Ne nedir :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



Edebiyatın edepsiz halleri

14 Aralık 2014 Bu içerik 3.716 kez okundu.



Porno

boybos tamam ağzı bütün diş
tevahür bir kadın bol memeli
hayli genç kız dudağı çiğnemiş
çok erkek ağzına girmiş dili
yüksekkaldırım'da fahişeymiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım

hüneri dört kişiyle sevişmekmiş
ikisi kadın olacak ince belli
yok canım yoksulluktan düşmemiş
yaradılışı kahpe ruhu işveli
galiba hiç kimse başedememiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım

gözlüklü bir velet aklını çelmiş
şiir meraklısı biraz fakülteli
artık sabah akşam yolunu gözlemiş
mübarek kadın değil gözyaşı seli
gelince sanki oğlunu severmiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım

anlayamadım gitti bu nasıl iş
bre bunlardan hangisi deli
hangisi hangisinin kanına girmiş
kim kimin neresine kilitli
bu filmi kim yazmış kim çevirmiş
şaşı mustafa'nın yalancısıyım

Attila İlhan

* * * * * * * * * * *

Karı seyrediyorum karı
Donu çözülmüş donsuz karı
Elimde biram
Ya rakım nerede?



* * * * * * *

Çoban türküleri

Çoban Türküleri


Dağdan indimse kurt sanma beni
Soğuk vurdu inceldi boynum
Yükseklere çıktım küçüldü yaşım
Ay karanlık gel beri
Dudağından emzir beni

Şu dağın başı da kar ile boran
Emminin sözleri tümüyle yalan
Ölür mü dünyada dengini saran
Ay karanlık gel beri
Dudağından emzir beni

Ben ta ezelden yangınım sana
Tomurcuk memeler koktu burnuma
Gül döşenmiş şalvarının ağına
Ay karanlık gel beri
Dudağından emzir beni

Köyümü özledim görmeye geldim
Ağzının içini öpmeye geldim
Yorganı üstünden atmaya geldim
Ay karanlık gel beri
Dudağından emzir beni

Gün gelecek çıkacağım dağlara
Belki yem olacağım canavarlara
Kanım karışacak yayla toprağına
Ay karanlık gel beri
Dudağından emzir beni


Süreyya Berfe


* * * * * *

SOKAKTAN GEÇEN KADIN

Önümden geçen güzel kadın,
Şimdi evine gideceksin.
Buğulu camların ardında, geceye karşı
Soyunup döküneceksin...

Aklıma gelenleri bağışla
İnsanız, neler düşünmeyiz!
Bir görüp bir yitirdiğim, hayal meyal
Beyaz göğsün, gerdanınla kimbilir
Kimlerin koynuna gireceksin...

Ömrümüz yükte hafif, pahada ağır
Amanvermez haramilere kaçırılmış.
Hem olmuş, hem olmamış istediğimiz.
Belki, bana düşündürdüklerini, birgün
Sen de düşüneceksin...

Turgut Uyar



* * * * *

İMANA GELDİM

Bir kız buldu beni akşam üstünde
Bâkire değil ama kızmış
Allahına kadar
O ne memeler o
O ne uyluklar o
Ooo
Hele o engebesiz aşağlara
İnen o göbeği o
O müselles o müselles o
Hiç ağda görmemiş ayda
Allahıma güzel

İşte o zaman imana geldim

Can YÜCEL



* * * * *

Aşağıdaki şiir, edebiyat tarihimizin saygın şahsiyetlerinden Sümbülzade Vehbi Efendi'nin müstesna bir eseridir. Şiirin hikayesi ise şöyle: Bir gün padişah Vehbi Efendi'yi yanına çağırır ve: "Bana öyle bir şiir yaz ki bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der. Ve işte sonuç aşağıda:

Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
* * *
Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.
* * *
Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
* * *
Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.
* * *
Salınarak giderken arkandan ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.
* * *
Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.
* * *
Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç,
Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.
* * *
Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.
* * *
Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam.



* * * * *

Aşk ve sevgiyi sade bir şekilde ifade eden şiirler manilerdir. Manilerimiz bazen biraz erotik çağrışımlar da yapabiliyor. İşte onlardan birkaç öğrnek:

Yanına
Gel geç gönül yanına
Yar bana ettiklerin
Sanma kalır yanına
Gel yosmam sarılalım
Gelsin yanım yanına
* * *
Ay gidiyor batmağa
Ben de vardım yatmağa
Elim kötü alışmış
Memelerin oynatmağa
* * *
Karanfil katmer olsa
Sevdiğim esmer olsa
Sevdiğimin dudağı
Akşama iftar olsa
* * *
Bedene
Gelir sular bedene
Su yolcusu değilsin
Ne çıkarsın bedene
Eğil bir şeftali ver
Hayat versin bedene

****
Ben ettim
Gör bir afet ben ettim
Hep kabahat bendedir
Nittim ise ben ettim
Ak gerdanı emerek
Bir küçücük ben ettim
* * *
Gül memesin
Koklayayım gül memesin
Bir dahı koklarım mı
Solmadan gül memesin



* * * *

Halk edebiyatımızın az sözle dünyalar kadar manalar ihtiva eden anonim türü atasözleri ve deyimler. Eee, sayfamız edepsi,z malum. Biz de edepsiz atasözlerini ve deyimleri bir araştıralım dedik. Bakalım neler bulmuşuz.

Not: Bizim aklımıza gelmeyenleri siz de ekleyebilirsiniz.

Atasözü : Kuru bok göte yapışmaz
Anlamı : Bir kişiye yapmadığı kesinlikle bilinen bir suçu yüklemeye çalışmak boşunadır.

Atasözü : Sıçılacak ağız göte yakın gelir
Anlamı : Kişinin ağır hakaret görmesi, kendisinin buna yol açmasından ileri gelir.


Atasözü : Osuranın burnuna sıçmalı ki koku ala
Anlamı : Yaptıklarıyla çevresini rahatsız eden kişiyi daha ağır eylemlerle rahatsız etmeli ki davranışının ne denli kötü olduğunu anlasın.

Atasözü : Osurukla boya boyanmaz
Anlamı : Yeterli olmayan davranışla bir iş başarılamaz.

Atasözü : Koyunun götü bir gün açıksa keçininki her gün açık:
Anlamı : Davranışlarını herkesin beğendiği bir kimse bir gün yanlış bir iş yapabilir. Bu her gün yanlış iş yapanınkinin yanında kınanacak bir durum sayılmaz.

Atasözü : İt boku acından yer
Anlamı : Kötü, yasadışı yollarla para kazananlar, geçimini sağlamak için başka yol bulamamamışlardır.

Atasözü : Göte yakın yerden et yememeli
Anlamı : Bir sakınca doğurabilecek işe girişilmemeli.

Atasözü : Bir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk da
Anlamı : Aynı aileden iyi insan da yetişir, kötü insan da.

Atasözü : Açık göte herkes tükürür
Anlamı : Utanç verici, iğrendirici davranışları herkes tiksintiyle karşılar.

Atasözü : Adam olacak çocuk bokundan belli olur
Anlamı : Bir kişinin yeni başladığı işte ilerleyip ilerleyemeyeceği daha ilk davranışlarından bellidir.

Atasözü : Ak göt kara göt hamamda belli olur
Anlamı : Aynı sınavdan geçecek olanlardan kimin iyi, kimin kötü durumda olduğu sınavın sonunda belli olur.

Atasözü : Acikacak diye siçmaya korkar.
Anlamı : Çok cimri insanlar için söylenir.

Atasözü : Ad Ali nin göt Veli nin.
Anlamı : Bir isi yapan, bu is için ugrasan kisinin adi anilmaz da bu isten yararlanan kisinin adi anilirsa kullaniliyor. Ad zamanla At oluvermis. Bu sözü kimileri kim kime dum duma anlaminda kullaniyor.

Atasözü : Adam bildim esegi, altina serdim dösegi.
Anlamı : Saygi gösterip yardim edilen kisinin terbiyesiz ve densiz oldugunu ögrenildiginde söylenen bir söz.

Atasözü : Adi(m) ulu, götü(m) kuru.
Anlamı : Ünü çok fakat sanilanin aksi bir durumda olan insanlarin sözü.

Atasözü : Agzinin domalmasindan Ömer diyecegi belli(ydi).
Anlamı : Yapilan kötülük ardindan söylenen, aslinda her seyi bastan anlayanlarin söyledigi bir söz.

Atasözü :Akim derken bokum der.
Anlamı : Tutarsiz olan, çeliskili konusan, kendini övmeye çalisirken kötü yönlerini anlatan insanlar için kullanilir.

Atasözü : Aklim bokuma karisti.
Anlamı : Korku, saskinlik ve panik duygularini ifade etmek için kullaniliyor. Asiri mutlulukta kendini kaydenler için de.

Atasözü : Al sana bir kaya, nerene (nereye) dayarsan daya.
Anlamı : Bir sorunun nasil çözülecegini bilemeyen ya da sorunu baskasinin sirtina yükleyen bir insanin sözleri.

Atasözü : Alacagin bir igne, çeligin okkasindan sana ne!
Anlamı : Ugrasi alanini daha büyük konularla ilgilenerek abartan kimselere. (Bunda kaba söz yok ama çok hoşuma gitti ondan paylaştım)

Atasözü : Alçacik alçacik damlar, bedava gitti bizim amlar.
Anlamı : Ev kadininin gelin gittigi evde (bazen yillar sonra bile) emsal gelinlere kiyasla yoksul görünen evinin alçak tavanina bakip, iç geçirmesi.

Atasözü : Alti aylik seyisligi var, kirk yillik at boku (fiski) eşeler (karistirir).
Anlamı : Deneyimsiz fakat çok bilmis gibi davranan, beceriksizlik yapan, ortaligi karistiran kisilere...

Atasözü : Am budalasi.
Anlamı : Kadinlarin etkisinde, akli fikri kadinlarda ve cinsellikte olan kisi.

Atasözü : Am bulmus, killisini ariyor.
Anlamı : Amacina erismis, bir seyleri elde etmis daha da iyisini istiyor, elindekini begenmiyor anlaminda kullanilir.

Atasözü : Amı olanin imanı olmaz.
Anlamı : Kadinlar için söylenen bu sözü sanirim erkekler çikardi, nedendir ben bu sözü yasli bir teyzeden duydum.

Atasözü : Anasini bellemek.
Anlamı : Birine (özellikle erkekler için) en duyarli konuyu örnek göstererek büyük bir kötüllük yaptigini söylemek.

Atasözü : Anasini satayim.
Anlamı : Bir durumu önemsememek. Ne olursa olsun, varim anlaminda.

Atasözü : Anasini sattigim.
Anlamı : Birine bela okumak. Lanetlemek.

Atasözü : Anasini sattim.
Anlamı : Bu isi yoluna koydum, basariyla sonuçlandirdim, siyirdim, kivirdim.

Atasözü : Anasinin nikâhi.
Anlamı : Uzak bir yer.

Atasözü : Anasinin nikâhini istemek.
Anlamı : Sattigi malin karsiliginda çok fazla bedel istemek.

Atasözü : Anlasildi Vehpi nin kerrakesi.
Anlamı : Bu masum deyim, isin iç yüzünün anlasildigi, amacin belli oldugu zamanlarda kullaniliyor. Kerrake, ses olarak kötü bir seyi çagristirir gibi görünse de, aslinda bilim adamlarinin bir zamanlar giydigi ince kumastan yapilmis üstlüge verilen ad.

Atasözü : Ar namus tertemiz.
Anlamı : Namus ve utanma duygularindan tamamen siyrilmis.

Atasözü: Amının üstünde tuz yalatmak.
Anlamı: Kocasına her söylediğini yaptırmak, onu kul köle etmek.

Atasözü : At yarrağıyla kulagini kasir.
Anlamı : Densizce davranislarda bulunan, asagilik kisilere söylenir.

Atasözü : At anasi.
Anlamı : Iri yari, erkeksi kadinlara bir yakistirma. Bk: Dev anasi.

Atasözü : Ayrani yok içmeye tahtirevanla (atla) gider siçmaya.
Anlamı : Durumuna, yoksulluguna bakmadan gösteris yapmaya, varsillar gibi davranmaya çalisan insanlar için söylenen bir söz.

Atasözü : Az koy da, sen koy.
Anlamı : (Ok: Az ko da, sen ko.) Çok kandirilan, dostlarindan kazik yiyen bir insanin yakinisi. Bazen de, önerinin yani sira yardim da isteyen bir insanin kullandigi söz.

Atasözü : Alışmadık Götte tuman (Don) Durmaz.
Anlamı : Bir insan bir şeyi içine sindiremezse o işte başarılı olamaz.

Atasözü : Şanssız Deveyi Çölde Kutup Ayısı Sikermiş.
Anlamı : Çok şanssız olmak.

Atasözü : Eşşeği Siken, Ossuruğuna Katlanır..
Anlamı : Hamama giren terler.

Atasözü : İmam Ossurursa, Cemaat (çatır-çatır) Sıçar.
Anlamı : İnsanlar, liderlerinin yaptığını yapar.

Atasözü : Zaman Kötü, Kolla Götü.
Anlamı : Kendine dikkat et.

Atasözü : İşini Bilmedik Çavuşlar, Döner Götünü Avuçlar.
Anlamı : Başarısız olmak.

Atasözü : Ölüyü Çok Yıkarsan, Ya Ossurur Ya Sıçar.
Anlamı : Çok özenilen işler sonuca varmaz.

Atasözü: Karıncayı siker, belini incitmez.
Anlamı: Çok kurnaz

Atasözü: Yarraklara yan basmak.
Anlamı: Aniden çok kötü bir durumla karşılaşmak.

Atasözü: Yarrağı yedik.
Anlamı: Çok kötü duruma düşmek.

Atasözü: Göte gitmek.
Anlamı: Suçu yokken suçlu duruma düşmek.

Atasözü: Amcık amcık konuşmak.
Anlamı: İleri geri, ne dediğini bilmden konuşmak.

Atasözü: Taşşak geçmek.
Anlamı: Dalga geçmek.

Atasözü: Adamın amcığına doyum olmaz.
Anlamı: Aslında tersini kast ediyor. Gıcık adamlarla bir arada olmak çok zordur, bir an önce ondan uzaklaşmak gerekir.



* * * * * * *


Ağız Tadı

Ne kadar geçti aradan?
Bilemiyorum.
Özlemin çığ gibi büyüyor
Dayanma gücünü bulamıyorum.

Yalnızca avunuyorum.
Ellerini tutamasam da
Bakışların hep gözlerimde duruyor
Ağız tadım bozuk dedimse de
İnanma
Dudaklarının tadını unutamıyorum.

Göğüslerini avuçlamak
bazı bir bir emmek istiyorum
Buz kesildiğim oluyor bazen
sana sarılıp uyuyorum.

Tüm bunlar yetmiyor ama
Seni ara sıra gözlüyorum da
Nasıl bir duygu anlamıyorum
Kahroluyorum.

Sana müthiş kızdığım da oluyor bazen
İliklerim sızlıyor seni anımsadığımda
Diri, dip diri oluyorum
Allah belanı ver(me)sin
Seni özlüyorum seni istiyorum.

Ahmet Kutsi Tecer


* * * * *


Menapoz

Yardımı kesildi ya Amerikan Dostluğunun
Gençler, kendinize mukayyet olun!
Kime saldıracağı belli olmaz haaa
Adetten kesilmiş kibar orospunun.

Can Yücel

* * * * * *

Ayıp Resimler


-I-

ateşten köpekler yalıyor
sütlü meme uçlarını
zebaniler kazımış cehennem yalazı saçlarını
azrail gelir
nefes nefese teslim alır elbet
yanardağ ağzı cinselliğinden
kazığa çakılmış kadını

-II-

camların ardında çınar
camlardan yemyeşil yığılan güneş ışığı
acı sarı bir arı vızıldar
vurup kendini o duvardan bu duvara

kadının bütün gözleri ışık bulaşığı
erimiş gümüş mü dökülmüş
öyle parıltılı ve yoğun
tırnaklarının yaldız güneşi yansıtıyor
parmaklarını kımıldattıkça
sanki alüminyum

kadının pençelerinde oğlan çocuğu
on üç yaşlarında ancak
sarışın akça pakça
soyulmuş muz dersiniz
kokulu ve yumuşak
kadının altın dişleri her yanına batıyor
her değdiği yeri yakarak soluğu
dilinden kulak içlerine
ışık zerrecikleri bırakarak

kadın iri çekme burunlu
kırkına yakın
çıplak
ışık sızıyor hücrelerinden ter yerine
körpe erkekliğini kapmış oğlanın
-kendini tutmasa-
koparıp yutacak

Attila İlhan

* * * * * *

KADIN BACAKLARI

Her ayağın bastığı yerde sanki kalbim var,

Kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden.

Ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar,

Gidiyorum bir kadın bacağının peşinden.



Bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü,

Gözlerinden ziyade bacaklarına yakın,

Bir lisandır onların duruşu, bükülüşü,

Kadınlar! Onlar varken konuşmayınız sakın.



ince sütunlardaki ilahi güzelliğe

Bacakların ruhudur şekil veren diyorum

Bacakları bir kalın örtüde saklı diye

Mermerde kalbi çarpan Venüs'ü sevmiyorum.



Boynuma doladığın güzel putu görseler

insanlar öğrenirdi neye tapacağını.

Kör olsam da açılır gözüm, ona sürseler

isa'nın eli diye, bir kadın bacağını.

NECiP FAZIL KISAKÜREK

* * * * * * * *

Vaziyet-i Umumi

benim halim memleketin hali
üç gündür kabızım, dışarı çıkamıyorum
ne geğiriyor ne osurabiliyorum
içim gırtlağıma kadar bok
her zamanki gündelikçi kadın
iki kız yollamış yerine,
acı şeyler etrafımda dolanıp duruyorlar
zaten başım dönüyor
yemekten içmekten kesildim
boyuna lagman yaptırıyorum,
götüme fitil sokuyorum
bunlar yetmezmiş gibi disarida
sokak insaati yeniden basladı
matkaplar gırla
kendimi intihar edecegim bir gun...

Can Yücel

* * * * * * * *

bu devirde herkes hep ''ben'' der
kimisi gönülden kalender
yaşam dediğin böyle işte
altını şer, incisi ker

Can Yücel

* * * * * * * *

Seke Seke

catal yuregimle turkulu yollara
dustum ki o kadar olur...
seke seke ben geldim
sike sike gidiyorum...

Can Yucel

* * * * * *

İMANA GELDİM

Bir kız buldu beni akşam üstünde
Bâkire değil ama kızmış
Allahına kadar
O ne memeler o
O ne uyluklar o
Ooo
Hele o engebesiz aşağlara
İnen o göbeği o
O müselles o müselles o
Hiç ağda görmemiş ayda
Allahıma güzel

İşte o zaman imana geldim

Can YÜCEL

* * * * * * * *

Nüktedan Şair Eşref

Nüktedan Şair Eşref (Neyzen Tevfik'in hocası) trende seyahat ediyor. Yanında da bir geveze. Dam diyor, kapı diyor soru soru üstüne sıkıyor azizi. Derken bir soru daha :
"Adem çamurdan yaratıldı da acaba içinde saman da var mıydı?"
üstad dayanamıyor illa ki:

Ey bana tiynet-î Adem'de saman var mı diyen,
Bir daha etme bana gel bu sual-î hamı
Balçığında saman olsaydı eğer insanoğlunun
Çatlayıp da yarik olmazdi ananin amı!..

* * * * * *

Ben sana bok demem
Noklar duyar ar eder
Bir zerren düşse boka
Onu da mundar eder

Tanrı senin hamurunu
Necasetle yogurmuş
Anan seni sıçarken
Yanlışlıkla dogurmuş

Neyzen TEVFİK

* * * * * *

SAN

Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların
Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dörtnala sevişmek lazım.

CEMAL SÜREYA

* * * * * *

Sessizliğin içinden yürüyen horoz sesleri
Beni ölüm yeşiline götürüyor
Vardım zaten varacağım yere
Yalnızlık
Bütün perdeleri kaldırmış bütün pencereler
Son bir ışık
Sikimin tellerini çınlatıyor yine de
Yine de âşığım yine de âşık

CAN YÜCEL

* * * * * *

SAYIM

Ayışığında oturduk
Bileğinden öptüm seni

Sonra ayakta öptüm
Dudağından öptüm seni

Kapı aralığında öptüm
Soluğundan öptüm seni

Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni

Evime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seni

Başka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seni

En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni

Cemal Süreya

* * * * * * *


İNSAN GİBİ

Yaşadım, Tanrım,
Yarım ve uluorta,
Bir dahaki hayatta,
Varsa öyle bir hayat,
Şiir yazar mıydım,
Bilmiyorum.

Ama kadınlar, Tanrım,
Öyle sevdim ki onları,
Gelecek sefer
Dünyaya
Kadın olarak gelirsem,
Eşcinsel olurum.

CEMAL SÜREYYA

* * * * *

SARHOŞ BİR KADIN BALADI



Kaç içki daha ne ağır bir iş

Alkol ırgatlığı bardakta ruj izi

Gözlerinin mavisi akında erimiş

Tütün sarısına dönüyor benzi

Şehvetin dürtüsü

Seviş

Seviş

Seviş



İçindeki çöl çok daha geniş

Nasıl bir susamak içebilse denizi

Ağzını bulamıyor nerede kaybetmiş

Oysa yutabilir erkekliğinizi

Şehvetin dürtüsü

Seviş

Seviş

Seviş


Attila İLHAN

* * * * * * * * *


GÜZELLEME

Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların
Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur
Bunlar da saçların işte akşamdan çözülü
Bak bu sensin çocuğum enine boyuna
Bu da yatak olduğuna göre altımızdaki
Sabahlara kadar koynumda yatmışsın
Bak bende yalan yok vallahi billahi
Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur

İşe bak sen gözlerin de burda
Gözlerinin ucu da burda yaşamaya alışık
İyi ki burda yoksa ben ne yapardım
Bak çocuğum kolların işte çıplak işte
Bak gizlisi saklısı kalmadı günümüzün
Gözlerin sabahın sekizinde bana açık
Ne günah işlediysek yarı yarıya

Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların
Bunların konuşması olur öpülmesi olur
Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde
Vapurdaydık vapur kıyıya gidiyordu
Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu
Uzanmış seni usulca öpmüştüm
Hemen yanımızdan balıklar gidiyordu.

Cemal Süreya

* * * * * * * * *

Venüs'ten Adonis'e

Bir koru olayım ben, sen benim geyiğim:

Beslen nerde istersen, dağda ya da vadide;

Otla dudaklarımda, ve kurursa o tepeler,

Aşağı sap, güzelim çeşmelerin aktığı.


SHAKESPEARE

* * * * * * *

HAYAL

Bu akşam bir ateş duyup etimde
Kadın, kadın diye içimi oydum.
Ruhuma bir serin yer istedim de
Alnımı mermerin üstüne koydum.

Birden karanlıklar sökülüverdi,
Odama bir hayal dökülüverdi,
Karşımda gerindi, bükülüverdi,
Onu gözlerimle çırçıplak soydum.

Artık ben ne günah olsa işlerim,
Yumuşak yastığa geçti dişlerim,
Bir an kadar sürdü can verişlerim,
Ey kadın, bu akşam sana da doydum.

Necip Fazıl Kısakürek

* * * * * * * *

İHTİYARLIK VE GENÇLİK

İhtiyarlık ve gençlik diye
Ömrü ikiye böldürme
Ey büyükten de büyük Allah'ım
Benden evvel kuşumu öldürme

Neyzen Tevfik

* * * * * *

YAŞASIN TEMİZLİK

Cevriye hanım koşarak banyoya girdi
Banyonun dört yanı fayans
Duvarları kar gibi.

Cevriye hanımın işi acele
Kocası yatakta bekler
O da ayrı mesele.

Cevriye hanım soyundu çabucacık
Güzelliğini seyretti
Düşündü açık saçık.

Cevriye hanım başladı yıkanmağa
Sonra çıktı kurulandı giyindi
Doğru yatağa.

Cevriye hanımın kocası güldü gevrek gevrek
Başında kuş tüyü yastık
Altında pufla döşek.

Cevriye hanımda bir rahatlık bir hafiflik
Ohh! Dünya varmış
Yaşasın temizlik.

Ümit Yaşar Oğuzcan

* * * * * * * *

Lâle

Ellerimle soydum seni
Taç yapraklarını açması gibi
Nar gibi diş dişti tazeliğin.

Ah şakıyan ormanı solukların,
Öpüşün, bakışın yüreği,
Soran diri sessizliğinde.

İsteğinin damı uçmuştu göğe,
Uğultulu sarı kelebeklerdi,
Dört bir yanından boşalışın.

Bağladım seni dişlerimle
Doymak bilmez bir ipek böceği gibi,
Ay gibi yarıktı kırmızılığın

İki dilim lâle döşekte.


Melih Cevdet Anday

* * * * * * * * *

MÜSTEHCEN ŞİİR

İffet hanım ile rahmetli kocası
Evlendiler evleneli her Allahın gecesi
Yan gelip pufla gibi karyolaya

“Hürriyet inancı nelerine
Yaşama sevinci nelerine
Yolcu nelerine hancı nelerine”

İffet hanım yirmi iki yirmi üç
Rıfat Bey otuzunda
Dışarda bir yağmur inceden ince
Karyola gıcır da gıcır
Mevsim yazdı kıştı yahut bahardı
Yan gelip pufla gibi karyolaya
Çukulata yerdi sarmaş dolaş
Gülüşüp koklaşıp sevişip
“Kaymak Tabağı”nı okurlardı.

Turgut Uyar

* * * * * * * *

BRAVO

Bravo ne güzel sevişiyorsunuz
Bir türlü doyulmuyor size
Gözlerinizde yorgunluktan eser yok
Bravo bravo dişiliğinize

Bravo göğüslerinize, kalçalarınıza
Nerenizden tutsam dipdiri
Hayretler içindeyim aşk olsun
Kimden öğrendiniz bu öpüşmeleri

Böylesine başımı döndüren
Şaşırdım siz misiniz yoksa bahar mı
Her an bir başka biçimdesiniz
Beni böyle çılgına çevirmek var mı

Aman bu anı yitirmiyelim
Sevişelim bir daha bir daha
O dişiliğinize, o güzelliğinize
Bravo bin defa beş yüz bin defa

Ümit Yaşar Oğuzcan

* * * * * * *

Bedava

numaralı tribündeki
saçları kızıl boyalı fıstık
memelerini bana yaslayıp
konuştu durdu Gardena’dan
poker salonlarından
bense sigara dumanı üfledim
suratına
ve tepede gördüğüm
Van Gogh sergisinden
bahsettim
ve o gece
onu eve götürdüğümde
Big Red şimdiye dek gördüğüm
en iyi attı,
dedi -
ben soyunana kadar.
Ama düşünüyorum da
galiba Van Gogh sergisinde
50 sent ücret
aldılar.

Charles Bukowski

* * * * * * *

"Müstehcenlik hiç bir kitapta bulunmaz, hiç bir resimde yoktur; ona bakan ve onu okuyanın zihinsel niteliğinden başka bir şey değildir. Müstehcen edebiyatin ortadan kaldırılması için hiç bir kanıt sunulmadı; mustehcen edebiyat, kaçınılmaz sonuçlar aracılığıyla, zihnin özgürlüğüne konmuş olası tüm sınırlamaları haklı çıkarmaz ve şu ana dek de haklı çıkarmamıştır. Müstehcenlik yalnızca onu keşfedenlerin ve bundan dolayı başkalarını mahkum edenlerin beyinlerinde var olur."

Henry Miller (ABD'li yazar, 1891-1980)

* * * * * * *

Jilet Yiyen Kız

o kızı nerede nasıl görsem
aklımı başımdan alır ağzı
saçları şıra köpüğü desem
kaşları bıçak izi kırmızı

yakut pulları mı / bu ne görkem
kanlı gözbebeklerindeki yazı
beni nasıl büyüledi bilmem
kirpikleri örümcek kırmızı

kızıl demirden bir ünlem
salınması yangın yalazı
korkmasam öpmeye eğilsem
dişleri elektrik kırmızı

çarpılmışım başım sersem
sevdim jilet yiyen kızı
göğsündeki kumrulara değsem
gagaları zehirli kırmızı

içerse kezzap içer / hem
sarhoş da olmaz / azıp bazı
yasak bölgelerine insem
tüyleri ısırgan kırmızı

gece gündüz tek düşüncem
kasıklarımdaki ince sızı
artık kimseyle sevişemem
anladım sevişmek kırmızı

jilet yiyen kız merih'li gecem
birlikte bulacağız belamızı
sonumuz kuşkusuz cehennem
kırmızı kırmızı kırmızı

Atillâ İlhan

* * * * * *

Sahne-i Ömrümden Nefs-i Emmareye Hitabım

Âlemin bağ-zârını sikeyim
Sünbül ü verd ü nârını sikeyim
Andelib-i nizârını sikeyim
Hâsılı nev-baharını sikeyim!

Bana yoktur lüzumu gülşeninin,
Şeb-i tarîk ü rûz-ı rûşeninin
Ne gulâmının ne de zenninin
Hepsinin tâ mezarını sikeyim!

Ağlamam ben, ben erkeğim erkek,
Hayli güçtür bana cefâ etmek,
Minnet etmem bu ömre de felek,
Atını al, tımarını sikeyim!

Güççedir bu fakiri aldatmak,
Yüzdürüp sonra kündeden atmak,
Gözünü aç da sen bana bir bak,
Ben senin i'tibarını sikeyim!

Saki-i mâh-rûyına sıçayım,
Gülünün reng ü bûyuna sıçayım,
Mutrîbin hâyâ-hûyuna sıçayım,
Sâgar-ı neşvedârını sikeyim!

Yok sâfâsı hezâr-ı dem-gerinin,
Gül-sitanda şükûfe-i terinin,
Bezm-i sahbâ-yı rûh-perverinin
Neşvesiyle hümârını sikeyim!

Feleğin uğradımsa vartasına,
Sıçayım ağzının ta ortasına,
Bunu yazsın cihan da hartasına,
Kıta'at ü bihârını sikeyim.

Neyzen Tevfik

* * * * * * *

"Eğer bir kadını elde etmek, bir kadeh cini ya da bir paket Gauloise sigarasını elde etmek kadar kolay olsaydı ve onun, alkol ve sigara gibi, kirli ve mide bulandırıcı bir odaya tıkılmaya zorlanmaksızın açık havada tadına bakma özgürlüğümüz olsaydı, alkolizm ve nikotin zehirlenmesi çarçabuk ortadan kalkardı ya da en azından makul ölçülere inerdi. Hükümetin tüm olanakları kullanarak kentlileri konyak içmeye, pis kokulu otlar yakmaya itelemesi ve aynı zamanda alabildiğine karmaşık ama aslında kesinlikle normal bir işlevi gerçekleştirmeye yönelmekten başka bir şey yapmayan uçkuru düşükleri ön yargılar ve diğer kurallar ile mahkum etmesi olgusunda eğlenceli bir çelişki var... "

(Boris Vian, Pornografi Üzerine, Altıkırkbeş Yayınları, 1988,s.31)

* * * * * * *

ŞİİR DÖLLEMESİ

Öylesine olmalı ki değinme
Döllemeli, yetmez orgasmus.
Embriyon ve dölüt
Başlamalı büyümeye beyinde.

Gevşemeden az sonra kollar
Bir şeyler eklemeli verdiğine.
Değer miydi yoksa bunca bekleme,
Ellenmemiş organlardan elleri
Bir okşayış gibi gelip geçecekse.

Bütün diri spermalar, şiirler
Kalsın yerli yerinde,
Tavlı topraklara değil de
Kuru tahtalara düşecekse.

(DİVANÇE / 1965)
Behcet Necatigil

* * * * *

Hür Hamamlar Denizi

Kadınlar hamamında güzin
Bacağının birini suya uzattı
Erkekler hamamında Metin
Uzandı o bacağı bir güzel öptü
Öpsün bakalım...

Kadın kısmı napar güzin onu yapacak
Bacağını azcık yukarı çekti
Metin yutar mı kaçın kurrası
Bu sefer biraz aşağıdan öptü
Hadi bakalım...

Az daha biraz daha derken sonunda
O güzelim bacak sudan çıkacak
Bacakla beraber bir mesele önemli
Acep şimdi Metin nerden öpecek
Dur bakalım...

Cemal Süreya

* * * * * * *

Can Yücel'den bir anekdot...

Bir gün rahatsız olan Can Yücel bir şiir dinletisine katılıyor. Ricayı kıramadığı için kalkıp şiir okumaya başlıyor ve şiir boyunca sıkça öksürüyor. Neyse şiiri bitirince

"Öksürükler şiire dahil değildir."

diyor. Herkes gülerken bir yandan da ağzından küfür çıkmamasına şaşırıyor. Tam o sırada Can Baba geri dönuyor ve şunu diyor:

Kafanızı siktiysem özur dilerim!

* * * * * *
Şahid-i Şevk u Safa

Şahid-i şevk u safa etmez teveccüh bizlere,
Yaver-i bahtı ezelde gırtlağından boğmuşuz.
Safha-i mazi mülevves, hal bok, ati kenef
Mader-i hürriyetin guya götünden doğmuşuz.

Neyzen Tevfik

* * * * * *





Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b