yedi hafta sürer ve bu hazırlık dönemine Hisnag (elli günlük dönem) adı verilir. Hisnag’in birinci, dördüncü ve yedinci haftaları kilise üyelerine vejeteryen perhiz salık verilir. Her Cumartesi günbatımında dualar ve ilahiler eşliğinde mor renkli yeni bir mum yakılır.
Noel yortusuna hazırlık dönemi içerisinde gerçekleşen yılbaşı gecesi aileler ile birlikte geçirilir. Kilisede yıl sonu şükran duasına gidilir ve akşam aile üyeleri, akraba ve dostlarla bir araya gelinir. Yoksul, kimsesiz, dul, yetim, engelli tanıdıklar da unutulmaz, ve mümkünse akşam yemeğine davet edilirler. Surp Dzınunt perhizi olduğu için, sofrada özellikle deniz ürünlerinin ve vejeteryen yemeklerin yanısıra topik ve kuru yemiş bulundurulur. Ermeni geleneği olmasa da 1930’lardan beri sofralarda hindi yemeklerine sıkça rastlanır. Yılbaşı gecesi saat 23:58 sularında evdeki tüm ışıklar söndürülür ve hep birlikte Rab’bin Duası söylenerek Yeni Yıl’a girilir. Duadan hemen sonra evdeki tüm odaların ışıkları yakılır ve herkes birbirini kucaklar, yeni yıl dilekleri sunulur, çocuklar hediyelerle sevindirilir, anuşabur (bir tür aşure) yenilir. Yılbaşı'nda İstanbul Ermenileri'ne özgün gelenekler de devam ettirilir ve bereketi simgeleyen nar dükkanların eşiklerinde patlatılır, ya da bürolarda masaların üzerine yerleştirilir. En az bir ayazma ziyareti de bu dönemin adetleri arasındadır.
Cırakaluyts denilen Surp Dzınunt arefesinde (5 Ocak), yedi mor mum hep bir arada yakılır. Kiliselerde gün batımına doğru başlayan ayinden sonra aileler yılbaşı gecesinde olduğu gibi toplanır. Perhiz olduğu için et yenilmez, daha çok deniz ürünleri tüketilir.
6 Ocak Noel (Surp Dzınunt) günü, saat 10-12 arası kiliselerde düzenlenen ayine katılınır. Kumkapı’daki tarihi Patriklik binasından Merkez Kilise’ye saat 10:00’da dini geçit düzenlenir. Öğleden sonra Patrikhane'de isteyen herkesin katıldığı bayramlaşma kabulü yapılır. Daha sonra akşam geç vakitlere kadar yakın ve uzak akrabalar ziyaret edilir, gün bayramlaşmayla geçer. Noel'in ikinci günü, 7 Ocak'ta kabir ziyaretleri yapılır, aileler ölmüşlerinin ruhlarına dua okur ve yakınlarının mezarlarını ziyaret eder.

Noel'in Etkileri
Noel, Hristiyanlık ve batı kültürünün dünyada baskın olmasından dolayı dünya kültürünü oldukça etkilemiştir. Noel kutlamaları kış mevsimi kutlamaları arasında en ünlü kutlamalardandır. Çeşitli yerel ve bölgesel Noel gelenekleri hala devam etse de film endüstrisi, popüler edebiyat, medya ve televizyon aracılığı sayesinde Amerikan ve İngiliz motifleri dünyada en yaygın olarak kulanılan Noel motifleridir.

Asıl adı Sinterklaas (Saint Nicolaas) olan Hollandaca kelime, New Amsterdam'a (New York) göç eden İngiliz tarafından yanlış telaffuz edilmesi sonucu Santa Claus olarak İngilizceye yerleşmiştir. Santa Claus, kökleri St. Nicholas'a dayanan bir Hollanda halk hikâyesinden doğmuştur. Aziz Nicholas Akdeniz kıyısında Myra (Patara civarı) kentinde 4. yüzyılda yaşamış bir piskopostur. St. Nicholas tüm varlığını ihtiyacı olanlara, acı çekenlere, hastalara yardım ederek harcamayı seçmiştir. Bu hayırseverlik zamanla bir efsaneye dönüşmüştür. St. Nicholas hakkında birçok rivayet vardır, bunlardan en meşhur olanı bir baba ve üç kızı arasında geçer.

Fakir babanın kızlarının drahomasını oluşturmaya yetecek kadar parası yoktur, hiçbir erkek kızlarıyla evlenmek istemez, bu durumda kızların kötü yola düşme tehlikesi vardır. Ama St. Nicholas bir gece, yatağında uyuyan babanın açık penceresinden içeri altın dolu bir kese atar ve kızların kaderini değiştirmiş olur. Sinterklaas figürü Hollanda'da, Belçika'da ve Almanya'da başlıca kutlamaların öznesi olmuştur. Sinterklaas'ın ölüm günü 6 Aralık'tır ve 5 Aralık gecesi kutlama yapılır. Bu ülkelerde St. Nicholas farklı bir dini figür olarak Noel'den bağımsız kutlanırdı. Ressam Alexander Anderson ilk Amerikalı Nicholas imajını yaratmak için görevlendirilir ve böylece Nicholas çocuklara hediye dağıtan bir role bürünür. 1823'te 'A Visit From St. Nicholas' bugün daha iyi bilinen ismiyle 'The Night Before Christmas' şiiriyle Santa Claus imajı popülerleşti, karikatürize edilirken de bu şiir temel alındı. Noel'in henüz ABD'de tatil olmadığı ve Noel Baba figürünün kullanılmadığı 1862 yılında Amerikalı karikatürist Thomas Nast, Harper's Weekly adlı derginin kapağında Noel Baba figürünü kullandı ve bugünkü görünüşüne çok benzemekteydi. Ama Noel Baba, asıl şöhretini bir meşrubata borçlu. Haddon Sundblom 1931'den itibaren Coca-Cola reklamları için 35 yıl boyunca Santa Claus figürü çizdi. Ve Santa Claus tüm bilbordlarda, dergilerde, tezgâhlarda Amerikalılara Coca-Cola'yı 'her mevsim susuzluğun çözümü' olarak görmesi için cesaret verdi. Artık 1950'lerde Santa Claus her yerdeydi.




25 Aralık’la başlayan ve yaklaşık bir hafta süreyle kutlanan Noel ve yılbaşı, başta Avrupa ve Amerika kıtası ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok yöresindeki Hıristiyan topluluklarca kutlanmaktadır. 1 Ocak tarihindeki yılbaşı kutlamalarının Türkiye’de de özellikle son dönemlerde gittikçe artan bir ilgiyle kutlanmakta olduğu dikkati çekmektedir. Ancak batıda farklı anlamlar ifade eden Noel ve yılbaşı kutlamalarının Türkiye’de yılbaşı bağlamında genellikle birbirine karıştırılarak birleştirildiği ve bu sebeple kamuoyunda bir spekülasyon ve devam ede gelen bir tartışma ortamı bulunduğu bilinmektedir.

a) Noel Yortusu ya da batıdaki yaygın isimlendirmesiyle Kristmas (Christmas), Hz. İsa’nın doğumu anısına 25 Aralık’ta kutlanan tamamıyla dinsel bir bayramdır. Batı Hıristiyanları tarafından 25 Aralık olarak hesaplanan Hz. İsa’nın doğum günü, doğu Hıristiyanlarınca 6 Ocak olarak hesaplanmakta, dolayısıyla doğu kiliseleri 6 Ocak tarihini Kristmas bayramı olarak kutlamaktadırlar. Esasen Hz. İsa’nın doğum gününün ne zamana denk düştüğü konusunda erken dönemlerden itibaren yoğun bir tartışmanın olduğu ve yukarıdaki tarihlerden başka bu günün Nisan ayındaki bir zamana denk düştüğü yönünde görüşlerin de ileri sürüldüğü bilinmektedir. Batı Hıristiyanlarınca belirlenen 25 Aralık tarihinin Eski Roma’da güneşle ilgili kutsal bir gün olduğu ve bunun sonradan Hz. İsa’nın doğum günü olarak adapte edildiği ileri sürülmektedir. Hatta bazı erken dönem Hıristiyan yazarların, kendi dönemlerinde, 25 Aralık kutlamalarında güneşi selâmlayan bazı Hıristiyanları uyardıkları da bilinmektedir.

Noel Yortusu, Nisan’da kutlanan Easter (Paskalya) bayramıyla birlikte Hıristiyanlığın en önemli bayramları arasındadır. Noel kutlamalarının vazgeçilmez folklorik unsurları arasında çam ağacı süslemeleri ve Noel Baba inancı bağlamındaki gelenekler önemli yer tutar. Her ikisi de kuzey Avrupa kökenli olan bu folklorik unsurların, sonraki dönemlerde Hıristiyanlığa girdiği bilinmektedir.

Noel’de çam ağacı süslemeleri ilk kez XVI. yüzyılda Kuzey Avrupa’da ortaya çıkmıştır. Bu âdetin, eski Cermen ve Kelt dinsel geleneklerinden adapte edildiği büyük ihtimaldir. Orta Doğudan Uzak Doğuya kadar birçok dinsel gelenekte olduğu gibi eski Kuzey Avrupa halkları arasında da yeşil ağaç verimlilik, bereket ve üretkenliğin sembolü olarak kabul edilmiş ve dinsel bayramlarında meydanlara dikilen veya evlerde bulundurulan bir yeşil ağaç bu inancı sembolize etmiştir. Kuzey Avrupa halklarının Hıristiyan olmasıyla birlikte, Hıristiyan geleneğindeki Hayat Ağacını temsilen Hz. İsa’nın doğum gününde yeşil bir ağaç (Kuzey Avrupa’da doğal olarak çam ağacı) süslemek ve bunun dallarına çeşitli hediyeler asmak âdeti ortaya çıkmıştır. XVIII. yüzyıldan itibaren çam ağacı âdeti Güney Avrupa Hıristiyanları arasında yayılmaya başlamış; kısa bir zaman sonra ise evrensel olarak Hıristiyanlarca benimsenen bir folklorik törene dönüşmüştür.

Benzer bir durum Noel Baba inancı ve bu inanç çerçevesinde yapılan âdetler için de geçerlidir. Almanya’da ABD’de ve Kuzey Avrupa ülkelerinde Santa Claus adıyla bilinen Noel Baba inancı da yine Almanya kökenlidir. Bu inanç da XVII. yüzyıldan itibaren Almanlar vasıtasıyla Güney Avrupa’ya ve Alman göçmenlerce Amerika’ya taşınmıştır. Santa Claus ya da Noel Baba olarak adlandırılan ve Hıristiyanlarca IV. yüzyılda yaşadığı ve İznik Konsili katılımcılarından birisi olduğu ileri sürülen Myra (Demre) piskoposu Aziz Nicholas’la özdeş olduğu söylenen şahsiyet tamamıyla efsanevî bir kişiliktir. Ruslar, onun kendileri için koruyucu bir aziz olduğu kanaatindedirler. Hıristiyanlar, bu şahsın Noel döneminde gökyüzünde rengeyiklerinin çektiği bir kızakla ya da yerde eşek sırtında (veya yaya olarak) dolaştığına ve evlere bacalardan inerek başta çocuklar ve fakirler olmak üzere insanlara çeşitli hediyeler bıraktığına inanırlar. İslâm geleneğindeki Hızır’ın ve Yahudi geleneğindeki İlyas’ın âdeta Hıristiyanlık’taki bir karşılığı gibi gözüken bu inanç, Hıristiyan geleneğinin önemli bir folklorik değerini oluşturmaktadır. Öyle ki Noel Baba inancı Hıristiyan edebiyatında, sanatında ve ticarî yaşantısında önemli ve belirleyici bir unsur olarak ağırlıklı bir yer tutmayı sürdürmektedir.

Bu gün için ticari hüviyeti ön plana çıkmış olsa da bütün âdet ve törenleriyle Noel kutlamaları (yukarıda ifade edildiği gibi) kökeni itibariyle tamamıyla dinsel bir bayramdır. Bu bayramın ve bayramla ilgili olarak yapılan âdet ve törenlerin Müslümanlarca benimsenip uygulanması ise dinsel ve kültürel bir yozlaşma olarak görülmeli; böylesi bir tutumun, kendi değerlerimizden uzaklaşma ve başkalaşma sürecini hızlandırdığı, halkımıza / ülkemize yönelik Hıristiyan misyonerliği için de oldukça elverişli bir durum oluşturacağı gözden uzak tutulmamalıdır.

b) 1 Ocak’ta kutlanan yılbaşına gelince, böyle bir âdet her ne kadar batı Hıristiyan toplumlarınca Noel’le birleştirilen bir kutlama olarak görülse de milâdî takvimi esas alan bütün uluslarca yeni yılın başlangıcı anısına kutlanan bir etkinliktir. Tarihin bilinen en erken dönemlerinden beri yeni yıl kutlamalarının bütün toplumların geleneklerinde mevcut olması, güneş ya da ay takvimini esas alan uluslar, yılın çeşitli mevsimlerine denk düşen ve genellikle tarımsal faaliyetlerden hareketle düşünülen farklı yılbaşı günleri ortaya koymuşlardır. Bu arada dinsel bir olayın ya da şahsiyetin yaşamındaki bir olayın temel alındığı yılbaşı hesaplamaları da yapılmıştır.

Eski Romalılarda yılbaşı olarak kutlanan ve Orta Çağdan itibaren Hıristiyan toplumlarca da yılbaşı olarak kabul edilmiş olan 1 Ocak tarihi, XIX-XX. yüzyıllardan itibaren (şüphesiz batının kültürel etkisiyle) dünyanın birçok halkı tarafından benimsenmiştir. Bugün dünya genelinde yılbaşı kutlamaları, dinsel bir bağlamdan öte kültürel bir anlam ifade etmekte; insanlar yeni yıla yönelik iyilik, bereket, refah, huzur ve barış beklentilerini yeni yıl kutlamalarında dile getirmektedirler.

Dolayısıyla yeni yıl kutlamaları; tıpkı içinde farklı ekonomik ve sosyal amaçları da barındıran anneler-babalar günü, işçi bayramı, doğum günü kutlamaları gibi evrensel kültürün bir parçası olarak üretilen ve geliştirilen, sonuçta bütün insanlığa mal olan olumlu bir davranış biçimi olarak görülmelidir. Ancak bu kutlamaları dinsel ve kültürel değerlerimize aykırı birtakım âdet ve geleneklerle birlikte düzenlemek, kutlamalar esnasında kamuoyunu rahatsız edici ya da dinimizin emir ve yasaklarına, genel ahlâka ve toplumsal kurallara aykırı davranışlarda bulunmak kesinlikle doğru değildir.


ERMENİLER NEDEN NOEL’İ
6 OCAK’TA KUTLUYOR?

Genel olarak Ermeni Noeli olarak adlandırılan bayram, Mesih İsa’nın Kutsal Doğuşu’nun kutlandığı kutsal bir gündür. Noel, Ermeni Kilisesi’nde Allah’ın vahyolunmasını ve vücut bulması anlamına gelen “Asdvadz-a-haydnutyun” ana teması ile kutlanıyor.

Mesih İsa’nın Beythlehem’de doğuşu ve otuz yaşında Ürdün Nehri’nde vaftiz olması Ermeniler’in Noel dönemindeki en önemli kutlamalarını oluşturuyor. Mesih’in Kutsal Doğuşu Ermeni Kilisesi’nde 6 Ocak tarihinde kutlanıyor. Bayram ayininin sonunda Çırorhnek (Suyun Kutsanması) töreni ile Mesih’in vaftizi kutlanıyor.


Ermenilerin neden Noeli dünya geneliyle birlikte 25 Aralık’ta kutlamadıkları sıkça sorulan bir sorudur. Mesih’in Kutsal Doğuşu’nun tarihi kronolojik olarak net olarak konumlandırılmadığı gibi İncil’de de kesin bir ifade bulunmamaktadır. Ancak yine de tarihsel olarak, bütün Hristiyan Kiliseleri IV. yüzyıla kadar, 6 Ocak tarihiniMesih’in Kutsal Doğuş Bayramı olarak kutluyorlardı.

Roma Katolik Kilisesi’ne göre, 6 Ocak tarihi, 25 Aralık tarihinde kutlanan ve bir pagan geleneği olan Güneş’in doğuşunu kutsayan bayramın geçersiz kılınması için değiştirildi. O tarihte Hristiyanlar bu gibi pagan bayramlarını kutlamaya devam ediyorlardı. Süregelen bu pagan etkinliğinin yıkılması için Kilise hiyerarşisi 25 Aralık tarihini Noel yani Mesih’in Kutsal Doğuşu Bayramı, 6 Ocak tarihini ise doğulu üç bilgenin yeni doğan Mesih’i ziyaret tarihi olarak tanımladı.


Ermeniler’de paganların bulunmaması ve Ermeni Kilisesi’nin Roma Kilisesi’nin uydusu olmaması nedeniyle, Ermeniler bu değişimden etkilenmediler. Kilisegeleneklerine göre, Ermeniler, Noel’i 6 Ocak’ta kutlamaya devam ediyorlar.


Mısır’daki Kıpti Ortodoks Kilisesi Ermenilerle birlikte aynı geleneği sürdürüyor. Habeş ve Rus Ortodoks Kiliseleri ise 6 Ocak’ı bayram arefesi, 7 Ocak’ı da bayram günü olarak kabul ediyorlar.

Ermeniler, Kutsal Doğuş Bayramı’nda birbirlerini:
_ Krisdos Dzınav yev haydnetsav! (Mesih doğdu ve belirdi)
_ Orhnyal e Dzınuntı yev Haydnutyunı Krisdosi! (Mesih’in doğuşu ve belirişi mübarektir)
şeklinde selamlıyorlar.

Lraper

Bazılarımız da -en azından İslâm dışı bir kültüre ait olduğu için- bu gece yapılan her türlü kutlamaya haklı olarak şiddetle karşı çıkmaktadır.

Hıristiyan dünyası, Noel ve yılbaşını Hz. İsa a.s.’ın doğumu ile ilişkili olarak kutlarken, müslüman dünya yılbaşını yeni bir yılın gelişi olarak algılamaktadır. Ancak çeşitli hıristiyan gruplar, Noel ve yılbaşına hıristiyan kaynaklı değil de putperest kaynaklı olduğunu söyleyerek karşı çıkarken, müslüman gruplar da Noel ve yılbaşının İslâmiyet’le ilgisinin olmadığını ifade etmektedirler. Dolayısıyla bu durum her yıl ülkemizde tartışmalara sebep olmaktadır.

Yılbaşı ile Noel aynı şey mi?

Noel, kök olarak Galya dilindeki ( keltçe ) yeni manasına gelen “noio” ile güneş manasına gelen “hel”in birleşmesiyle oluşmakta ve “yeni güneş” sözünü ifade etmektedir. Noel kelimesi o devrin putperest toplumunda yeni yılın başlangıcında yapılan şenliklere ad olmuştur. Mutlu bir olayı karşılamak ve kutlamak için Roma döneminde yaşayan halk, duygularını “noel , noel ” diye bağırarak dile getirirdi.

Noel kelimesinin bugünkü anlamının kaynağına gelince; Fransızca “haber” anlamındaki “nowell” kelimesinden gelen Noel, Almanca’da “kutsal gece” anlamındadır. İngilizce orijinali “Christ’s mass” (Mesih’in ayini) olan “Christmass” ise hem Noel kelimesinin karşılığı olarak kullanılmaktadır ve hem de Noel’de Mesih’in doğum günü için yapılan ayin ve kutlamayı ifade etmektedir.

Milâdi takvim başlangıcı olan yılbaşının Noel kutlamalarıyla ilgisi yoktur. Çünkü Noel kutlamalarının temelinde Hz. İsa a.s.’ ın doğumunu kutlama geleneği yatmaktadır. Eskiden Romalıların yılı 1 Ocak’ta başlıyordu ve bu kullanım Ortaçağ’da bazı ülkelerde sürmüştü. İşte bu milâdi takvim Hıristiyanlık’tan önce kabul edilmişti ve Jülien takvimi olarak bilinegelmişti. Bu milâdi takvimin Papa XII. Gregorius tarafından 1582 yılında toplanan konsilde hıristiyanlar tarafından da kullanılmasına karar verilmiştir.

Ancak, 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece yapılan yeniyıl kutlamaları Noel şenliklerine özenilerek edinilmiş bir alışkanlıktır. Bu durumuyla yılbaşı ve Noel temelde birbirinden farklı olmakla birlikte, adet ve gelenekler açısından karışmış vaziyettedir. Müslümanlar açısından meselenin problemli noktası burasıdır.

Hz. İsa’nın doğumu

Görüldüğü gibi Noel ve yılbaşı meselesi Hz. İsa a.s. ile ilgili gösterilmekte ve O’nun doğumuna odaklanmaktadır. Ancak Hz. İsa’nın doğumunun gerçek tarihinin kesin olarak bilinmediği konusunda batılı kaynaklar ittifak halindedir.

Hz. İsa a.s.’ın doğumu yalnızca Luka ve Matta İncili’nde söz konusu edilmekte, ancak her ikisinde de farklı anlatılmaktadır. Her şeyden önce kış mevsiminde doğmadığı kesindir. Çünkü Luka İncili’ne göre Hz. İsa doğduğu zaman çobanlar çayırlarda sürülerini otlatmakta idiler ( Luka , 2:8 ). Bizzat Eski Ahit, kış mevsiminin, çobanların açık havada barınamayacak kadar yağışlı olduğunu söylemektedir. (Ezra, 10:9 , 13). Bu yüzden çobanlar sürülerini yağmurdan korumak için en geç 15 Ekim’de yüksek otlaklardan indiriyorlardı. Bu yüzden Hz. İsa’nın, bizzat hıristiyan kutsal kitabına göre bu tarihten sonra doğmuş olması mümkün değildir.

Bunun yanında, Hz. Yahya a.s.’ın yahudi Fısıh (mayasız ekmek) bayramında doğduğuna ve Fısıh bayramı 15 Nisan’da kutlandığına göre, Hz. Yahya’dan altı ay sonra doğan Hz. İsa’nın Ekim ayı içinde doğmuş olması gerekmektedir.

Bunlardan başka her iki İncil’deki Hz. İsa’nın doğumu ile ilgili tarihi rivayetten de kesin tarihi bulmak mümkün değildir. Luka’dan anlaşıldığına göre, Kral Hirodes Arhelas zamanında doğmuştur. Kendisine Hz. İsa’yı öldürme gayesiyle yeni doğan çocukları katletme fiili atfedilen bu kral, milâttan önce 4 ilâ milâttan sonra 6 yılları arasında yaşamıştır. Bu durumda Hz. İsa’nın doğumu bu yıllar arasında herhangi bir tarih olmaktadır.

Noel’in kaynağı

Görüldüğü gibi Hz. İsa a.s.’ın doğum yılı tam olarak belli olmadığı gibi, günü de belli değildir. Bugün Doğu kiliselerince kutlanan 6 Ocak tarihi ile Batı kiliselerince kutlanan 25 Aralık tarihinin Hz. İsa’nın doğum günü ile hiçbir ilgisi yoktur. 25 Aralık Roma putperestlerinin güneş tanrısı anısına kutladıkları bir bayram iken, 6 Ocak putperest Greklerin zaman tanrısı Aion’un anısına kutladıkları bir bayramdır. Hıristiyanlık sonrası, her iki bayram Hz. İsa anısına kutlanan bayram olarak değiştirilmiştir.

Bunun yanında 25 Aralık tarihi, eski dünyada bir tarih hatası olarak bugünkü 21 Aralık’ın yerine kısa günlerin başladığı kış gündönümü olarak kabul edilmiştir. Buna göre Romalı putperestler, 21 Eylül tarihinden itibaren güneş ışınlarının gitgide zayıflaması karşısında güneş tanrısının kendilerini terk ettiği endişesiyle, 25 Aralık’ta kurbanlar kesip ibadet etmeye ve yalvarmaya başlıyorlardı. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının yeniden yükselmesiyle dualarının kabul edildiği inancıyla her yıl bunu devam ettirmeye ve bunun anısına kutlamalar yapmaya başlamışlardı. Böylelikle bu tarih, güneş tanrısının karanlık ve zulmet üzerindeki egemenliğinin başlangıcı kabul edilmi şti.

İşte Hz. İsa a.s.’ın doğumu da, “Tanrı’nın ışığının küfür karanlığı üzerindeki egemenliğinin belirtisi” kabul edilerek, bu tarih Hz. İsa’nın doğumuna uyarlanmıştır.

Bir hıristiyan bayramı olarak Noel kutlamalarının başlaması

Roma’da Hz. İsa a.s.’ın doğumu anısına kutlanan bayramlarla ilgili en eski tarih olarak, 325 ve 336 tarihleri söz konusu edilmektedir. Buna göre Noel bayramı İmparator Konstantin’in saltanatının sonundan itibaren kutlanmaya başlanmıştır. 354 yılında Papa Liberius 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan geceyi Hz. İsa’nın doğum günü yıldönümü olarak ilan etmiştir. Doğu hıristiyanları ise 6 Ocak tarihini üçüncü yüzyıldan itibaren Hz. İsa’nın doğumu olarak kutlamaya başlamıştır.

Anlaşıldığı üzere, Hıristiyanlığın ilk yıllarında Hz. İsa a.s.’ın doğum günü anısına kutlanan bir bayram yoktur ve bu, Noel ve yılbaşı kutlamaları altında asırlar sonra Hıristiyanlığa dahil edilmiştir.

Noel Baba ve Noel Ağacı

Noel Baba, Noel gecesi çocuklara hediye dağıttığına inanılan kalpaklı, bembeyaz sakallı ve kırmızı cübbeli efsanevî bir şahsiyettir. Ünlü hıristiyan azizi Nicolas ile bir ilgisi olmamasına rağmen, şimdiye kadar bu kişi ile özdeşleştirilmiştir.

Aziz Nicolas, milâttan sonra 4′üncü asırda Myra’da, yani bu günkü Antalya’ya bağlı Fenike – Kaş karayolu üzerinde bulunan ve şu anda Kale ismindeki Derme ilçesinde yaşadığına inanılan efsanevî bir hıristiyan azizidir. Santa Claus adıyla tanınan Aziz Nicolas’ın hayatı çeşitli mitoslarla süslenmi ştir. Fakir ve güçsüzlere yardım ettiğine, evlilik çağındaki genç kızların çeyizlerini düzdüğüne ve küçük çocuklara hediye dağıttığına ve denizcileri koruduğuna inanılır.

İşte bu mitoloji kahramanı zamanla hıristiyanlaştırılarak turizm gayesiyle önce Aziz Nicolas’a sonra da Noel Baba’ya dönüştürülmüştür. Bununla da yetinilmeyerek, 1981 yılından itibaren her yıl Antalya – Demre’de Noel Baba şenlikleri düzenlenmeye başlanmıştır. Hıristiyan cemaatin bulunmadığı bu yerde yeniden restore edilen kilisenin bahçesine bir de Noel Baba heykeli dikilmiştir. Bütün bu çalışmaların, masum görünüşler altında aslında misyonerlik çalışmalarının uzantısı olduğundan müslüman halk endişe etmektedir.

Eski kültürlerden alınan Noel kutlamalarına, daha sonra yine putperest adet ve törenlerinden alınan “Noel Ağacı” eklenmiştir. Menşe itibariyle Hz. İsa a.s. ile ilgili değildir ve tamamen putperest kaynaklıdır. Çünkü eski dünyada sarmaşık, defne, çam gibi yapraklarını dökmeyen ağaçlar, ebedi gençlik ve yaşam sembolü olarak kabul edilmekteydi.

Çiçeklerle, mumlarla ve rengârenk süslerle bezenen çam ağacının, Kelt rahiplerin tanrılarına armağanlarına astıkları meşe ağacının yerini aldığı söylenmiştir. Noel’de çam kesmenin, Baltık sahillerinde yaşamış Tötonların dininden bir kalıntı olduğu üzerinde de durulmuştur.

Sonuç ve Değerlendirme

Görüldüğü üzere, Noel kutlamaları yoluyla eski kültürlerdeki pagan/putperest adet ve gelenekler, Hz. İsa a.s.’ın doğumu adı altında Hıristiyanlığa dahil edilmiş, İslâm dünyasına ve dünyanın diğer bölgelerine de “yılbaşı” adı altında yayılmıştır.

Noel ve yılbaşı birbirinden farklı olgulardır. Bugün Hıristiyanlığa göre Noel, Hz. İsa’nın doğumu hatırasına kutlanan yıllık bir ibadet iken, yılbaşı tamamen dünyevî bir olgudur. Bize gelince, yeni yılın müslümanlar açısından takvim değişikliğinden öte hiçbir anlamı yoktur.

Sonuç olarak Noel/yılbaşı kutlamaları adı altında yapılan kutlamaların İslâm dini ile bir alakasının olmadığı gibi, aslında menşe itibariyle Hıristiyanlıkla da alakası yoktur.

Hele bu geceki içki, kumar gibi haramları ve körpecik çam kesimini onaylamak kesinlikle mümkün değildir.

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b