Haberler :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



19 Mayıs Atatürkü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs 2014 Bu içerik 1.738 kez okundu.







Türk Tarihinde kutlanması gereken günler vardır. Bunlardan biri 19 Mayıs 1919'dur. 19 Mayıs 1919 Anadolu'da yeni Türk Devleti'nin fiilen temellerinin atıldığı gündür ve Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin başlangıcıdır. Yüce Önder Atatürk'ün Büyük Nutkunu bu olayla başlatması, doğum gününü soranlara 19 Mayıs'ı işaret etmesi bunun kanıtı sayılmalıdır.

19 Mayıs'ın millî bayram olarak ilân edilmesi bu yargıyı daha da pekiştirmektedir. Atatürk, gerek Millî Mücadele döneminde, gerekse Cumhuriyet döneminde yurdumuzun birçok şehrini ziyaret etti. Bu ziyaretler, o şehirlerin mahallî övünç günleri olarak kutlandığı halde sadece 19 Mayıs yasa ile millî bayram kabul edildi.

Şanlı Türk Tarihi bir çok başarılarla süslüdür. Tarihimizde yaşanmış olan bu başarılar hiçbir zaman unutulmayacaktır. Başarılarımızın hatırlanması ve bu başarıları elde eden insanlarımızın hatırlanması amacı ile belirli gün ve haftalarda bir dizi etkinlikler düzenlenmektedir.

Milletçe kutladığımız bu milli bayramlar içerisinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı da vardır. 19 Mayıs tarihi bizim için çok şeyler ifade etmektedir. 19 Mayıs 1919 günü Atatürk’ün Samsun’a milli mücadeleyi başlatmak için geldiği bir gün olması sebebiyle aslında Türk milletinin de kurtuluşunun başladığı gündür. Kurtuluş mücadelesinin başladığı yer olarak ta kabul edilmelidir. Atatürk’ün doğum gününü soranlara, 19 Mayıs’ı işaret etmesi bunun en büyük kanıtı kabul edilmelidir.



19 Mayıs tarihinin yasa ile milli bayram ilan edilmesi bu günün anlam ve öneminin büyüklüğüne en büyük işarettir. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelen Mustafa Kemal Paşa, altı ay kaldığı bu ilde, vatanın kurtuluşu için çeşitli girişimlerde bulundu. Padişahla görüşerek bu konudaki düşüncelerini ona aktardı. Güçlü bir hükümetin kurulabilmesi için çaba sarf etti. Basın yolu ile geniş kitlelere ulaşarak, halkı aydınlatmaya çalıştı. Kurtuluş mücadelesine Anadolu’dan başlanması gerektiğinin altını çizdi. Anadolu’ya birer görevle geçeceklerin çalışmalarını gayri resmi bir tarzda sürdürmeleri ve mecbur kalınmadıkça görevlerini terk etmemeleri anlatıldı. Atatürk bu konulmuş prensiplere süreç içerisinde tamamen uymuş, ancak, başlangıçta kendisiyle birlikte Millî Mücadele’ye atılan arkadaşları arasında, zorunlu olmadıkları halde İstanbul’dan verilen emirlere hemen uyarak görevini bırakanlar olduğu gibi, bununla kalmayıp İstanbul’a dönenlerde olmuştu. Atatürk bu durumu Nutuk’ta ağır bir şekilde eleştirmiştir.

Dokuzuncu Ordu Kıtası Müfettişliğine atandıktan sonra, oldukça sıkıntılı bir yolculuktan sonra, Samsun’da milletiyle kucaklaştı. Samsun, mülkî taksimatta doğrudan Dahiliye Nezareti’ne bağlı Canik Sancağı’nın merkez ilçesiydi. Samsun, Rus istilâsına uğrayan Türk topraklarından göç eden çok sayıda insanın geldiği ve barınma sıkıntısı çektiği bir yer olması yanında, Pontusçu faaliyetlerin yoğun olduğu bir yerdi. Pontusçular halka zulmediyor, evleri yakıyor ve korunmasız Türkleri öldürüyorlardı. İngilizler bu duruma sessiz kaldığı gibi Türklerin asayişi bozduğu yalanı ile 21 Nisan 1919’da Osmanlı Hükümeti’ne bir nota vererek Orta Karadeniz de Türklerin hıristiyanları katlettiklerini bildirdiler. Bununla da yetinmeyip, bunun önüne geçilmediği takdirde bölgenin işgal edileceği tehdidinde bulunmaktan geri kalmadılar. İngilizlerin asıl amacı, pontusçuları kışkırtarak asayişin bozulmasını sağlamak ve bu durumu bahane ederek bölgeyi işgal etmekti.



İstanbul Hükümeti bu durum karşısında hemen bölgeye yetkili birini göndermek için kolları sıvadı. Mustafa Kemal Paşa üzerinde mutabakat sağlandı. Çünkü Mustafa Kemal Paşa, ikinci meşrutiyetin çalkantılı döneminde siyasete bulaşmamış, girdiği bütün savaşlarda zafer kazanmış başarılı bir kumandandı. Asayişsizliğe neden olan olayları tayin ve tespit ile bunların ortadan kaldırılmasının yanında, daha başka görevler ve görevin gerektirdiği yetkiler de verilmişti. Daha sonra, Anadolu’ya bir kısmı şehzadelerin başkanlığında olmak üzere Nasihat Heyetleri, Tahkik Heyetleri,Teftiş Heyetleri gönderilmiş, bunlarda önemli yetkilerle donatılmışlardı. Bu heyetler basında oldukça yer bulurken, Atatürk’e verilen görev kısa bir haber niteliğinden öte geçmemişti.



Atatürk, büyük bir bilinçle hareket ederek görevlerini büyük Türk ulusunun tam bağımsızlığını kazanacağı güne kadar tam manasıyla yerine getirmiştir.19 Mayıs 1919, bir toplumu esaret altında kalmaktan kurtaran, Türk Milletinin ulus olmaya yönelik olarak yazgısını değiştiren, yarınlarını aydınlatan, çağdaş uygar bir yaşama yönlendiren ve sonuçta tam bağımsızlığını sağlayan büyük Türk ulusunun ve Atatürk’ün doğum günüdür. Atatürk’ün Samsun’a çıktığı günün milli mücadelenin başladığı gün olarak kabul edilmesi, 19 Mayıs 1919 tarihine büyük bir anlam katmaktadır. Atatürk’ün bu günü gençlere armağan etmesi, genç Türk Devletinin hayata yeniden adım atması anlamını da taşıdığı düşünülmelidir.

Bu sebeplerle her yıl 19 Mayıs günü, büyük bir coşkuyla kutlanmakta ve Atatürk saygıyla anılmaktadır. 19 Mayıs’ın anlam ve önemi ve bizi bu günlere getiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milleti için yaptıkları, her 19 Mayıs’ta Türk gençliğine en iyi şekilde anlatılmalıdır.

----------------------------

19 MAYIS MESAJLARI:

Gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı en samimi duygularımla kutlar, başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla anarım.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın milletçe haklı gurur ve mutluluğunu yaşadığımız bu özel günde; vatan ve millet uğruna büyük fedakarlıklar göstererek bizlere bağımsız ve özgür bir ülke bırakan başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bütün şehitlerimize ve ebediyete intikal etmiş gazilerimize şükranlarımı sunar, Atatürk’ün büyük güven duyduğu gençlerimize ülkemizin kalkınması ve ilerlemesi için yapmış oldukları çalışmalarda üstün başarılar dilerim.

19 Mayıs 1919, Türk Ulusunun uyandığı, emperyalizme başkaldırdığı Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya istiklal, ya ölüm” diyerek ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız bir devlet kurma kararının yaşama geçirildiği gündür.

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlattığı özgürlük hareketi, tüm yurda yayılmış, milletimizin azim ve kararlılıkla birleşerek giriştiği milli mücadele sonucunda zaferle taçlandırılmıştır.

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlattığı özgürlük hareketi, tüm yurda yayılmış, milletimizin azim ve kararlılıkla birleşerek giriştiği milli mücadele sonucunda zaferle taçlandırılmıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle Atatürk’ün geleceğimizin teminatı olarak gördüğü gençlerimizi yürekten selamlar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın yıl dönümünü en içten duygularımla kutlarım.
------------------------------

Ulusal bir mücadelenin başladığı tarihtir 19 Mayıs… Atatürk’ün Samsun’a ayak basmasıyla başlar şanlı bir kurtuluş tarihi… Peki bayram coşkusuyla kutladığımız bu günün tarihi sürecinden ne kadar haberdarız? Anlam ve önemini biliyor muyuz? Gelin içinde bulunduğumuz coşkuyla birlikte 91 yıl önceki, tarihi serüveni hep birlikte okuyalım…

6 Mayıs günü İstanbul’dan Bandırma Vapuru’na binen Mustafa Kemal Atatürk Anadolu’ya geçerek yurdumuzu kurtarma hareketini başlatmaya kararlıydı. 19 Mayıs sabahı Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları sevinç gösteri ile karşılandı.

İşte 19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri sürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de“gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır: “Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.”

[kurtuluş savaşaı] Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin de Türk halkının silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve birşeyler yapmak için Anadolu’ya geçmek istiyordu. Bu O’nun için bulunmaz fırsattır. İstanbul-Samsun yolculuğu öncesinde Atatürk’le Padişah Vahdettin arasında geçen konuşmayı Atatürk şöyle anlatır:

“-Paşa, Paşa!… Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin! Bunların hepsi artık bu kitaba girmiştir (bu bir tarih kitabıdır)! Bunları unutun, dedi, asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden daha önemli olabilir…Paşa, Paşa…Devleti kurtarabilirsin!…

Bu sözlerden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle içtenlikle mi konuşuyor?…O Vahdettin ki… bütün yaptıklarından pişman mı olmuştur?Aldatıldığını mı anlamıştı?Fakat, böyle bir yorum ile başka konulara girişmeyi ürkütücü saydım, kendine karşılık verdim:

-Kişiliğe güveninize ve bana bunca yüz verişinize teşekkür ederim…Elimden gelen hizmeti esirgemeyeceğime lütfen güveniniz…”

Atatürk ile beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü başlayacak yolculuğa gemi kaptanı İsmail Hakkı Durusu dışında 18 kişi eşlik edecekti. Bu 18 kişinin adları şöyleydi: III. Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bey (General Bele), Müfettişlik Kurmay Başkanı Kurmay Albay Manastırlı Kâzım Bey (General DIRIK), Müfettişlik Sağlık Bakanı Doktor Albay İbrahim Talî Bey (ÖNGÖREN), Kurmay Başkan Yardımcısı Kurbay Yarbay Mehmet Ârif Bey(AYICI), Karargâh Erkân-ı Harbiyesi İstihbarat ve Siyâsiyât Şubesi Müdürü Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey(GEREDE), Müfettişlik Topçu Komutanı Topçu Binbaşı Refik Bey(SAYDAM), Müfettişlik Başyaveri Yüzbaşı Cevad Abbas(GÜRER), Kurmay Mülhakı Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY),Kurmay Mülhakı Yüzbaşı İsmail Hakkı (EDE), Müfettişlik Emir Subayı Yüzbaşı Ali Şevket (ÖNDERSEV), Karargâh Komutanı Yüzbaşı Mustafa Vasfi (SÜSOY), Kurmay Başkanı Emir Subayı ve Müfettişlik Kâlem Âmiri Üsteğmen Arif Hikmet (GERÇEKÇI), İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah(KUNT), Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (KILIÇ), Şifre Kâtibi, Birinci Sınıf Kâtip Fâik (AYBARS), Şifre Kâtibi Yardımcısı, Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV).

19 Mayıs Ne Zamandan Beri Kutlanıyor?

19 Mayıs; 1981 yılından başlayarak«Atatürk'ü Anma Günü» olarak da kutlanmaya başlandı. Atatürk bir söyleşi sırasında: «Ben 19 Mayıs'ta doğdum» demiştir. 19 Mayıs bir yandan Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı öte yandan ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk'ün doğum yıldönümü olarak törenlerle kutlanır.Atatürk beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma”adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır. 17Mayıs 1919 Cumartesi günü Bandırma Vapuru saat 21.40 sıralarında İnebolu’ya varır.
18Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen yolculuğun sonuna gelinir. Yolcular Kalyon Burnu denilen yerden sandallarla Merkez iskelesine çıkarılırlar. Bu sandallardan birinin sahibi olan İsmail Yurtsever, o zaman için Atatürk’ü tanımadığını söyler, Atatürk’ü sandalda ve Samsun’da iken geniş yakalı lejyon kaputu ve başında kalpakla gördüğünü anlatır.

Atatürk, İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi ve giyimi de buna uygundu ancak Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.

Atatürk’ün Samsun’a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı. Pontusçular sokaklarda kol geziyordu. Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu. Ama, O’nda ve O’nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi.
Kısaca vermeye çalıştığımız bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki yeniliği anlatmaktadır.

Atatürk "Gençler!Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum" derken Türk gençliğine olan güvenini de anlatmıştır.

Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır: “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir” demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız.

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b