Gizem :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



Astral Beden ve Aura, Astral seyahat

07 Mayıs 2014 Bu içerik 1.446 kez okundu.




Varlık, potansiyel enerjisinin ancak 'luk bir kısmıyla bu dünyada yaşarken, şuurunun da tamamım değil sadece 'luk daraltılmış kısmı kullanabilir. Dolayısıyla sahip olduğu pek çok ruhsal yeteneklerini bu dünya yaşamında kullanamama durumuyla karşı karşıya kalır. Bütün bunların sonucu olarak, kendisini sadece bedenden ibâret bir varlık olarak görme yanılgısı içine dâhî düşebilir. Oysa ki, "ben" dediği bilinci, asıl rûhunun sonsuz imkânlarından sadece; ama sadece çok küçük bir kısmıdır...

Şuûrun toplandığı birden fazla merkez vardır ki bunlardan bir tanesi, çok eski devirlerden beri astral beden ya da esiri beden olarak isimlendirilmiştir.

"Belirli sinir merkezlerine bağlı bulunan, bir çeşit seyyal enerjetik maddeler toplamıdır." da diyebiliriz bu astral bedene...


Bu enerjetik bedenin fiziki bedenle irtibatından doğan bir ışınım vardır. Mavimsi-gri renkteki bir dumana benzer görüntüsü olan bu ışınımı, bazı medyomik hassâsiyete sahip insanlar görebilmektedir. Bu ışınım hareketi; fiziki bedenin her yerinde, çeşitli renklerde kendini gösterir. Biyomanyetik bu enerji alanına hepimizin bildiği gibi Parapsikoloji'de "Aura" ismi verilir.
Anlayışımızı kolaylaştırmak için fizikî bedeni bal peteklerine benzetecek olursak, söz konusu enerjetik astral bedenin bu petekleri dolduran bir akışkan olduğunu söyleyebiliriz...Belirli bir şekli olmayan bu maddeler topluluğu, varlığın düşünceleriyle istenilen bir görünüme sokulabilir. Hayâlet gördüğünü iddia eden insanların gördükleri şey, aslında işte bu astral bedenin çeşitli şekillere bürünmüş h♪lidir... Yâni hayalet denilen şey; rûhun görüntüsü değil, ruhsâl enerjinin şekillendirdiği astral bedendir.

1960'lı yılların sonlarına dünyanın birçok ülkesinde bu konuyla ilgili çalışmalar, doğru önemli sonuçların alınmasına yol açmıştır. Hatta ruhsâl bir enerjinin varlığını kabul etmeyen ve materyalizmin kalesi olan eski Demirperde Ülkeleri'nde bile...

Örneğin; 1968 yılında Çekoslovak ve Bulgar bilim adamları, dünya kamuoyuna ortak bir açıklama yaparak; bitkiler ve hayvanlar da dahil olmak üzere, tüm canlı varlıkların sadece atom ve moleküllerden meydana gelen fiziki bir bedenlerinin olmadığını, fiziki bedenin eşi olan bir enerji bedenin de mevcut olduğunu keşfettiklerini ilan etmişler ve bu bedene de"biyolojik plazma bedeni" adını vermişlerdi...

Herhangi bir organı kesilen hastalar çoğunlukla o organı yerinde hissettiklerini belirtirler. Rus bilim adamları, yaptıkları aura ile ilgili denemelerde, esası Kirlian Fotoğrafçılık Metodu'na dayanan bir metot ile önce sağlam bir yaprağın sonra da üçte biri kesilmiş olan bir yaprağın fotoğraflarım çekmişlerdir.

İlk fotoğrafta yaprak üzerinde yanıp sönen parlak canlı ışık huzmeleri ve yaprağın kenarlarında bir hat şeklindeki aydınlık alanın mevcûdiyeti, yine kendini göstermiştir. İkinci fotoğraftaki görüntü ise oldukça farklı olmuştur. Bu sefer yaprağın yüzeyi yine tam olarak görünmüş ancak kesilen parçanın olduğu yer diğer kısımlardan bir çizgi ile ayırt edilebilecek şekilde şeffaf kalmıştır.

Astral bedenin maddesi, devamlı bir hareket halinde olup akıcıdır. Kendisine has bir titreşim hızı vardır. Frekansı, duyu organlarımızla algılayabildiğimiz maddelerin frekanslarından çok yüksektir. Bu sebeplerden dolayı, fizikî maddeler onun için bir engel teşkil edemezler. Örneğin bir duvarın içinden kolaylıkla geçebilir. Astral bedenin akıcı olması ona bölünerek kendi eşitlerini meydana getirebilme özelliğini kazandırır. Böylelikle astral bedenin bölünmesi sağlanarak frekansı değiştirilebilir. Astral bedenimizin mevcut frekansını yükseltebilmemizle düşüncelerimizin pozitif kalabilmesi arasında büyük bir paralellik vardır.



Astral Seyahat Nasıl Yapılır?
Öncelikle bedeniniz çok rahat olmalı ve hiç kimse tarafından rahatız edilmeyeceğiniz bir odada tek başınıza olmalısınız.
Astral seyahati gerçekleştirememenizin önündeki en önemli engel endişe ve korkularınızdır. Kendinize ve yapabileceğinize inanın. Her zaman ilk seferde başarılı olunamaz.Ancak bedeninizden ayrılırken eğer korkar ve vazgeçerseniz yeniden bu noktaya ulaşmanız çok zaman alabilir. Bu yüzden korku duygusunu içinizden atın. Astral seyahat zarar verici değildir.

Astral seyahat yapmak için en önemli noktalardan biri imgeleme konusundaki başarıdır. Yatağınızda sırt üstü yatarken kendinizi tavanda hayal edin aşağıdaki bedeninize baktığınızı düşünün. Bunu ne kadar canlı olarak yaparsanız beyninizin bunu kabul etmesi ve bedeninizden dışarı çıkmanız o kadar kolaylaşacaktır.
Astral seyahat yapmak için beyninşz mutlaka alfa pozisyonunda olmalıdır. Yani meditatif bir durumda olmalısınız. Hiç bir şey düşünmeden gevşemeli ve aklınıza düşünceler gelirse onlara takılmadan geçip gitmelerine izin vermelisiniz. Burada en önemli noktalardan biri de tam gevşemiş bir durumda olmanızdır. Vücudunuzda hiç bir gerilim olmamalı. Eğer herhangi bir yeriniz ağrıyorsa yada bir sıkıntınız varsa astral seyahat girişiminde bulunmayın.
Astral bedene çıkış yolu göbek chakrasıdır. Eterik bedeniniz göbek chakrasından dışarı çıkar ve bir kordonla bedeninize bağlıdır. Dolayısıyla bu chakranın düzgün çalışması astral seyahat için size kolaylık sağlayacaktır.

Astral seyahate çıkma deneyimi yaşayacağınız gün bir kaç havuç yemeniz, et yemekten kaçınmanız, meditasyon yapmanız, kendinize Reiki uygulamanız sonuca ulaşmanıza yardım edecektir. Ayrıca astral seyahat deneyimi esnasında sarı renk giysiler de bu konuda yardımcı olacaktır.
Astral seyahate çıkyığınızda asla korkmayın bu bedeninize geri dönmenize yol açar. Eğer böyle bir şey olursa yapabileceğiniz en iyi şey uykuya dalmak olacaktır.
Astral seyahate çıkarken kalpte aşırı çarpıntı,kulaklarda uğuldama, göbek bölgesinde rahatsız edici bir duygu gibi hisler yaşayabilrisiniz. Bunlar son derece normaldir ve çıkmak üzere olduğunuzun işaretleridir. Bir çok kişi bu noktada korkar ve geri döner, ancak bir daha bu noktaya gelmek kolay değildir. Bu belirtilerle karşılaşınca korkmayın. Sağlığınıza zarar verecek bir sorun olmayacaktır. (Kalp yada tansiyon hastası iseniz dikkatli olmalısınız.)
Astralde iken ne zaman isterseniz bedeninize dönebilirsiniz. Bunun için sadece düşünmeniz yeter. Size yön veren düşünceleriniz olacaktır.
Astralde iken odada eşyaların yerini farklı görebilirsiniz, bu son derece normaldir.


İlk deneyimlerinizde odanızda çıkmayın, sadece havada dolaşın ve kendinizi, odayı seyredin. Astral bedeninizi yönlendiren düşüncelerinizdir. Bu konuda hakimiyet kazandıkça evinizin dışına çıkabilir ve zamanla daha uzak yerlere gidebilirsiniz.
Her ne kadar astral ile uzaya ve diğer galaksilere gitmek mümkün olsa da güneş sisteminden çıktıktan sonra geri dönüş konusunda sorunlar olabilir ve kaybolabilirsiniz. Bu konuda kesin hakimiyet kazanmadan böyle bir girişimde bulunmayın.
Astralde iken bazı varlıklarla karşılaşmalardan söz edilir. Bu tamamen sizin elinizdedir. Eğer böyle bir amacınız varsa elbette olabilir ama böyle bir isteğiniz yoksa bundan korkmanıza gerek yok, böyle bir şey olmayacaktır.
Bedeninize dönerken ani bir sıçrama hissedebilirsiniz. Bu durumda yataktan kalkmayın ve uyumaya devam edin.
Astral seyahat bazen ilk seferde mümkün olsa da genelde bunun için çalışılması gerekir. Bu konuda sabırlı olun ve düzenli olarak çalışmalar yapın.


Teknikler

1. Nefes tekniği;

-Rahat bir kıyafet giyin, eğer sizi rahatsız eden bir şey varsa kalkıp onu halledin. Daha sonra rahat edebileceğiniz yatak veya yere uzanın (sırtınız yere paralel olacak şekilde), başınızın altına, başınızla sırtınızın açısını bozmayacak bir yastık kullanabilirsiniz. (kare nefes tekniği üzerinde tefekkür ediniz) 3-4 defa derin nefes alın (nefesinizi karın bölgesine alıp bırakın, göğsünüzü şişirmeyin). Tüm nefesinizi boşaltın. Bu şekilde içinizden, birden dörde kadar sayın.
-Nefes alırken birden dörde kadar sayın.
-Nefesinizi tutun, birden dörde kadar sayın.
-Nefesinizi bırakırken birden dörde kadar sayın.

Bu şekilde nefesiniz rayına oturasıya kadar bu konumu koruyun.
2. Nefes tekniği
Burnunuza konsantre olun nefes alırken burnun ucundaki soğukluğa verirken sıcaklığa konsantre olun nefes alıp verdiğinizde içinizden bir, tekrar nefes alın verirken iki... şeklinde on'a kadar sayın ve tekrar bir'den ona kadar sayın şaşırdığınızda, aklınız karıştığında hep bir'den başlayın bu sırada aklınıza gelen tüm düşünceleri atıp sadece burnunuzun ucundaki sıcak-soğuk havayı hissedin bu şekilde bir süre sonra her tarafınızın uyuştuğunu göreceksiniz. devam edin ta ki sadece nefesinizin sesi kalana dek. O zaman tekniklerden birini deneyin.
3. Nefes tekniği
Nefes alırken 8'e kadar sayın nefesinizi tutun 16 ya kadar sayın bırakırken 4'e kadar sayın bu sayede pranayı ciğerlerde daha fazla tutmuş oluyoruz. Hazır olunca tekniğe geçin.
7- Gevşeme

Astral Seyahati açıklarken vücudu uyutup bilinci kandırarak uyanık kalmak şeklinde bir yorum yapmıştık buna ek olarak vücudun daha kolay uyku hali alabilmesi için kasların gevşetilmesi gerekmektedir. Astral Bedenin bazı kaslar tarafından tutulduğu kasların gevşetilmesiyle Astral Bedenin serbest kalacağı fakat bu kasları tam olarak gevşetmek için sürekli çalışmak gerekiyor. Astral Seyahat sırasında vücudun bir başkası tarafından rahatsız edilmemesi gerektiğini bunun ölüm riski bile taşıdığı yazılıydı bazı kaynaklarda. Astral Seyahat Teknikleri ismindeki kitapta kasları gevşetme tekniği var (isteyen bu kitaptan yararlanabilir).
- Ayak tabanı, parmaklar ve bileğinize kadar olan kısmı nefes alıp tuttuğunuzda gücünüzün yettiği kadar sıkın birden dörde kadar içinizden sayın ve gevşetin, nefesinizi bırakırken dörde kadar sayın sonra içinizde hava yokken dörde kadar sayın bunu 3 defa tekrarlayın sonra da ayak parmaklarınızı ters istikamete doğru aynı işlemi tekrarlayın.
- Ve sırasıyla ayak bileğinizden diz kapağınıza kadar olan kısmı
- Diz kapağınızdan (baldır dahil) kalçaya kadar olan kısmı
- Sonra diğer bacak için aynısı
- Kalçalar
- Karın boşluğu
- Sırtınız (köprü şekliyle)
- Göğüsler
- Sağ el parmakları bileğe kadar sonra da ters istikamete doğru
- Bilekten dirseğe kadar
- Dirsekten omuzlara kadar
- Sonrada diğer kol için aynısı
- Omuzlar ve trapez kasları
- Boyun kasları (kafayı göğse doğru eğerek)
- Çene kasları (çeneni göğse eğerek)
- Surat kasları (gözlerini sıkıca kapayarak daha sonra kaslarını gererek)
Her kası kasıp gevşetirken 3 er defa tekrarlamalısınız. Bu işlemler bittikten sonra 2-3 defa derin nefes alarak nefesi rahatlatmalısınız.


8. Korunma ve İmgeleme

Astral Seyahat yapan insanların çoğu bu tür bir deneyimi daha önce yaşamadığı için ilk çıkışta, yaşadıklarından dolayı korkarlar. Kendinizi bir anda farklı bir gezegende hissedin nasıl tedirgin olursanız işte böyle bir duygu ki bazıları bunu bile hayal edemez. İste bu gibi korku ve tedirginlik durumlarında Astral Beden korunma mekanizması olarak tekrar Fizik Bedene geri döner. Bir arkadaşım ilk Astral çıkışında önce kendini görüp şaşırmış daha sonra da korkması sonucu ağlamaya başladığını anlattı. Çünkü öldüğünü sanmış. Birde çeşitli Astral varlıkların saldırma ihtimali düşünüldüğünde korunmanın yeni çıkan insanların uygulaması gerektiğini düşünüyorum. Ve size vereceğim uygulamayla kendinize bir nevi zırh oluşturursunuz. Sırt üstü yere uzanın rahat bir hal alın. Avuç içleri yere doğru olmalı. Nefes kontrolü ile önce sadece gözünüzün önüne gelen anlamsız şekilleri izleyin. 5-10 dakika boyunca yorum yapmadan, görüntülerin arkasından bile gidebilirsiniz. Sonra iradenizle boşluğu yakalayıncaya kadar uğraşın. Hiçbir renk, hiçbir ses olmamalı ve hiç bir ışık olmamalı sadece karanlık olmalı. Bu arada kendinizi kristalden yapılmış, saydam olarak hayal edin. Boşlukta nokta şeklinde bir ışık hayal edin gittikçe büyüyen bir ışık topu şeklinde, yaklaşık olarak birkaç metre kala ışık topunun durduğunu ve kaynadığını hayal edin. Başınızdan başlayarak tüm vücudunuzu kapladığını ve etrafınıza ışık yaydığınızı aura'nızda beyaz ışıktan bir kalkan oluşturduğunuzu hayal edin. Bu arada boşlukta hayal ettiğiniz size gelen ışık topunun sadece beyaz ışık olduğunu hayal etmelisiniz, eğer başka bir renk olursa çalışmayı bırakıp daha sonra tekrar denemelisiniz. Işık vücudunuza girmeye başladığı anda serin suların başınızdan aşağı doğru yayıldığını hissetmeye çalışınız. (Bu çalışmayı eğer KDPR ve OSR'ini yapmadıysanız yapınız yaptıysanız gerek kalmaz.)
9- Rüya Günlüğü
Görmüş olduğunuz rüyaları yatağınızın yanında hazır bulunan rüya günlüğü olarak kullandığınız deftere uyanır uyanmaz rüyayı teze taze yazmalısınız. Eğer daha sonraya bırakırsanız unutabilirsiniz. Bunun amacı; Rüyalar Astral Boyutta gerçekleşir, buradan edineceğiniz bilgiler bilinç altından gelen bilgilerdir. bu yüzden çabuk unutulur. Yani rüyaları kaydederek bir süre sonra bilinç altınızla bağlantı kurabilirsiniz ve rüyada olduğunuzun farkına varabilirsiniz. bu sırada lusid rüya aşamasındasınızdır ve buradan bilinçli Astral Seyahat'e geçiş yapabilirsiniz. Bunun için bir teknik geliştirmiştim bunu sizlerle paylaşacağım; Örneğin: Rüyanızda bir ormanda yürüyorsunuz sonra ileride ne var acaba diye merak ediyorsunuz ve birden uçmaya başlıyorsunuz sonrada uyanıyorsunuz. Eğer rüyada fiziksel ortamda olmaması gereken şeyleri farklı(zıt) renklerle yazarak yada etrafına daire çizerek kaydederseniz bir süre sonra rüyadayken fiziksel ortama aykırı şeyler olduğunda başlangıçta şaşırıp sonra da rüyada olduğunuzun farkına varabilirsiniz. bu sayede rüyanız lücid rüya olur ve burada yapacağınız şey fiziksel bedenin yanına gitmeyi istemek olacak. Bunu yaptığınızda büyük bir ihtimalle ya vücudunuzun üzerinde salınıyor yada vücudunuzun önünde yada yanında ayakta fiziksel bedeninize bakıyor olarak bulacaksınız kendinizi. bundan sonrası düşüncelerinize kalmış. ama ben yinede ilk 3-5 çıkışta evinizin dışına çıkmanızı tavsiye etmem zaten bunun nedenini anlayacaksınız. Astral ortama alışasıya kadar ve düşüncelerinize hakim olasıya kadar evinizi dolaşın ailenizi seyredin vb...
10- Çıkış Belirtileri
İyi bir konsantrasyon, nefes tekniği ve hayal gücüyle bir süre sonra vücudunuzdaki tüm kaslarınızın ve hücrelerinizin uyuştuğunu onları hissedemediğinizi göreceksiniz. (sakın orada olup olmadıklarını hissetmek için dikkatinizi farklı yönlerinize kaydırmayın tüm uğraşınız boşa gidebilir) kulakta uğuldama, tüm vücutta karıncalaşma, baş dönmesi yada vücudun spiral bir şekilde dönmeye başlaması çıkış belirtileri arasında sayılabilir. Tabii burada fiziksel vücut değil Astral Beden dönüyor olacaktır. hafifleme hissi oluştuğunda nefes sisteminizi bozmadan nefesinizi tutun ve hayalinize (uyguladığınız teknik) devam edin, eğer çıkış başarılı olmadıysa (nefesinizi fazla uzun tutmayın) tekrar yani belirtiler bekleyin ve aynı işlemi tekrarlayın. bu sayede çıkış rahat olacaktır.


11- Çıkış Deneyleri

Buraya kadar genelde herkes bu uygulamaları aşağı yukarı yapar. Bundan sonrası kişiye göre değişir. Bu kısımda birkaç örnek vereceğim. Hangisini istersiniz onu kullanın bundan sonrası size kalmış.Teknik - 1
Genellikle çoğu insan kendi kendine telkin yöntemini kullanır. Bir nevi Lusid Rüya yöntemi de denebilir. “Yemek yanıyor kalkıp ocağı söndürmeliyim, tuvalete gitmeliyim, evde hırsız var kalkmalıyım” tarzında telkinleri sik sik kendine verir ve sonuçta bu emre fizik beden gevşemeden dolayı cevap veremez ve Astral Beden bu emirlere yanıt vermek için harekete geçer.
Teknik - 2
İmgeleme yöntemleri de vardır.
a- Gökyüzünden bir ipin 3. gözünüze doğru asili olduğunu elinizi uzatınca tutabileceğiniz bir uzaklıkta hayal etmelisiniz. Ve Astral Ellerinizle o ip sayesinde yukarı tırmandığınızı hayal edin.

b- Kendinizi vücudunuzun içinde hapsolmuş olarak (karanlık bir hücre gibi) hayal edin. İçerdesiniz ve sadece 3. gözünüzün olduğu yerde bir ışık ve çıkış var. Bir merdiven sayesinde buradan çıktığınızı hayal edin. Hayal edilemiyorsa bile öyle olduğunu varsayarak hayal etmeye çalışın.

c- Kendinizi bir hücrede hayal edin. Tek çıkış var ve içeriye serin bir su dolmakta. İçerisi suyla yavaş yavaş dolmakta, sırt üstü suya kendinizi bıraktığınızı hayal edin. Ve bu şekilde yükselerek çıkışa ulaşıp çıktığınızı imgeleyin.

d- Kendinizi ayakta durur vaziyette imgeleyin ve tüm ayrıntıları görmeye çalışın. Tam olarak başardığınızda bilincinizin bu
imgelediğiniz size aktığını hayal edin. Bunu başarabilirseniz çıkış yapmış olursunuz.

e- Bir de vücudunuzdaki kaslardan birinin kasılı kalmışta Astral Bedeninizi tutuyor hayal edin ve bu kasın gevşemesiyle Astral Bedeninizin boşlukta aşağıya doğru düştüğünü imgeleyin.

f- Aleister Crowley'in öğrencilerine öğrettiği teknikte; Odanızdaki duvarda bir kapı oluşturun ve bu kapının üzerinde sizin için anlamlı bir simge hayal edin (mottonuz da olabilir.) ve kendinizi o kapıdan dışarı çıkarken hayal edin. Crowley'e göre kapıdan geçebilirseniz çıkış yapmışsınızdır.

g- GD'a göre ise Çalışma öncesi bir boy aynasında kendinize dikkatlice bakmalı ve hayalinizde kendi formunuzu ince ayrıntılarına kadar hayal edebilmelisiniz ki çıkış başarılı olsun.

ğ- Kemal beyin söylediği bir diğer teknik ise ki ben denedim; yere uzanın ayak parmak uçlarından yavaş yavaş yukarıya doğru yaşam enerjinizi (beyaz ışık) çekin ta ki 3. gözünüze kadar hissederek çıkın zaten buraya geldiğinizde vücudunuz neredeyse tamamen uyuşmuş oluyor. ve 3. gözünüze ulaştığınızda yaşam enerjinizle birleştiğinizi ve 3. gözünüzden dışarıya çıktığınızı imgeleyin.

Daha bir sürü teknik verilebilir. Astral çıkışı başaranlara yeni dünyalarında iyi şanslar diliyorum. Bunun anlamı çok büyük, Astral ortamda çok fazla okült bilgi edinilebilir. İlk zamanlar Astral ortamda kontrol çok zordur ama zamanla Astral Bedeni kontrol edip rahat hareket etme imkanı bulabilirsiniz tabi bunu tecrübe belirler. Bir de bir çok kişinin Astral Seyahat denemelerinin boşa gitmesinin sebebi bir uygun zamanda yapmamaları iki çalışmalara yeterince devam etmemeleri üç ki en önemlisi olarak düşündüğüm üç boyutlu imgelemeyi başarmaları. Bir çok üstat da hayal gücü üzerinde boşuna durmamışlardır herhalde.


Kaynaklar:

Kabala Musevi Mistiklerinin Yolu - Perle Epstein - Dharma Yayınları
Altıncı Boyut İnsanın Bilinmeyen Gücü - Roderich Feldes - Cem Kitapları
Altıncı Duyu Duyu Ötesi - Brian Ward - Remzi Kitabevi
Astral Seyahat Teknikleri - D. Scott Rogo - Ege Meta Yayınları

--------

Astral seyahat ruhun bedenden ayrılarak başka bir boyuta geçmesidir. Bu boyuta geçiş sırasında hem ruh hemde beden belirli etkinlikler göstermektedir. Fakat bütün yapılanlar bu ikilinin arasındaki bir bağ ile gerçekleşmektedir. Bütün yük sadece zihinde olmayıp ruhun da belirli ölçüde görevi bulunmaktadır. Aslında zihin iki yerdede faaliyet göstermektedir. Gerçek bedende düşünülen olaylar dışarıdaki ruh bedene bir emir gibi giderek onun bütün bu emirleri gerçekleştirmesini sağlar. Zihnimiz tamamen ruhtadır. Ruh bedenden çıktıktan sonra aradaki ilişki şu şekilde gerçekleşmektedir ;



Gerçek beden zihinden, ruh ise gözlerden ibarettir. Gerçek bedendeki zihin ruha emir vererek onu yönlendirmekte, ruhtaki gözler ise zihne gördüklerini yansıtmaktadır.
Astral Seyahat Hakkında Bilimsel Açıklama;
Astral seyahat terimi Okültizm’de ve Teozofi'de kullanılan bir terim olup, kişinin uyku gibi hallerde parapsikoloji'ye inanan kişilerce esîrî beden ya da astral beden (Spiritüalizm’de duble) denilen,astral seyahate inanan kişiler tarafından süptil madde denilen maddelerden oluştuğu söylenen "bedeniyle" fiziksel bedeni dışında, yine bu kişiler tarafından iddia edildiğine göre bilinci yerinde olarak, başka mekanlarda dolaşmak üzere yaptığı yolculuğu ve bu bedeniyle geçirdiklerini söyledikleri deneyimleri ifade eder.
Parapsikoloji'de bu, "beden-dışı deneyim" anlamındaki "out-of-body experience" (OBE) olarak, Metapsişik'te ise "şuur projeksiyonu" olarak adlandırılır.
İrâdi olarak gerçekleştirilebilindiği iddiası ve deneyim sırasında bilinçli olunması sebebiyle diğer beden-dışı deneyimler arasında özel bir yeri vardır.
Astral beden için duvar gibi fiziksel nesneler ve uzaklık bir engel oluşturmayacağı ileri sürülür. Yani, iddialara göre, kişi bu bedeniyle bir anda kıtalar arası yolculuk yapabilir ve maddi engellerin içinden geçebilir. Fiziksel bedenden çıkıldığında öte-alem varlıklarının görülebileceği de ileri sürülmektedir. Uyku sırasında yapılan astral seyahat fiziksel bedene dönüldüğünde bir rüya tarzında anımsandığı söylenmektedir.
Astral seyahatin, okült ve teozofik kaynaklarda ve birçok araştırmacının çalışmalarında "irâdi olarak fiziksel bedenden ayrılma" şeklinde tanımlanmasına karşın (Dr.Scott ROGO, Leaving The Body, 1983), İngiliz parapsikolog Celia Gren bir ayrım yapmış ve “fiziksel beden-dışı deneyimler”den kendiliğinden (irade-dışı) oluşanları için ekzomatik deneyim (ecsomatic experience) terimini ortaya atmıştır.
Konu hakkında en fazla araştırma yapmış kişilerden biri araştırmalarını "Journeys Out of Body" adlı kitabında aktaran Robert Monroe’dur. Halen Amerika Birleşik Devletleri'nde Monroe Enstitüsü adıyla bilinen bir kurum bu konuda çalışmalarını sürdürmektedir. Astral seyahat hakkında ayrıntılı bilgi, Ege Meta Yayınları'ndan çıkan Astral Seyahat Teknikleri isimli kitapta bulunabilir.







Astral seyahat yapmaya başlanmadan önce dikkatle yapılması gereken en önemli egzersiz şudur ;
Gevşeme
Bu egzersize başlamadan önce rahat bir yatak seçiniz. Eğer karşınızda bir tablo varsa kendinizi o tablo üzerinde yoğunlaştırın. Evinizde bir tablo mevcut değil ise herhangi bir resmi yattığınız yatağın tam karşısına görebileceğiniz bir yere koyun. (Resim fazla göz yorucu olmamalıdır. Nehir yanında bir evi anlatan tablo bu egzersiz için son derece yeterlidir.) Resime bakmak için bakmayın. Bu bakışın nedeninin resim sayesinde yoğunlaşmak olduğunu unutmayın. Resime 10 saniye süreyle bakın. Ve gözlerinizi kapatın. Kendi kendinize "gittikçe ayaklarım ağırlaşıyor, önce sağ ayağım sonra sol ayağım. Ve şimdi bacaklarım ağırlaşıyor, önce sağ, sonra sol" bunu 4-5 kez tekrarlayıp kendinizi telkin edin. Telkin olunurken söylenen sözcükteki anlamın yapılmasını, bedene emir olarak vermeliyiz. Ve gözlerinizi açın. Tekrar resme bakın 10 saniye boyunca resme odaklanın. Tekrar gözlerinizi kapatın. Ve şimdi "yavaş yavaş göğsüme kadar olan bölüm, kollarım ağırlaşıyor. Gittikçe göğüsümden aşağıdaki kalan bölüm ağırlaşıyor." Bunu da diğer telkin gibi 4-5 kez tekrarlayın. Yine gözlerinizi açın. (Gözlerinizi açmanın çok zor olacağını biliyoruz ama bunu yapmanız telkini tamamlamanız için şarttır.) Resme 20 saniye süreyle bakın. Ve gözlerinizi kapatın. "Göğsümden yukarıdaki bölüm ağırlaşıyor. Gözkapaklarım ağırlaşıyor. Gittikçe bütün bedenimin ağırlaştığını hissediyorum." Bu cümleleride 4-5- kez tekrarladıktan sonra gözlerinizi açın. Fakat durumunuzu kesinlikle bozmayın ve yerinizden kıpırdamayın. Artık astral seyahate hazırsınız.


Uygulama
Astral seyahat için en uygun ortam evdir. Burada sessiz ve rahatsız edilemeyeceğiniz bir yer bulunmalıdır. Hatta kendi odanızda yapacaksanız kapısın mutlaka kilitlemelisiniz.


astral seyahat
Önce ruhun seyahat edeceği yeri belirlemelisiniz.. Bedeninizden 2 m. uzaklıkta bir yerde bir koltuk önünde veya koltuk kadar belirgin aklınızda kalabilecek bir yerde ruhu seyahate hazırlamalısınız. Gözlerinizi kapatın. Kapattığınız andaki karşınıza çıkan siyah boşluğa kendinizi konsantre edin. Zihninizle kendinizin bedeninizden 1 m. kadar yükselmesini isteyin. Sanki sizi bir güç yukarıya doğru çekiyormuş gibi hisetmeye çalışın. Ve yukarıya çekildiğinizi hissettiğiniz anda odanızda seyahati planladığınız yere gitmeyi bütün gücünüzle isteyin. Vücudunuzdan çıtırdamalar ve kulaklarınızdan çınlama sesleri ve kalp atışlarında hızlanma meydana gelecektir. Bundan sakın korkmayın. Bu çok doğaldır. Eğer korkunuzu yenemezseniz astral seyahati asla gerçekleştiremezsiniz.


Astral Seyahat Tehlikelimidir ?
Astral seyahat tehlikeli değildir.En azından şimdiye kadar böyle bir durumun yaşandığına dair bir bilgi yoktur.Obe esnasında bedeniniz güven içerisinde yatakta yatıyor olduğu için hiç olmadığınız kadar güvendesinizdir. Beden dışında iken gümüş kordon olarak adlandırılan bir ip ile yataktaki bedeninize bağlısınızdır. Ölüm hali gümüş kordonun kopması halidir,eğer gümüş kordon koparsa bir daha bedeninize dönemezsiniz. Bu kordonun kopması ancak ve ancak normal ölümlerle ,trafik kazası hastalık vs gibi durumlarda meydana gelir.Astral seyahat esnasında gümüş kordonun kopması ve tekrar bedene dönememek gibi bir durum söz konusu değildir.Tam aksine beden dışına çıkabilmek o kadar da kolay değildir. Yani ilk denemenizde ya geri dönemezsem diye korkmayın. Siz bu tip gereksiz korkuları düşünmek yerine nasıl yaparda daha fazla dışarıda kalabilirimin yöntemlerini arayın. Geri dönmek bir anda oluveriyor önemli olan çıkmak ve bazılarının yaptığı gibi dışarıda uzun süre kalabilmektir. Astral seyahatin en önemli tehlikesi günlük islerinizi bir tarafa bırakıp hele birastral yolculuk yapayım ondan sonra her şey farklı olacak ,dünyaya farklı bir açıdan bakacağım diye düşünmektir. Bu tip düşüncede olan insanlar yıllarca denemelerine rağmen hem beden dışına çıkamadıkları gibi yapmaları gereken islerini de ihmal ederler. Bu durum ise gümüş kordonun daha da gerginleşmesine neden olur.Sonuçta vakitlerini boşa geçirir hiç bir şey elde edemezler. Doğru bildiği gibi yasayan , kimseden çekinmeden düşüncelerini açıkça söyleyebilen insanlar daha mutlu ve sağlıklı oldukları için astral seyahat yapmaya daha müsaittirler. Bunun tam tersi durumda olan korkuları yüzünden kendini engelleyen ,eleştirilme korkusu ile bildiklerini pratiğe dökemeyen insanlar için astral seyahat yapmak imkansız olmasa da oldukça zordur.Bu nedenle önce aksayan sorunların giderilmesi daha sonra astral seyahat girişimlerinde bulunulması akla daha yatkındır.
Önemli Not: Astral seyahat deneyimi yaşamış arkadaşlarımız yorumlarını yazmaktadır. Yorumları okumak için sağ üst köşeden tüm sayfaları inceleyiniz.
denenmiştir gerçek :)


RUH GÖRÜNÜR MÜ?
Ruh görünmez. Bedensiz bir varlık medyomsal özellikleri olan bir kimseden çıkan ektoplâzmik maddeyi şekillendirir. İşte bazen rastlanan ruh fotoğraflarında çıkan görüntü böyle bir ruhsal yansımadır. Ektoplâzma, fizik medyomdan çıkan macunumsu veya buharımsı bir ince titreşimli maddeler topluluğudur. Ektoplâzma bazen medyomla arasındaki ilişki hiç gözükmeden de tezahür eder.
Daha açıkçası ektoplâzma medyom aracılığıyla astral maddenin veya esirî maddenin üç boyutlu sistem içinde oluşumundan ibarettir. Bütün hayalet olayları ve fantomik görüntüler böyle meydana gelir. Demek ki, gördüğümüz fantom ruh varlığının kendisi değildir. O çevrede bulunan medyomsal özellikli bir şahsın yardımıyla astral maddenin bir görüntü şeklinde oluşmasıdır.

Tekinsiz evler, perili evler ve mezarlıklarda görülen fantomlar genellikle otomatik tarzda oluşurlar ve yarı ektoplâzmik tezahürlerdir. Uzakta ve yakındaki astral veya ektoplâzmik cevherlerden yararlanarak ortaya çıkarlar.Bu astral veya ektoplazmik oluşumlardan korkmaya hiç gerek yoktur. Unutmayalım ki, irademiz dışında hiçbir varlık veya varlık sistemi bize zorla hiçbir şey yaptıramaz. Yeter ki, biz korkmayalım, boyun eğmeyelim ve mücadeleden vazgeçmeyelim. Sonunda mutlaka kazanan biz oluruz!..

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b