Haberler :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



İndirim / Hikaye

11 Mayıs 2014 Bu içerik 862 kez okundu.

Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı,
dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola
uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden
geçirmisti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola
koyuldugunda, adam dükkandan dışarı firlayıp:
- Kücükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mu? Bu seneki
modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
- Gercekten çok güzeller!. diye tebessum etti. Ama benim bir bacağım
doğustan eksik.
- Bence onemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam
insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı
ya da vicdanı.
Kücük çocuk, bir sey söylemiyordu. Adam ise konusmayı sürdürdü:
- Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.
Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
- Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?
- Çok basit!. dedi, adam. Eger vicdanımız yoksa, cennete giremeyiz.
Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orada tüm eksikler
tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla
mukafat gorecekler…
Küçük cocuk, bir kez daha tebessüm etti. O gune kadar çektiği acılar,
hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:
- Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?
Çocuk, başını yanlara sallayıp:
- Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün degil ki!.
-İndirim sezonunu, senin icin biraz öne alırım!. dedi adam. Bu
durumda 20 liraya duşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira
eder.
Çocuk biraz düşünüp:
- Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
- Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir
çocuga satarım.
Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:
- Üstelik de ögrencisin değil mi? diye sordu.
- İkiye gidiyorum!. diye atıldı cocuk. Üçe geçtim sayılır.
- Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da ögrenci indirimi yapsak, geri
kalır
5 lira. O da zaten pazarlik payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir,
sattım gitti!.

Ayakkabıcı, cocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki
raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde
olanı cıkarttı. Bir tabure alip döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni
ayakkabısını giydirdi. Ve cikarttığı eskiyi göstererek:
- Benim satış islemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun
olurum.
- Şaka mi yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek
üzere.
Eski bir ayakkabı, para eder mi?
- Sen cok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan
haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para
tutar.
Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş değildi.
Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya.
Adamın, heyecandan terleyen avuclarına sıkıştırdığı kağıt paralara
göz gezdirdikten sonra, 10 liralik banknotu geri vererek:
- Bana gore 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini baslattınız
ya!..
Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük
kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir
günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Cocuk, yavaşca yerinden
doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyac duymuyordu. Sımsıcak bir
tebessümle tesekkür edip:
- Babam haklıymış!. dedi. ‘Sakat olduğum icin, üzülmeme hic gerek
yok!’ demişti.

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b