Ne nedir :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



Özel ders alırken dikkat edilmesi gerekenler, özel ders verirken dikkat edilmesi gerekenler

14 Aralık 2014 Bu içerik 6.286 kez okundu.

Özel ders hakkında herşeyi derledik topladık sunduk, değerlendirme sizin..

Şunu farketmişinizdir ki başarılı öğrencilerin başarısını her ne kadar dershane ve özel okullar sahiplenmeye çalışsa da her başarılı öğrencinin arkasında ona özel ders veren değerli bir öğretmen vardır.


Böyle zorlu bir sistemi öğrenci tek başına veya bir guruba anlatılan dersten edindiği izlenimlerle başaramaz.
Özellikle zayıf öğrencilerin özel dersten başka çareleri yoktur. Çünkü öğrencinin okul ile arasındaki mesafe açıktır ve yılların sonucu olan bu seviye farkı , sınıfta öğretmenin vereceği genel anlatımla giderilemez . Çocuk anlatılanların temelini teşkil eden konulara hakim olmadığından sadece hocanın tahtaya yazdıklarını defterine yazar. Anlatılanların çoğunu anlamadığından dolayı, derste sıkılır , konuşur , okula ders için değil de , arkadaşlarını görmek , muhabbet etmek için gitmeye başlar.


Özel ders her zaman en iyi kalitede eğitim ve başarı demektir. Öğretmen öğrenciyi birebir takip ettiğinden, nerede eksiği olduğunu görür ve ona göre program oluşturarak , öncelikle eksiklikleri ortadan kaldırır. Daha sonra bol egzersiz ve etkili anlatımla öğrencinin derse olan hakimiyeti artar ve başarı kaçınılmaz olur . Özellikle de temel eksiklikleri giderilmiş öğrenci, birebir eğitimle okul müfredatını , okuldaki öğretmenden önce takibe başlarsa, yani özel ders öğretmeni , okul konularını daha okulda görmeden anlatırsa; okulda tekrar anlatılacağından öğrencinin konuya hakimiyeti iyice pekişir, diğer öğrencilerin konu hakkında bilgisi olmadığından , onları geçer , tahtaya daha sık kalkar ve sözlü notunu yükseltir vb.


Günümüzde pek çok aile özel ders yolunu seçmekte ama özel dersi aldırırken sadece parayı dikkate almaktadır, yani kim daha ucuza ders veriyorsa o kişiye yönelmektedir. Bu çocuklarımızın geleceğini karartabilecek , onları geri dönülmez sonuçlara sürükleyebilecek büyük bir hatadır. Eğitim profesyonellerin işidir , böyle ucuz ücretle ders veren kişiler büyük ihtimalle üniversite öğrencisidirler , tecrübesizdirler, kısa sürede başarının geleceğini , çocuğun notlarının yükseleceğini vs. söylerler.

Ama böyle olmaz, , daha sonra okuldaki öğretmeni eleştirmeye başlarlar, soruları zor sorduğunu, aslında öğrencinin iyi durumda olduğunu falan söylerler yani kendilerinde hiç suç bulmazlar ve başkalarını suçlamaya başlarlar. Daha sonra öğrenciyi bile suçlarlar ve yeterince çalışmadığını söylerler. Sonunda başarı gelmeyince aile ders almayı bırakır ama 6-7 ay geçmiş olur ve öğrencini siciline aldığı düşük notlar bir daha değişmemek üzere geçmiş olur. Orta öğretim puanını düşüren bu düşük notlar bir daha düzeltilemez. Dolayısıyla ailenin ders aldıracağı hocayı seçerken dikkatli olması ve kaliteyi ön plana alması gerekir. Ders verecek öğretmenin mezun olduğu okulu, görev yaptığı kurumu, tecrübelerini bilmesi en doğal hakkıdır çünkü canı olan evladını ona teslim etmektedir.
Bazı aileler de ekonomik durumları müsait olmasına rağmen özel ders aldırmayı düşünmezler bile. Bunun sebebi ya paraya kıyamazlar ya da ,kendi kendine yapsın, ne işi var otursun çalışsın , anlayışı hakimdir ama sigara gibi fuzuli pek çok şeye para harcarlar, hem de düzenli ve ömür boyu. Mevcut sistemde , okul programı ile arası açılmış çucuğun 24 saat çalışsa bile durumunu düzeltmesi mümkün değildir,bazen haftada alınacak bir saat özel ders bile yetmektedir. Üstte sıralanan iki yaklaşımdan ötürü nice yetenekler keşfedilmeden kaybolur gider.

* * * * * *

Özel ders, öğrencinin bir derste veya konuda sınıf ortamında gerekli başarıyı veya performansı gösterememesi durumunda yapılan birebir takviyedir. Sınıf ortamında anlatılan dersler genele hitap ettiği için bazı öğrencilere gereğinden basit bazılarına ise ağır gelebilmektedir. Bazı öğrencilerde ise belki basit bir ön bilgi konunun çok kolaylıkla öğrenilmesini sağlamaktadır .
Özel dersi zayıf öğrencinin alması gerekliliği yanlıştır. İyi veya çok iyi öğrencilerde özel ders takviyesi yapmalıdır. Çünkü 1 saatlik özel ders 5-6 saatlik sınıf dersine bedeldir. Öğretmen öğrenci ile beraber olduğunda onunla empati kurup hangi tür çalışma metodu uygulanacağını net görür. Gereksiz bildiği konuları hızlı geçip sorun tespit ettiği noktalara yoğunlaşabilir.


Sınıf dersini tek tip, birkaç bedeni olan üniformaya benzetirsek; Özel dersi kendimize özel terzinin tasarlayarak diktiği elbiseye benzetebiliriz. Tabii terzinin mahareti burada ortaya çıkıyor.

* * * * * *

Özel ders öğretmenin öğrenciye özgü yöntemler geliştirmesine olanak sağlar. Her bireyin öğrenme ve algılama biçimleri farklılık gösterir. Özel ders öğretmenin öğrenci için en doğru öğrenme biçimini saptama ve uygulamasına ortam yaratarak “kalıcı ve kaliteli” bir öğrenmenin yolunu açar.
Özel ders öğrencinin sadece o dersi öğrenmesini sağlamaz o dersle birlikte nasıl ders çalışılması gerektiğini, kendi için en doğru öğrenme biçiminin ne olduğunu da öğretmiş olur.


Özel ders boyunca öğrencinin bütün dikkati öğretmende, öğretmenin bütün dikkati de tek bir öğrenci üstünde olur. Bu öğrenmenin kalitesi açısından çok önemlidir. Öğretmen anlaşılamayan noktaları o an tespit ederek anında müdahale etmekte, öğrenci de sadece öğretmeninin anlattıklarına odaklanarak konuya tam olarak hakim olmakta ve anlamadığı nokta da anında sorularına cevap almaktadır.


Özel ders zaman içinde öğrencinin konsantrasyon düzeyini geliştirir ve motivasyonunu arttırır. Bu şekilde gelişen öğrenci hem okul derslerinde hem de girdiği sınavlar da daha bilinçli ve başarılı olur.

Tüm bu avantajlar, zamanın verimli kullanılması, öğrencinin ve velinin isteği doğrultusunda uygun vakitlerin tercih edilebilir olması, öğrencinin kaliteli ve kalıcı öğrenmeye sahip olması ve kendi için doğru ders çalışma yöntemini geliştirmesine imkan sağlaması özel dersi vazgeçilmez bir öğrenme yöntemi yapmaktadır.

* * * * * * *

Neden özel ders almalıyım ?

Her öğrenci ayrı bir birey ve kişiliğe sahiptir. Her kişide olduğu gibi her öğrencinin de ayrı ayrı yetenekleri vardır. Herkes her konuda başarılı olamaz. İşte bu başarısız olunan noktada o konuda yeteneği olan kişiden yardım almak gerekir. Bunun içinde öğrencinin desteğe ihtiyacı vardır. Bunun için özel ders alma ihtiyacı doğar.

Özel ders birebir eğitim, öğrenme metodlarının en etkili biçimidir. Eğitimci, birebir eğitimde, ders boyunca bütün dikkatini öğrenci üzerinde yoğunlaştırma şansına sahiptir. Bu şekilde eğitimci, öğrencinin öğrenme alışkanlıkları ve bilgi seviyesini kolaylıkla anlayabilir ve ders programını ve dersin işleniş biçimini öğrenciye uygun olarak düzenleyebilir.

Özel ders sürecinde öğrenci tam ihtiyacı olan konulara odaklandırılır. Kalabalık bir sınıfın geneline değil öğrenciye uygun materyal (konu anlatım dökümanları, testleri, vs..) kullanımı ile dersin amacına ulaşması sağlanır. Böylece enerji ve zaman ekonomik bir şekilde kullanılmış olur

Özel ders, son yıllarda sıklıkla tercih edilmeye başlamıştır. Öğrenci özel ders ile eksiklerini daha iyi görür ve eksiklerini daha hızlı giderebilir. Çok sayıda öğrenci ile aynı anda ders alma ile bire bir ders almak arasında çok ciddi fark vardır. Özel dersi veren öğretmen öğrencinin eksiklerini tesbit edebilir ve sorunun üzerine gidebilir. Anlamadığını düşündüğü konular üzerinden tekrar geçebilir.

Özel dersin farkı öğrencinin kendisine uygun çalışma sisteminde ve zamanlarda dersleri öğrenmesidir. Eğitmenler bir konunun öğrenci tarafından iyice kavrandığına kanaat getirdikten sonra yeni konuların öğretimine geçerler. Özel derste öğrenciler istedikleri kadar temel veya karmaşık soruları sormakta özgürdürler. Özel ders almak istekleri genelde sınav dönemleri yaklaştıkça artar. Özel dersin sıklığı başarıyı artırmada önemlidir. Veliler sıklıkla matematik, yabancı dil, geometri, Türkçe, tarih gibi derslerde özel ders tercih etmektedir. Öğrenme potansiyeli kişiden kişiye çok farklılık gösteren bir olgudur. Birebir özel ders, ders zamanlarını, ders programını ve dersin işleniş metodunu kişiye göre düzenlenmesini sağlaması açısından çok etkili bir yöntemdir.

* * * * * * * *

Özel Ders fiyatları, Özel Ders Fiyatlarıankara özel ders fiyatları, , özel, ders, özel ders, matematik özel ders, özel ders ücretleri, matematik özel ders fiyatları, matematik özel ders ücretleri:
Özel Ders Merkezleri

Özel Ders Fiyatları değerlendirmesi
Özel ders fiyatları konusuna bir bakış atacağız.

özel ders fiyatları makul bir seviyede devam ediyor. Bu, özel ders eğitimi veren bir kurum olarak bizim hoşumuza giden bir durum aslında. Özel derslerin sadece belli bir zümreye, zenginlere yönelik bir eğitim sistemi olmaması gereklidir. Gün geçtikçe gereksiz bir pahalılığa ulaşan kalitesiz okul ve dershane eğitimlerinin yanında, başarı odaklı ve başarı oranı çok daha yüksek olan bu sistemin fiyatlarının makul boyutlarda kalması, bu sistemin artık lüks olarak görülmemesini sağlıyor. Bunun yanı sıra il, hatta ülke bazında daha nitelikli ve kaliteli eğitime giden yolların maddi engeller nedeniyle kapanmaması gelecek adına da büyük bir umut kaynağı oluyor. Kaliteli bir eğitim görme şansına sahip olan öğrencilerin çokca yetiştiği bir ülke, sanayiden, bilime, hatta sanata kadar bir çok branşta öncü ülkelerden olma şansına sahiptir. Daha çok ses getiren, yaşamımızı daha yaşanılır kılabilecek yenilik ve buluşlara giden yol, tabi ki kaliteli eğitimden geçer. Bu yüzden fiyatların mümkün olduğunca eğitimcinin emeğini karşılayacak seviyede ama haddinden fazla uçuk ücretler telaffuz edilmeden, tüm vatandaşlarımızın yararlanabileceği bir çerçevede olmalıdır.

Özel ders eğitimi veren ve kaliteyi ön planda tutan, başarı sözü veren bir kurum olarak, yukarıda saydığımız nedenlerden ötürü fiyatlarımızı mümkün olduğunca en aşağıda tutmaya ve Ankara’nın en uygun fiyatlı derslerini vermeye yıllardır olduğu gibi yine devam ediyoruz. Öğrenciyi para kaynağı olarak gören kurumların başarılı olamayacağını, uzun süre faaliyetlerine devam edemeyeceklerini yıllardır görüyor ve çok iyi biliyoruz.


“ÖZEL DERS FİYATLARI” NE DÜZEYDE?

özel ders fiyatları, dersin branşına ve dersin verildiği yere göre değişiyor. Genel olarak değerlendirmek gerekirse, Matematik, Geometri gibi çok fazla özel ders isteğinin bulunduğu branşlarda, deneyimli ve tecrübeli eğitimciler genel olarak 45 dakikalık dersleri 70-100 lira civarında veriyor. Bu aslına bakılırsa yine biraz yüksek ve pahalı bir rakam. Diğer yandan, henüz okuyan, bir yandan eğitim masrafını çıkartmak isteyen tecrübesiz eğitimci adaylarında ise bu fiyatlar 40-50 lira arasında değişiyor.

Özel ders fiyatları, Türkçe, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi branşlarda ise tecrübeli eğitimciler tarafından 70-100 lira, öğrenciler tarafından 30-40 lira aralığında seyrediyor.

Tabi ki özel ders fiyatları, dersin verildiği yere göre de değişiklikler sergiliyor. Örneğin, bir özel ders merkezinde daha makul fiyatlara özel ders imkanı bulunabilirken, eve özel derse gelen eğitimciler daha fazla ücret talep edebiliyorlar.


* * * * * * * * * *

şehre ve çok çeşitli etmenlere göre değişiyor, örneğin bir şehirde üniversite öğrencileri az veya özel ders verecek öğrencinin bölümü, fakültesi yoksa, -örneğin fen edebiyat fakültesi yoksa- özel ders veren üniversite öğrencisi de az ya da hiç olmayacağından ücretleri düşüren bir güruh olmaz zira ders veren öğrenciler ne gelirse kardır mantığıyla çok düşük ücretlere ders verirler. başka bir durum da şehrin ekonomik koşulları tabii, örneğin istanbul'da çok yüksek ücretlere ders veren hocalar var bunun sebepleri çok para isteyen öğretmenin gerçekten çok iyi olması, ya da aslında sıradan olup çok para istiyor diye iyi zannedilmesi, veya eğitimden zerre anlamayan sonradan görme ailelerin "çocuğumuza ders aldırıyoruz saati 100 dölar" triplerine girme ihtiyacı duyması vs olabilir. dershane öğretmenleri de yüksek ücret isterler çünkü birincisi, bir dershanede öğretmen olmanın öğrenci velisinin gözünü boyamada iyi fırça darbesi olduğunu bilirler, ikincisi akşama kadar dershanede kafası sikildiğinden akşam ya tatil günlerinde de az paraya çalışmak istemezler. yüksek ücret isteyen bir başka güruh daha var bunlar da devlet okullarında olup da kendi girdiği sınıfın öğrencisine özel ders verenler, aileler bunlara gidip ders istediklerinde iki taraf da asıl niyeti bildiğinden ücrette kolaylıkla anlaşırlar, hepsi bunu yapıyordur diyemeyiz tabii ki.

* * * * * *


Özel ders ilanı veren siteler:
http://www.hemenozelders.net/
http://www.ozelderstr.com/
http://www.bizimozelders.com/
http://www.ogretmenburada.com/
http://www.ozelders.com/
http://www.ozeldersilan.com/
http://ozelders.matematiktutkusu.com/ozel-ders/istanbul/
http://dershocasi.com/
http://www.dersverenler.net/
http://www.dersverilir.net/
https://www.dersverir.com/
http://www.ilkogretim.info/?page_id=3244
http://www.odtuludenders.com/
http://www.ozeldersturkiye.com/
http://www.ozeldersveren.com/
http://ozelderssitesi.com/
http://www.dersarayanlar.com/


* * * * * * *

Özel ders nasıl verilir

Matematik en çok özel ders talebi alan derslerden biridir. Talep edilen dersler içinde öğrenciler tarafından sırasıyla, İngilizce, Matematik ve Fen dersleri gelmektedir. Matematik dersi ile ilgili olarak bu kadar çok talep almasının nedenlerini, matematik özel ders verenlerin sahip olması gereken özellikleri, matematik özel ders ilanlarında nelere dikkat edilmesi gerektiğini matematik özel ders fiyatlarını ve matematik özel ders arayanlar hakkında detaylı bilgi bulacaksınız.



Matematik dersi en çok istenen özel derslerden birisi olduğunu ifade etmiştik. Bunun nedeni, matematiğin temel ders olmasıdır. Yani, tüm öğrencilerin ilköğretimden üniversite sınavlarına kadar görülmesi zorunlu derstir. Öğrencilerin matematikte zorlanması ayrı bir konu olarak ele alınmalıdır. Öğrenciler matematik dersinde çok ciddi sorun yaşamaktadır. Dersi anlayamamaları, zihninde işlem yapma yeteneğinin henüz gelişmemesi, soyut düşünebilme sorunları ve en önemlisi de matematik öğretmenlerinin yaklaşımıdır.



Matematik öğretmenleri, dersi sevdirebilir de nefret de ettirebilir. Tatlı, güler yüzlü, öğrencisini azarlamayan, yanlış yaptığında öğrenciyi sınıfta aşağılamayan ve kendini sevdiren bir öğretmen orta ve uzun vadede öğrencilerine matematik dersini sevdirecektir. Fakat, saldırgan, sert, anlattığı dersin hemen anlaşılmasını beklemeyen, cezalandırırcı, sıfırcı hocaların eğitim sistemimizde yeri yoktur ve bu tip öğretmenlerin derslerini öğrencilerinin sevme şansı da yoktur. Kısaca, matematik dersi öğretmene bağlı bir derstir. Sevdirmek de nefret ettirmek de hocaya bağlıdır.

* * * * * *

Peki, matematik özel ders nasıl verilir sorusuna cevap arayalım. Matematik dersinde bir konu anlatmadan önce, o konu ile ilgili çok kısa hatırlatıcı bilgiyi bir önceki derste öğrenciye verin. Öğrenci konu başlamadan önce, az da olsa konuyu çağrıştırıcı bilgi kafasında kalsın. Matematik dersi mutlaka görsel işlenmelidir. Öğretmenler, dersi birkaç öğrenciye anlattığında, anlamadığını söyleyen öğrencilere, siz neden anlamıyorsunuz, arkadaşlarınız anlıyor ya şeklinde ifadelerini kullanır. Bu ise bir hatadır. Ders sınıfa anlatılır. Öğrenciye anladınız mı demeden, öğretmen kısa kısa tekrar etmeli ve öğrenciyi sorular ile germemelidir. Soruyu öğrencilere tahtada çözdürmek yerine, soruyu tahtaya yazıp, herkesin defterine çözmesini istemeli, asla yapamayan öğrenciyi teşhir amaçlı tahtaya almamalıdır. Öğrenci defterine yanlış çözse bile, yaptığı doğrulara vurgu yaparak, onu sınıf içinde onere etmelidir, ama hatasını da şurayı da şöyle yap diyerek hafifçe ikaz etmelidir. Matematik dersini, öğrenci anlamasa bile, bu sesli şekilde öğrenciye söylenmemelidir, öğrenci matematik dersine yeteneği olmadığını öğrendiği anda matematik ile tüm ilişkisini kesecektir.

* * * * * * *

İlköğretim öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar matematik dersinin anlatılması önemlidir ve formasyon sahibi kişiler tarafından yerine getirilmelidir.



Matematik özel ders verenlerin ilan verirken dikkat etmesi gerekenleri vurgulamak gerekirse, bir veli öğrencisi için neden ders aldırır ve hangi öğretmenden ders aldırır sorusuna cevap vermeliyiz. Veliler, öğrencilerinin matematik konularını öğrenmeleri ve sınavlarda yüksek not almalarını istedikleri için ders aldırır. Matematik özel ders öğretmeni, özel ders ilanında velilerin bu taleplerine cevap verecek şekilde olmalıdır. Matematik dersini nasıl işlediğini uzun uzun yazmalıdır. Hangi teknikleri kullandığı çok önemlidir. Öğrenciler ile iletişimi nasıl veliye bunları anlatmalıdır.

* * * * * *

Matematik özel ders fiyatları ne olmalıdır ? Matematik, İngilizce, fen ve diğer dersler için öğretmen arkadaşlara söylediğim Tek ders için değil sürekli dersi göz önüne alarak fiyat vermeleridir. Yüksek fiyat isterseniz, tek ders yaparsınız, veli bu fiyatı ödeyemeceğini ya da size bu fiyatı vermek istemediği için sizi arar ve ders almaktan vazgeçtiğini söyler. Bu yüzden, matematik fiyatlarınız makul seviyede olsun. Önceliğiniz, ücret değil, işiniz olursa , özel dersten hem para kazanırsınız hem de iyi bir çevre yaparsınız .



Matematik özel ders arayanları, iyice analiz edebilirseniz, hedef kitlenizi iyi tanıyabilirseniz, bu kitleye uygun strateji geliştirebilirsiniz. Bazen yüksek fiyat sorun olurken, bazen lüks semtlerde düşük fiyat sorun olabilir. Pazarınızı iyi analiz edin ve uzun süreli ders yapmak için çaba sarfedin.



Matematik özel ders veren öğretmenler, tarih, coğrafya ve diğer dersleri veren öğretmenlere nazaran daha şanslıdır. Çünkü çok tercih edilir. Öğretmenlerin yaklaşımları konusunda dikkat etmeleri gerekir. Ücretlendirmede oldukça dikkatli olun, amaç öğrenciye faydalı olmak ve uzun süreli ders yapmaktır.

* * * * * *


UYGULANABİLİR ÖZEL DERS YÖNTEMLERİ
Öğrencileri Derse Katma Yöntemleri Özel ders sırasında öğrencinin derse katılması ve tüm dikkatini derse vermesi dersin etkili ve verimli olabilmesi için en gerekli unsurlardan biridir. Bu unsur malesef her ders sırasında gerçekleşemeyebilir. Burada kendi ders yöntemlerimle ilgili bazı bilgiler vermek istiyorum sanırım size yardımcı olacaktır.Ders sırasında hazırlıklı olduğum noktalar , muhtemel sorunlar Öğrencim kendine olan güveni tam ve yerinde olmasına rağmen dersin amacı ve katkısını anlamadığı veya bilemediği zaman derse katılmaya isteksiz olabilir. Öğrencim kendisini ders hakkında rahatsız eden şeyleri bana aktarmak istemeyebilir, benden çekiniyor olabilir veya derse katkıda bulunucak birşeyleri olmadığını düşünüyor olabilir.

Eğer öğrencim dersle ilgili herhangi bir problemi bana anlatma veya aktarma güçlüğü çekiyorsa; neden, niçin tarzı öğrencimi daha da zor durumda bırakıp köşeye sıkıştıracak sorulardan kaçınmaya çalışırım. Öğrencim ders süresince kendini bana boyun eğmek zorundaymış gibi hissedebilir. Öğrencinin dersten veya benden gözü korkmuş da olabilir. Böyle durumlarda öğrencimi cesaretlendirerek fikirlerini destekleyip kendine olan güvenini arttırmaya çalışırım.
Öğrencim beni öğretmenden öte yargılayıcı ve değerlendirici birisi olarak algılayabilir. Bu genelde küçük yaş gruplarında olabilen ve dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Öğrencim daha önce özel öğretmen ile birebir çalışma yapmamış olabilir. Dolayısıyla benden ve dersten ne bekleyeceğini bilemediği için kafası karışmış olabilir.Öğrencilerinizin derse katılmasını teşvik edici ana noktalarAşağıdaki şartlar sağlandığında öğrencilerin kendiliğinden derse katılmaları kolaylaşmaktadır:
Benim yanınızda kendilerini rahat hissettiklerinde Kendilerine saygı duyduğumda ve destek verdiğimde Öğrenmeyi birlikte yapılan bir çalışma olarak gördüklerinde Açık ve net şekilde tam olarak neyin öğrenilmesi gerektiğini bildiklerinde Derse katılımcı olmanın önemini ve faydasını anladıklarında Gerçekçi ve başarılabilecek hedefler konulduğunda Öğrencinin katılımını sağlayacak ve arttıracak öğrenim metodları kullanıldıgındaDerse girişYeni bir derse başlarken veya öğrenciyi yeni bir konuya tanıştırırken planlamış olduğum aktivitelere kısaca giriş ve tanıtım yaparak veya açık uçlu sorular sorarım (... hakkında ne düşünüyorsun?) öğrenciyi konunun içine yavaşça çekip dersi başlatırım.Ders süresince Destekleyici geri bildirim verilmeli Öğrencinin konuya olan ilgisi teşvik edilmeli Yanlış anlamalar düzeltilmelidir. Ben de öğrencinin kabiliyet ve becerilerilerinin geliştirilmesi için: Öğrenci belli becerilerini kullandığında takdir ediyorum. Kullanmadığı becerilerini kullanması için cesaretlendiriyorum. Yapamadığı ve kavrayamadığı konularda ise, açık ve net şekilde neyin üzerinde durulması gerektiğini belirten geri bildirim veriyorum. Tüm iletişim ve etkileşim boyunca arkadaşça davranıyor ve destek oluyorum.

Öğrenci ve öğretmenin derse katılımının dengelenmesi için: Öğrenciyi derse katılımında tenkit etmiyor ve katılım esnasında öğrencinin sözünü kesmiyorum. Öğrenciyi tetikleyecek ve derse katacak konu ve malzemeleri ders boyunca öne sürüyorum. Geri bildirimleri çok sık olmayıp, yeri geldikçe ve mutlaka aralarına zaman koyarak yapıyorum. Sessiz ve konuşkan olmayan öğrencileri soru sorarak veya davet ederek konuya çekmeye çalışıyorum.Dersi sonlandırmaEğer ders sonunda ödev veriyorsam, öğrencinin ödevi nasıl ele alıp çözebileceği konusunda bir miktar zaman harcayıp olası sorularını cevaplandırıyorum. Ayrıca derslerin öğrencinizeyardımcı olup olmadığını anlamak için ders bitiminde şu tarz sorular sorarak dersi sona erdiriyorum: Bu dersimizin sonunda konu ile ilgili kafanızda ne gibi sorular oluştu? Bugün öğrendiğiniz en önemli veya faydalı şey sizce nedir?

Dersimizin sonunda anlaşılamayan noktalar var mı?Katılımcı olmayan öğrencilerin aktive edilmesi Derse pek katılım göstermeyen öğrenciler ile sorular çözerken soruların cevaplarını hemen vermemeye çalışırım. Sonuca varmadan, öğrenciye ufak ipuçları vermeye veya ana adımların üzerinden tekrar tekrar geçmeye çalışırım. Öğrenciyi cesaretlendirebiliyorum. Öğrenciler geri kaldıklarına inandıkları anda konuyla ilgilenmeyi, ödevlerini yapmayı ve çalışmalarını bırakabilirler. Kavranması gereken konuları organize edip başarılabilir bir program şekline getiriyorum. Öğrenciye açıklarını nasıl kapatabileceğine dair yapıcı tavsiyeler vererek yol gösteriyorum. Ders sonunda kendini değerlendirme ve geliştirmeHer ders sonu kendimi değerlendirip ders süresince hangi yöntemler çalıştı hangileri çalışmadı bunları hatırlayıp irdeliyorum. Her ders sonu kendinimi aşağıdaki soruları yönelterek değerlendiriyorum.Ne kadar iyi şekilde ... ?

Derse hazırlandım Konuyu öğrencime aktarabildim Öğrencime sorular sorup derse teşvik ettim Öğrencimin soru ve yorumlarını cevaplayabildim Öğrencime öğrenciden öte bir birey ve arkadaş gibi yaklaşabildim Dersi ana konu üzerinde toplayıp odaklandırdım Öğrencimin derse ve konuya olan ilgisini arttırdım Öğrencim zorlandığında yardım edebildim Konunun ana ve temel noktalarını belirginleştirip öğrencime aktarabildim Dersi sonlandırıp öğrencime ödev verdim
NEDEN ÖZEL DERS?
Her öğrenci farklı düşünür, farklı öğrenir. Her öğrencinin algılama zaman aralığı farklıdır. Her öğrencinin öğretmeniyle uyum frekansı farklıdır. Her öğrencinin kendine özgü soruları vardır. Öğrenci dersane veya okulda anlamadığı konuyu arkadaşlarının yanında sormak istemeyebilir. Öğrenci okulda veya dersanede öğretmenini değiştirme hakkına sahip değildir. Öğretmenin öğrenci ile birebir ilişki kurma süresi sınıf ortamında maksimum 2-3 dakika iken özel derste bu süre dersin tamamını kapsar. Özel dersler ev rahatlığında, belirli sıklıklarla molalar verilerek gerçekleştirilir. Okul veya dersanede ders süresi içinde maksimum 5-6 örnek çözülürken, özel derste konuya ait örnek sayısı istenildiği gibi arttırılabilir. Okulda öğretmen her öğrenciye uygun anlatım şekli seçemez ve her öğrencinin eksiklerine tek tek eğilemezken, özel ders eğitmeni sadece sizin çocuğunuza özgü bir ders biçimi belirleme ve eksiklerine göre onu yönlendirme şansına sahiptir. Okul veya dersanelerde öğretmen her öğrencinin tek tek ödev veya sorumluluklarını kontrol edemezken, özel derste bu kontrol daha mümkündür.


İŞTE TÜM BU SEBEPLERDEN DOLAYI GEREKTİĞİ TAKDİRDE ÇOCUĞUNUZA ÖZEL DERS ALDIRMAK BİR LÜKS DEĞİL BİR ZORUNLULUKTUR.
NASIL DERS ÇALIŞALIM? HANGİ DERSE NASIL ÇALIŞALIM?



Aslında hiçbir ders, nasıl çalışacağını bilen bir aday için anlaşılamayacak zorlukta değildir. Her derse önem veren, eksik ve yanlışlarının geri dönüşümünü sürekli alan aday, rotasını belirleyerek istediği üniversiteye yelken açar. Çalışmak, belli bir konu ya da ders üzerinde oyalanmak değildir. Hangi derse nasıl çalışılacağını bilmeyen öğrenci, motivasyonunu çok çabuk kaybeder. İsterseniz bu durumda olan bir öğrenciyi gözlemleyelim. Aday, nasıl çalışacağını bilmeden herhangi bir konuyu çalışmak için çalışma masasına oturur. Rotasız gemi okyanusa nasıl hâkim olamazsa, öğrenci de saatlerce uğraşır ve konuya hâkim olamaz. Bu çalışmanın daha doğrusu çalışamamanın sonucunda öğrencide, şöyle bir düşünce gelişir: Saatlerce uğraştım ve konuyu anlamadım.

Oysa bazı arkadaşlarım daha az çalışıyor ve konulara hâkim oluyor. Demek ki problem bende, benim kafam basmıyor. Bu dersin en kolay konusu buydu; ancak ben bunu anlamadım. Demek ki, diğer konuları hiç anlamayacağım. Gerçekleşmesi istenilmeyen bir korku ütopyası gibi değil mi? Gelin bu ütopyayı gerçekleşmesi istenilen bir ütopya haline dönüştürelim: Aday, nasıl çalışacağını bilerek çalışma masasına oturur. Dersini çalışır, mola verdiğinde vicdanı rahattır. Daha sonraları, çalıştığı konuyla ilgili olarak karşısına çıkan soruları çözebildiğini gördükçe kendine olan güveni, dolayısıyla motivasyonu artar.

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ TÜRKÇE

Türkçe dersine çalışırken; bu dersin katsayısı nedeniyle her alandaki adaya, dolayısıyla kendisine de getireceği puanı düşünür. Bu alanda; anlama dayalı sorularda, kitap okuyarak ve soru çözerek istediği başarıya ulaşabilir. Türkçenin diğer konuları ve edebiyat dersi, konu çalışarak ve soru bankası bitirerek, halledilebilir. Her öğrenci Türkçe dersinde başarılı olduğunu söyler. Bu derste başarı, hiç yanlış yapmayacak seviyeye gelmektir. Birkaç yanlışı olan öğrenci, onların ilgili olduğu konuları çalışarak eritmektir.
MATEMATİK
Adayımız matematik dersine çalışırken, öncelikli olarak konuyu anlamaya önem vermelidir. Derste dikkatli bir şekilde not tutmalıdır. Konuları günü gününe çalışmalı ve yeterli sayıda soru çözmelidir.
Matematik dersine dair eksik bir konu, sonraya bırakılmamalıdır. Çünkü bu derste konular birbiriyle bağlantılıdır. Her konuda, örnek soruların çözümleri dikkatle incelenmeli ve bol bol soru çözülmelidir. Konu iyice anlaşıldıktan sonra, geçmiş yıllarda çıkmış sorular incelenmelidir. FİZİKFizik dersinde not tutma ve hemen tekrar etme çok önemlidir. Öğrenmenin ardından tekrar edilen konularda hatırlama oranı, yüzde seksen artar. Ayrıca bu alandaki sorular, kolaydan zora doğru çözülmelidir.
GEOMETRİ
Geometri dersi; yalnızca soru çözme yöntemlerini bilerek başarılı olunabilecek bir ders değildir. Soruda verilen bilgileri, şekle doğru aktarmalı ve neyin sorulduğunu iyi anlamalısınız. Konuyu iyi bilmek, aynı konuda farklı sorular çözmek, geometri dersinde başarılı olmanın yöntemleri.
TARİH
Tarih dersinde konuları; tarihsel bağlamı içinde, temel kavram ve terimleriyle birlikte öğrenmek ve unutmamak için sık sık tekrar yapmak çok önemlidir.
COĞRAFYA
Coğrafya dersinde bir soru, birden fazla konuyu içerebileceği için her konu yeterli düzeyde bilinmelidir. Sorularda verilen grafik, şekil ve haritalara dikkat edilmelidir. FELSEFE
Felsefe grubu derslerinde bilgiye yönelik sorulara bir yöneliş olduğu dikkate alınarak, soru çözmenin yanı sıra konulara da gereken önem verilmelidir.
KİMYA
Kimya dersi düzenli not tutmanın yanı sıra, çözümlü soruların tekrar çözümlenmesini gerektiren bir derstir. Konu anlatımlı kaynaklarla, kimya dersinde daha başarılı olabilirsiniz.
BİYOLOJİ
Biyoloji dersi unutmamak için sürekli tekrara ihtiyaç duyulan bir derstir. Yorum yapma kabiliyeti gelişmiş adaylar, bu derste daha başarılı olacaktır. Bu kabiliyet ancak soru çözerek geliştirilebilir.
DENEME SINAVLARININ ÖNEMİ..

- Sürekli çalışmama rağmen, OKS ve ÖSS’ye hazır olmadığımı hissediyorum. — Öğrendiklerimi bir türlü hatırlamıyorum. — İnşallah üniversiteye giriş sınavında hatırlarım.Gibi iç konuşmalar üniversiteye hazırlanan tüm öğrencilerin zihnini meşgul eder. Bu soruların etkisiyle sınava gerektiği gibi hazırlanamayan birçok öğrenciye rastlamak mümkündür.Sevgili öğrenciler, üniversiteye adayları, şuan insanların kullandığı herhangi bir otomobilin üretim serüvenini hiç düşündünüz mü? Caddelerde dolaşan, bizi bir yerden diğer bir yere götürmeye yarayan otoları kastediyorum.

Bir otomobil üreticisi önce araç üretiminde kullanacağı malzemeyi sağlar, daha sonra üretim yapabileceği uygun bir mekân hazırlar. Yani fabrikasını kuracağı yeri seçer. Peki, bunlar otomobil üretimi için yeterli mi? Üretim esnasında insan gücüne ihtiyaç yok mudur? İnsan gücü ihtiyacını karşılamak için tasarım mühendisinden temizlik görevlisine kadar gerekli personeli fabrikasında çalıştırmak için işe alır.

Böylece otomobil fabrikası üretim yapmaya hazır hale gelir. Ancak hemen seri üretime geçilmez. Önce numune olabilecek birkaç otomobil üretir. Bu otomobilleri yüzlerce farklı testlere tabi tutar. Bunlar hava koşullarına dayanaklılık, motor gücü, kaportanın ömrü, yakıt tüketim sistemi vb. Üretilen numune otomobillerin işi bitmemiştir. Yine yüzlerce farklı kaza testlerine tabi tutulur. Yani otomobillere önceden tasarlanmış kazalar yaptırılır.

Üreticinin bu esnada birçok otomobili hurdaya döner. Şimdi sorarım size hurda otomobiller üretici için bir kayıp mı? Yoksa bir kazanç mı? Üretici yüzlerce otomobilimi üretim esnasında kaybettim diyerek üzülür mü? Yoksa sevinir mi?— Elbette ki üzülmez. — İşte “en kalıcı öğrenme tipi”, kayıpların kazanca dönüştüğü öğrenme tipidir. Şimdi hikâyemize devam edelim. Üniversite adayının üniversite öğrencisi olması için öncelikle yani öğrenme sürecinin gerçekleşmesi için bilgiyi üreteceği dokümanlara (testlere, soru bankalarına ve ÖSS’ye hazırlık kitaplarına) ihtiyacı vardır. Bununla birlikte bu dokümanlarda yer alan bilgileri zihnine aktarması için uygun bir ortam gerekir. Yeterli miktarda doküman ve uygun ortam tek başına yeterli midir?

Elbette ki hayır! Zihne kaydedilen bilgilerin sağlam kaydedilip kaydedilmediğini ölçecek deneme sınavlarına yani otomobil üretiminde olduğu gibi çeşitli testlere tabi tutulması gerekir. Şimdi tekrar sorayım size deneme sınavlarındaki başarısızlık veya başarı bir kayıp mı? Yoksa kazanç mı?— Bu soruya verilecek yanıt tabi ki kayıpların kazanca dönüştüğü “kalıcı öğrenme” dir. Öğrendiği bilgilerin sağlamlılığını deneme sınavlarıyla test etmeyen öğrenciler gerçek sınav için kendilerini hazır hissetmeyeceklerdir ya da hazır olmayacaklardır. Tıpkı çeşitli testlere tabi tutulmadan piyasa sürülen otomobil gibi.Şimdi kayıpları nasıl kazanca dönüştürebiliriz biraz da ondan bahsedelim: Denme Sınavları boy aynasıdır: Deneme sınavlarının boy aynasından farkı yoktur. Boy aynası kişinin bütün bedenini göstererek bireyin kendine çeki-düzen vermesini sağlar. Aynaya bakarak kıyafetimizi düzeltir, saçımızı tararız. Deneme sınavları da öğrencinin bilgi düzeyini ölçer. Alınan puanların kendisine yakışıp yakışmadığını yani bu puanla hedefine ulaşıp ulaşamayacağını görür. Sonraki çalışmalarını bu sonuçlara göre düzenler. Öğrenmenin bir yolu da deneme sınavlarıdır: Denene-yanılma yoluyla öğrenme tecrübeye dayalı olduğu için diğer öğrenme yöntemlerine göre daha kalıcıdır. Birçok öğrenci öğrenmeyi bilgiyi hafızaya alma olarak algılar. Oysa önemli olan bilgilerin depolanması (hafızaya alınması) değil kullanılabilmesidir. Kullanılmayan bilgiler otomobil üreticisinin satış yapmadan sürekli üretim yapmasından farkı yoktur. Satış yapamayan bir fabrika ne kadar daha üretim yapabilir?

Kullanmadığınız bilgileri bozulmadan deponuzda ne kadar süre saklayabilirsiniz? Bunu hiç düşündünüz mü? Deneme Sınavlarıyla strateji belirlenir: Otomobil üreticisi yaptığı testler sonucunda elde ettiği sonuçları kullanarak nasıl bir otomobil üreteceğine karar verir. Öğrenciler de OKS ve ÖSS öncesi deneme sınavları sayesinde gerçek sınavda nasıl bir strateji uygulayacaklarını öğrenir. Örneğin önce sayısal bölümden mi, sözel bölümden mi başlamalıyım? Bu bölümlere ne kadar zaman ayırmalıyım? vb. Öğrenmede sürecinde devamlılığı sağlar: Bir sınıftaki öğrenciler öğrenme düzeyi, zekâ seviyesi vb. özellikleri eşit iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba sınavlardan sonra aldıkları notlar söylenmiş ve sınavla ilgi uyarılar yapılmıştır. Diğer gruba ise yıl boyunca uygulanan sınavların sonuçları söylenmediği gibi herhangi bir uyarı da yapılmamıştır. Bu iki grup yıl sonunda karşılaştırıldığında birinci grup yani sınav sonuçları söylenen ve çeşitli uyarılar yapılan grup diğer gruba göre daha başarılı olmuştur.Şimdi otomobil üreticisini düşünelim. Fabrikasında sürekli otomobil üretiyor ama kaç otomobil sattığı, müşterilerinin öneri ve şikâyetleri konusunda herhangi bir bilgisi yok. Acaba bu konular hakkında bilgi sahibi olmazsa ne kadar süre daha üretim yapabilir. Ürettiği otomobillerini satacak müşteri bulabilir mi?Deneme sınavları öğrencinin motivasyon düzeyini yüksek tutarak ona bilgi düzeyini kontrol etme fırsatı sağlar. Aldığı puanlarla tercih etmeyi düşündüğü bölümün puanını karşılaştırarak ne kadar daha çalışması gerektiğini, kaç puana ihtiyacının olduğunu bilir. Tıpkı piyasa koşullarını öğrenerek ona göre üretime davam eden otomobil üreticisi gibi. Değerlendirilme yapılmalı: Hikâyemizin sonuna geldik.

Otomobil üretmeyi önce tasarladık, fabrikayı kurduk, çalışacak personeli işe aldık, otomobili çeşitli testlere tabi tuttuk ve bütün bunlardan sonra otomobili piyasaya yani kullanıcıların hizmetine sunduk. Sizce bütün bunlar yeterli mi? Üretici başka neler yapmalı? Bu üretici ürettiği otomobilin müşteriler tarafından beğenilip beğenilmediğini, diğer üretici firmaların yaptıkları satışları, otomobilin fiyatının alıcıları etkileyip etkilemediğini veya bu otomobili en çok hangi ülkelerde veya bölgelerde satabileceğini araştırmazsa ne olur? Fabrikası ne kadar süre daha çalışır ve üretim yapar. Bir üreticinin otomobili üretmekle üretim süreci son bulmadığı gibi bir öğrencinin de deneme sınavı yaparak öğrenme süreci sona ermez. Üniversite adayı her deneme sınavından sonra sınavda yaptığı yanlışları, yapamadığı soruları düşünerek hatalarını ve eksiklerini giderme sürecine girmelidir. Bu soruların ilgili olduğu konuları tespit ederek tekrar o konulara çalışmalı yoksa sadece deneme sınavı yapmak öğrenmeyi ne kadar kalıcı hale getirir?
DERS ÇALIŞMAMAK İÇİN İZİN İSTEYEN ÖĞRENCİLER OKUYUNUZ...
Sınavlara 180 günün kaldığı bir dönemde bir öğrenci öğretmenin yanına gelerek 1 gün soru çözmemek için izin ister. Öğretmenimiz ona bir hesap çıkarır. Demek bu gün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce bir göz atalım: Sınava 180 gün var. Hafta içi her gün 8 saat okulun var bu 60 gün ediyor, geriye 120 gün kaldı. Her gün 1 saat yemek molası ile geçiyor. Buda 180 gün içinde 8 gün ediyor, geriye kaldı 112 gün. Hafta sonları dershaneye geliyor ve 5 saat orada bulunuyorsun bu da eder 11 gün, geriye kaldı 101 gün. Günde ortalama 8 saat uyuyorsun bu da eder 60 gün, geriye kaldı 41 gün. Hafta içi etütlere 3 saat katılıyorsun bu da eder 3 gün, geriye kaldı 38 gün. Her gün yollarda eve gidiş geliş için 2 saatin gidiyor bu da eder 15 gün geriye kaldı 23 gün. Zaten bu süre içinde en az 3 gün hastalık iznin olacak. Kaldı 20 gün. Bu süre içinde 7 gün bayram izni kullanacaksın, kaldı 13 gün. Şubat tatilinin bir haftasını dershaneye gelerek geçirecek geriye kalan 7 günü izin olarak kullanacaksın, geriye kaldı 6 gün. Her gün yarım saat çay ve sohbet molası veriyorsun bu da eder 4 gün geriye kaldı 2 gün. Günde 8 dakika aynanın karşısında kendini izliyorsun bu da eder 1 gün. Geriye kalıyor sadece 1 gün ve eğer ben sana bu 1 günü izin olarak verirsem sen sınavları nasıl kazanacaksın.Şimdi hepinize soralım: Kişi en güzel kimi kandırır? Çoğunuzun vereceği cevap kendimizi kandırırız olacaktır.

Aynen bu öyküde olduğu gibi bazılarımız o kadar çok bahaneler üretiriz ki elimizde olan 180 günü bile bir çırpıda bitiririz. Bunun temel sebebi yapacağımız işten korkmamızdır. Bir kısım öğrencilerde matematikle veya matematikteki bazı konularla ilgili olarak bir ön yargı oluşmuş olabilir. Bu yargılardan kurtulursak ve kendi kendimize bahaneler uydurmazsak asıl doğruya ulaşmış oluruz. Her şeyden önce şunu unutmayalım ki matematik, sanıldığı gibi zor bir ders değildir. Çeşitli nedenlerle bu derse karşı soğuyan öğrencilerimiz, peşin bir hükümle kendi kendilerine engel olmaktadırlar. Öğrenmenin ilk aşaması olarak ön yargılardan kurtulmak gerekir. Başaracağınıza inanmadığınız bir şeyi başaramazsınız. Bunun tersi olarak da başaracağınıza inandığınız bir şeyi de mutlaka başarırsınız. Yani olumlu düşünün. Matematik gerçekten zor bir ders olsa bile – ki gerçekte kolay bir derstir - başarabileceğinize kendinizi inandırırsanız bu işi halledersiniz. Öğrenmenin ikinci aşaması kişinin bilmediğini fark etmesidir. Bunun için de öncelikle matematikte durumunuzun ne olduğunu belirlemelisiniz. Şimdi bazı ölçüler verebiliriz: “Okulda matematikte çok başarılıyım, fakat testlerde başarısız oluyorum.” diyorsanız öncelikle sınav sisteminin okuldan çok farklı olduğunu bilmelisiniz. Okulda işlenen konular sınavlardaki soruların temelini oluşturmaktadır. Şayet sizler sadece okul dersleriyle yetinir başka bir çalışma yapmazsanız sınavlarda başarılı olma ihtimaliniz çok düşüktür. Çünkü, okulda öğrenilen konularla test sorularını kısa bir sürede çözmek çok zordur. Peki ne yapılabilir?

Okulda konular çok iyi öğrenilmeli, Dershaneye gidiyorsanız konuları çok iyi takip etmeli, gitmiyorsanız evde ilköğretim 6. sınıftan itibaren olan bütün konuları sırayla çalışılmalısınız. Çünkü sınavlarda ilköğretim 6., 7. ve 8. sınıfın konularından soru gelmektedir. Test tekniğini öğrenmek için bol bol test sorusu çözün. Belli aralıklarla deneme sınavı çözün ve başka öğrencilerin de girdiği deneme sınavlarına girin ve durumunuzu değerlendirin. “İşlem kabiliyetim az ve konuları anlayamıyorum.” diyenlere ilk tavsiyemiz, ilk konudan itibaren kolay, zor demeden bütün konuları sırasıyla çalışmalarıdır. Nasıl ki alfabenin harflerini bilmeyen kişi okuyamaz, yazamaz; matematiğin temel kurallarını bilmeyen öğrenci de matematik konularını anlayamaz, anlayamadığı için de soruları çözemez. Öyleyse anlamadığınız bir kareköklü sayılar konusunun problemi o konudan kaynaklanmayabilir. Belki de daha önce öğrenmeniz gereken, fakat tam anlamıyla öğrenemediğiniz bir konudan (üslü sayılar gibi) kaynaklanabilir. Bu durumda konular birbirinin devamı olduğundan ve birbirini tamamladığından mutlaka her konu iyice anlaşıldıktan sonra bir diğer konuya geçilmelidir. Şu unutulmamalıdır ki temeli sağlam olmayan bina en küçük etkilerde bile yıkılabilir. “İşlem kabiliyetim iyi; fakat konulara yabancıyım.” diyen öğrencilerimize ilk tavsiyemiz bilgi eksiği olan konuları tam olarak öğrenmeleridir. İşlem kabiliyetinizin iyi olması, matematik konularını öğrenebileceğinizi gösterir. Vakit geçirmeden yapacağınız çalışma, hiç bilmediğiniz konuları çalışmak yerine, bilgi eksikliğiniz olan konuları tam anlamıyla çalışıp öğrenmenizdir. “Konuları anlıyorum; fakat işlem kabiliyetim az .” şeklinde durumunu tarif eden öğrencilerimize ilk tavsiyemiz bol bol soru çözmeleridir. Konuları anlayabilmeniz, alt yapınızın o konuyu öğrenmeye yeterli olduğunu gösterir. İşlem kabiliyetinin az oluşu yeterli düzeyde soru çözmemenizden kaynaklanmaktadır. İşlem kabiliyetinizi geliştirmenizin en güzel yolu da bol bol soru çözmektir. Bu sayede hem konuları pekiştirmiş hem de işlem hızı kazanmış olursunuz.

Burada dikkat edilecek husus, yapılamayan sorular karşısında karamsarlığa düşüp de soru çözmeyi bırakmamaktır. Yapılacak iş, takıldığınız yerde bir bilene sormak olmalıdır.

* * * * * * *

Özel Ders, okulda yeteri kadar öğretmeni dinleyemeyen, eksiği olan ya da sınava hazırlanan çocukların derslerine takviye için birebir öğretmenlerden aldıkları dersdir.

Her öğrencinin öğrenme metodu farklıdır. Okulda ise, tek sınıfta 30-40 farklı öğrenciye aynı anda tek öğretmen tarafından ders verilir. Bu durumda her öğrenci istediğini alamayabilir. Veliler, bu durumu göz önünde bulundurarak çocuklarına özel metotlarda ders anlatacak özel ders öğretmeni tutarlar. En çok da özel ders Matematik ve İngilizce derslerinde aldırılmaktadır.

* * * * * * * *

Üç ana gruba ayırdığım özel ders öğretmenlerinden sondaki iki grup, bilgi ve beceri yönünden net çerçevesi çizilemeyecek gruplardır. Burada üniversite öğrencisi de vardır, KPSS’yi kazanamamış seviyede olanlar da vardır, özel bir kurum veya KPSS’ye başvurmaya tenezzül etmemiş mesleğinin üstatları da vardır. Hatta tam olarak ifade etmek istiyorum, lise mezunu ev hanımları, mesleğini icra etme becerisi olmayan eczacılar, mühendisler bu grupların müdavimlerindendir. Bu yüzden bu grupların genel kalite değerlendirmesini yapmak oldukça güçtür. Ancak, mesleği eğitim olmayanları muhatap kabul etmeden, bu gruplar içindeki sadece eğitim fakültesi mezunu olanları değerlendirmek istiyorum. Diğer meslek gruplarının değerlendirmesini de, onları özel ders öğretmeni olarak evlerine alan o enteresan veli kitlesine havale ediyorum.

** * * * * * *

Özel ders veren öğretmenler, öğretmenler olabileceği gibi, üniversite öğrencileri tarafından da harçlık kazanmak amaçlı çok tercih edilen bir iş olmuştur.

Özel ders öğretmeni, vermiş olduğu derslerde tecrübeli olup, öğrencinin öğrenme metotuna uygun yaklaşım sergilemelidir. Ayrıyeten kendisine özgüveni olup, öğrencisini yönlendirebilmelidir.

Özel ders öğretmeni seçerken, velilerin birçok şeye dikkat etmesi gerekmektedir. Çocuklarına özel ders öğretmeni bulmak, sorumluluklarının bittiği anlamına gelmez. Özel ders öğretmenliği için başvuru yapan adaylarla ders öncesi evde ya da bir cafede ön görüşme yapmalıdır.

Öğretmenin, ilk görüşmeye zamanında gelip gelmediği çok önemlidir. Eğer görüşmeye geç geldiyse, çalışma saatine riayet etmediğini gösterir ki, bu öğretmen çocuğunuza verim sağlayamadığı gibi, paranız da boşa gitmiş olur. Hemen başka bir öğretmen arayışına başlayın.

İlk görüşmede kıyafet de önemlidir. Öğretmenin giydiği kıyafet, o işe verdiği önemi simgeler.

Öğretmenin, evinize yakın civarda oturup, ulaşım sorunu yaşamaması gerekir. Uzaktan gelen bir öğretmen, hem yorulacak, hem de geri dönüşünü düşüenecek, ders anlatmaya motive olamayacaktır.

Her dersi anlatan bir öğretmen çocuğunuz için çok faydalı olmayabilir. Alanında tecrübe sahibi olan öğretmenlerle çalışın. Konusuna hakim olan öğretmen, çocuğunuzun güvenini kazanacak ve ilgisini çekecektir. Aksi takdirde çocuğunuza eziyet çektirirsiniz.

Çocuğunuza hangi konularda ders vereceğini, hangi metodu izlemesi gerektiğini, kendisinden haftalık, aylık raporlar isteyebileceğinizi, ilk bir kaç dersin deneme olduğunu, memnun kalınması durumunda devam edeceğinizi öğretmen adayınıza bildirin.

Ders sonrası çocuğunuzla görüşün. Dökümanlarını kontrol edin. Eğer çocuğunuzda memnun ve derslerinde bir ilerleme görüyorsanız, aradığınız öğretmeni bulmuşsunuz demektir. Devam edebilirsiniz.

* * * * * * * * * *

Hiçbir kurumda çalışmayan, işi sadece özel ders “ticareti” olan profesyonel karizmatik bilgi tüccarları;

İlk grupta da konu ettiğimiz yoğunluk olayından başlamak istiyorum. Marka olmuş bir özel ders öğretmeni, her sene yaklaşık 20 öğrencisi var, çok popüler, herkes onun peşinde… Herkes onun peşinde, peki ben sorarım size herkesin peşinde olduğu ve bu kadar çok öğrencisi olan bir özel ders öğretmeni için sizin çocuğunuz ne kadar önemli. Sizin bu öğretmenle dersi sonlandırmanız onu ne kadar etkiler ki, sizi kaybetmemek için size neden daha verimli hizmet etsin? Ama eğri oturup doğru konuşalım. Bu öğretmen bu markayı taktıysa öncelikle helal olsun tebrik etmek gerek. Ama bu markayı üzerine aldıktan sonra öğrenci sayısını abartarak markasının altında ezilmesine gerek var mı?

20 öğrenci demeyelim hadi 15 öğrenci olsun, haftada ortalama 2 seans dersten 30 seans ders yapar ki bu öğretmenin haftanın 7 gün çalışıp günde ortalama 4’ün üzerinde ders yapması gerekir. Kaldı ki bu öğretmenin piyasası tamamı özel okul öğrencisi olan maddi seviyesi yüksek öğrenci kitlesidir. Bu da tüm öğrencilerinin en erken saat 16.30’ da derse başlaması anlamına gelir. Haydi, gelin şimdi saat 16.30’dan sonra en az 4 seans dersi bu öğretmenin günlük mesaisine dağıtın. Sizce ders araları nasıl geçecek bu öğretmenin? Çıktığı dersten kaçarcasına çıkmazsa sonraki derslerine yetişemeyecek. Girdiği derslere de geç kalma paniğiyle hele İstanbul’da ise kendini zor atacak, çoğu zaman sizin öğrencinizle en son hangi konuda kaldığını bile hatırlamayacak, kaldı ki önceden hazırlanma bir yana dursun. Onun kafasındaki tek şey, makineye bağlamış gibi bilgilerini öğrencinizin masasındaki kâğıda yazıp çıkmak ve bir sonraki derse geç kalmayıp kredisini kaybetmemek olacaktır. Ayıp olmasın diye bir makyaj cila niyetine çıkarken ayaküstü veya kendisine çay ikram ettiğinizde, hele ağzı da biraz laf yapıyorsa size öğrenci hakkında iki cümle kurdumu tamam oldu size süper marka hoca ayrıca çocukla da çok ilgili. Bu koşuşturma içinde sizin bilinçaltında “zaten hoca kusursuz, eksik olması mümkün değil, bir eksik varsa benim çocuğumdadır, ben biliyorum hiç çalışmıyor haylaz, hoca kusurlu olsa bu kadar elit çevreden bu kadar çok öğrencisi olmaz” mesajı yerini çoktan almış oluyor.

Bu grupta yer alan profesyonel bilgi satıcılarına karşı atlanılan tek nokta şu;

Bu profesyonellerin kesinlikle bilgi eksikleri yok, eğitim adına yapılması gereken her şeyi fazlasıyla iyi biliyorlar. Ancak, marka olmuş bir kere, talep var, musluk akıyorken neden kessin? O kalabalık portföyünde sizin öğrenciniz arada resmen kaynıyor. Bu olumsuzmuş gibi duran durum canınızı sıkmasın. Bu durumu şu şekilde artıya dönüştürebilirsiniz. “Bak evladım, sana en iyi hocayı tuttum, yat kalk dua et seni bırakmasın, sen arkadaşlarından önde olman gerek, yoksa en iyi hocayla çalıştığı halde yine kazanamadın diye sana aptal derler”. İşte bu… Süper kıvrak zekâya sahip bir ebeveynin, marka bir hocayı eğitim de verimli hale getirmesi için en etkili ve tek yöntem. Büyük ihtimal aynı hocadan ders alan başka arkadaşları da var. Sene sonu hepsi kazanırda sizin çocuğunuz kazanamazsa!

* * * * * * * *

Bir çoğumuz ya özel ders almışızdır, ya çocuğumuza aldırmışızdır, ya da birinin almasına bir şekilde aracı olmuşuz, araştırma yapmışızdır. Gerek ülkemizdeki sınav sisteminden, gerek değişik ihtiyaçlara binaen özel ders, vazgeçilmez bir kavramdır. Ben matematik öğretmeni ve bilgisayar mühendisi olmama rağmen, web tasarımında tecrübesizdim, belki aylar sürecek kitap-kaynak incelemeleri veya sınıf mantığındaki kurslara gitmek yerine, işin gerçekten ehli olan birinden özel ders alarak 2 ay gibi kısa sürede çok ilerlediğimi hatırlıyorum, belki diğer seçeneklere göre daha çok para ödedim ama zamandan kazandım.
İyi bir eğitimci ve iyi bir sistem ile özel ders tartışmasız en etkili eğitim yöntemidir, bu bağlamda daha ayrıntılı bilgiyi “neden özel ders” isimli makalemizde bulabilirsiniz. Gazete ilan sayfalarına, internete baktığınızda, on binlerce özel ders verenle karşılaşmak mümkündür,doktorundan mühendisine, öğrencisinden öğretmenine pek çok özel ders veren vardır, peki özel ders almaya karar verince öğretmeni nasıl seçmeliyiz? Neler talep etmeliyiz? Nelere dikkat etmeliyiz? Gibi can alıcı sorulara, 10 yılı aşkın bir süredir özel ders veren bir uzman eğitimci olarak yanıt vermeye çalışalım;


Özel ders olayında en büyük problem iyi eğitimciyi seçmektir, eğitimcinin diploması, bilgisi kadar ve belki de daha önemlisi “öğretebilme yeteneği” yani anlatımı ve dersi sevdirmesi etkin kavramlardır, yetkin olmayan bir öğretmenin faydalı olmadığını aylar sonra anlayabilir, bu sürede de hem vakit hem de bolca para kaybetmiş olabilirsiniz, bu gibi olumsuz durumların önüne geçmek için aşağıdaki maddeleri uygulamanızı öneririm;
Öğretmenin eğitim durumunu ve tecrübelerini öğrenin; tecrübe en önemli kriterlerden biridir, öğretmenliğe yeni başlayan, o alanda eğitim almayan doktor mühendis vb. gibi biri ile yıllarını o alanda eğitime vermiş biri arasında dağlar kadar fark olacaktır, tecrübeli öğretmen öğrencinin sorun yaşayacağı durumları önceden bilir ve stratejisini ona göre belirler, bu anlamda tanıdık tavsiyeleri çok etkilidir, tanıdığınız birinin daha önce memnun kaldığı bir öğretmeni tercih etmek sağlıklı bir karar olacaktır, ayrıca öğretmenin eğitim durumu ve tecrübeleri ile ilgili belgeleri de talep etme hakkına sahipsiniz, özellikle tanımadığınız bir kişinin öğretmen olup olmadığını anlamak için mutlaka gerekli belgelerin talep edilmesini tavsiye ediyoruz.
Çok yetenekli üniversite öğrencileri mutlaka vardır, ama genel prensip olarak hiçbir üniversite öğrencisi bir öğretmen kadar özel derste başarılı olamaz, ucuz fiyat tercihi ile bir üniversite öğrencisinden ders almak yerine tecrübeli bir öğretmenden ders alınması genellikle daha iyi sonuçları, daha kısa sürede elde etmenizi sağlayacaktır, ders anlatırken bir taraftan kendini geliştirmeye çalışan bir öğretmen adayı size vakit kaybettirecektir. Bu durumu uzman doktor ile pratisyen doktor arasındaki fark gibi düşünebilirsiniz.

En etkin eğitim “öğrenci merkezli” eğitimdir bir öğretmen sürekli anlatır öğrenci onu izler derse az katılırsa iş teoride kalır, halbuki pratik de çok önemlidir bu anlamda modern eğitim stratejilerinin tavsiye ettiği gibi öğrencini katılımının maximum olduğu eğitim modeli izlenmelidir. Kalabalık sınıflarda bu model uygulanamamaktadır, ama özellikle özel ders bunun için biçilmiş katandır diyebiliriz çünkü öğretmen ile öğrenci birebir etkileşim içindedir, öğretmen elden geldiğince kalemi öğrenciye vermeli, temel bilgilendirme yaptıktan sonra, öğrenciyi düşünmeye sevketmeli ve bol bol pratik yaptırmalıdır, hatta öğrencinin takıldığı yerlerde hemen çözümü söylemek yerine öncelikle ipuçları ile öğrencinin cevabı bulmasına onu düşündürmeye çalışmalıdır, böylelikle öğrenci konu üzerinde düşünür, derse katıldığı için sıkılmaz ve daha kısa sürede başarıya ulaşabilir. Diyelim direksiyon ders alıyorsunuz hep öğretmeni izleyerek öğrenmeniz mümkün değildir, temel bilgilerden sonra direksiyona siz geçmelisiniz. Tüm bunlar ışığında öğretmenin nasıl ders anlattığını ayrıntılı olarak öğrenme talebinde bulunmalısınız.
Özel derslerde defter tutturmak vakit kaybıdır, öğretmen sorular-işlenecek konular hazır olarak gelirse büyük vakit kazancı olacaktır, öğrenci soru yazmakla vakit kaybetmez, mesela 10 tane soru yazıp çözebileceği yerde zaten yazılmış 20 soruyu derste çözülebilir, yani ders süresi daha verimli olur, özel ders almadan önce öğretmenin hazır dökümanlarının olup olmadığını sorgulamalısınız. Bazen öyle durumlar olur ki; çocuk diyelim “kümeler” konusu ile ilgili özelikleri okulda yazar, sonra gider aynı şeyleri dersanede yazar gider, bir de özel derste yazar aynı şeyleri 3 kere yazıp vakit kaybetmiş olur, özel derste elden geldiğince yazma ile vakit kaybedilmemeli, zaten yazılmış olan profesyonel hazır dökümanlar üzerinde ders işlenmelidir, bu anlamda öğretmenin kullanacağı dökümanları görmek isteyin ve dökümanları inceleyin, dökümanlar ilgili soruları öğretmene sorun.

Teknoloji artık çok gelişti, iki ders arasında öğrencinin takıldığı yerler öğrencinin ilerlemesine engel olabilir, halbuki belki küçük bir yardımla öğrencinin bu sorunu aşması muhtemeldir, bu nedenle öğretmenden “dersler arası mail desteği” istemelisiniz , öğrenci takıldığı yerleri mail ile sorar öğretmen de müsait oldugunda diğer dersi beklemeden yanıtlar, böylelikle diğer ders beklenmeden sorun halledilir, öğretmeninizden mail desteği isteyin.
Ödev, özellikle öss-sbs-dil öğrenimi gibi ders etkleşimlerinde şarttır, ödev öğrencinin konuları pekiştirmesini, kendini geliştirmesini ve takıldıgı yerlerin belirlenmesini sağlar, bu anlamda öğretmen ödev vermeli ve tüm ödevleri tek tek kontrol etmeli, öğrencinin takıldığı yerleri göstermelidir, bunun için derste kullanılacak defterin arkasına tarihleri ile ödevler yazılmalı, öğrencinin bu ödevlerdeki durumu ödev yazılan yere not alınmalıdır, mesela çarpanlara ayırma anlatılıyor, ama ödevde de üslü sayılarda öğrencinin zayıf olduğu görüldü, bu hemen deftere not alınmalı ona göre öğretmen bir telafi programı yapıp bu açığı kapatmalıdır, ayrıca öğrencinin ödev yapıp yapmadığı, derslerdeki olumlu olumsuz davranışlar da aynı yere not alınmalıdır.

Eğer çocugunuza ders aldırıyorsanız öğretmen ve öğrenci ilişkisine veli olarak siz de katılmalısınız, belirli periyotlarla öğrencinin durumunun değerlendirilmesi gerekir, öğretmende düzenli ders harici toplantılar istemelisiniz, eğer veli bu etkileşimden koparsa eğitim etkileşimi eksik olacaktır, öğretmen-veli –öğrenci diyaloğunun sağlıklı olması çok önemlidir. Bu anlamda öğretmenden düzenli toplantılar yapmasını isteyin.
Yeni tanıştığınız daha önce tanımadığınız bir öğretmenden ders alıyorsunuz, ama nasıl ders anlattığını vs. bilmiyorsunuz, bu nedenle öğretmenden bir deneme dersi talep edin, 20-30 dklık bu derste öğretmenin nasıl anlattığını, hem siz hem öğrenci görebilir kararınızı daha sağlıklı verebilirsiniz, ama hemen vermeyin mümkünse birkaç öğretmen ile deneme dersi yaparak karar verin, unutmayın eğitim çok önemlidir, deneme dersi talebinizi dersler başlamadan öğretmen ile daha telefonda görüşürken isteyin.

* * * * * * *

Videolar

http://www.uzmantv.com/konu/nasil-ders-calisilir

http://www.uzmantv.com/konu/matematik-dersi-calisma-teknikleri

http://www.uzmantv.com/cocugum-ders-calismak-istemiyor-ne-yapabilirim

Matematik -Geometri - Fizik - Kimya - Biyoloji - Fen Bilgisi - Türkçe - Edebiyat - Tarih - Coğrafya - Sosyal Bilgiler -Felsefe - Psikoloji - Bilgisayar - İngilizce - Almanca - Fransızca - İspanyolca :)

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b