Haberler :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



Hücreler Aç Olduğu İçin Kilo Alıyoruz.

06 Mayıs 2014 Bu içerik 1.060 kez okundu.


HÜCRELERİ AÇ OLDUĞU İÇİN KİLO ALIYOR!

Bolluk içindeyiz çok şükür! Kimsenin sofradan doymadan kalkması gerekmiyor, kıtlık yok. Kamımız tok,
Ama hücrelerimiz aç,
Hücrelerimizi besleyemiyoruz,
Yediklerimizin çoğu “besin” değil,
Biz onları yedikçe onlar da bizi yiyor!,
Diyet yaptıkça kilo alıyoruz,
Kısa dönemli sağlıksız bir diyetin, vücut tarafından faiziyle geri alınacak bir borç olduğunu unutuyoruz.
Oysa beslenmede mesele kilo sorununu çoktan geçti,
Zaten kimse çok yediği için kilo almıyor,

işte bu kitapla gerçek anlamda sağlıklı beslenmek, sağlıklı kiloda kalmak adına bilmemiz gereken her şeyi öğreneceğiz.
Sadece kilo vermek için değil, sağlıklı kalmak, yaşlanmayı geciktirmek, uzun bir ömür sürmek isteyen herkes için bir başucu kaynağı.

Unutmayın! Siz en hasta hücreniz kadar sağlıklısınız!
Akla önem veren bir insan olarak hiçbir zaman diğer insanların zekâlarını küçümsemem. Ancak enformasyon bombardımanının yaşandığı çağımızda insanlann doğru bilgiyi seçebileceklerini düşünmüyorum.
Zaten hepimiz biraz sabırsızız. Çabuk çözümler istiyoruz. Fazla bilgiden de boğulduk. Hayatın ritmi, yoğunluğu sebebiyle bir “bilir¬kişimin söylediğine inanıp teslim olmak ve söz konusu iş neyse o işi bir kerede bitirmek istiyoruz.
Eğer, “Şikâyetin nedir?” sorusunun sorulmasına gerek yoksa zaten doktora da gitmiyoruz.
Peki?
Şikâyetiniz yoksa sağlıklı mısınız?
Sağlık nedir?
Bir sayı mıdır? Şekerin, kolesterolün, tansiyonun, kilon kaç gibi. Yoksa sağlık birkaç rakamdan, grafikten öte bir şey mi?
Gerçekte ne kadar sağlıklısınız?
Şunu unutmayın!
En hasta hücreniz kadar sağlıklısınız.
Herkesin sağlıklı yaşam hakkında iyi kötü bir fikri var: Dengeli beslenme iyidir, sigara kötüdür gibi.
Hepimiz kendimize göre sağlığımıza az çok dikkat ediyoruz.
Ama bir gün beklenmeyen, bizi hazırlıksız yakalayan (?) bir has¬talıkla karşı karşıya kalınca kendimize şu sorulan soruyoruz:

Yeterince dengeli beslenmedim mi?
Sigarayı daha önce mi bırakmalıydım?
Bu neden benim başıma geldi?
Bu hastalığın nedeni kötü talihim mi?
Hastalığın kaynağı genlerimde miydi?
Genlerim kaderim mi demek?
Hatta yavaş yavaş şu sonuca varıyoruz: Genlerimden kaçamazsam kaderimden de kaçamam!
Suç bende değil ki, genlerimde!
Alın size devekuşu sendromu!
Gerçek şu ki sağlık, sadece hastalığın olmaması demek değildir, bundan çok öte bir şeydir. Gerçekte sağlık tüm hücrelerin ihtiyaçlarının doğru karşılandığı mükemmel denge durumudur
Her gün, her an sağlık için yapmamız gereken, üzerimize düşen görevler var. Sağlığımızı garantilemek için mucize bir hap yok! Şipşak çözümlerden medet ummak faydasız.
Artık sağlığın gerçekte ne olduğu konusunda yeni bir farkındalı- ğa ihtiyaç var. Kendi vücudumuzu sağlıklı tutmak için yapmamız gerekenler hakkında yeni bir bakış açısı kazanmanın vakti geldi.
Kafamızı kumdan çıkarmalıyız!
Hemen bugünden başlayarak kişisel sağlık sorumluluğu¬muzu almalıyız.
Mevcut bilgiyi toplamalı ve kendimize en uygun şekilde uygula-malıyız.
Ve öğrenmeliyiz!
Vücudumuzda barış istiyorsak, onun sürekli bir savaş halinde olduğu düşmanlarını iyi tanımalıyız.
Hele de bu düşmanların en büyüğünü her öğünde biz içeri gönüllü olarak buyur ediyorsak…
Barış İstiyorsam önce savaşı anlamalısınız] Biz vücudu anlamayı, nokta hedefli ölçmeden ibaret sanıyoruz. Kan şekeri ne kadar, tansiyon kaç gibi. Oysa vücut komplike ve

kendi içinde uyumlu bir sistemdir. Vücuttaki her şey birbiri ile alakalıdır. Tek noktayı, tek göstergeyi inceleyen bu dar görüşlülük bütünü görmemizi engelliyor. O tek noktalardaki problemlere takılryoruz. Mesela kanseri tedavi etmenin kanseri engellemekten geçtiğini unuttuk! Her hastalıkta aynı hataya düşüp tedavinin aynntlanna daldık, büyük resmi görmüyoruz artık.
Hastalıklarda da, sağlıkta da sisteme bir bütün olarak bakmalı, tüm nedensonuç ilişkilerini incelemeliyiz.
Bedenimize yakın plan zoom yapmalıyız!
Tıptan farklı olarak, diğer bilim dallan sistemin bütününden kop-muyor. Fizikçiler maddenin en küçük fonksiyonel parçası olan atomun alt parçalanna bakınca, bütün sistemin nasıl çalıştığını daha iyi anlıyor.
İşte tam da bu yüzden biz de;
Sağlığa, vücudumuzun en küçük fonksiyonel parçası
olan hücre ve hücrenin İçindeki atom düzeyinden, hem
de yakın plan bakmalıyız.
Biz de biraz fizikçi gibi olmalıyız.
Sonuçta hepimiz atomlardan oluşmuş bir bütün değil miyiz?
Hem niçin nihai durum olan hastalıktan nedene ulaşmaya çalı-şıyoruz ki?
Baştan hiç hastalanmasak olmaz mı?
Hiç hasta oknamanm bir yolu var mı?
Bu sorunun cevabı, sağlığın atomlar seviyesinde korunmasın-dan geçiyor.
Geleceğin tıbbı teknoloji ve biyolojinin evliliğinden doğacak.
Ve ölümsüzlüğe en yakın nesil en genç nesildir.
Çok uzak olmayan bir gelecekte hastalıkları hücrelerin atomlan seviyesinde tespit eden yüksek teknolojik cihazlar çıkacağından eminim. Higgs Bozonu, Tann Parçacığı bize varoluşun gizemi hak-kında çok şey söylüyor.



* Hücrenin asitalkali dengesi,
* Hücrenin elektron-proton dengesi,
* Hücrenin serbest radikaJ-antioksidan dengesi,
* Detoks sistemleri,
* Tüm hastalıklann başlangıç noktası olan hücre zan haşan
* İnsülin direnci,
* Bağırsaklarımız ve bağışıklığımız,
* Sonsuz sağlık ve gençlik için çözümler gibi önemli konular hakkında çok detaylı bilgi edineceksiniz.
En önemli detoks organlan olan karaciğer, böbrek ve bağırsak¬lara da yakından, çok çok yakından bakmayı ihmal etmeyeceğiz kitabımızda.
* Vücudumuza nasıl detoks yaptırabiliriz?
* Neden kolay kilo alıyoruz?
* Anti-aging uygulamalar nelerdir?
* Hücrenin gerçek ihtiyacı olan gerçek besinler nelerdir?
* Nasıl alkali beslenebiliriz?
* Alkali yaşam nasıl mümkün olur?
* Neden ileri yaş hastalıklan artık gençlerde de başladı?
* Çocuklarımızın sağlığı tehlikede mi?
sağlığınızı tehdit eden durumlarla baş etmeyi öğreneceksiniz.
Sonsuz sağlık ve gençlik peşindeyseniz bu kitap size yol gösterecek.

Hücrelerimizin nasıl zarar gördüğünü ve nasıl sağlıklı kalabi¬leceğini öğrendikçe sağlığımızı korumakta hepimiz eşit güce sahip olacağız. Bu bilgi gücünü elimizde tutacağız. Bu bilgiler ışığında hastalanmama seçeneğini kullanacağız. Seçimlerimizde serbest, sağlıkta eşit olacağız.
Bedeninizin içinde neler olup bittiğini blmeden. içinizden dışan taşan sorunlanntz için yardım arıyorsunuz. Ama endişe etmeyin, çünkü yalnız değilsiniz! Milyarlarca insan da aynı şeyi yapıyor.
Şimdi değişme zamanı. Şimdi öğrenme ve kalıcı sağlığa giden yolda yepyeni bir farkındalık kazanma zamanı.
Çözüm çok yakında.
Hatta avucunuzun içinde tutuyorsunuz şu ani
Tek yol, hücrelerimize gerçek ihtiyaçlarını, gerçek besinleri ver¬mekten geçiyor.
Çünkü hücrelerimizin her şeyden önce “doğru enerji”ye ihtiyacı var.

Hücrelerimiz için doğru enerji nedir?,
Öncelikle şunu aklınızdan çıkarmayın:
hücrenin ihtiyacı olan yiyeceği doğru seçmek demektir; dolayısıyla bu yiyeceğin vücutta nasıl işlendiğini, bize nasıl hayat ve canlılık verdiğini bilmeyi gerektirir. İşte gerçek beslenme bilimi budur.
Gerçek besin, doğru enerii kaynağı!
Bu da ne demek diye soruyorsunuz belki de. Yediğim şeylerin hepsi besin değil mi zaten? Kafanız karışmasın! Adım adım öğreneceğiz.
öncelikle şunu aklınızdan çıkarmayın: BESLENME hücrenin ihtiyacı olan yiyeceği doğru seçmek demektir; dolayısıyla bu yiyeceğin vücutta nasıl işlendiğini, bize nasıl hayat ve canlılık verdiğini bilmeyi gerektirir. İşte gerçek beslenme bilimi budur.
Besleyici maddeler, besinlerle gelen ve hücre için maksimum canlılık sağlayan maddelerdir. Hücre için en doğru enerji yakıtı da bunlardır. Bu enerji sayesinde tüm vücutta tamir, onarım, büyüme, üreme, bağışıklık gibi yüzlerce fonksiyon yerine getirilebilir.
Tüm hücrelerin içinde bu amaçlara yönelik olarak sürekli biyo-kimyasal olaylar gerçekleşir ve bu olaylar aynı zamanda biyoelekt- riksel olaylardır.
Aslında insan vücudu, kimyasal elektrikle çalışan bir biyolojik sistemdir.
Vücuttaki tüm metabolik olaylar bir tür kimyasal elektrik enerjidir.

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b