Gizem :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



Nostradamus`un Kehanetleri

07 Mayıs 2014 Bu içerik 5.992 kez okundu.




İnsanlık tarihinin en büyük kahini Nostradamus'un Adolf Hitler'in yükselişini, Fransız Devrimi'ni, hatta 11 Eylül saldırılarını dahi yüzyıllar öncesinden yazdığına inanılır.

1503-1566 tarihleri arasında yaşamış ünlü kahinin, eserlerinde şifreli biçimde gelecekten söz eden satırlar var.

Uzmanlar, Nostradamus'un o dönemde kilisenin tepkisini çekmemek için sembolik biçimde yazdığı öngörülerinden 2013-2014 yılları için şu dikkat çekici tespitleri çıkardı:

2013-2014: Üçüncü Dünya Savaşı çıkacak

2013-2016: Dünya genelinde 4 devlet başkanı/başbakan öldürülecek.

2016: Şeytani bir öfke Avrupa'yı saracak.

NOSTADAMUS KİMDİR

Nostradamus ya da asıl adıyla Michel de Nostredame (14 Aralık 1503, Saint-Rémy-de-Provence - 2 Temmuz 1566, Salon), Fransız hekim, eczacı, kâhin ve astrolog.

Nostredame soyadının Yahudi olan dedesinden geldiği ileri sürülür. İlaç ve Tıp konusundaki ilk eğitimini, 1529'da kaydolduğu Montpellier Fakültesi’nde aldı. 1531’de soylu bir ailenin kızıyla evlendi. Bu evlilikten iki çocuğu olmuşsa da, eşi ve çocukları 1534’teki salgın sırasında öldüler. Agen’de tanıdığı Rönesans entellektüeli denilebilecek Julius Sezar Skaliger adlı İtalyandan Okültizm hakkında bir hayli bilgi aldı.

1547’de ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten altı çocuğu oldu. Anne Ponsard adlı ikinci eşiyle oturduğu ev günümüzde Nostradamus Müzesi olarak bilinir. 1546-47 yıllarında başgösteren veba salgınları sırasında hazırladığı özel tedavi yöntemleri ve ilaçlarla ün yaptı. 1547 ile 1549 arasında yaptığı İtalya yolculuklarında, Milano’da bir simyacı ile tanıştı. Bu simyacıdan öğrendikleriyle 1552’de ilk kitabını ilaçlar üzerine yayımladı.

Tüm çağdaşları gibi, astrolojiyle de ilgilenen Nostradamus 1550’den itibaren gök cisimleri esas alınarak yapılmış kehanetler içeren bir almanak yayımlamaya başladı. Kehanetlerinin ilgi görmeye başladığı o yıllardan itibaren yazdığı dörtlüklere “Nostradamus” imzasını atmaya başladı.Nostradamus terimi Latince’de “bizim hanımımız” anlamına gelmekten ziyade “biz bizim olan şeyleri veriyoruz (damus)” ya da “biz derde deva olan şifa ilacını (pancea, panase) veriyoruz” anlamına gelir.

Nostradamus’un kitaplarındaki kehanetleri açık ve seçik olmayan, yorum gerektiren sembolik ifadelerden oluşmaktadır. Bir okültist olan Nostradamus okultizmin sembolizm ilkesini esas alarak, kehanetlerini hem « yalnızca anlayabilenler anlasın » diye, hem de Kilise ve koyu dindarlar tarafından suçlanamasın diye bir hayli sembolik bir dille kaleme almıştır. Yani geleceğe ait öğrendiği gerçekleri yazmaktan kaçınmamış, fakat kitabındaki bu gerçeklere herkes ulaşamasın diye birtakım örtüleme yöntemlerine başvurmuştur.

(Okültist: Okültizm, geçmiş çağlarda doğa, evren, tesirler, insan ve evren ilişkileri ve gelecek hakkında gerek medyumnik yollarla gerekse aktarılagelen ezoterik tradisyonlar yoluyla edinilmiş derin bilgiler bütünü olarak tanımlanır.)

Nostradamus’un yüzlüklerinde deşifre edilememiş sözcüklerden biri de, özel bir isim olmamakla birlikte, anlamsız bir sözcük olan “chyren” sözcüğüdür. Yüzlüklerde sık sık sözü edilen “Grand Chyren” ifadesinde bir harf oyunu olduğunu varsayanlara göre, Nostradamus’un kimi zaman “en yüce hükmedici”, “alemin hükümdarı” niteliklerini verdiği, ne olduğu anlaşılamamış bu ad, sıradan bir kralı değil, Fransızca’da “Büyük Köpek” anlamına gelen “Grand Chien”i, yani Sirius’un bulunduğu Büyük Köpek (Grand Chien) Takımyıldızı’nı ve bu takımyıldızdaki “Yüce Köpek” lakaplı Sirius’u ifade etmektedir.

GERÇEKLEŞTİĞİNE İNANILAN KEHANETLERİ

Nostradamus, Hitler’in doğrudan adını vermek yerine Hister ismini kullanmayı uygun bulmuştur. Hister, aynı zamanda, Hitler’in kıyılarında doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği Danube Nehri’nin Latince adıdır.

Nostradamus’un gerçekleşmiş olan en ünlü kehanetleri şunlardır:

1) 2. Henry’nin at üzerinde dövüşürken bir kaza sonucu ölmesi

“Genç aslan yaşlı olana üstün gelecek

Hem de savaş alanındaki tek bir çarpışmada

Altın bir kafesin içinden gözlerini çıkartacak

İki yara bir olacak ve o zalimce bir ölümü tadacak.” (1:35)

2. Henry, Nostradamus’un uyarılarına aldırış etmeden Comte de Montgomery ile birlikte bir at üzerinde dövüş turnuvasına katılır. İki taraf da üzerinde aslan işlemeleri olan kalkanlar kullanmaktadırlar. Montgomery, Henry’den 6 yaş daha küçüktür.

Dövüşün sonlarına doğru, Montgomery mızrağını indirmekte geç kalır. Darbe sonunda kırılan mızrağın iki parçası, Henry’nin altın kaplama miğfer vizöründen içeri girerek başına saplanır. Bunlardan biri gözüne, diğeri de şakağına saplanmış, ikisi de beyine batmıştır. 10 gün boyunca acı çeken Henry öldüğü zaman, Nostradamus’un “zalimce ölüm” kehaneti de gerçekleşmiştir.

2) Büyük Londra Yangını

“Londra’dan, adaletli olanların kanı istenecek

66 yılında yandığında” (2:51)

2 Eylül 1666’da başlayan Londra yangını, 5 gün içinde şehrin büyük bölümünü kül etmiştir. Her ne kadar adaletli olanların kanı istense de, bu büyük yangında sadece 6 kişi ölmüştür. Bazı yorumcular, “adaletli olanların kanı” tabirinin bir çeviri hatası olduğunu söylemiş, bunu “adalet için kan istemek” ve “Kara Ölüm’ün artık hak ettiğini bulması” olarak yorumlamışlardır. Londra Yangını’nda bu hastalığı taşıyan milyonlarca fare ölmüş, şehir bu bakımdan temizlenmiştir.

3) Fransız Devrimi

Nostradamus’un Fransız Devrimi ile ilgili birçok dörtlüğü bulunsa da, aşağıdakiler en belirgin öngörüleri içerenleridir:

“Köleleştirilmiş insanlar şarkı söylecek, taleplerde bulunacak

Prensler ve lordlar zindanlara hapsolacak

Kafasız aptallar tarafından da bunlar

İleride ilahi kelam olarak anılacak” (1:14)

“Savaş başlamadan önce büyük duvar yıkılacak,

Kral öldürülecek, ölümü bu kadar hızlı geldiği için insanlar yas tutacak

Muhafızlar kan içinde yüzecek

Sen Nehri’nin yakınlarındaki toprak kanla kaplanacak” (2:57)

14 Haziran 1789’da, insanlar, o zamanki monarşinin sembollerinden biri olan Bastille hapishanesine saldırdılar. Bu, hem bütün Avrupa’yı şok eden devrimin, hem de Sen Nehri kıyılarına kurulan giyotinin inip kalkmaya başlamasının başlangıcıdır.

4) 2. Dünya Savaşı ve Hitler

Nostradamus, Hitler’in doğrudan adını vermek yerine Hister ismini kullanmayı uygun bulmuştur. Hister, aynı zamanda, Hitler’in kıyılarında doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği Danube Nehri’nin Latince adıdır. Aşağıdaki dörtlüklerin 2. Dünya Savaşı ve Hitler ile ilgili olduğu üzerinde fikir birliği vardır:

“Batı Avrupa’nın derinlerinde bir yerlerde

Fakir insanların bir çocuğu olacak

Konuşmaları ile milyonların aklını çelecek

Ve Doğu’nun İmparatorluğu’nda da beğenilecek.” (3:35)

Bu dörtlüğün Hitler’in çocukluğunu, karizmatik ve etkileyici kişiliğini, son olarak da Almanya’nın Japonya ile kurduğu ittifakı ifade ettiğine inanılır.

“Aç canavarlar nehirleri geçecek

Savaş alanındakilerin büyük bölümü Hister’e karşı gelecek

Büyük olan demir bir kafese sürüklenirken

Almanya’nın çocuğu hiçbir şey görmeyecek.” (2:24)

Bu dörtlüğün Hitler’in nehirleri aşıp çeşitli bölgeleri ele geçirmesi ama sonunda Müttefiklere yenilmesi anlamına geldiği düşünülür.

5) Franco’nun Sürgünü

“Franco, Castille’den çıkıp birliği terk edecek

Elçi isteklerini reddedip ayrılık yaratacak

Rivera’nın insanları çekişmenin içinde olacak

Ve körfeze girişi engelleyecek.” (9:16)

Bu dörtlük, İspanyol diktatör Franco ve ondan önce dikatötrlük rejimi kuran Rivera’ya işaret etmektedir. 1936’da, sol eğilimli cumhuriyetçi hükümet Franco’yu Kanarya Adaları’na sürgüne göndermiştir (ve körfeze girişini engellemiştir). Franco, milliyetçi hükümet darbesinden sonra İspanya’ya dönüp askeri cunta kurmuştur.

6) Louis Pasteur

“Yüzyıllardır saklanan, kayıp şey bulunacak

Pasteur yarı tanrı gibi övülüp göklere çıkartılacak

Bu, Ay büyük döngüsünü tamamladığında gerçekleşecek

O [Pasteur] başkaları tarafından hor görülecek” (1:25)

Mikroorganizmaların varlığını tespit eden ilk bilimadamı Pasteur, aynı zamanda kuduz ve şarbon aşılarını da yapmıştır. Bilim çevreleri tarafından ise sık sık bulgularını tahrif etmekle suçlanmıştır.

7) Charles de Gaulle

“Roma ve Annemark’ın Herkül kralı

Üç defa ünvanlandırılan de Gaulle yol gösterecek

İalya ve St. Mark’dan bazılarını titretecek

Herkes üzerinde yer alan ilk hükümdar olacak.” (9:33)

Charles de Gaulle, ilk önce Özgür Fransız Kuvvetleri’nin lideri, daha sonra da 2. Dünya savaşı sonrasında kurulan geçici hükümetin ve bunu takip eden 5. Fransız Cumhuriyeti’nin ilk başkanı olmuştur (üç defa ünvanlandırılan de Gaulle).

8) Kennedy suikasti

“Eski bir iş sonunda yapılacak,

Çatıdan gelen şey ile büyük adam harap olacak

Bu işten, zaten ölü olan bir masumu sorumlu tutacaklar

Asıl suçlu sisli çalılıklarda saklanacak.” (6:37)

Buradaki “eski iş”in, 2. Dünya Savaşı’nda Naziler’e yardımcı olan Joseph Kennedy’yi ‘lanetleyen’ Yahudiler’in işi olduğu yorumlanır. Bazıları ise, Sezar ve Brütüs örneğinde olduğu gibi, John F. Kennedy’nin ihanete uğraması olarak yorumlar. Bir diğer yorum da, suikastte Farmasonlar’ın parmağı olduğudur. Ancak, o zamanlar aleyhlerine karalama kampanyası yürütülen Farmasonlar’ın bu işe de bulaştırılması gerçek olmaktan daha çok bir iftira olarak görülmüştür.

Kennedy suikasti ile ilgili söylentiler, Kennedy’yi öldüren kurşunun Lee Harvey Oswald’ın silahindan çıkmadığı yönündedir. Zaten bazı görgü tanıklarının söylediğine göre, Kennedy’ye, üzerinde ot bitmiş küçük bir tepeden ateş edilmiştir.

Lee Harvey Oswald da, polis istasyonundan hapishaneye taşınacağı sırada yine Kennedy gibi suikaste uğramıştır.

“Büyük insan o gün bir yıldırımla vurulacak,

Bu kötülük öngörülüp yazılı olarak bildirilecek

Öngörüye göre bir diğeri de gece vakti ölecek

Reims ve Londra’da karışıklık, Tuscany’de salgın varken.” (1:27)

Bu dörtlük de, suikastlerin zamanlarına işaret etmektedir. John F. Kennedy öğlen 12.00, Robert Kennedy ise gece 01.00 sularında öldürülmüştür. Jean Dixon’ın John F. Kennedy’yi özellikle de basın yoluyla uyarmaya çalıştığı söylenir. Robert Kennedy’nin öldürüldüğü 1968 yılında Londra ve Paris’de (Reims) öğrenci eylemleri vardır. Ayrıca, salgın hastalık korkularını da beraberinde getirmiş olan Büyük Floransa Seli de 1968 yılında olmuştur.
Nostradamus… Kimilerine göre tarihte görülen en büyük şarlatanlardan biri kimilerine göre de eşi benzeri bir daha dünyaya gelmeyecek gerçek bir kâhin.

Yukarıdaki bir kitap başlığı… Zamanında Gün Yayıncılık’tan çıkan kitabın yazarı Jean-Charles De Fontbrune. Fontbrune, Nostradamus ve kehanetleri alanında gerçek bir otoriteydi. 2010 yılında hayatını kaybeden Fontbrune, Nostradamus’un ünlü dörtlüklerini yorumlarken kelime kelime çeviri, anagramların deşifresi, tarihsel ve astrolojik veriler dâhil olmak üzere hâkim olduğu pek çok yolu kullanmıştır. Benim bu kitapta gördüğüm bir özellik de şu: Fontbrune pek çok yerde (internet, gazeteler ve diğer kitaplar) karşımıza çıkan ve Nostradamus’un genellikle çok bilinen kehanetlerine dahi farklı okumalar getiriyor ve çok farklı yorumlara varıyor.

1995 yılında Fransızca basılan bu kitapta, 11 Eylül’de İkiz Kuleler’e yapılacak olan saldırıları açıkça belirten dörtlükler tüm dünyada büyük yankı uyandırmıştı.

İşte Jean-Charles de Fontbrune’un Nostradamus’un 11 Eylül ile ilgili satırları;

“Fanatik dünya görüşü olan bir kişi,

Tüm dünyanın dehşet içinde kalmasına neden olacaktır.

Öyle bir olay yaşanacak ki;

Irak yüzünden Hıristiyan âlemi korkunç acılar çekecek.”

Jean-Charles de Fontbrune, 30 yıldan beri Nostradamus’un kehanetlerin en ciddi ve gerçeğe yakın çeviren yazar olarak tanınmıştır. 23 Mayıs 1999 tarihinde çağırıldığı bir televizyon programında (Brenard Pivot “Bouillon de Culture”) fanatik İslamcılık ve bunun getireceği tehlikelerle ilgili yaptığı kehanetleri o zaman için alay konusu olan dikkate almayanlar, 11 Eylül 1999 günü gerçekleşen saldırılarla dehşete düşmüş ve yazar büyük bir saygınlık kazanmıştı.

Kısaca hatırlamak gerekirse Nostradamus kimdir?

14 Aralık 1503’te İtalya’dan göç etmiş Yahudi bir ailenin oğlu olarak Fransa’da doğdu. Ailesi engizisyonun yoğun baskılarıyla Katolik oldu. Olağanüstü yetenekleri daha küçük yaşta ortaya çıkan Nostradamus tıp, astroloji, astronomi, felsefe, Yunanca, Latince ve İbranice eğitimi gördü. Montpellier Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Veba salgınına karşı mücadelesiyle “harika doktor” olarak adını duyurdu ama ne yazık ki kendi karısı ve iki çocuğunu vebadan kurtaramadı. Bu büyük yıkımın ardından gezici doktorluğa başladı. Salon de Provence’a yerleşip yeniden evlendi ve altı çocuğu oldu. 1550 yılında yıllıklar ve teşhislerini yayımlamaya başladı. 1555’de kehanetlerini ilk kez yayınladı. 1559’da kral II.Henry ile ilgili kehaneti doğrulanınca ünlendi. Sarayın doktoru ve astrologu oldu. 2 Temmuz 1566’da öldü.

Nostradamus hayatı boyunca yüzlerce dörtlük kalem aldı ve pek çok kehanette bulundu. Bunların kimi gerçekleşti kimi ise gerçekleşmedi. Gerçekleşenlerden bazıları şöyle:

At üstünde yapılan ikili mızrak dövüşünde başından ağır biçimde iki darbe alan Fransız Kralı II.Henry 1 Temmuz 1559’da öldü.

1666 yazında Londra’da büyük bir yangın çıktı.

16 Ekim 1793’te Marie Antoinette idam edildi.

Branau Am Inn’da 20 Nisan 1889’da Adolf Hitler doğdu.

1945 yılında Hitler evlendi ve öldü.

1948 yılında İsrail devleti kuruldu.

1954 yılında Birleşik Arap Cumhuriyeti kuruldu.

1990 yılında Orta Doğu’da bir Arap lideri (Saddam Hüseyin) tüm batıya kafa tuttu.


Yazara göre insanlık tarihinde pek çok yeteneğin hepsiyle donatılmış sadece birkaç çok özel kişi bulunmaktadır. Leonardo Da Vinci nasıl hiç kimsenin hayal dahi edemediği denizaltı, helikopter gibi araçların ayrıntılı maketlerini yaptıysa ve Einstein elinde hiçbir kanıt olmadan izafiyet teorisini açıkladıysa Nostradamus da o nadir yeteneklerden biriydi.

Fontbrune’ün Nostradamus’un kehanetlerini nasıl gerçekleştirdiği ile ilgili teorisi ise oldukça cesurca: Onun bir zaman ve paralel evrenler yolcusu olduğu ve olayları bu sayede bu kadar detaylı ve doğru tasvir edebildiği yönünde.
Nostradamus’un bir kehaneti var ve oldukça tüyler ürpertici. Gerçi engin astronomi bilgisiyle 11 Ağustos 1999 yılında gerçekleşen son bin yılın son güneş tutulmasını hesaplamış olabilir. Ama hepimizi acılara boğan 17 Ağustos 1999 depremi de aynı yıl gerçekleşmişti. Bu konuyla ilgili bir dörtlüğü de bulunmakta kitaba göre. Nostradamus bu güneş tutulmasının Dünya’ya Deccal’in inişini haber verdiğini ve 25 yıl boyunca (1999-2025) tüm milletlerin acılar, savaşlar ve yıkımlarla titreyeceğini ve dünyanın çöle döneceğini buyurmuş. Ancak 25 yılın sonunda yeryüzünün yeni Altın Çağı’nın başlayacağını da müjdelemiş.

Nostradamus 1999-2025 kitabına göre gerçekleşmemiş 4 kehanet kaldı ve ne yazık ki birinde Türkiye’nin de adı geçiyor. Kehanet şöyle:

V,25

Mars, Güneş, Venüs Arslan burcunda,

Arap prensi, kilisenin egemenliğini denizde yenecek.

İran’da bir milyondan fazla insan birleşecek.

Gerçek yılan Türkiye ve Mısır’a girecek.

Detaylı yorumu bir kenara bırakarak özetlersem:

“Arap komutan Batı ordularını dize getirdikten sonra bir milyondan fazla asker İran’da toplanacak ve Çin (yılan) Türkiye ve Mısır’a saldıracak.”

Bu ürpertici kehanetin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ömrümüz yeterse hep beraber göreceğiz ama Nostradamus’un gerçekten öngördüğü bir şey var bu kehanette. Her yerimizi ucuz Çin malları çoktaaan sarmış durumda!

Diğer üç kehanet ve daha fazlası için kitaba bir göz atabilirsiniz.

--

NOSTRADAMUS TÜRKİYE KEHANETİNOSTRADAMUS TÜRKİYE KEHANETİ

"Devrimi temelden sarsıyor büyük bir kasırga,
Yüzlerde artık peçeler, başlar örtülü,
Cumhuriyetin sonu geldi artık,
AK'lar-KIRMIZI'lar karşı karşıya..."
"Büyük Dünyanın ortasında geçer başa GÜL,
Yeni tasarılar için halkın kanı dökülür,
Gerçeği söylemek isteyenin ağzı kapatılacak,
Gelmesi gereken, zamanından geç kalacak."
"Büyük bir tarikat, karşısındakilerin çarmıhını hazırlıyor,
Doğduğu yer Mezopotamya'dır,
Nehrin yakınlarındalar tüm cemaat,
Ve mevcut düzeni can düşmanı görüyorlar."


DEPREM VE SAVAŞ KEHANETİ
Yeni Deprem Kehaneti!
Nostradamus: Güney Asya'dan sonra Türkiye'de deprem olacak.
İngiliz uzmanlar, Nostradamus'un Yüzyıllar adlı kitabının üçüncü cildini şöyle yorumluyor:
Endonezya depremleri sonrası Yunanistan ve Türkiye'de karışıklık (yer sarsıntıları) olacak.
Nostradamus'un haber verdiği depremin 1999'da olduğunu iddia edenlerin yanı sıra kimilerine göre büyük bir deprem daha bekleniyor.
Astrolojiden faydalanarak kehanetlerinde kesin zamanlama verileri kullanan ilk kahin Nostradamus, öngörülerinde Türkiye'ye de yer ayırıyor. Türkiye ile ünlü kâhinin iki kehaneti bulunuyor:
Deprem ve savaş Fransız şifre çözücü Jean-Charles De Fontbrune'ye göre, Türkiye ilk olarak ikinci cildin 52'nci dörtlüğünde geçiyor: Atina ile savaş Geceler boyunca yeryüzü sallanacak, Sonraki baharda iki kez daha olacak Korent, Efes boğulacak denizde Yiğit şampiyonlar savaşa girecek... Üçüncü satırdaki Korint Yunanistan'ı, Efes ise bazılarına göre İzmir'i bazılarına göre Türkiye'yi temsil ediyor.

Fontbrune'un ismini veremediği bir ülke iki deniz (Ege ve Karadeniz) arasından geçerek Yunanistan ve Türkiye'ye karşı yola çıkacak.
Ardından iki ülke askeri savaşa girecek. Türkiye ile ilgili ikinci kehanet üçüncü cildin üçüncü dörtlüğünde geçiyor: Mars, Merkür ve Ay biraraya gelecek, Güney'de korkunç bir kuraklık görülecek Asya'nın dibindeki toprak sarsılacak Korent ve Efes'te karışıklık...
Ve Türkiye'nin geçtiği son dörtlük, beşinci cildin 25'inci dörtlüğü Mars, Güneş, Venüs Arslan burcunda, Arap prensi, kilisenin egemenliğini denizde yenecek. İran'da bir milyondan fazla insan birleşecek. Gerçek yılan Türkiye ve Mısır'a saldıracak Fontbrune'a göre "Gerçek yılan" Asyalı bir ejderhayı yani Çin'i anlatıyor. Bir milyondan fazla insan (asker) İran'da toplandığında Çin, Türkiye'ye ve Mısır'a saldıracak. 'Arap Prens' ifadesiyle, Ortadoğu yoluyla Asya'dan Avrupa'ya ilerleyen, orduları milyonlarla sayılan dev bir güç kastediliyor... Bu savaş tarihi ise Nostradamus'un takvimine göre 15 Ağustos 2015.

Bugünden itibaren sizlere sunacağım yazı dizisi, adının yayınlanmasını istemeyen yaşlı bir büyüğün “1555′den 3797′ye Nostradamus’tan Geleceğin Tarihi” Kurt Allgeier cep kitabından faydalanarak yorumladığı ve kaleme aldığı notlardır. Yayınlamam için benim aracı olmamı rica etmiştir. Yayın hakkı bana aittir. Hayal Hepaktan

Nostradamus’un Kehanetlerinin Yorumu

1. Bölüm

Truvalı kral kızı Kassandra kentinin başına gelecekleri görmüş, fakat lanetlenmiştir. Böyle bir yetiye sahip kişilerin susması en doğru iştir. Özgür iradeyi geliştirmeyi ortadan kaldırır öngörüler. Ve insanlar bu tip öngörülü insanlardan korkarlar.

Michel Nostradamus da gelecek için kehanetlerde bulunmuştur. Fakat şiirlerini şifreli yazdığı için fazla tepki almamıştır.

Kudüs’ün tahribi ve dünyanın batışı kehaneti M.S. 70 yılında aynen tanımlandığı biçimde korkunç bir tarzda gerçekleşmiştir. Kehaneti inceleyerek anlayabilen kurtulmuştur.(Bu kehanet Hz.İsa tarafından yapılmıştır.)

Nostradamus kehanetlerini astronomiden faydalanarak hesaplamıştır. Peygamberlerle akrabalığı vardı ve hekimdi. Vizyon sahibi idi. Yıldızların çizdiği yoldan en büyük olayları okurdu. Bu yoldan Tanrı’nın planlarını ve hükümlerini görürdü. 11 Ağustos 1999 tarihli güneş tutulması ve 2.Dünya Savaşı’nın patlak verişindeki kesinlikler yanılmadığını gösterdi.

1 Temmuz 1566 akşamı Nostradamus sohbet ettiği arkadaşına “Elveda dostum. Yarın sabah gün doğarken, artık yaşamıyor olacağım.” demiştir. Arkadaşı şaka yapıyor sanmış, gülüp geçmiştir. 2 Temmuz 1566′da ölmüştür.

Ölmeden önce oğlu Sezar’a yazdığı mektupta kehanetlerinin insanlığın genel yararına kullanılması gerektiğini belirtmiştir.

Kâhinlerin daima reddedildiklerini bildiği için; “Kutsal olanı köpeklere vermeyin ve incileri domuzların önüne atmayın ki, ayakları üzerinde tepişmesin, ters yüz edip paramparça etmesinler.” kutsal sözüne güvenmiştir. Bu nedenledir ki kehânetler gizli kapaklıdır.

Kâhinlere ebedi Tanrı ve iyi melekler aracılığıyla kehânetin ruhu iletilmiştir. Bu sayede, çok uzaktaki olay ve olguları önceden görürler. Kâhin, gaipten haber veren müneccimdir. Ama bazı insanlar vardır ki okuduğu kitaplarda, edindiği bilgilerde bir ışık bulurlar. Bu ışığı takip etmezlerse Allah’ın verdiği görevi reddetmiş olurlar. Daha öncede böyle ışıklar fark ettim ama erteledim. Allah’ın diğer kullarından bu ışıkta yürüyenler oldu. Bense erteleye erteleye o güzel ışığı kaybettim. Bu sefer bu ışığı kaybetmemeye niyetliyim. Bu benim için bir insanlık görevi. Vatani görevim. Bu ışık ne mi? Bekleyin açıklayacağım. Duyunca çok şaşıracaksınız.


Her kehânetin harekete geçirici kıvılcımı, Yaratıcı Tanrı’dan gelir. Nostradamus’un kehânetleri gelecek zamanların insanlarını hedef almaktadır.

Nostradamus’tan bir kehânet:

Bir zamanlar İbrahim’e mekânlık eden yer, şen şakrak olanların akımına uğrayacak…

Büyük saygı gören mezar…kutsal mekân, ahır ve benzeri dünyevi işler için kullanılır olacak.

Ah hele hele hamile kadınlar için ne denli zorluklar var.

Burada kast edilen şehirler Mekke, Medine, Urfa, Ankara, Kudüs olabilir.

Mekke’de Kâbe Hz.İbrahim tarafından yapılmıştı, Allah’ın evi olarak. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in mezarı da büyük saygı gören mezardır. Osmanlı bu tehlikeyi görmüş ve zamanında gereken önlemler alınmıştır.

Büyük saygı gören mezar Anıtkabir de olabilir. Bütün bir millet akın akın geliyor. Atatürk’ü çekemeyenler de Anıtkabir’e zarar verebilir. Türk kadınlar, Müslüman kadınlar eziyet görecekler çünkü İslâm ve Türk düşmanı milletler, gruplar var.

Hz. İbrahim’in mezarı Kudüs’teymiş. Bahsedilen yer Kudüs de olabilir. (Bence uzak bir ihtimal)

Centurie v/94′te Nostradamus Hitler’in “Ermenistan’lı Büyük lider” olduğunu söylüyor. Yahudiler Ermenileri kayırıyorlar ya günümüzde. Ne yazık! Kendilerine de ihanet ediyorlar. Stalin zannettirilse de o kişi Hitler’dir.

(Sayfa:79 Almanya’da Nostradamus ile ilgili her çeşit metin yasaklar arasına girdi…Hitler’in en gizli planları hakkında fikir sahibi olmalarına set çekmek gerekiyordu…İsviçreli Nostradamus araştırmacısı ve astrolog Krafft bilmeceyi çözmüş, Göbbels’e gelerek uyarmak istedi. Göbbels, bu dörtlüğün talihi saptırmaya uygun bir görünüm arzettiğini bir bakışta kavradı.Ermenistanlı’yı Arminuslu’ya dönüştürerek Stalin’in yerine Hitler’i geçirdi.Yalnızca tek bir harf değiştirlimişti, hepsi o kadar! d’Armenie- d’Arminie)

Nostradamus’un uyarıları dikkate alınabilseydi!

Hiç kimse kulak vermedi sözlerine.

11 Ağustos 1999′daki Güneş Tutulmasından sonra Türkiye’de Marmara Depremi olmuş, bir felaket yaşanmıştır.

Centruie II/57 ‘ye göre de Atatürk Barajı tehlikededir.

“Çatışmadan önce yıkılacak büyük duvar.

Ve ölecek Büyük,ani ve de yakınılacak bir ecelle.

Hazır değil donanma. Yolda henüz çoğu gemiler.

Sulanacak ülke, kandan bir ırmakla.”

Centruie I/87′e göre

“Dünyanın ortasından patlak veren deprem ateşi,

Titretecek çevresini o Yeni Kent’in.

İki blok, girecekler uzun bir savaşa.

Sonra boyayacak Arethusa,rengi kızıla,yeni bir ırmağın.”

Burada dünyanın ortasından patlak veren deprem ateşi Türkiye’dir.

Yeni Kent ise …

Yeni Kent ise İstanbul’dur. İstanbul nasıl “Yeni Kent” olabilir? İki blok dediği Asya ve Avrupa’dır ve yeni ırmak da…

Açıklayacağım biraz daha bekleyin. Yeni Kent’in çevresi etkilenecektir. Bombalara hedef olmuş gibi olacaktır. Patlama toprağı yaracak. İnsanların o güne dek hiç mi hiç karşılaşmadıkları korkunç bir doğal afete yol açacaktır. Bazı insanlar New York sanmaktadır. Ama Yeni Kent o değildir.

Arethusa eski Yunan kaynaklarına göre Sirakuz Adasında oturan bir perinin adıdır. Burada Kız Kulesi kastedilmektedir. Irmak Tanrısı Alfos, bu periye öylesine aşık olur ki…Şimdi bu ırmak İstanbul boğazının dibinde yatağında akmaktadır. Yerebatan Sarayında Irmak Tanrısı bulunmaktadır.

Centurie VI/97′ye göre:

45. enlem boyunca tutuşacak gökyüzü

Yaklaşacak ateş,Büyük Kent’e

Birden sıçrayıp dev gibi gökleri yalayan bir alev

Belirecek tam Normanların sınanacağı günde.

NewYork da İstanbul da tam 45. enlemde değiller. İkisi de 40 ile 45 arasında bir yerdeler.

(Dijital 2 sayısının ayna görüntüsü 5′tir ve İstanbul 42. enlemdedir)

Büyük Kent New York da İstanbul da olabilir. Burada tanımlanan ateş, önce kentin kuzeyinde başlayıp, sonra tüm çevreye yayılacaktır. Büyük kentin halkı paniğe kapılarak güneye kaçmaya çalışırken bu kez de kentin göbeğinden bir patlama yükselir. Normanlar kavramına gelince Büyük Deniz Gücü anlamını kullanmaktadır. Nostradamus’un yaşadığı yıllarda Osmanlı en büyük deniz gücüydü. (1538 Preveze Deniz Savaşı’nı hatırlayın) Burada Normanlar ABD için de kullanılmış olabilir. 1999 Marmara depremini ABD’nin yaptığı sanılmaktadır. Deniz ve yeraltından bir atom bombası gibi bir patlamanın neden olduğu bir depremdi o. Bu depremle AB
D sınanmıştır. Veya bu depreme neden olan bilmediğim ülkeler veya Big Beng deneyi yapan bazı devletler. Bu, o yıl (1999) ABD gazetelerinde de yazıyordu. İncil’de Yuhanna’nın kehânet bölümünde 16.bölüm Büyük Kent’in parçalanmasından; insanların o günlere değin hiç karşılaşmadıkları ölçüde yer sarsıntıları, şiddetli gürültüler ve ışıklar yaşayacaklarından haber veriyordu. Ve bu bölüme göre, yer yarılıp üç parçaya bölünüyordu bu Büyük Kent.

Şimdi gelelim günümüzde Başbakan Erdoğan seçim vaatlerinde İstanbul şehrine bir kanal açtıracağını söylemişti. Büyük ve Küçük Çekmece Göllerinin olduğu yerden. İşte o zaman yeni kanalla şehir “Yeni Büyük Kent” bölünecek ve batacak. (İSTANBUL)

Burada yabancı kaynakların belirttiği gibi Yeni Kent; New York değil, İstanbul’dur. Çünkü kanal açılırsa hakikaten yeni kent olacaktır.

1999 depremi ile yabancı güçler batıramadılar İstanbul’u…

Centruie II/46 ‘ya gelelim.

“O büyük heyecanın ardından, daha da büyüğü sokulacak insanlara

O büyük harekete geçirici, yenileyecek yüzyılları

Seller gibi yağmur, kan, süt, açlık, demir ve veba

Peşinde koskocaman kıvılcım, görecekler akıp gelen ateşi…”

Burada bahsedilen İstanbul’da kanal açılırsa Karadeniz’in suları hızla yayılacak çevreye. Ovalar sular altında kalacak. İnsanlar ani patlayışla…

Çünkü yer kabuğunun direnci bozulacak, dengesi kaybolacak ve yer kabuğu kırılacak. Şiddetli gürültü sesler duyulacak, yangınlar olacak. Açlık hüküm sürecek. Fareler artacak ve veba yayılacak. Çevre ülkeler de bundan etkilenecek. Avrupa ve Asya yer kabuğunun kırılmasıyla çarpışacaklar. Afrika kıtası da Anadolu’ya baskı yapmaktadır zaten. Kıtalar kayacak. Akdeniz çöl olacak. Avrupa önce sular altında kalacak, sonra çölleşecek. Anadolu da aynı. Konya ve çevresi 1000m yukarılarda olduğu için zarar görmeyecek. Fakat kireç tabakaları erirse yeraltı mağaraları çökecek. Ve az da olsa İç Anadolu’da zarar görecek.

Yıl 2013. İkibinli yılları bitirdik. 3000′li yıllara ilerliyoruz. Ve kehânette üçbinli yıllara geçmek üzereyken yaşanacaktır yani şu anda 3000 li yılların başlangıcındayız.

Centurie V/25

Güneş,Mars ve Venüs girince aslan burcuna,

Denize kadar safdışı kılacak kiliseyi, Arap Hükümdarı

İran’da ise emre amade bekliyor bir milyondan fazlası

Çökmek için hemen başına yılan ve solucanlarla Mısır ve Bizans’a

Saldırının amacı Hristiyanlığın yok edilmesidir. Saldıracak olanlar Araplar ve İranlılardır. Mısır’a ve Türkiye’ye saldıracaklar ve Avrupa’ya kadar ilerleyeceklerdir. Fırat ve Dicle yönünden tehlike gelmektedir. İranlılar Fırat ve Dicle taraflarını ele geçirmeye çalışacaklar. Araplarda Endülüs Emevi Devleti gibi Kuzey Afrika’dan ilerleyecekler.

Şiire göre yılanlar ve solucanlar canlı bakteriler, mikroplardır (Biyolojik Savaş). Mısır ve Türkiye yok edilirse Araplar ve İranlıların önü açılacaktır.

Nostradamus’un dizelerini yorumlayan Hristiyan dünyası, dünyanın kaderini değiştirmeye çalışıyor. Avrupa Birliğine Türkiye’nin alınmayışı ile fark ettik bunları, sonra İran’a çatmaları…

Centruie III/27

Avrupa’da etkin Libya’lı Devlet Adamı,

Arap Davası için coşturacak Fransızları,

Öyle ki lütfedecek bilim adamları,

Çevirecekler Fransızca’ya, Arapça’yı

Kaddafi’yi devirdiler Fransızlar, düzenle… 1980′lerden beri devam ediyor mücadele. Arap Baharı da 2010′lu yıllarda gelişti. Baktılar Hristiyanlar, Müslümanlık ilerliyor. Haçlı ruhları uyandı. Nostradamus’un dizeleri de etkili tabii ki. Arap Baharı ile Arap ülkelerine pamuk attırdılar, hallaç gelmiş gibi. Şimdi sıra Suriye’de. Onun işini bitirince Türkiye’de. Dicle Fırat arasında başlatacaklar. Kürtler bilmiyorlar, anlamıyorlar, kendileri kullanılıyor Hristiyan dünyasınca; Hristiyanlığa hizmet ediyorlar,bağımsızlık-devlet kurma hevesiyle.

Centruie 1/18

İkilikler ve de Fransa’nın kayıtsızlığı

Açacak kapıyı Muhammed’in önünde

Bulaşacak kan,yeryüzü ve Akdeniz’e

Tıkanacak Marsilya Limanı, yelken ve gemilerle



Gelelim yine İstanbul’a. İstanbul kanal açılarak 3′e bölünürse felâketler birbirini takip edecek. Türkiye ekonomik olarak zayıf düşecek. Araplar denizden, karadan, Marsilya Limanına doğru ilerleyecekler. İranlılar da karadan Türkiye üzerinden Avrupa’ya ilerleyecek. Ayrıca gemilerle de Akdeniz’de ilerleyecek. Zaten sellerle boğuşan sonra hastalıklarla kırılan Doğu Avrupa’da da ilerleyecekler. Avrupa Müslüman olacak. Allah dinini tamamlayacak. Sonra?…

Centruie 1/73 ‘de Araplar dev birliklerle saldıracak ve Avrupa’yı hakimiyetleri altına alacaklardır.

Kayıtsızlığı yüzünden uğrayacak saldırıya Fransa, tam beş yönden.

İranlılar,alacaklar yedeğe Tunus ve Cezayir’i.

Düşecek birbiri peşi sıra Leon, Sevilla ve de Barcelona

İtalyanlar, kaytaracaklar yardımdan.

İspanya da payını alacak bu saldırıdan

Kutsal İmparatorluk uzanacak ta Germenya’ya

Açık kapılar bulacak önünde İslamiyet. Aptal kafalar da istiyorlar yeniden doğuşu

Girişkenlerin hepsi ise muhafaza altında.

Centruie VI/80

Fas’ta çıkıp gelecek kralları Avrupa’ya

Ruhları parçalayıp,kentleri yakıp yıkmaya

Asya’nın büyüğü, dev ordularla aşacak karayı-suyu

Mavileri, Baba’yı ve de Haçı kovalamaya

Araplar Almanya’ya kadar ilerleyecekler. Zaten Hristiyanlıktan kopan hatta Müslümanlığı beğenen Avrupalılar kolaylıkla Müslümanlığa girecekler. (Rusya,Çin,İran birlikteliğine dikkat)


Centruie V/68

Tuna’dan ve Ren’den su içmek için geliyor büyük deve.

Yok bir değişen. Yok tir tir titreyecek insanlar.

Rhône ‘da ve özellikle Loire’da ve Alp yakınlarında,

horoz, hakkından gelecek mütecavizlerin.

Araplar Avrupa’yı tir tir titretmezlerse Müslümanlık kalıcı olur. Aksi halde Alplerin yakınlarında bir yerden birisi, bir grup saldırgan Arapların üstesinden gelecek.

Horoz kelimesine takıldım. Letonya’da Riga’dan galiba, binaların tepesinde altın horozlar vardı. Müslümanlar Letonya’ya dikkat etsin. Efsanelerinde koruyucu dev bir adamları var ve onun sembolü de var. Yani 50. enlem dolaylarında dünyaya gelmiş biri kurtaracak Hristiyan kilisesini.

İngiltere’de paraya İngiltere Kraliçesinin değil de bir Arap şeyhinin resmini koymuşlar diyorlar ve İngiltere Halkı bu parayı değerli bulup çok sevinmişler.

Benim işim parçaları birleştirmek.

Hristiyan dünyası kehânetleri hep Fransa ve İtalya üzerine çekerek olayı saptırıyorlar.

Centruie IX/82′ye bakalım:

Afetler ve korkunç salgın yüzünden

Bir süre oturulamayacak Büyük Kent’te

Nöbetçi ve Muhafızlar saldıracak öldürmek için

Fakat, ancak yaralar açacaklar Prens’te

Ve bir devlet büyüğü suikasta uğrayacaktır.

Centruie III/84

Büyük Kent çöle dönüşecek baştan aşağı

Sakinlerinden biri bile kalmayacak hayatta

Davarlar, canlar, Tapınak ve Madonna kuruyacak kökleri

Ölecek koca bir halk, kılıç, ateş toplar ve de vebâyla

Eski surlar,kiliseler, camiler, sanat eserleri yerle bir olacaktır.

Dikkatinizi bir şeye daha çekeyim: 3. Boğaz Köprüsü ihalesine hiçbir yabancı devlet katılmamıştır.

Çünkü İstanbul’un geleceğini biliyorlar. (İstanbul çökerse yeni açılan İstanbul Borsası da çöker.)

Nostradamus’un ifadesine göre herşey Akdeniz yöresinde başlayacak. Seller her yönü saracak. “Mu” Krallığının batışında olduğu gibi. Büyük Okyanus’ta tsunamiler,büyük depremler olacak. Endonezya depreminde olduğu gibi.

Olayların sırası önemli değil, olacak olmaları önemlidir. Bütün bu olaylarda güneşin çekim gücüne etki eden bir durum yaşanacak uzayda, yıldızlarda. Bu etki ile İstanbul’daki kanalın açılması da yeryüzündeki suların akış yönlerinde bir terslik yaratacak ve düzen bozulacak.

Mayalar…

2012 Aralık’ta dünyanın döngüsü son buldu. Yeni bir yıldız grubuna doğru ilerliyoruz. Etkileri de farklı olacak tabii ki.

[dünya]

Dünyayı düz bir çizgi üzerinde gidiyor sanıyoruz.

Dünya, bu resimdeki gibi sadece bir düzlemde dönmüyor.

[yörünge]

Aslında dünya, kürenin dış yüzeylerine değecek şekilde elektron dönüşü gibi dönüyor.

Gökyüzüne bakınca samanyolu içinde olduğumuz için aynı yıldız gruplarını görüyoruz. Fakat devamlı değişen 360 derece döndüğümüze göre başka galaksilerden de etkileniyoruz ve uygarlıkça bizden ileri olan o galaksideki gezegenlere yaklaşıyoruz. O zaman da ileri uygarlıktaki o canlılar bize yardıma geliyorlar. Erich Von Daniken’in “Tanrıların Arabaları” kitabında anlattığı gibi Mısır Piramitlerini, İnka, Maya Tapınaklarını yapıyorlar, medeniyette ilerletiyorlar.

Mayaların kehânetleri de doğru…

Ama hâlâ üstün ve temiz bir ruha kavuşamadığımız için nimetlerin uygarlığın kıymetini bilmiyoruz ve insanlık eliyle dünyada devirler bitiyor. İnsanlık yeni baştan mağara çağıyla doğuyor, gelişiyor aradan 5bin yıl veya 25bin yıl gibi bir zaman geçiyor,tekrar bilim yükseliyor ve biz dünyayı yine temiz kullanamıyoruz, aynı akibet tekrarlanıyor. Ne zaman ki herkes son derece barışçıl olacak dünyaya barış hakim olacak. Bu 5bin yıllık veya 25bin yıllık sınavlar bitecek. Bilim çok farklı yönde gelişecek ve insanlık çamurdan bir damla su-kandan yaratılmış olmanın onurunu duyacak.

Centruie 1/56

“O büyük değişiklikleri gördüğünüzde ki yakın

Ve çok geçtir; Ay, Meleğince çekip götürülürmüş

Gibi büyük bir korku ve de kıyım hüküm sürecek

Düzen değişikliğine yaklaşacak gökyüzü”

Uzay 1999 adlı bir film vardı 1980′lerde. Ay dünyadan uzaklaşıyordu, bu filmi herhalde bu dizelerden faydalanıp çekmişler. Gezegenlerin 1982 yılındaki dizilimi “Devrim” anlamına gelmekteymiş. Hakikaten de 1980′li yıllardan beri terör ve terörist liderler arttı. Kalp krizleri de arttı. Işınlardaki güçlenme yerkürede de, sağlık alanında da etkisini hissettirdi. 1982′den 20-25 yıl kadar sonra bir takım bölgesel doğal afetlerin arttığı istatistik olarak belirlenmiştir. Endonezya depremi ve tsunami gibi…

Yine bizim yorumumuza göre ekvator kuzeye veya güneye doğru devamlı kayıyor, böylece yeryüzünün her bölgesi zaman zaman insanların yaşamasına uygun olup olmama durumunda kalıyor. Mesela kutupların bir zamanlar 4 mevsimin yaşandığı ılıman,orta kuşakta olduğu sanıyorum ki zaten kitabın 116.sayfası bu yorumu destekliyor.

Centruie 1/65

“Kavuşunca Ay yeniden ışığına,

Nerde kaldı almak-vermek o yabancı dünyada?

Büyük alkış tutulacak,hak edilmemiş meyvelere.

Büyük kıyam ve de yüksek bir methiye uğruna.”

Nostradamus “Dünya bir takım sapmalara yaklaşıyor. Gökyüzündeki kaymalar diyerek küçük değişikliklerle başlayacak ve zamanın akışı içinde birbiri üzerine eklenerek felaketler zincirine dönüşecek bir süreci anlatıyor. Gezegenlerin Kova Burcunda toplanacağı bir zamana işaret ediyor. Muhtemelen ekim ayında bir takım kaymalar olacak.

Ayın çekim etkisiyle gelgitler yaşandığını biliyoruz. Aynı hizaya geldiklerinde gezegenlerinde birbirlerine çekim etkisi bulunmaktadır. Yerküremizin kabuğu gökcisimlerinin bu çekim değişiklikleri ile sürekli olarak eğilip bükülmektedir. Örneğin Alp Dağları dolunay tepede iken aysız gecelere (Kavuşum zamanına) kıyasla 5 cm. daha yüksektir. Bu da bize depremlerin niye arttığını anlatıyor. Yerkabuğunun dayanma kapasitesi iç gerilimlere karşı koyabilecek gücüyle yakından ilgilidir. Hani filmlerde görürüz,uçaklardaki basınç değişikliği ile pilotların derisinde gel-gitler olur, dayanamaz ağzından burnundan kan gelir ya işte öyle dünyada da yanardağlar patlar, lavlarını etrafa salar.

Eksen kaymasına bağlı olarak ülkelerde iklim değişiklikleri olacak, ılıman iklim değişip kutup soğukları görülecek. Ozon tabakasındaki deliğin büyümesi etkisiyle gök taşlarının dünyaya düşmesi arasındaki bağlantı, filmlere konu olmuş ve yakın zamanda Rusya’ya göktaşı yağmıştır.

(Presage 112)

“Dolu,pas,yağmur ve de büyük afetler

Güvenlik altına alınan kadınlardan korkunç çığlıklar.

Çoğu veba-kılıç-açlık ve de kinden ölecekler.

Gökyüzünde görünecek bir nesne, “parıldıyor” diyecekler. “

Anlaşılan insanlar birbirine çok zarar verecekler…

Centruie 1/70

“Kırk yıl boyunca görülmeyecek gökkuşağı

Ve kırk yılın ardından çıkacak her Allah’ın günü.

Kupkuru topraklar,andıracak çölü.

Sonunda, büyük tufanların varılacak farkına.”

Centruie 1/67

“Öncü izlerini gördüğün büyük açlık,

Bir orada çıkacak,bir burada.Sonra yayılacak dünyaya.

Öylesine uzun ve de korkunç olacak ki açlık,

Ağaçlar köklerinden,bebeler ana kucağından koparılacak.”

Yukarıda bahsedilen, dünyanın eksenindeki kaymaların dünya iklimi üzerinde değişiklikler yaratacağı aşikârdır. Buna bağlı olarak açlık hüküm sürecek. İnsanlar hayatta kalabilmek için birbirleriyle savaşacaklar. Bir lokma ekmeğin değeri daha da artacak.

Centruie IX/83

“Titreyecek yeryüzü,20′sinde girince Güneş Boğa’ya,

Ağzına kadar dolu büyük tiyatro olacak unufak.

Hava, gökyüzü ve de yeryüzü bürünecek karanlığa.

Heyecan. Ve de Tanrı’ya seslenecek en dinden uzak.”

Centrui X/67

“Mayıs ayında yaşanacak o büyük titreme,

Girince Satürn Oğlak’a.Buluşunca Boğa’da Jüpiter ve Merkür.

Ve de Venüs. Yengeç Mars’ta,dokunzuncu evde.

Yağacak bir dolu. Sanki her biri bir tavuk yumurtası.”

2012 Mayıs aşı ABD’de tavuk yumurtası büyüklüğünde dolu yağdı,arabaların camları kırıldı.

9 Mayıs 2012′de Deprem Dede diye tanınan rahmetli Mete Işıkara İstanbul Depremi için tarih verdi: 2014

Satürn Oğlak Burcuna 2015 başında girecek. Mete Işıkara haklı galiba. Şiirle de verdiği tarih uyuşuyor.

Yukardaki şiirdeki gezegenlerin durumlarını açıklayacak tarihi günümüz astrologlarına sormak lazım.

Centruie III/34

“Ve sonra, görünür olunca Güneş’in burun ucu,

Koskoca bir gün boyu izlenecek canavarın yüzü.

Yapayanlış anlayarak,çözemeyecekler gizi.

Korumasız herkes. Küçümseyecekler yüksek bedeli.”

(3.dizeye dikkat edilmeli…)

Centruie III/4

“Ve sonra Ay’In Burnuna yaklaşacak zaman.

Biri ile diğeri arasında, fazla değil süre.

Soğuklar, kuraklar, tehlikeler sınırlara yakın.

Bizzat orada, hani kerâmetin başladığı zaman”

Kur’an ı Kerim’in son surelerinde de kıyametten bahsediliyor.

Centruie II/41

“Büyük yıldız,tam yedi gün boyunca parıldayacak

Ve bir bulut yüzünden, görülecek iki güneş”

Centruie II/57

“Titretecek o haşmetli ve de ürkünç boru sesi.

Ve dinince o ses, belirecek gökyüzünde sınama,

Kanlı bir pençe, yüzecek içinde kanın.

Sıvanacak süt ve balla güneşin yüzü“

Ürkünç boru sesi İsrafil’in borusunun sesi olabilir. Kitaptaki yoruma göre haşmetli ürkünç ton mayıs ayında tüm yeryüzünü titretecek olan deprem olabilir. Güneşin yüzünün süt ve balla sıvanması demek güneşin sönük gözükmesi demek. Güneş patlamaları artacak, alevler dünyaya ateşten bir kılıç gibi uzanacak ve savrulan gaz bulutları 3 gün boyunca zehirli bir karanlık oluşturacak. Karbondioksitin sera etkisi de olabilir bu gaz.

Bu olaydan birçok kahin ve medyum söz etmiş ve tarih olarak 2000′li yıllarda birleşmişlerdir.

Centruie IV/28

“Güneş tarafından tamamen örtülünce Venüs,

İşte bir biçim değişikliği.

Ateşten perdesini kaldıracak onun Merkür.

Savaş çığlığıyla görecek ondan ağır hakareti.”

Bu olay olursa Venüs ve Merkür gökyüzünde görülemeyecektir.

Centruie IX/65

“Kavuşunca Ay yeniden ışığına,

Nerde kaldı almak-vermek o yabancı dünyada?

Büyük alkış tutulacak, hak edilmemiş meyvelere.

Büyük kıyam ve de yüksek bir methiye uğruna.”

Bütün bunlar bir geçiş dönemidir. 3000 (2001-2999) li yılların ortalarına doğru herşey rayına oturacaktır.

Centruie II/95

“Meskun bölgelerde oturmaz olacak kimse

Tarlalar yüzünden çıkacak anlaşmazlıklar

Hükümetler devredilecek nüfuz sahiplerine

Kardeşler arasında nice cinayet,kavgalar.“

Kardeş kavgaları, küslükler, kadın cinayetleri günümüzde yaşanıyor. Şu anda dünya üzerindeki hangi meslekten olursa olsun yöneticilerin, yeteneksiz zekalar olduğu söyleniyor ve sermaye sahiplerinin yöneticilere söz geçirdiği bir dünyada yaşıyoruz.

Centruie X/86

“Kartallı ülkelerin eşlik ve desteğinde,

Bir akbaba gibi geliyor Avrupalı hükümdar.

Yönetiyor birliklerini beyazların, kızılların.

Babil Kralın’nın üzerine yürüyorlar.“

Bence günümüze en yakın en dikkat çekici kıtalardan biri bu. Avrupalılar ve soyundan olan ABD Irak’ın üzerine geldi. Bağdat başta olmak üzere zenginliklerini alıp götürdüler ülkelerine. Şimdi de Suriye tehlikesi var. Dicle-Fırat boyunca tehlike devam ediyor.

Nostradamus’un kehânetlerinden biri olan 2 Almanya’nın birleşmesi 2050 yılından 60 yıl erken gerçekleşti. Öyleyse 3.Dünya Savaşı için 2076 yılını veren Nostradamus’un kehaneti 2016 yılı oluyor. Ve bitiminde Avrupa-Asya-Afrika yarı yarıya çöle dönüşüyor olacak. Bence birleşecek olanlar (Almanya’nın birleşmesi değil), Avrupa -ABD ve Çin-İran-Rusya’dır. Bu da Dünya Savaşının başlangıcı olacaktır. O zaman 2016-2050 yılları Müslümanlar için tehlikeli yıllardır.

Centruie I/64

“Sanırlar ki geceleri, güneştir gördükleri,

Çıkınca yarı insan kılığındaki domuz

Bir gürültü. Savaştır yukarıda izledikleri.

Öfkeli hayvanların sohbetidir dinledikleri.”

Kahin burada bir hava savaşı, nükleer savaş belki de bir uzay savaşını tanımlamaktadır.

İnsan kılığındaki domuz dediği insansız hava ve diğer taşıtlardır.

Centruie III/93

“Devletin başı yerleşiyor Avignon’da,

Dönünce Paris baştan aşağı çöle…”

Akdeniz’in ve Güney Avrupa ülkelerinin çöle dönüşeceğini belirtiyor. Bu da eksen kayması olacağını, kutup noktalarının kayacağını gösteriyor.

Centruie X/89

“Mermer tuğlaların yardımı ile yeniden

Kurulacak kentler, barış dolu 57 yılda.

İnsanlara sevinç. Su kemerleri her yerde.

Sağlık dolu, verimli, baldan tatlı zamanlar.”

Çöl olan yerlere su getireleceği belirtiliyor.

Aklıma gelmişken; Türkiye’de İç Anadolu’da tuzdan tuğlalar yapılmış,şu an deneme safhasındaymış ve sağlık açısından yararlı olduğu söyleniyor. Mermerden tuğlalar da hazırlansa ve evler öyle yapılsa sağlık açısından daha iyi olur. Betonerme ve çok katlı evlerde insanların ruhları daraldı.

Centruie II/78

“Punya ve Galya kanlarından oluşacak o adaları

Kana boyuyor denizin derinliklerinden Büyük Neptün.

Ve rahatlıkla elde edebilmek için bu kıyıları,

Öyle zararlı, çok daha fazla gökte yazılandan.”

Bir söylentiye göre; Amerika’nın bazı ileri teknolojiler kullanarak denizin derinliklerinden Türkiye’ye atom roketleri yağdırdığı ve depremlere neden olduğu söyleniyor. Katil uyduların sırtlarında atom bombaları ile dünyayı turlayıp durdukları da söylentiler arasında. Gökten de bombalar yağacak bu nedenle. Belki ABD değil de illuminati gibi gizli güçler bu işleri yapıyorlar. Bunlar hangi devletlerdendir veya hangi devletlerin gizli güçbirliğidir, bilemem. Fakat tuzak-düzen kuranların düzenlerini Allah bozacaktır. Binlerce yıl Türk’leri nasıl korumuşsa yine koruyacaktır. Türkler hayatta kalacak tek ulus olacaktır. Ve Türkler dünya üzerinde birlik ve beraberliği kuracaklardır. Yeter ki; Avrupalılar, Araplar ve Çinliler gibi devletlerden gizli veya açıktan tehdit görmesinler. Eski Türk devletlerini (Hunlar, Göktürkler gibi) Çinliler binbir entrika ile yıkmışlar,Osmanlı İmparatorluğu ‘nu ise Avrupalılar binbir entrika ile dağıtmışlardır. Şimdi aynı oyunlar dört bir taraftan Türkiye üzerine oynanmaktadır. Dini koruyalım, kurtaralım derken Arap tembelliğine kurban etmek isteyen kesimlerde içten tehdit etmektedir.

İlimde kadın-erkek birlikte yürümemize engel olmak isteyenler var. Bunu da Arab’ın eliyle yapıyorlar. Güya dinde ilerleyeceğiz derken geriletiyorlar. Göstermelik örtülerle, işlerle din olmaz.

Esas din beyinde, gönülde, gözde, sözde, elde, ayakta yaşanır.

Centruie II/13

“Ruhu olmayan beden,kurban edilmeyecek artık,

Ölümün günü,kavuşacak yeni bir doğuşa.

İlahi ruh, ruhları öylesine mutlu kılacak.

Sonsuzluk içinde ulaşılınca Kelama”

Bu dörtlük bence Kuran’da da belirtildiği gibi İslam’ın yayılacağını belirtiyor.

Centruie III/2

“Tanrısal Kelam,aktarılacak maddeye,

Gökte yer,okült ile mistik anlaşılır olacak.

Ruh ve madde birleşince el ele.

Her şey ayak altında, insanoğlu gökyüzüne çıkacak”

Uzaydaki canlılarla iletişim kurulacak,uzay seyahatleri başlayacak. Bu durum bin bence en fazla 5000 yıl sürecek (Maya takvimi gibi). Dünyanın uzaydaki yolculuğu devam ettiği için bu durum (aydınlık devir) de bitecek ama dünya yok olmayacak. Bütün insanlar birer kâhin ya da duru görü medyumu olacak; kendilerinin farkındalıklarının daha bir arttığını hissedecekler.

Centruie I/22

“İçinde yaşam içeren, fakat ruh barındırmayan, tamamen derdest edilene dek, ölüm getirecek…”

(Nostradamus bilgisayarlar için ateşten ulaklar demiştir. Yorumlayanlar, kuyruklu yıldızı kast ediyor sanmışlar.)

Bence; bilgisayarlar kast ediliyor. Bilgisayarlar ruh sağlıklarını bozacak ve bir gün hepsi yok edilecek.

Centruie X/70

“Gözler, özel bir nesne ile güçlendirilecek.

Öyle parlak ve güçlü ki, isterse kar yağdıracak.

Giderek azalacak sulanan tarlalar.

Tarımcılık, yeni düzende eriyip gidecek.”

Kar yağdıracak demesi meteoroloji olaylarına insanlık hakim olacak. Bu bilgiye vakıf olanların kişisel hırslarına yenilmeleri yeryüzüne zarar verecek. Herhalde haplarla beslenme yapılacak. Tarım sektöründe çalışan kalmayacak. Zaten seller tarım yapmaya izin vermeyecek.

Kitabın yorumuna göre güçlü ve parlak göz güneştir. Oysaki gözlerin güçlendirmesi amacıyla yapılan mercek değiştirme ameliyatlarıdır. Bu dizeler gerçekleşmiştir.

Nostradamus’un filmini izlediğimde ve kitabını okuduğumda çok etkilendim.

Kitabın 32. sayfasında Nostradamus’un şu sözü vardır.

“Sen bunu bilgelerden ve akıllılardan sakladın, yani krallar ve güç sahiplerinden kaçırdın. Oysa küçüklere ve sıradan olanlara açtın perdeleri.“

Naçizane benim görüşlerim bunlardır. Bu görüşlerimi belirtmesem yorumları yapan Hristiyan dünyası dünyanın kaderini dilediği gibi değiştirebilir. Kitabın 72. sayfasında şiirleri yorumlayanlar: “Dikkatli olun, gelecekler, batıya yönelik en büyük tehditin kaynağı Doğu’dur. İran’dır, Libya’dır, İslamiyettir” diyerek İslam düşmanlığına yönlendirmektedir.

Kitaptan farklı olarak bu yorumları yapmakla kendimi zor duruma sokmamak için adımı gizli tuttum. Bu endişelerle yazıyı yazmaktan vazgeçsem; yarın bir gün ülkemizle ilgili yorumlarım gerçekleşse yazmadığım için vicdan azabı duyardım. Çünkü buradaki yorumlar kitapta yok.

Herkese selam olsun…

Ek 1: Nostradamus (Çağın Kâhini) kendini Delfi Kahini Pythia’nın halefi sanmaktadır. Delfi: İstanbul Kahinler Tapınağı’nın adıdır. Kâhinin adı Pythia’dır. Pythia’nın altından yapılma kazanı 1500′lü yıllarda İstanbul’dan çalınmış, Avrupa’ya götürülmüştür ve sembolik kazanı Nostradamus kullanmıştır.

Nostradamus, demirden yapılma 3 ayaklı tabureye oturup kükürdümsü buharları soluyarak ateşe dikili hipnotizma edici bakışlar kullanmış, altın kazandaki sudan çıkan dumanlara başvurmuştur.

Ek 2: Mehmet, güzel demekmiş. Fatih Sultan Mehmet için Peygamberimiz Hz. Muhammed “O ne güzel insandır” diyerek O’nu işaret etmiştir. Hristiyan dünyası eninde sonunda İstanbul’u ele geçirmeyi hedeflemiştir. İstanbul, Osmanlı tarafından işgal güçlerine teslim edilince, İstanbul’u 2.kez kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’tür. Dolayısıyla Peygamber övgüsüne O da layıktır. Atatürk olmasaydı, şu an İstanbul elimizde olmayacaktı. Milletçe birlik olmalı, Hristiyan-Yahudi işbirliğini bozmalı, onlara fırsat vermemeliyiz.

Ek 3: “…Azostanyalıların bala safra karıştırmaya alışmış, veba benzeri kandırma yetenekleri de bir işe yaramayacak…”

Yahudilerin ve Hristiyanların, tohumların genleri ile oynamaları ile kanser hastalığını ve obezliği artırmaları kast ediliyor. Kanser ve obezlik bir yangın gibi yayılmaktadır.

Nostradamus: “Yaratıcı Tanrı, halkının sefaletini duyarak diyecek: ‘Şeytan yakalansın ve yeraltı dünyasının en derin kovuğuna atılsın’ Ve Tanrı ile insanlar arasında dünya barışı başlayacak…”



Editörün Notu: Bu seride şiirlerin alıntılandığı kitaptan farklı olarak adının verilmesini istemeyen yazarın çok dikkat çekici ve değişik yorumları bulunmaktadır. Özellikle; Nostradamus’un bahsettiği Yeni Şehrin herkesin yorumladığı gibi New York olmadığı ve İstanbul olduğunun altı çizilmelidir. İstanbul’u bekleyen tehlikelerin başında kanal tehlikesi vardır. Kanal yapıldığı takdirde olacak olan felaketler 3. bölümde anlatılmıştır. Ülkemizi ve dünyayı bekleyen diğer önemli tehlikeleri diğer bölümlerde bulabilirsiniz.

Ayrıca yazarın Bölüm 5 ‘te kitaptan ve Nostradamus’tan tamamen bağımsız kendi iddiası var ki onu özellikle tekrar hatırlatmak istiyorum. Aynen şöyle diyor:

“Dünyayı düz bir çizgi üzerinde gidiyor sanıyoruz. Dünya, bu resimdeki gibi sadece bir düzlemde dönmüyor. Aslında dünya, kürenin dış yüzeylerine değecek şekilde elektron dönüşü gibi dönüyor.” BU MÜTHİŞ DEVRİM NİTELİĞİNDEKİ İDDİAYI BİLİM ADAMLARININ DİKKATİNE SUNUYORUM.

Şiirler kitaptan alınmakla birlikte; yorumlar kitaptan tamamen farklı olarak yazara ait ve yayın hakkı bana aittir.

Yazara sonsuz teşekkürlerimle…

Hayal Hepaktan




Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b