Ne nedir :

arkadasfan

arkadasfan Yazdı...



PSİKOLOJİNİN ALANI

20 Mayıs 2014 Bu içerik 3.547 kez okundu.

PSİKOLOJİNİN ALANI
A. PSİKOLOJİNİN KONUSU
Psikoloji organizmanın davranışlarını inceleme konusu yapan pozitif bir bilimdir. Davranışlar üzerinde araştırmaya dayalı incelemelerde bulunması onu pozitif bilim haline getirmiştir.
Davranış, organizmanın içten veya dıştan gelen uyarıcılara karşı göstermiş olduğu tepkilerdir. Bu tepkiler, gözlenebilen etkinlikler olabileceği gibi (koşma) gözlenemeyen zihinsel faaliyetler de (düşünme) olabilir. Ayrıca davranışları iradeli ve irade dışı davranışlar olarak da ayırabiliriz.
Davranışların incelenmesinde uyarıcı durumu ile organizmanın durumu birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda ise organik durum, psikolojik durum, ortam, deneyim, beklenti, tutum gibi davranışlar üzerinde etkili olan faktörler belirlenir. (Küçük bir evde oturan kalabalık aile çocuklarının davranışlarında görülen farklılıklar ortamla ilgili olabilmektedir.)
B. PSİKOLOJİDE YAKLAŞIMLAR
Genel olarak psikolojideki yaklaşımların, psikolojik olayların farklı yönlerini dikkate alarak ve belirli yönlerini öne çıkararak değerlendirdiklerini görüyoruz.
1. Yapısalcı Yaklaşım
Psikolojik olaylarda bilinci öne çıkarır ve zihin yapısının anlaşılabilmesi için içebakış yönteminin psikolojide kullanılmasını savunur.
2. Davranışcı Yaklaşım
Bireylerin uyarıcılara karşı gösterdikleri davranışların (U – T) ilişkisinde gerçekleştiğini ve bu davranışların deney ve gözlem yoluyla incelenmesinin daha bilimsel (nesnel) sonuçlar vereceğini savunur. Dolayısıyla araştırma konusu olabilen (gözlenebilen) davranışları kabul eder.
3. İşlevsel Yaklaşım
Davranışların çevreye uyumunu esas alır ve uyum sağlayıcı davranışları faydalı olarak yorumlar. Bu yaklaşımda davranışların ne işe yaradığı önemlidir.
4. Psikanalitik Yaklaşım
S. Freud’un temsilciliğini yaptığı bu yaklaşımda bilinçaltı esas öğedir. Daha çok küçük yaşlarda olmak üzere, toplumda hoş karşılanmayan arzular birey tarafından bilinçaltına bastırılır.
Buna göre bilinçaltı, çevreden bastırılmış istekler alanıdır. Bu alan bir takım psikolojik rahatsızlığın da kaynağıdır. Sözü edilen rahatsızlığın giderilmesi, bilinçaltına bastırılmış isteklerin bilinç düzeyine çıkarılmasıyla olacaktır. Bunun yolu hipnoz, rüya analizi, çağrışım gibi psikanaliz yöntemini kullanmaktır.
5. Bütüncü Yaklaşım
İnsan yaşantısı, davranışlarıyla birlikte öğelerine ayrılamaz bir bütündür. Bütün ise, parçaların toplamından apayrı bir ahenk ortaya koyar. Buna göre yaşantılar kendi bütünlüğü içinde incelenmelidir.
6. Hümanist Yaklaşım
İnsanın duygusal yanını öne çıkaran ve davranışlarını buna göre yorumlayan yaklaşımdır. İnsanı insan yapan, duyguları, hisleri, ümit ve beklentileri önemlidir.
İnsanlar kendi yazgılarını denetleyebilen varlıklardır. Kendi yaşamlarının mimarlarıdır; her biri özgür bireydir. Bireyin davranışlarını anlayabilmek için, onun iç yaşantısını bilmek gerekir. Bunun yolu da, çevresine onun bakış açısından bakmayı (empati) gerektirir.
7. Bilişsel Yaklaşım
J. Piaget’in temsilciliğini yaptığı bilişsel yaklaşım, insanın zihinsel etkinliklerine önem verir. Düşünme, kavrama, yorumlama davranışlara yön veren önemli unsurlardır. Davranışlar uyarıcı tepki bağına indirgenerek incelenemez. Bu yaklaşımın amacı, zihinsel süreçlerin nasıl örgütlendiğini, çalıştığını açıklayan deneyler yapmaktır.
8. Biyolojik Yaklaşım
Davranışlar, biyolojik yapı olan beynin bir fonksiyonu olarak ortaya çıkarlar. Ayrıca salgı bezleri ve hormon düzenlerinden etkilenirler. Buna göre davranışlarda biyolojik öğeler dikkate alınmalıdır.
C. PSİKOLOJİNİN ALT DALLARI
1. Eğitim Psikolojisi
Eğitim ve öğretimin gerçekleştirilmesinde, psikolojinin bulgularından yararlanılmasını konu edinir.
2. Endüstri Psikolojisi
Verimli bir çalışma ortamının oluşturulmasını ve iş verimini ve iş doyumunun artırılmasını konu edinir.
3. Klinik Psikolojisi
Ruh sağlığını yitirmiş olan bireylerin psikolojik tedavisini konu edinir.
4. Sosyal Psikolojisi
Bireyin grup içindeki davranışlarını ve toplumsal çevreden etkilenmesini konu edinir.
5. Danışmanlık Psikolojisi
Bireylerin toplumsal yaşantıda karşılaştıkları aile geçimsizliği, arkadaş uyumsuzluğu gibi problemlerin anlaşılmasında yardımcı olmayı amaçlayan psikoloji dalıdır.
6. Gelişim Psikolojisi
Bireyin doğumundan itibaren yaşlara bağlı olarak geçirdiği, zihinsel, bedensel, devinsel, duygusal vb. gelişme evrelerini inceler.
7. Deneysel Psikoloji
Psikolojinin temel konularını oluşturan öğrenme, algı, motivasyon, unutma vb. konuların sebep – sonuç ilişkisinde deneysel olarak incelenmesini sağlar.
8. Psikometrik Psikoloji
Psikolojide zekâ, kişilik, ilgi gibi bireysel özelliklerin ölçülmesinde gerekli olan testlerin geliştirilmesini konu edinir.Psikolojinin alt dallarından bazılarının uygulama yönü vardır. Bunlar,“uygulamalı alanlar” olarak nitelendirilir. Uygulama yönü olmayanlar araştırma düzeyinde kalır. Bunlar da “deneysel alanlar” olarak gruplanabilmektedir.D. PSİKOLOJİNİN YÖNTEMLERİ
Psikolojinin konularını incelemek için takip ettiği araştırma yollarına psikolojinin yöntemleri denir.
1. Gözlem
a. Doğal gözlem: Bireylerin davranışlarının oluş halinde iken doğal ortamda amaçlı olarak izlenmesidir.
b. Sistematik gözlem: Bireylerin davranışlarının belli yönlendirmeler yapılarak, belirli amaçlar doğrultusunda izlenmesidir.
2. Deney
Deney yönteminde, davranışları etkileyen faktörler neden – sonuç ilişkisinde belirlenir.
Bu belirleme bir deney düzeneği içinde yapılır. Deneylerde, neden durumundaki etken, bağımsız değişkendir. Sonuç durumundaki veri ise bağımlı değişkendir. “Uykusuzluk iş verimini etkiler.” hipotezinin sınandığı bir deneyde “uykusuzluk” bağımsız değişken, “iş verimi” bağımlı değişkendir.
Deney düzeneğinde her yönden eşlenmiş bireylerden oluşan iki grup alınır. Gruplardan biri bağımsız değişkenin (etkisi araştırılan faktörün) uygulandığı deney grubudur. Diğer gruba bağımsız değişken uygulanmadığından o grup kontrol grubunu, oluşturur.
3. Biyografi ve Olay İncelemesi
Bireyin bu günkü davranış ve yaşantılarının anlaşılabilmesi için geçmiş yaşantılarının incelenmesibiyografi yöntemini oluşturur. Birey üzerinde önemli etkide bulunmuş geçmişteki bir olayın belirlenerek incelemeye alınması da olay inceleme yöntemini oluşturur.
4. Görüşme (Mülâkat)
Bu yöntem bireyle soru – cevap şeklinde karşılıklı konuşmaya dayanır. Bu konuşma esnasında birey tanınmaya çalışılır.
5. Test
Bireylerdeki zekâ, ilgi, kişilik, gibi özelliklerin belirlenmesine yönelik ölçme araçlarının kullanılmasıdır.
6. İstatistik
Bu teknik diğer araştırma tekniklerinden elde edilen bilgilerin sayılarla ifade edilmesine ve yorumlanmasına dayanır. Böylece araştırma bulgularının nesnel olarak ifade edilebilmesi sağlanır.
7. Korelasyon
İki değişken arasındaki ilişki miktarını sayısal değerlerle belirlemeyi sağlayan istatistik tekniğidir. Korelasyonda bu değerler -1… 0 veya 0… +1 arasındadır. İki değişken arasındaki ilişki 0′a yakın çıktığı durumlarda ilişki miktarı düşüktür. -1 ve +1′e yakın olduğu durumlarda ise ilişki miktarı yüksektir. Ancak -1… 0 arasında çıkan ilişki negatif ilişkiyi gösterir. 0… +1 arasında çıkan ilişki ise pozitif ilişkiyi gösterir. Buna göre:
Deneme sayısı ile hata miktarı arasında negatif korelasyon vardır ve koreyasyon -1′e yakındır.
Zekâ düzeyi ile öğrenme düzeyi arasında pozitif korelasyon vardır ve korelasyon +1′e yakındır.
Boy uzunluğu ile güzel konuşma arasında korelasyon yok denecek kadar azdır ve korelasyon 0′a yakındır.


Psikoloji insan ve hayvan davranışını anlamamızı sağlayan hem bir araştırma,hem de insana ait sorunların çözüldüğü bir uygulama alanıdır. Aşağıda tanıtılan alt alanlarda psikologlar, araştırmacı, uygulamacı ya da her iki rolde birden çalışırlar. Psikolojinin en önemli özelliklerinden biri de bilimin uygulama ile birlikte yer alması ve ikisinin birlikte ilerlemesidir.

Adli Psikoloji (Adli psikolog): Yasal konulara ve sorunlara psikolojinin ilkelerini uygulamak üzere hukuk ile psikoloji arasında kurulan ilişkiden doğan bir alandır. Adli psikologlardan bazıları hem psikoloji hem de hukuk eğitimi almışlardır. Mahkemelerde genellikle onların uzmanlıklarına gereksinim duyulur. Örneğin, hüküm giymiş ya da göz altında tutulan kişilerin davranışlarını ve duygusal strese maruz kalıp kalmadıklarını değerlendirir ve ebeveynlerden hangisi çocuğun velayetini almalıdır ya da bir sanığın zihinsel kapasitesi mahkemede savunma yapmak için yeterli midir gibi sorunlu durumlarda hakime yardımcı olurlar. Lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip olanlar, ıslahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde, hukuk uygulama birimlerinde çalışırlar. Doktora derecesini almış olanlar ise psikoloji bölümlerinde ve hukuk fakültelerinde, araştırma organizasyonlarında ve toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlarda danışmanlık yapmakta ya da hukuk uygulama birimlerinde, mahkemelerde ve ıslahevlerinde çalışmaktadırlar.

Deneysel Psikoloji (Deneysel psikolog): Temel davranışsal süreçlerdeki değişiklikleri araştıran ve öğreten psikologlardır. Deneysel psikoloji içindeki önemli alt dallardan biri, bilginin işlenmesi, belleğimizde depolanması, depodan geri çağrılması ve problem çözme durumlarına uygulanması gibi bilgi işleme sürecini çalışan bilişsel psikolojidir. Öğrenme, duyum, algı, performans, motivasyon, bellek, dil, düşünme, iletişim ve problem çözme, yeme, okuma gibi davranışların altında yatan fizyolojik süreçlerin araştırılmasıyla ilgilenen alt alan ise fizyolojik psikolojidir. Deneysel psikologlar, hayvan davranışlarını da inceler ve insan davranışlarıyla ilişkilendirirler. Deneysel psikologlar, aynı sosyal psikologlar gibi genellikle akademik alanda ve araştırma enstitülerinde çalışırlar.

Eğitim Psikolojisi (Eğitim psikoloğu): Eğitim psikoloğu insanların nasıl öğrendiğini ve etkili öğrenmenin gerçekleştirilmesi üzerine yoğunlaşırlar. Her yaştaki insanın eğitimi için gerekli araç, gereç ve yöntemleri geliştirirler. Becerileri değerlendirir ve eğitim programlarının düzenlenmesine ve uygulanmasına yardımcı olurlar. Ayrıca yüksek teknik becerilerin öğretimi, değerlendirilmesi ve düzenlenmesi konularında da eğitim psikologlarından yararlanılmaktadır.Yetenek, güdü, sınıf ortamı gibi pek çok etmeni dikkate alırlar. Eğitim psikologlarının bazıları bilgisayar programlarında da kullanılabilecek yeni yönergeler geliştirirler, öğretmenlere eğitim verirler ve öğretmenlerde iş verimini, performansını ve doyumunu etkileyen etmenleri çalışırlar.Doktora eğitimli gelişim psikologlarının çalışma alanları genellikle öğretim üyeliği ve çeşitli eğitim ortamlarında danışmanlıktır.

Endüstri/Örgüt Psikolojisi (Endüstri psikoloğu): İş yaşamını iyileştirme ve üretimi arttırma amacıyla psikolojik ilkeleri iş yaşamına uygularlar. Bu psikologların çoğu insan kaynakları uzmanı olarak görev yaparlar. Plan yapma, kaliteli yönetim, örgütsel değişim gibi alanlarda eleman örgütlenmesi ve eğitimi konularında çeşitli örgütlere yardımcı olurlar. İlgileri arasında, örgütsel yapı, iş verimi, iş doyumu, tüketici davranışı, personel seçimi ve personelin geliştirilmesi gibi konular yer almaktadır. Endüstri psikologlarının sorumlulukları arasında araştırma yapmak, araştırma sonuçlarını kullanılır kılmak ve problem çözücü olarak işlev görmek de vardır. Endüstri/örgüt psikologları, ticarette, endüstride, kamu kurumlarında ve üniversitelerde çalışabilirler ve firmalara danışmanlık yapabilirler.

Gelişim Psikolojisi (Gelişim Psikoloğu): Gelişim psikologları doğum öncesinden başlayarak ölüme kadar uzanan yaşam süresinde insan gelişiminin evreleri üzerinde çalışırlar. Gelişim psikologları yaşa bağlı davranış değişikliklerinin tanımlanması, açıklanması ve ölçülmesiyle ilgilenirler. Gelişimdeki evrensel nitelikler, kültürel ve bireysel farklılıklar üzerinde çalışırlar. Doktora düzeyindeki gelişim psikologları, arştırma yapma ve öğretim üyeliği gibi faaliyetlerde bulunabilirler. Lisans ve yüksek lisans mezunu olanlar kreş ve gündüz bakımevlerinde, okulöncesi eğitim veren diğer kurumlarda, hastahane ve kliniklerde gelişim psikoloğu olarak çalışabilirler.Huzurevleri ve diğer merkezlerdeki yaşlıların belirlenen hedeflere yönlendirilmeleri, yetiştirme yurdu ve bakımevlerinde ergen ve gençlere uygulanan programların değerlendirilmesi türünde faaliyetleri de yürütürler.

Klinik Psikoloji (Klinik psikolog): Zihinsel davranışsal ve duygusal bozukluğu olan bireyleri değerlendirip, tedavi ederler. Klinik psikologların ilgilendikleri sorunlar, gelişim dönemleriyle ilgili kısa süreli gelişimsel krizlerden (ergenlikteki başkaldırı ve orta yaşta kendilik değerindeki düşme gibi) fobi, depresyon ya da şizofreni gibi daha ağır sorunların tedavisine kadar değişebilmektedir. Pek çok klinik psikolog aynı zamanda araştırma da yapmaktadır. Araştırma konuları arasında başarılı bir klinik psikoloğun özelliklerini ve bir tedavinin etkililiğinde rolü olan faktörleri belirleme, başarılı yaşlanmayla veya çeşitli davranış bozukluklarıyla ilişkili olan etmenler, fobilerin nasıl geliştiği ya da şizofreninin nedenlerini belirleme gibi konular sayılabilir. Ayrıca bireyi değerlendirmek amacıyla test ya da ölçek uygulama ve yorumlama ile tedavi amaçlı bireysel ya da grup terapisi yapma da klinik psikoloğun önemli görevleri arasındadır. Lisans ya da yüksek lisans eğitimi olan klinik psikologlar kendi muayenehanelerini açamasalar bile, doktora eğitimli bir başka klinik psikoloğun gözetiminde çalışabilirler.

Nöropsikoloji ve Psikobiyoloji (Nöropsikolog): Biyolojik sistemler ile zihnin işlevi ve davranış arasındaki ilişkiyi incelerler. Beynin biyokimyasal mekanizmaları, beyin yapılarının fonksiyonları, kimyasal ve fiziksel değişikliklerin davranışlara ve duygulara etkisini araştırırlar. Nöropsikolog, merkezi sinir sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisi ile ilgilenir ve davranış bozukluğunun teşhisi ve rehabilitasyonu için hastayla çalışır. Klinik nöropsikologlar, nöroloji, pediatri, beyin cerrahisi, psikiyatri kliniklerinde görev alırlar. Bu alanda yetişmiş akademik personel, nöropsikolog yetiştirir ve klinik psikolog ile tıp doktorlarının eğitimini üstlenir. Lisans ya da yüksek lisans derecesi olanlar nöropsikolojik değerlendirmede ya da araştırma laboratuvarlarında araştırma yardımcısı olarak çalışabilirler.

Okul Psikolojisi (Okul psikoloğu): Okul psikologları özel ya da devlet okullarında çalışır, öğrencilere danışmanlık ve değerlendirme yaparlar. Ruh sağlığı ve öğrenme için gerekli çevresel koşulları düzenleme ile de ilgilenirler. Sınıf ortamını bozan ya da özel eğitime gereksinimi olan çocuklar ile ilgilenir, programlar geliştirir ve değerlendirir; sınıf yönetimi konusunda öğretmenlere eğitim verirler. Ailelere ve okul çalışanlarına da psikolojik ve eğitsel konularda danışmanlık yaparlar. Okul psikologları, anaokullarında, hastanelerde ve ruh sağlığı kliniklerinde çalışabilirler.

Psikometri (Psikometrist): Psikolojik bilginin elde edilmesi ve uygulanması sırasında kullanılacak teknik ve yöntemler üzerinde çalışırlar. Zeka, kişilik, yetenek ve diğer alanlardaki testleri geliştirirler. Bu testler, klinik, danışmanlık, iş yaşamı, endüstri ve okul gibi alanlarda kullanılmaktadır. Psikometristler, araştırma desenleri, veri analizi ve verinin yorumlanması konularında da faaliyet gösterirler. Bu alanda çalışan psikologlar, matematik, istatistik, teknoloji, ve bilgisayar programları bilgileriyle donanmışlardır. Yüksek lisans derecesi olanlar genellikle endüstride, araştırma merkezlerinde ve test geliştirme alanında çalışırlar.

Sağlık psikolojisi (Sağlık psikoloğu): Sağlık psikologları, hastalıkların önlenmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için araştırmacı ve uygulamacı olarak çalışırlar. Sağlığı ve hastalığı etkileyen biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerle ilgilenirler. İnsanların hastalıkla nasıl başedebildikleri, neden bazı insanların tıbbi önerileri izlemedikleri, acının en etkili bir biçimde nasıl denetlenebileceği ve kötü alışkanlıkların nasıl değiştirileceği ile ilgilenirler. Örneğin, sigara bırakma, kilo verme, stresi kontrol altına alma gibi konularda programlar ve sağlık kampanyaları düzenlerler. Duygusal ve fiziksel sağlığı iyileştirici sağlık stratejileri de geliştirirler.Ayrıca hasta-hekim ilişkisi ve sağlık personelinin sorunları da ilgi alanları içindedir. Sağlık örgütleri, kamu sektörü, hastane ve tıp merkezlerinde ya da polis güvenlik servislerinde çalışırlar. Henüz bu alanda oluşturulmuş bir yüksek lisans ya da doktora programı yoktur. Psikoloji bölümlerinin bazılarında verilen Sağlık Psikolojisi dersleri ve Türk Psikologlar Derneği bünyesinde verilen hizmet içi eğitim kurslarıyla eksiklik giderilmeye çalışılmaktadır. Genellikle psikologlar, psikolojinin klinik veya sosyal psikoloji alanlarında bir uzmanlaşmadan sonra bu alana yönlendirilmektedirler.

Sosyal Psikoloji (Sosyal psikolog): Sosyal psikologlar insanların birbirleri ile nasıl etkileşime girdikleri ve sosyal çevrelerinden nasıl etkilendikleriyle ilgilenirler. Bireyleri, grupları ve grup davranışını, tutumları, önyargıları ve bunların oluşumu ile değişimini incelerler. Arkadaşlık, ikili ilişkiler, çekicilik ve saldırganlık gibi konular üzerinde araştırma yaparlar. Dolayısıyla sosyal psikolojide genellikle doktora derecesi gereklidir ve sosyal psikologlar çoğunlukla akademik ortamlarda çalışırlar. Ancak son yıllarda reklam şirketlerinde, hastanelerde, eğitim kurumlarında, mimarlık ve mühendislik firmalarında ve çeşitli kamu alanlarında araştırmacı-danışman olarak çalışmaktadırlar.

Spor Psikolojisi (Spor psikoloğu): Spor psikolojisi, psikoloji ilkelerinin spor ortamına uygulanmasını içeren bir alt alandır. Spor psikologları hem akademisyen hem de uygulamacı olarak çalışırlar.Spor psikologları, uygulamacı olarak takımın performansını artırmaya ve takım içinde olumlu bir hava yaratmaya çalışırlar. Bir yarışma öncesindeki kaygı ve sonrasındaki başarısızlık duygusu ile nasıl başedilebileceği konularında sporculara yardımcı olurlar; ayrıca, sporcuların yarışma amaçlarına yoğunlaşmalarına ve güdülenmelerine yardım ederler. Araştırmacı spor psikologları ise sporda davranış ve performansı etkileyen faktörleri araştırırlar. Ülkemizde henüz gerçek anlamda spor psikolojisi eğitimi veren bir birim bulunmamakla birlikte bu alana duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.

Trafik Psikolojisi (Trafik psikoloğu): Trafik psikolojisi, psikoloji ilkelerinin trafik ve yol güvenliği alanına uygulanmasıdır. Türkiye de yeni bir alan olan trafik psikolojisinin etkinlikte bulunduğu alanlar; sürücü yeteneklerinin psikoteknik değerlendirilmesi, sürücülük tarzları ve trafikte risk alma davranışı, sürücü eğitimi ve rehabilitasyonu, ergonomi, trafik güvenliği için bilinçlendirme, trafik yasalarını yapan ve uygulayanlara danışmanlık, trafikle ilgili davranış tutum yetenek ve becerileri ölçme araçları geliştirme, bu konularla ilgili araştırmalar ve üniversitelerde trafik psikolojisi dersleri verme olarak sıralanabilir. Trafik psikolojisi alanında henüz üniversitelerimizde yüksek lisans programları yoktur. Ancak, Türk Psikologlar Derneği’nce düzenlenen sürekli eğitim programlarıyla alanda duyulan gereksinime yanıt verilmeye çalışılmaktadır

PSİKOLOJİNİN ALANI KONU TESTİ 1

1- Toplumsal bir varlık olan insan değişik sosyal gruplar içerisinde bulunur. Birey ile grup arasında sürekli bir etkileşim vardır. Bu etkileşimi inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sosyoloji
B) Ekonomi
C) Psikoloji
D) Antropoloji
E) Sosyal Psikoloji



2-- I. Çalışma – Başarı II. Sigara – Sağlık III.Uzun boylu – Genç
Yukarıdaki üç değişken arasındaki ilişkinin yönü aşağıdakilerden hangi seçenekte doğru verilmiştir
A-) Negatif-Pozitif-Sıfır

B-) Pozitif- Sıfır- Negatif

C-) Pozitif- Negatif- Sıfır
D-) Negatif- Sıfır-Pozitif

E-) Negatif- Negatif- Negatif

3- Psikoloji Bilimine test ve ölçek geliştirerek katkıda bulunan psikoloji, verilerin çözümlenmesi için istatistiksel yöntem ve teknikler geliştiren psikoloji dalı aşağıdakilerden hangisidir ?
A-) Klinik psikoloji B-) Deneysel Psikoloji

C-) Psikometrik psikoloji D-) Eğitim Psikoloji E)Danışmanlık Psikoloji

4- Aşagıdakilerden hangisi Psikolojinin konularından değildir ?
A-) İnsan ve hayvan davranışlarını incelemek

B-) Öğrenme yollarını araştırmak

C-) Organizma çevre ilişkisini incelemek
D-)Ruhun varlığını araştırmak

E-) Organizmanın uyum problemlerini araştırmak

5- Bir Tekstil fabrikasına işci alımında psikoloğun görevlendirilmesi psikolojinin hangi uygulama alanına girer?
A)Endüstriyel Psikolojisi B)Okul Psikolojisi

C)Klinik Psikolojisi D)Adalet Psikolojisi

E) Personel Psikolojisi

6- Psikolojinin aşağıdaki bilimlerden hangisi ile ilişkisi yoktur ?
A-) Fizyoloji B-) Sosyoloji

C-) Antropoloji D-) Biyoloji

E-) Fizik

7-’Bu ekole göre parçaların tek başına bir anlamı yoktur.Bütün içinde anlam kazanırlar.Öğrenirken ilk önce bütünü öğrenir,bütünü algılarız.’’ Diye görüş bildiren bir psikolog hangi ekolü savunmaktadır ?

A-) Hümanistik B-) Bilişsel

C-) Biyolojik D-) Yapısalcılık

E-) Gestalt

8- Aşağıdakilerden sorulardan hangisi bir psikoloğu ilgilendirmez?

A)Ruh hastalıkları nasıl önlenebilir?

B)Hangi aile sorunları saldırganlığa ve suça yol açmaktadır?

C)Birey, toplum içindeki rollerini nasıl belirler?

D)Fabrikadaki işçilerin motivasyonu nasıl artırılabilir?

E)İnsan davranışlarının fizyolojik nedenleri nelerdir?

9- Aşağıdakilerden hangisi çağdaş psikolojideki uzmanlık alanlarından biri değildir?

A)Eğitim psikolojisi B)Klinik psikolojisi

B)Sosyal psikoloji D)Fizyolojik psikoloji

E)Tıbbi psikoloji

10- Endüstri ve ticaret psikolojisinde psikologlar, çeşitli meslekler için insan yetiştirme, personel denetleme, kişiler ve kurumlar arası iletişimin geliştirilmesi gibi alanlarda çalışırlar.

Bu parçaya dayanarak aşağıdakilerden hangisi endüstri ve ticaret psikolojisinin alanına girer?

A)Fabrikadaki üretimin daha üst seviyeye çıkarılması

B)Bir işyerine o işe uygun nitelikte elemanların alınması

C)Beynin ve sinir sisteminin bireyin davranışlarını etkilemesi

D)Bireyin geçmiş yaşantısının bugünkü hayatını nasıl etkilediği

E)Öğrenme ilkelerinin belirlenmesi

11- Bireydeki iç salgı bezlerinin ve salgılanan hormonların davranışa etkisi gibi konuları ele alan psikolojideki uzmanlık alanı aşağıdakilerden hangisidir?

A)Klinik psikolojisi B)Fizyolojik psikoloji

B)Sosyal psikoloji D)Deneysel psikoloji

E)Gelişim psikolojisi

12- -Okul öncesi, ergenlik, yaşlılık gibi belirli bir yaşam dönemini ele alır.

-Testlerden elde edilen verileri işlemek için istatistiksel tekniklerden yararlanan psikoloji dalıdır.

Bu tanımlar sırasıyla aşağıdaki psikoloji alanlarından hangilerine aittir?

A)Gelişim psikolojisi - Psikometrik psikoloji

B)Gelişim psikolojisi - Deneysel psikolojisi

C)Eğitim psikolojisi - Psikometrik psikoloji

D)Sosyal psikoloji- Endüstri psikolojisi

E)Klinik psikolojisi - Deneysel psikolojisi

13- Jean Piaget’in kurmuş olduğu ve algı, bellek ile bilgi işleme gibi zihinsel süreçleri ön plana çıkaran yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

A)Biyolojik yaklaşım

B)Hümanistik yaklaşım

C)Davranışsal yaklaşım

D)Psikodinamik yaklaşım

E)Bilişsel yaklaşım

14-Aşağıdakilerden hangisi psikolojideki deneysel alanlara girmez?

A)Gelişim psikolojisi B)Fizyolojik psikoloji

B)Endüstri psikolojisi D)Sosyal psikolojisi

E)Psikometrik psikolojisi

15- S.Freud’un kurmuş olduğu bu yaklaşıma göre, davranışlarınızın önemli bir bölümünün bilinçaltı süreçlerden kaynaklanır.

Parçada bahsedilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

A)Deneysel psikoloji B)Biyolojik yaklaşım

B)Davranışsal yaklaşım D)Bilişsel yaklaşım

E)Psikodinamik yaklaşım

16- Propaganda, ikna, uyma davranışı, gruplar arası çatışma gibi konularla ilgilenen deneysel psikoloji alanı aşağıdakilerden hangisidir?

A)Gelişim psikolojisi B)Sosyal psikoloji

C)Eğitim psikolojisi D)Ticaret psikolojisi

E)Psikometrik psikoloji

17- ‘Bir insanın korktuğunu veya sevindiğini sadece ses tonundan ya da mimiklerinden hareketle anlamaya çalışmak boşunadır. Biz ancak o kişinin ses tonunu, mimik ve jestlerini bir bütünlük oluşturacak şekilde algılamışsak o kişinin korkmuş veya sevinmiş olduğunu anlayabiliriz.’

Diyen bir psikoloğun aşağıdaki ekollerden hangisini benimsediğini söyleyebiliriz?

A)Strüktüralizm B)Psikanalizm

C)Bihevrorizm D)Fonksiyonalizm

E)Gestalt ekolü

18- Davranışlarımızın temel sebeblerini, özellikle çocuklukta yaşanan süreçlerde aramak gerekir.Bastırılan kaygılar, endişeler ve yaşanan kötü olaylar ya da düşünceler problemli davranışlarımızın esas sebebidir.Bu nedenle bu problemleri ortaya çıkarmak için hipnoz ya da rüya analizi gibi klinik yöntemler kullanılmalıdır.

Parçada sözü edilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

A)Psikanalizm B)Bihevrorizm

C)Gestalt D)Strüktüralizm

E)Fonksiyonalizm

19- İki dizi puan ya da ölçüm arasındaki ilişkiye ‘korelasyon’ denir. İki değişkenden, biri arttıkça diğeri de artıyorsa ya da biri azaldıkça diğeri de azalıyorsa o zaman pozitif korelasyondan söz edilir.

Buna göre aşağıda verilen kavramlardan hangi ikisi arasında ‘pozitif korelasyon’ vardır?

A)Yüksek kaygı-Sınavda başarı

B)Sanayileşme – Geleneksel yaşam

C)Mutluluk – Dondurma

D)Heyecanlı olma – Müzik dinleme

E)Sistemli çalışma – Başarılı olma

20- Kimyada, nasıl bileşik maddelerin yalın elementlerden oluştuğu çözümleme ile anlaşılıyorsa, karmaşık bilinç olaylarının yapısal açıdan çözümlenmesi ile de psişik olaylar daha iyi anlaşılıp açıklanabilir. Psikolojinin amacı, bilincin karmaşık yapısını çözümlemek, zihnin en yalın öğelerini araştırmak ve bunlar arasındaki ilişkileri bulup yasalar halinde formüle etmektir.

Bu parçadaki görüşler, psikolojinin aşağıdaki yaklaşımlarından hangisinin temelini oluşturur?

A)Davranışsal yaklaşım

B)Psikodinamik yaklaşım

C)Yapısalcı yaklaşım

D)Bilişsel yaklaşım

E)Gestaltçı yaklaşım

21- Bir araştırmada, öğrencilerin İngilizceyi daha iyi öğrenmeleri konusunda, hiç anadili konuşmamanın etkisi incelenecektir. Bunun için zeka, yaş, bilgi birikimi gibi özellikler açısından denk iki grup oluşturulmuş, ikisine de bir dönem boyunca aynı konular anlatılmıştır. Birincisinde (deneme grubu) anadilin konuşulmasına izin verilmemiş, ikincisinde (kontrol grubu) ise izin verilmiştir. Sonuçta anadilin konuşulmasına izin verilmeyen grupta İngilizce öğrenme başarısı daha yüksek olmuştur.

Bu araştırmada bağımsız değişken aşağıdakilerden hangisidir?

A)Anadili konuşmama

B)İngilizce başarısı

C)Eğitim ortamı

D)Öğreticilerin becerisi

E)Öğrencilerin derse karşı tutumu

22- - Psikolojiden elde edilen verilerin tıp alanında uygulanmasıyla ortaya çıkmıştır.

-Ruhsal kaynaklı hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgili bir alandır.

-Bireyin davranışlarında ortaya çıkan sapmaları gidermeye çalışır.

Bu parçada psikolojinin hangi uzmanlık alanıyla ilgili bilgilere yer verilmiştir?

A)Gelişim psikolojisi B)Klinik psikolojisi

C)Danışmanlık psikolojisi D)Kişilik psikolojisi

E)Eğitim psikolojisi

23- Yapılan bir deneyde, içedönük çocuklardan oluşturulan birbirine denk iki öğrenci grubundan, birinci gruba ‘atılgan davranma’ proğramı uygulanmış; ikinci gruba ise böyle bir program uygulanmamıştır. Programın bitiminde her iki gruba da uygulanan çekingenlik düzeyini ölçme testi sonunda ‘atılgan davranma’ programının, birinci gruptaki öğrencilerin çekingen davranışlarını yenmesinde etkili olduğu görülmüştür.

Bu deneyde etkisi incelenen değişken aşağıdakilerden hangisidir?

A)Atılgan davranma programı

B)Çekingen davranışların yenilmesi

C)Atılgan davranışların kazanılması

D)Çekingen davranma

E)Kalıtımsal özellikler

24- Bilimde atom teorisi sayesinde önemli ilerlemelerle de ediliyordu. Bu başarı psikolojide de ‘zihni, elemanlarına ayırma’ düşüncesini uyandırdı. Örneğin, kimyacının suyu elemanlarına ayırması gibi psikolog da algıyı daha basit elemanlara ayırmalıdır görüşü yaygınlaştı.

Yukarıdaki sözü edilen görüş hangi yaklaşıma aittir?

A)Strüktüralizm(Yapısalcılık)

B)Fonksiyonalizm(İşlevselcilik)

C)Bihevrorizm(Davranışçılık)

D)Psikanalizm(Psikodinamik)

E)Gestalt(Bütünlük)




25- Hümanistik yaklaşıma göre psikoloji insan davranışlarını aşağıdaki yöntemlerden hangisiyle incelemelidir?

A)Davranışlar üzerinde geçmiş yaşantıların etkisini vurgulayarak

B)Bireyin gözüyle dünyaya bakarak davranışlarını çözümlemeye çalışarak

C)Birey davranışlarından çevreye uyum sağlayan davranışlara öncelik vererek

D)Zihni ve zihni oluşturan ögeleri saptayarak

E)İnsanın uyarıcılara karşı gösterdiği doğrudan gözlenebilen davranışları saptayarak

----------------------



Psikolojinin Alanı

Psikoloji Yunanca ruh anlamına gelen “psykhe” (ruh, nefes) ve “logos” sözcüklerinden oluşmuştur. Kelime anlamı ruhbilim olan psikoloji ruhu incelemez. Günümüzde ruh ve benzeri konular psikolojinin alanı içinde değil, metafiziğin (fizik ötesi) alanına giren bir konudur. Psikoloji insan ve hayvan davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir. On dokuzuncu yüzyılda Weber, pozitif bilimlerde kullanılan yöntemleri psikolojinin alanı içine sokmuş, böylece deneysel psikoloji başlamıştır. Darwin, kişinin değişen çevreye uyum sağlaması konusunda yapmış olduğu gözlemleri ile psikolojinin gelişmesine önemli katkıda bulunmuştur. ilk psikoloji labaratuvarının 1879 da Wilhelm Wundt tarafından kurulmasıyla da psikolojinin ayrı bir bilim dalı olarak ele alındığı dönem başlamıştır. Psikoloji insanın çevresinde bulunan nesneleri, nasıl kavradığını, öğrendiğini, nasıl düşündüğünü etkiler karşısında nasıl tepkilerde bulunduğunu, nasıl coşkulandığını; bireysel ayrıcalıkların neler olduğunu araştırır. Kısaca psikoloji insanların nasıl davrandıklarını inceler.

Psikolojinin en genel anlamda tanımı;

insan ve hayvanın gözlenebilen ve ölçülebilen davranışlarını inceleyen pozitif bir bilim dalıdır. 18. yy. kadar felsefe ile iç içe olan psikolojinin poziif bir bilim haline gelmesi 1870 yılında Wilhelm Wundt psikoloji laboratuvarını kurarak, psikolojik konuları bilimsel metodlarla incelenebileceğini göstermeye çalışmıştır. Psikolojinin temel konusu insan davranışları olmasına
rağmen hayvan davranışlarını incelemektedir. Psikolojinin hayvan davranışlarını incelemesinin nedeni,

insan davranışlarını daha iyi anlayabilmek
insan ve bazı hayvanların organizmalarının birbirine benzemesi
Bazı hayvanların ömrü insan ömründen daha kısa olması
insanlar üzerinde tehlikeli olabilecek deneylerin hayvanlar üzerinde yapılması
insanlar üzerinde yapılan deneylerin pahalı olması

Psikolojinin amacı

Temel amacı insanın kendisi ve diğer insanlarla ilişkisi içinde ortaya çıkan psikolojik olayların bağlı olduğu temel ilkeleri bulmak olan psikoloji;

insanı tanımak ve tanımlamak
insanı anlamak ve açıklamak
insan davranışlarını önceden tahmin etmek
insanın kendini tanımasını kolaylaştırmak
insanın, sorunlarına akılcı yol ve yöntemlerle yaklaşmasını sağlamak

Psikolojide Yaklaşımlar (Ekoller)
a. Yapısalcılık (Strüktüralizm)

Kurucusu Wilhelm Wundt’dur. Psikolojinin konusu insan zihninin yapısıdır. Bu görüşü savunanlara göre zihin çeşitli öğelerden oluşmuştur. Psikolojinin amacı zihnin en yalın öğelerini ve bunlar arasındaki ilişkileri saptamak olmalıdır. Yapısalcılar insan zihninin yapısını içebakış yöntemiyle (Kişinin kendi kendisini gözlemlemesi) araştırırlar.

b. İşlevselcilik (Fonksiyonalizm)

Kurucusu William James’dir. Buna göre psikolojinin konusu, insan davranışlarının işlevidir. Algı, düşünce, duygu, irade gibi zihinsel yapıyı oluşturan çeşitli öğelerin çalışmasını incelemişlerdir. Davranışları, çevreye etkin bir uyum süreçerinin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlamışlardır. Bu nedenle Darwin’in Evrim Teorisi’nden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. İçebakışla birlikte gözlem ve deney de kullanılmalıdır,

c.Davranışçılık (Behavyorizm)

[Ivan Pavlov]

Temsilcileri John Watson, Ivan Pavlov, Skinner’dır. Yapısalcılığa bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu ekole göre psikoloji, insanların ve hayvanların gözlenebilen ve ölçülebilen davranışlarıyla ilgilenmelidir. “İnsanın iç yaşantısı psikolojiyi ilgilendirmez, çünkü subjektiftir. Oysa eylemler gözlemlenebilir, objektif olarak ölçülebilir.” düşüncesini taşırlar. Metot olarak deney ve gözlem uygulanmalıdır. İçebakış yöntemi ve yapısalcılar bu ekolde eleştirilmiştir.

d. Psikalaniz (Ruhsal Çözümleme)

[Sigmund Freud]

Bu yaklaşıma göre, insanda doğuştan gelen iki güdü vardır. Bunlardan biri cinsellik, diğeri saldırganlıktır. Her ikisini de özgürce yaşamamız toplumun genel ahlak kurallarına, değer yargılarına ve normlarına aykırı olduğundan bu dürtüleri bastırma yani bilinçaltına itme yoluna gideriz. Bilinçaltına iterek bunları unutmuş, gözden uzak tutmuş oluruz. Ama bunlar bilinçaltımızdan, daha sonra hayatımızı olumlu ya da olumsuz olarak etkilemeye, davranışlarımıza yön vermeye başlarlar. Freud bu düşüncesini geliştirirken fizik biliminden yararlanmıştır. Helmholtz’un “enerjinin korunumu” ilkesine göre, fizik enerji aktarılabilir, şekil değiştirebilir; ama yok edilemez.
İşte bu görüş, psikanalitik kavramın yukarıda anlattığımız temel kabulüne dayanak oluşmuştur. Bu yaklaşıma göre kişilik id, ego ve süperego’dan oluşmuştur.
İd : Haz ilkesine göre, çalışır. Yani acı tehditten kaçınarak hazza yaklaşır. Bu yüzden mantıksız, bencil ve bireycidir.
Ego : İd hazza yönelirken ego gerçeğe yönelir. Egonun başlıca amacı idin aşırı isteklerine karşı onları gerçeklere uygun bir biçimde doyuma ulaştırmaktır. Bu yüzden mantıklı, gerçekçi, hoşgörülüdür.
Süper Ego : Toplumsal aktarımın ürünü olan ahlaki işlevlerin temsilcisidir. Ulaşılmak istenen idealleri kapsar. Başlıca amacı davranışları toplumun beklenti ve kuralları doğrultusunda kontrol etmektir.

e. Gestaltçılık (Bütüncülük)

Temsilcileri Wertheimer, Koffka, Köhler’dir. İnsan bir bütünlük içinde tüm yönleriyle ele alınmalıdır. Bir davranış diğer davranışların içinde anlam kazanır. Davranışların anlaşılmasında bütünden parçaya doğru bir yol izlenmelidir (Tümdengelim). Bu yaklaşıma göre, bütün, o bütünü oluşturan tek tek parçalardan daha fazla ve farklıdır.

f. Hümanistik Psikoloji

Bu yaklaşımın temsilcileri Maslow ve Rogers’tır. insanın doğumla başlayan ve ömür boyu süren birtakım temelihtiyaçları vardır. Bunlar, zorunlu ihtiyaçlar yanında güven, sevgi, saygı ve kendini geliştirme ihtiyacıdır. Bu da kişiyi içten anlamakla sağlanır. Yöntem olarak sezgiyi kullanmışlar ve deneyi yetersiz saymışlardır. Hümanist yaklaşım insanı aktif bir varlık olarak görür. insan içinde bulunduğu durumu kendine göre, algılar ve bu algılara göre davranışta bulunur. Bu yaklaşım çevreyi önemsemez. Kullandığı yöntem içebakış ve sezgi yöntemidir.

g. Bilişsel Yaklaşım

[Jean Piaget]

Önde gelen temsilcisi Jean Piaget’dir. Bireyin dünyayı ve kendini anlamasını sağlayan, bireysel birikimleridir. Bu nedenle öncelikle zihinsel süreç incelenmelidir. Bilişsel yaklaşım, bireyin içinde oluşan süreçlerini incelemek için deneysel yöntemden yararlanır. Bu süreç ise, insanın bir olay ya da nesnenin varlığına ilişkin bilgi elde etmesi anlaması, algılaması durumudur. Bilişsel yaklaşıma göre psikolojinin amacı bireydeki bilişsel süreçleri tanımak olmalıdır. Çünkü birey yetenekleri ile hem kendisini hem de dış dünyayı bilmektedir.

h. Biyolojik Yaklaşım

[Adolf Meyer]

Bu yaklaşıma gör davranışın kaynağı organizmanın biyolojik yapısı ve işlevleridir. insan davranışlarının beyin işlevleri, sinir süreçleri ve iç salgı bezlerinin salgılandığı hormonlar ile açıklamıştır. Biyolojik yaklaşım insan davranışları üzerinde biyolojik yapı kadar psikolojik durumun ve çevrenin de etkisi üzerinde durmuştur. Bu nedenle insan davranışlarını anlayabilmenin yolunu psikoloji, biyoloji ve sosyoloji bulgularından yararlanmaktan geçtiğini savunur. Kullandığı yöntem deney ve gözlemdir. Kurusu Adolf Meyer’dir.

Psikolojinin Alt Dalları
a. Klinik Psikolojisi

Davranış bozukluklarının teşhisi, tedavisi, kişiler arası çıkan aksamalar ve bunların giderilme yolları ile ilgilenir. Klinik Psikoloji bir kurumda bakılmalarına ihtiyaç duyacak kadar anormal davranışlarda bulunan insanlarla ilgilenmektedir.Ruh sağlığı yerinde olmayan davranış bozukluğu gösteren bireylerin tedavisinde etkilidir. Buradan giderek “psikiyatri” denilen bir bilgi dalı doğmuştur.

b. Gelişim Psikolojisi

Bireyin takvim yaşıyla davranışları arasındaki ilişkiyi inceler. Döllenmeden ölüme kadar yaşa bağlı davranış değişikliklerini inceler. insanı yaşam boyu incelediği için psikolojinin uygulanması en zor ve en masraflı alt dalıdır. Bu zorluğu bir ölçüde aşabilmek için çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik psikolojisi olmak üzere üç alana ayrılmıştır.

c. Deneysel Psikoloji

Deneyler yaparak davranışların temel ilkelerini anlama ve aksaklıkları bulma gibi konularla ilgilenir. Duyum, algı öğrenme vb. konularını inceler. Psikolojiyi bir doğa bilimi gibi ele alır.

d. Eğitim Psikolojisi

Bu alanda psikologlar verimli öğrenme ortamlarının araştırılması ve araştırma bulgularının eğitim ortamlarında uygulanması sorunları üzerinde çalışırlar. Bunun için, bir yandan gelişim, öğrenme, ruh sağlığı, başarının ve yeteneklerin ölçülüp değerlendirilmesi gibi konular üzerinde durarak ilgili ilke, teknik ve yöntemleri uygularlar.

e. Toplumsal (Sosyal) Psikoloji

Toplumsal etkenler ve bu etkenlerin birey üzerindeki etkisini araştırır. Toplumdaki değer yargıları, çeşitli tutumlar, etkileşimler toplumsal psikolojinin önemli araştırma konuları arasındadır.

f. Endüstri Psikolojisi

Endüstri ve işletme alanlarında işe uygun personel seçme, elemanlarının daha verimli çalışmaları, işyeri ile iletişimleri, çalışanların karşılaştıkları sorunlar v.b alanlarda endüstri psikologları çalışmaktadır.

g. Psikometrik Psikoloji

Psikolojinin ölçme ve değerlendirme ile ilgili dalıdır. Çeşitli alanlara uygun ölçme araçları geliştirir. Verilerin sayısal ve grafiksel olarak sunumunu yapar.

h. Psikolojik danışmanlık

Danışman psikologlar normal sınırlar içinde kalan herhangi bir uyumsuzluk sorunuyla ilgilenirler. Örneğin; okulda öğrencinin sorunları, meslek seçimi, evlilik, iş sorunları, emeklilikte uyumsuzluklar gibi.

PSİKOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
A. Betimleyici ve Tanımlayıcı Yöntemler
I. Tarama Yöntemi (Testler, Anketler)

a. Test
Davranışların ölçülmesinde sık kullanılan bir yöntemdir. Çeşitli yetenekleri, ilgileri ve başarıları ölçmektedir. Test hazırlama ve uygulama bir uzmanlık işidir. Zeka testleri, kişilik testleri, ilgi ve yetenek testleri bu testler arasındadır.
b. Anket
Anket daha önce hazırlanarak standart hale getirilmiş sorulara verilen yanıtları yorumlamaya dayanır. Anket soruları cevaplayanın içtenliğini cevapların doğruluğu açısından önemlidir.

II. Gözlem

Gözlem ikiye ayrılır:
Doğal Gözlem
insan ve hayvan davranışları ya da olayları kendiliklerinden meydana gelirken, hiçbir müdahalede bulunmadan gözlemek ve kaydetmektir.
Sistematik Gözlem
Davranışların ya da olayların araştırmacının belirlediği şartlar altında gözlenmesi esasına dayanır.

III. Görüşme (Mülakat)

Kişiyle karşılıklı konuşmaktır. Bu yöntemde görüşülen kişiden doğru yanıt alabilmek için görüşmeci, öğrenmek istediği olay ya da konuyla ilgili doğrudan soru sorma yerine, dolaylı ve çelişkili sorular sormasında yarar vardır. Görüşme yöntemi danışmanlık psikolojisi ve klinik psikolojisinde sıkça başvurulur. Gizliliğe ve güven ortamına önem verilmelidir.

IV. Vak’a incelemesi (Biyografi)

Bilimsel olarak derlenmiş biyografiler önemli bilgi kaynaklarıdır. incelenecek kişinin, aile geçmişi, geçirdiği hastalıklar, okul yaşamı, başından geçen beklenmedik derecede coşku oluşturan olaylar, şimdiki şikayetlerinin nedeni ve bunlara benzer bilgiler vaka incelemesini oluşturur.Akıl hastalıklarında ve suçluların incelenmesinde önemli ipuçları verir. Kişinin hayat hikayesinin incelenmesine yönelik bir çalışmayı ifade eder.

B. Deneysel Yöntemler

Psikolojide kullanılan testler sayesinde kişilerin zeka düzeyleri, kişilik özellikleri, tutumları vb. belirlenmektedir. Böylece sahip oldukları özelliklere göre, bireyler arası farklılıklar ortaya çıkarılmakdır. Bir varsayımı (hipotez) gerçekleştirmek, olayın koşullarında değişiklik yaparak olayı incelemektir. Üzerinde araştırma yapılan insan ve hayvana denek denir. Deney
metodu, neden – sonuç ilişkisine dayanarak genellemelere ulaşır.
Psikolojide deney metodu kullanırken iki grup denek ele alınır.
1. Kontrol grubu
Günlük olağan şartlardan hiçbiri değişmeyen gruptur.
2. Deney grubu
Günlük olağan şartlardan sadece bir tanesi değiştirilen gruptur.
Bağımsız Değişken
Bir deneyde etkisi araştırılan ve araştırmacının kontrolü altındaki değişkendir (neden).
Bağımlı Değişken
Bağımsız değişkenin etkisine bağlı olarak ortaya çıkan değişkendir (sonuç).
Örneğin
“Yorgun ders çalışma öğrenmeyi zorlaştırır.” Hipotezi deney yapılarak incelendiğinde, Yorgunluk ^ Bağımsız değişken Öğrenmenin zorlaşması ^ Bağımlı değişkendir.

PSİKOLOJİDE ÖLÇME TEKNİKLERİ
a. Ortaya (Merkeze ) Toplama Ölçüleri

Her grubun karakterini temsil edecek ölçülerdir. Orta değerin bulunması üç biçimde yapılır.

1. Aritmetik Ortalama

Bir dağılımdaki puanların toplamının puan sayısına bölünmesiyle elde edilen değerdir. Örneğin, 8, 5, 7, 9, 7, 6 şeklinde bir dağılımda altı puan yer almıştır. Buna göre dağılımın aritmetik ortalaması 7’dir.

2. Medyan (Ortanca)

Bir dağılımın tam ortasında yer alan değere denir. Örneğin bir öğrenci yıl boyunca psikoloji dersinden 9, 6, 5, 4,3 notlarını almıştır. Bu sıralamada soldan veya sağdan üçüncü medyandır. Bu sıralamanın medyanı 5 dir.

3. Mod (Tepe değer)

Bir dağılımda en çok tekrarlanan yani frekansı en yüksek olan puandır. Örneğin, deneme sınavından alınan notlar 9, 9, 8, 8, 8, 7, 7, 6, 5 şeklindedir. Buna göre dağılımın modu 8 dir.

Korelasyon (Bağıntı)

iki değişken arasındaki ilişki miktarını gösterir. Korelasyon katsayısı +1 ile -1 arasında yer alır. Korelasyon +1 yada – 1 yönünde ilerledikçe yükselir; +1 ya da – 1 yönünden 0 yönüne ilerledikçe azalır.
a. Nötr Korelasyon
iki değişken arasında ilişki olmadığını gösterir. Örneğin; yemek yeme ile baketbol oynama arasında nötr korelasyon vardır.
b. Pozitif Korelasyon
iki değişken arasındaki doğru orantıyı gösterir. Değişkenlerin her ikisi de aynı yönde ilerliyorsa aralarında pozitif karelasyon vardır. Örneğin çalışma ile başarı arasında olduğu gibi.
c. Negatif Korelasyon
iki değişken arasındaki ters orantıyı gösterir. Yani değişkenlerden biri artarken diğeri azalıyorsa aralarında negatif karelasyon vardır. Örneğin; Yemek yeme Zayıflık

Psikolojinin Diğer Bilimlerle İlişkisi

Psikoloji hem insanı konu alan bilimlerle hem de insanın içinde yaşadığı fiziksel ve sosyal çevreyi inceleyen bilimlerle yakından ilişki kurar. Bunlardan bazıları; Fizyoloji

Yaşamsal etkinliklerin nasıl yerine getirildiğini doku ve organlarının nasıl çalıştığını inceleyen bilim dalıdır. Sinir sistemi, duyu organları, iç salgı bezlerinin işlevlerinin incelenmesi
psikolojinin fizyolojiden yararlanmasını sağlar.

Psikiyatri

Tıbbın araştırma alanlarından biridir. Ruhsal bozuklukların incelenmesini ve tedavisini konu alır. Psikoloji normal dışı davranışları incelerken psikiyatrinin bulgularından geniş ölçüde yararlanır.

Antropoloji

insanın kökeni, biyolojik yapısı, fiziksel özellikleriyle, kültürel ve sosyal davranışlarını inceleyen bilimdir. Psikoloji ilkel insan davranışlarını antropolojiden öğrenerek, günümüz
insanın davranışlarını karşılaştırır.

Sosyoloji

Toplumsal yaşayışı, sosyal grupları, din, aile vb. sosyal kurumlan inceleyen bilimdir. Toplumun insan davranışlarında büyük etkisi vardır.

ÖRNEK: Sigmund Freud, Leonardo da Vinci’nin “İsa, Meryem ve Aziz Anna” tablosu hakkında şunları söylemiştir: “Leonardo’nun çocukluğu bu resimle büyük benzerlik gösterir.
Onun da iki annesi olmuştur: Üç yaşındayken koparılıp alındığı öz annesi Caterina ve babasının daha sonra evlendiği genç eşi Alberia. Çocukluğuyla ilgili bu özelliği göz önüne alınınca ona bu resmi yaptıran etkenler de anlaşılıyor.”
Freud’un bu resimle ilgili açıklaması, aşağıdaki görüşlerinden hangisine örnek oluşturur?
A) Kişiliğin yapısının dinamik olduğu
B) Kişiliğin temellerinin çocuklukta atıldığı
C) “Ben”in (ego), “üst ben” (süper ego) ile “alt ben” (libido) arasında denge sağladığı
D) “Üst ben”in (süper ego), “alt ben”i (libido) denetlediği
E) Bilinçaltının alanının, bilinçliliğin alanından geniş olduğu
2007 ÖSS
ÇÖZÜM: Freud, Psikonalitik yaklaşımın öncülerindendir. Bu yaklaşıma göre; kişiliğin temel yapısı çocuklar yıllarında belirlenir.
Yanıt B
insanın duyguları, düşünceleri öznel yaşantılarıdır. Bunlar başka bir kişi tarafından gözlenemez. Buna karşılık, dış çevreden gelen uyaranlara bireyin verdiği tepkiler başkalarınca gözlenebilir. Bir bilim olarak psikolojinin inceleme konusu da bireyin nesnel olarak gözlenebilen bu tür tepkileri olmalıdır. Bu görüş, psikolojideki yaklaşımlardan hangisinin
temelini oluşturur?
A) Davranışsal yaklaşımın
B) Bilişsel yaklaşımın
C) Yapısalcı yaklaşımın
D) Psikodinamik yaklaşımın
E) Hümanistik yaklaşımın
1998 ÖSS
ÇÖZÜM: insanı nesnel olarak anlamanın yolunun, onun doğrudan gözlemlenebilen ve herhangi bir yolla ölçülebilen etkinliklerini incelemek olduğunu iddia eden yaklaşım davranışçılıktır.
Yanıt A
ÖRNEK: Bir deneyde, temel nitelikleri yönünden birbirine denk farelerden iki grup oluşturuluyor. Birinci grup 24 saat aç bırakıldıktan sonra deneye alınırken, ikinci grup deneyden
hemen önce doyuruluyor. Her iki gruptaki fareler, aynı ortamda, çıkışında yiyecek olan özdeş labirentlere konuyor. Farelerin labirentin çıkışını kaç denemede öğrendikleri belirleniyor.
Açlık dürtüsünün labirentte yiyeceğe giden yolu öğrenmeye etkisinin incelendiği bu deneyde labirente tok olarak konulan gruba ne ad verilir?
A) Örneklem B) Evren C) Kontrol grubu D) Deney grubu E) Küme
1998 ÖSS
ÇÖZÜM: Şartlarında pek değişiklik yapılmayan deney grubuyla karşılaştırılan gruptur.
Yanıt C
ÖRNEK:Bir araştırmada farelerin beyinlerinde belli bir nokta tahrip edildiğinde çok yemeye başladıkları, başka bir nokta tahrip edildiğinde ise açlıktan ölecek hale gelmelerine
karşın yiyeceğe ilgi göstermedikleri gözlenmiştir. Bu bulguya dayanarak, aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?
A) Tahrip edilen beyin hücrelerinin yenilenmesi zaman alır.
B) En küçük bir davranımda bile beynin tümü görev alır.
C) Beynin belirli bölgeleri belirli davranışlardan sorumludur.
D) Üst düzeydeki zihinsel faaliyetler sırasında beynin belirli bölgeleri işbirliği içinde çalışır.
E) Beynin iş görebilmesi için organizmanın beslenmesi gerekir.
1998 ÖSS
ÇÖZÜM: Parçada, beyinde belli bölgelerin belli davranışları yok ettiği örneklendirilmiştir. O halde bu bölgelerle bu davranışlar arasında bir bağ vardır.
Yanıt C

Yorumlar

Henuz yorum eklenmedi ilk ekleyen siz olun .Yorum Ekle
b