Karışık :

ozgurgulhan

ozgurgulhan Yazdı...



kış aylarında cilt bakımı

18 Şubat 2015 Bu içerik 1.103 kez okundu.

KIŞ MEVSİMİNDE CİLDİMİZİN BAKIMI VE SAĞLIĞI

Tüm organlarımızı büyük bir örtü gibi saran cildimiz mevsimsel değişikliklere uyum sağlamaya çalışır. Tabakalar şeklinde sıralanmış olan deri hücreleri soğuk-sıcak ve nem yağ dengesini korumaya çalışır. Benzer şekilde saç ve tırnaklarımızın yapısı da uyum sağlama sürecine girer. Ancak yine de kışın özellikle havanın soğuması kuruluk ve hassasiyetleri artırır. Buna eklenen rüzgar ve nem oranı değişmeleri ve problemleri tetikleyebilir.

Kış aylarında en sık karşılaşılan sorunların başında ciltte kuruma ve çatlamalar gelir. Cildin dış ortamla olan ilişkini stratum korneum dediğimiz geçirgen olmayan tabaka ayarlar. Bariyer görevi vardır. İçerdeki maddelerin dışarı çıkmasını engellerken dışarıdaki maddelerin de kontrollü olarak içeri girişini sağlar. Bu bariyer tabakanın bütünlüğü bozulursa ilk önce derimiz suyunu kaybetmeye başlar.



NEDEN SU ÇOK ÖNEMLİ?

Normalde cildin içeriğindeki suyun en az %10 olması gerekir. Cildin susuz kalması ya üsteki koruyucu tabakanın aşınmasından ya da günlük olarak su alım miktarının yetersiz olmasından kaynaklanır. Yeterli miktarda suyu bulamayan cilt hücreleri büzülerek dökülmeye başlar. Bunun yansıması kuru, pullu ve kırışık görünen cilttir. Ardından çatlamalar ve yarılmalar, kızarıklıklar eşlik eder. Üst tabaka dökülmeye başlayınca başta bakteri ve mantarlar olmak üzere pek çok mikroorganizma normalde ulaşamadığı alt tabakalara iner. Cilt enfeksiyonları başlar.

Ayrıca cildin koruyucu yağ tabakası yine bu üst bölgededir. Üst tabakanın tahrip olmasıyla derinin koruyucu ve besleyici yağ içeriği azalır. Tıpkı nem kaybında olduğu gibi yağ kaybı da pullanma ve egzama denen kaşıntılı yara oluşumlarına sebep olur.

Bu iki olayın yani nem ve yağ kaybının sonucu ise cildin kuruması, gerilip pullanması, kaşıntı ve kızarıklardır. Ardından klinik olarak gördüğümüz yaralar, kırışıklıklar ve kahverengi leke oluşumları gelir.Bu sorunların önüne geçmek ve cildimizi gereken bakımı yapabilmemiz için özen göstermemiz gereken konuların başında önce yaşam alışkanlıklarımız gelir.

Kış aylarında havanın nem oranı genelde daha düşüktür. Sert ve soğuk rüzgarlar eklendiğinde cildimiz su kaybeder. Soğuk etkisiyle daralan damarlarımız cildi yeterince besleyemez. Yaşadığımız ortamların klimayla ısıtılması ve az havalandırılması kurumayı tetikler. Bu nedenle hem dış ortamın hava koşulları hem de kapalı ortamların nem oranı birlikte etki edecektir. Ayrıca yünlü kıyafetler özellikle alerjik cildin sorunlarını artırır.

Anlatılan mekanizmalar kışın sıkça karşılaştığımız saç ve tırnak problemlerine de yol açar. Saçlarda kuruma ve yıpranma, elektriklenme görülür. El tırnaklarında görülen soyulma ve çatlamalar, renk değişiklikleri oluşur.

CİLDİMİZ İÇİN YAPMAMIZ GEREKENLER

Kuruyan cildin en büyük sorunu nem kaybıdır. Piyasadaki tıbbı nemlendiriciler üç mekanizma üzerinden etki eder. İlk grup ciltteki nemli tabakayı örtüp buharlaşmayı engeller. Vazelin, lanolin, silikon içerenler bu gruba girer. İkinci grup olan Emolien grubu piyasada en çok bilinen nemlendiricilerdir. Soyulmaya başlayan tabakaların aralarını ve pürüzlü görüntü yapan kısımlarını doldurup pürüzsüz görünüm de verir. Genelde kremlerde veya losyonlarda üç dört emolien bir arada bulunur. Üçüncü grup olan humektanlar ise atmosferden veya derinin alt tabakalarından nem çeker ve deriye verir. Hyaluronik asit, üre, kollegen, elastin maddeleri içeren ürünler bu şekilde etki eder.

Nemlendiricilerin mekanizması tamamen su kaybını engellemek veya nemi tutmak üzerinden çalışır. Ancak kullanılacak bölgeye göre (yüz, kol,bacak,el, ayak gibi) veya kişinin cilt tipine,alerjisi olup olmamasına göre losyon, krem, merhem gibi farklı formülasyonlarda önerilir.

Kışın kullanılan vücut yıkama ürünlerinin özellikle hassas ve alerjik ciltlerde, bebeklerde dikkatli seçilmesi gerekir. Mümkünse ‘’syndet’’ adı verilen sabun içermeyen temizleyicilerin kullanılması daha doğrudur. Renkli ve parfümlü jeller kaşıntıya zemin hazırlayabilir. Kremsi formda olan ve içerinde nemlendirici içeren banyo jelleri tercih edilmelidir.

Özellikle gövde için losyon formunda nemlendiriciler gerekir. Banyodan hemen sonra kurulanır kurulanmaz sürülmelidir. Pantenol ve E vitamini içeren ürünlerin aynı zamanda yenileyici özelliği de vardır.

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b